Hava Durumu

#Ziyaretçi

Söylemci - Ziyaretçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ziyaretçi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hırka-i Şerif  Ziyarete Açıldı! Fatih’te Metrelerce Kuyruk Oluştu! Haber

Hırka-i Şerif Ziyarete Açıldı! Fatih’te Metrelerce Kuyruk Oluştu!

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) Veysel Karani Hazretleri’ne bıraktığı kutsal emanetlerden Hırka-i Şerif, Ramazan ayının ilk cuma günü İstanbul Fatih’teki Hırka-i Şerif Camii’nde düzenlenen törenle ziyarete açıldı. Her yıl yoğun ilgi gören ziyaret için cami çevresinde metrelerce kuyruk oluştu. Hırka-i Şerif’in, 1851 yılından bu yana aynı camide muhafaza edildiği belirtilirken, emanetin günümüzde Veysel Karani Hazretleri’nin 59’uncu kuşak torunu Barış Samir tarafından büyük bir özenle korunduğu aktarıldı. Ziyarete açılış programı Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Törene İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı, Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan ve çok sayıda vatandaş katıldı. Ziyaret Saatleri Açıklandı: Hafta Sonu Daha Erken Başlayacak Hırka-i Şerif Vakfı Genel Sekreteri Sümeyra Güldal, bu yılki ziyaret düzenine ilişkin bilgi vererek, hafta içi ziyaretlerin 10.00-17.00 saatleri arasında yapılacağını söyledi. Hafta sonu ise yoğunluk nedeniyle ziyaretin 09.00’da başlayıp 17.30’da tamamlanmasının planlandığını ifade etti. Güldal, özellikle Ramazan’ın 15’inden sonra Türkiye genelinden ziyaretçi sayısının arttığını belirterek, vatandaşlara mümkünse ziyaretlerini ayın ilk yarısında gerçekleştirmeleri çağrısında bulundu. Ayrıca Kadir Gecesi’nde teravih sonrası ziyaretlerin yeniden başlayacağı ve 03.30’a kadar devam edebileceği öngörüldü. Ziyaretçiler Duygularını Paylaştı Hırka-i Şerif’i her yıl ziyaret ettiğini söyleyen İsmail Gültekin, “Burada bulunmak çok güzel bir duygu. Maneviyatı çok yüksek. Allah tekrarını göstersin” dedi. Ziyaretçilerden Aziz Bülbül ise Veysel Karani Hazretleri’nin hayatını okuduktan sonra bu mekânın kendisi için daha da anlam kazandığını belirterek, “Rabbim ziyaretimizi kabul etsin” ifadelerini kullandı.

Bakan Kurum, COP31 Başkanı sıfatıyla Antalya’da ilk koordinasyon toplantısını yaptı! Haber

Bakan Kurum, COP31 Başkanı sıfatıyla Antalya’da ilk koordinasyon toplantısını yaptı!

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye’nin COP31 Başkanlığı kapsamında ilk hazırlık toplantısına Antalya’da başkanlık etti. 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde yapılması planlanan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde, 6 bakanlığın temsilcileri ile yerel yönetimler aynı masada buluştu. Bakan Kurum, Antalya programı kapsamında “Yüzyılın Konut Projesi” için düzenlenen kura çekiminin ardından, konferansın gerçekleştirileceği Antalya EXPO Fuar Alanı ve çevresinde incelemelerde bulundu. Sahadaki değerlendirmelerin ardından Antalya EXPO Kongre Merkezi’ndeki toplantıda, hazırlık sürecinde izlenecek yol haritası ve kurumların üstleneceği görevler ele alındı. EXPO alanında saha incelemesi, ardından masada yol haritası Bakan Kurum, COP31 oturumları öncesinde alanın lojistik kapasitesi, ulaşım bağlantıları ve organizasyon ihtiyaçlarını yerinde gözlemledi. İncelemeler sırasında yerel yöneticiler ve ilgili bakanlık temsilcileriyle hazırlıklara dair istişareler yapıldı. Ardından “COP31 Başkanı” unvanıyla düzenlenen ilk hazırlık toplantısında, güvenlikten ulaşıma, sağlık hizmetlerinden iletişim planlamasına kadar birçok başlık değerlendirildi. Toplantıya; Antalya Valisi Hulusi Şahin, TBMM NATO Parlamenter Asamblesi Türk Delegasyonu Başkanı ve Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, bölge milletvekilleri, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, bakan yardımcıları ile İçişleri, Kültür ve Turizm, Dışişleri, Sağlık, Tarım ve Orman, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlıkları ve İletişim Başkanlığı temsilcileri katıldı. “196 ülkeden 80 bini aşkın ziyaretçi bekleniyor” Toplantıda konuşan Bakan Kurum, COP31’in Türkiye açısından diplomatik ve ekonomik etkisine dikkat çekti. Antalya’nın iki hafta boyunca küresel iklim diplomasisinin merkezinde olacağını belirten Kurum, zirveye 196 ülkeden 80 bini aşkın ziyaretçinin gelmesinin öngörüldüğünü ifade etti. Kurum, bu yoğunluğun kentin tanıtımına ve ekonomisine katkı sağlayacağını vurgulayarak; esnaf, turizm, ulaşım ve hizmet sektörlerinde belirgin bir hareketlilik beklendiğini dile getirdi. Bakan Kurum ayrıca, COP31 Başkanlığı’nın önemine işaret ederek, zirvede alınacak kararların küresel iklim politikaları açısından belirleyici olduğuna ve Türkiye’nin bu süreçte güçlü bir görünürlük elde edeceğine vurgu yaptı. COP31’e giden süreçte “mekik diplomasisi” vurgusu Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği ve başkanlık sürecinin, Avustralya ile yürütülen ve iki yıla yayılan diplomatik temasların ardından netleştiği belirtildi. Sürecin, 10 Kasım 2025’te Brezilya’nın Belem kentinde başlayan COP30 toplantılarının ilerleyen günlerinde sonuçlandığı; COP31’in Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilmesinin kararlaştırıldığı aktarıldı. Türkiye’nin, BM’nin iklim değişikliğiyle mücadelede en önemli platformlarından biri olan COP’a ilk kez ev sahipliği yapacak olması, “tarihi bir diplomasi başarısı” olarak değerlendirildi. Antalya’da yapılacak görüşmelerde; 197 ülkenin temsilcilerinin iklim krizine karşı taahhütler, politikalar ve çözüm önerileri üzerinde müzakereler yürütmesi bekleniyor. Yetki ve koordinasyon Çevre Bakanlığı’nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan genelgeyle Bakan Kurum’un “COP31 Başkanı” olarak görevlendirildiği, konferansın hazırlık ve yürütme süreçlerinin ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yürütüleceği kaydedildi. Buna göre ilgili kurum ve kuruluşlar, COP31 Başkanlığı’nın yönlendirmeleri doğrultusunda eşgüdüm içinde çalışacak. COP zirvelerinde hangi başlıklar öne çıkıyor? COP toplantılarında sera gazı azaltım hedefleri, uyum politikaları, iklim finansmanı, kayıp-zarar mekanizmaları ve karbon piyasalarına ilişkin kurallar masaya yatırılıyor. Paris Anlaşması’nın uygulanmasına yönelik çerçeveler de bu zirvelerde şekilleniyor. Ev sahibi ülke, küresel iklim politikalarının merkezinde yer alarak diplomatik görünürlüğünü artırırken; uluslararası fonlar ve finans kuruluşlarının ilgisinin artmasıyla temiz enerji ve iklim finansmanı alanlarında yatırım potansiyelinin yükselmesi bekleniyor.

44 Bin Ziyaretçi Yanılıyor Olamaz: Bu Köşk Yürüdü! Haber

44 Bin Ziyaretçi Yanılıyor Olamaz: Bu Köşk Yürüdü!

Bir lider düşünün… Bir ağacın dalı kesilmesin diye koskoca bir köşkün yerini değiştirsin. İşte bu sıra dışı kararın simgesi olan Yürüyen Köşk, 2025 yılında binlerce ziyaretçiyi kendine çekerek Yalova’nın en çok ilgi gören duraklarından biri oldu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çevreye duyduğu saygının somut bir göstergesi olarak tarihe geçen Yürüyen Köşk’ü, yıl boyunca 33 bin 224 yetişkin, 10 bin 744 çocuk ve 158 yabancı turist ziyaret etti. Toplamda 44 bin 126 kişi, bu eşsiz hikâyeye tanıklık etmek için köşkün kapısından içeri adım attı. Bir Talimat, Bir Dünya Mesajı Yıl 1929… Atatürk, Yalova’daki köşkün hemen yanındaki çınar ağacının dallarının yapıya değdiğini fark ediyor. Çözüm basit ama sıra dışı: “Dal kesilmeyecek, köşk kaydırılacak.” Bu talimatla köşk raylar üzerinde birkaç metre kaydırılıyor ve dünya tarihine geçen çevreci bir duruş sergileniyor. Bugün Yürüyen Köşk, sadece bir yapı değil; doğaya saygının evrensel bir sembolü olarak kabul ediliyor. “Bu Miras Geleceğe Taşınmalı” Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, Yürüyen Köşk’ün anlamının yıllar geçtikçe daha da büyüdüğünü vurguluyor: “Atatürk’ün çevre bilincini yansıtan bu köşk, Yalova’nın en değerli kültürel miraslarından biridir. Binlerce ziyaretçiyi ağırlaması, bu mirasın ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Gelecek kuşaklara aktarılması en büyük sorumluluğumuzdur.” Atatürk’ün Yaşamına Açılan Kapı Bugün müze olarak hizmet veren Yürüyen Köşk’te, ziyaretçileri adeta zamanda yolculuğa çıkaran detaylar bulunuyor. Atatürk’ün kullandığı özel eşyalar, dönem fotoğrafları ve belgeler, köşkün her odasında ayrı bir hikâye anlatıyor. Denize açılan salonu, kristal camlı kapıları ve Atatürk’ün büyük keyifle dinlediği gramofonu ilk bakışta dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra; Dinlenme odaları Belçika porseleni yemek takımları Zübeyde Hanım’ın kendi elleriyle diktiği yorgan Atatürk’e özel tasarlanan meşhur kahve fincanı Bire bir ölçülerde hazırlanan bal mumu heykeli Kişisel tekstil eşyaları ve dönemin teknik donanımları ziyaretçilere sunuluyor. Köşkün hemen yanında yükselen asırlık çınar ağacı ise, bu yapının neden “yürüdüğünü” anlatan sessiz ama güçlü bir tanık olarak varlığını sürdürüyor. Yalova’nın Sessiz Ama Güçlü Sembolü Tarihi, doğayı ve insanı aynı noktada buluşturan Yürüyen Köşk; sadece Yalova’nın değil, Türkiye’nin de en anlamlı kültürel değerlerinden biri olmayı sürdürüyor. Her ziyaretçi, buradan ayrılırken tek bir gerçeği yanında götürüyor: "Doğaya saygı, geleceğe bırakılacak en büyük miras."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.