Hava Durumu

#Yaşam Tarzı

Söylemci - Yaşam Tarzı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaşam Tarzı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yalova’da Sağlıklı Yaşam Seferberliği: 39 Bin Kişi Ölçüldü, 1380 Kilo Verildi Haber

Yalova’da Sağlıklı Yaşam Seferberliği: 39 Bin Kişi Ölçüldü, 1380 Kilo Verildi

Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen “İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa” kampanyası kapsamında Yalova’da geniş kapsamlı bir tarama çalışması gerçekleştirildi. Kent genelinde yapılan uygulamalarla vatandaşların boy ve kilo ölçümleri alınarak beden kitle indeksleri hesaplandı. 10 Mayıs–10 Temmuz 2025 tarihleri arasında yürütülen çalışma kapsamında toplam 39 bin 882 kişinin ölçümü yapıldı. Elde edilen veriler, toplumda fazla kilo oranının dikkat çekici seviyelerde olduğunu ortaya koydu. Ölçümler sonucunda vatandaşların yarısından fazlasının “fazla kilolu” kategorisinde yer aldığı belirlendi. Sağlık ekipleri, risk grubunda bulunan vatandaşları Sağlıklı Hayat Merkezleri ile İlçe Sağlık Müdürlüklerine yönlendirerek ücretsiz beslenme danışmanlığı hizmeti almalarını sağladı. Bu süreçte hem bilgilendirme hem de yaşam tarzı değişikliğine yönelik yönlendirmeler yapıldı. 135 Vatandaş Hedef Kilosuna Ulaştı, 1380 Kilo Verildi Kampanya kapsamında yürütülen bireysel takip ve danışmanlık hizmetleri somut sonuçlar verdi. Sağlıklı Hayat Merkezlerinde düzenli olarak takip edilen yaklaşık 135 vatandaş ideal kilosuna ulaşmayı başardı. Uygulanan kişiye özel beslenme programları ve düzenli kontroller sayesinde Yalova genelinde toplam 1380 kilogramlık kilo kaybı elde edildi. Yetkililer, bu başarının yalnızca kilo kaybı değil, aynı zamanda sağlıklı yaşam bilincinin güçlenmesi açısından da önemli bir gösterge olduğunu belirtti. Vatandaşların sürece aktif katılım göstermesiyle birlikte beslenme alışkanlıklarında da gözle görülür bir iyileşme yaşandığı ifade edildi. Programın, sadece kilo verme değil aynı zamanda kalıcı sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazandırma hedefi taşıdığı vurgulandı. İlçelere Göre Kilo Kaybı Açıklandı, Çok Yönlü Sağlık Desteği Sağlandı Kampanya kapsamında en fazla kilo kaybı yaşanan ilçeler de netleşti. Buna göre: Merkez: 585,3 kilo Altınova: 387,3 kilo Çiftlikköy: 313,65 kilo Çınarcık: 94 kilo Bu veriler, özellikle merkez ve Altınova ilçelerinde katılımın ve başarının daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Öte yandan İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Sağlıklı Hayat Merkezleri ve İlçe Sağlık Müdürlükleri, vatandaşlara yalnızca beslenme danışmanlığı değil; aynı zamanda fiziksel aktivite ve psikolojik danışmanlık desteği de sağladı. Uzmanlar, fazla kilo ile mücadelede çok yönlü yaklaşımın önemine dikkat çekerek bu hizmetlerin devam edeceğini bildirdi. Yetkililer, kampanya sayesinde vatandaşların sağlık kontrollerine daha fazla ilgi göstermeye başladığını ve erken müdahale ile birçok sağlık riskinin önüne geçilebileceğini ifade etti.

Sağlık Harcamaları Hanelerin Yarısından Fazlasına Yük Oluyor! Haber

Sağlık Harcamaları Hanelerin Yarısından Fazlasına Yük Oluyor!

2025 yılı TÜİK “Sağlık Modülü” sonuçları, sağlık harcamalarının haneler üzerindeki etkisini çarpıcı biçimde ortaya koydu. Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması ile birlikte uygulanan çalışmaya göre, doktor muayene ve tedavi harcamaları hanelerin %6,1’ine “çok”, %50,2’sine ise “biraz” yük getirdi. Böylece her iki haneden biri sağlık hizmeti için yaptığı harcamayı ekonomik bir yük olarak değerlendirdi. İlaç harcamalarında da benzer bir tablo görüldü. Hanelerin %5,0’ı ilaç giderlerinin “çok”, %50,9’u ise “biraz” yük getirdiğini belirtti. Buna karşılık %44,0’ı ilaç harcamalarının yük oluşturmadığını ifade etti. Diş muayene ve tedavileri ise daha farklı bir görünüm sergiledi. Hanelerin %28,6’sı son 12 ayda diş harcaması yapmadığını bildirirken, %5,3’ü çok, %37,2’si ise biraz yük yaşadığını belirtti. Gelir Düzeyi Yükseldikçe Diş Harcaması Yapmama Oranı Artıyor Gelir gruplarına göre incelendiğinde, özellikle diş tedavilerinde dikkat çekici bir eşitsizlik ortaya çıktı. En düşük %20’lik gelir grubundaki hanelerin %45,4’ü son bir yılda diş muayenesi veya tedavisi için harcama yapmadı. Bu oran en yüksek gelir grubunda %25,5’e geriledi. Öte yandan, en düşük gelir grubundaki hanelerin %62,9’u doktor muayene ve tedavi harcamalarının yük getirdiğini belirtirken, en yüksek gelir grubunda hanelerin %53,0’ı bu harcamaların yük oluşturmadığını ifade etti. İlaç harcamalarında da benzer bir tablo gözlendi; üst gelir grubunda “yük getirmedi” diyenlerin oranı %59,5’e ulaştı. Veriler, gelir düzeyi arttıkça sağlık harcamalarının daha az hissedilen bir maliyet haline geldiğini gösteriyor. Çalışanların Yarısı Gün Boyu Ayakta Araştırma, çalışan nüfusun fiziksel aktivite yoğunluğunu da ortaya koydu. İktisadi olarak faal 15 yaş ve üzeri fertlerin: %45,5’i çoğunlukla ayakta çalışıyor, %29,4’ü çoğunlukla oturarak çalışıyor, %18,7’si yürüyerek veya orta düzey fiziksel aktivite ile çalışıyor, %6,4’ü ise ağır iş ya da yoğun fiziksel faaliyet yürütüyor. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların yalnızca %17,2’si oturarak çalışırken, risk altında olmayanlarda bu oran %31,7’ye çıkıyor. Ağır işlerde çalışanların oranı ise risk grubunda %11,2 ile daha yüksek seviyede bulunuyor. Bu durum, düşük gelir gruplarının daha fazla fiziksel güç gerektiren işlerde yoğunlaştığını gösteriyor. Toplumun Üçte İkisi Fiziksel Aktiviteye Zaman Ayırmıyor Araştırmanın bir diğer dikkat çekici sonucu ise fiziksel aktivite alışkanlıklarına ilişkin oldu. 15 yaş ve üzerindeki fertlerin %63,3’ü iş dışında fiziksel aktivite veya boş zaman faaliyetlerine hiç zaman ayırmadığını belirtti. Düzenli olarak (günde en az bir kez) fiziksel aktivite yapanların toplam oranı ise %13’ün altında kaldı. Bu tablo, hareketsiz yaşam tarzının toplum genelinde yaygın olduğunu ortaya koyuyor. En Fazla Zorlanılan Alan: Görme ve Yürüme Araştırmaya göre fertlerin büyük çoğunluğu temel işlevlerde sorun yaşamadığını ifade etti. Katılımcıların: %96,9’u iletişimde, %95,8’i öz bakımda, %90,0’ı işitmede, %85,2’si hatırlamada, %80,5’i görmede, %79,7’si yürümede sorun yaşamadığını belirtti. Ancak zorlanma oranlarına bakıldığında en fazla sorun yaşanan alanın %17,3 ile görme olduğu görüldü. Bunu %15,2 ile yürüme ve %12,6 ile hatırlama takip etti. Sağlıkta İki Ayrı Gerçek: Gelir ve Yaşam Tarzı Belirleyici 2025 TÜİK Sağlık Modülü sonuçları, sağlık harcamalarının özellikle düşük gelirli haneler için önemli bir ekonomik baskı unsuru olmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Bunun yanında fiziksel aktivite eksikliği ve çalışma koşullarındaki farklılıklar, sağlık göstergeleri üzerinde gelir temelli ayrışmanın sürdüğünü gösteriyor. Veriler, hem ekonomik eşitsizliklerin hem de yaşam tarzı alışkanlıklarının toplum sağlığında belirleyici rol oynadığını net biçimde ortaya koyuyor. Samet ÖZTÜRK

Japonya’daki çalışma dikkat çekti: Köpek sahiplerinde demans riski daha düşük! Haber

Japonya’daki çalışma dikkat çekti: Köpek sahiplerinde demans riski daha düşük!

Japonya’da yürütülen kapsamlı bir araştırma, köpek sahibi olmanın 65 yaş ve üzerindeki bireylerde demans riskinin daha düşük olmasıyla ilişkili olabileceğini ortaya koydu. Tokyo Metropolitan Institute for Geriatrics and Gerontology tarafından gerçekleştirilen çalışmada, köpek sahipliğinin demans riskini yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığına işaret eden bulgulara ulaşıldı. Araştırmacılar, bu ilişkinin özellikle günlük yaşam alışkanlıklarıyla güçlendiğini vurguladı. 11 bini aşkın kişinin verisi incelendi Çalışmada 11 binden fazla kişinin verileri değerlendirildi. Analizde; katılımcıların yaş, cinsiyet, genel sağlık durumu ve sosyo-demografik özellikleri gibi değişkenler dikkate alınarak sonuçların daha sağlıklı yorumlanması hedeflendi. Elde edilen bulgular, köpek sahipliği ile bilişsel gerileme riskinin azalması arasında “dikkat çekici bir bağ” bulunduğunu gösterdi. Araştırma, özellikle ileri yaş grubunda demans riskini etkileyebilecek çok sayıda faktör olduğu için, sonuçların tek başına “kesin neden-sonuç” ilişkisi olarak yorumlanmaması gerektiğine de işaret ediyor. Buna rağmen, ortaya çıkan tablo; aktif yaşam tarzının beyin sağlığına katkısına dair önceki bilimsel bulgularla uyumlu bir çerçeve sunuyor. Kedi sahipliğiyle aynı etki görülmedi Araştırmanın öne çıkan bir diğer noktası ise kedi sahipliği ile demans riski arasında anlamlı bir ilişki saptanmamış olması. Uzmanlar, bu farkın gündelik pratiklerden kaynaklanabileceğini belirtiyor. Köpeklerin genellikle düzenli gezdirilmesi gerektiği için, fiziksel aktivite ve dışarı çıkma rutini daha belirgin hale geliyor. Kedilerde ise bakım sorumluluğu olsa da günlük yürüyüş ve dış ortam etkileşimi aynı düzeyde olmayabiliyor. “Koruyucu etki”yi güçlendiren 3 unsur Uzman değerlendirmelerine göre köpek sahibi olmanın demans riskini düşürmesiyle ilişkilendirilen etkenler üç başlıkta toplanıyor: -Düzenli fiziksel aktivite: Köpek gezdirme alışkanlığı, özellikle ileri yaşta hareketliliği artırabiliyor. -Günlük rutin ve sorumluluk: Bakım ihtiyacı, günün planlanmasına yardımcı oluyor; bu da yaşamın daha “düzenli” ilerlemesini destekliyor. -Sosyal etkileşim: Dışarıda geçirilen sürenin artması; komşularla, diğer hayvan sahipleriyle ya da çevreyle daha fazla temas kurulmasına zemin hazırlayabiliyor. Bu unsurların, beyin faaliyetlerini daha canlı tutarak bilişsel sağlığı destekleyebileceği değerlendiriliyor. T24’ün aktardığına göre çalışma sonuçları, yaşlanma sürecinde hareketli yaşamın ve sosyal bağların önemini vurgulayan araştırmalarla paralellik gösteriyor. Köpek sahibi olmayanlar için mesaj: “Yaşam tarzı” belirleyici Araştırma, herkesin köpek sahiplenmesi gerektiği anlamına gelmiyor. Ancak uzmanların ortak vurgusu net: Hareket, sosyal etkileşim ve düzenli alışkanlıklar beyin sağlığını korumada önemli. Köpek sahipliği bu davranışları doğal biçimde teşvik eden bir “destekleyici unsur” olarak görülüyor. Özetle, köpek sahipliği demans riskinin daha düşük olmasıyla ilişkili görünse de, asıl belirleyici olanın köpekle birlikte gelen aktif ve sosyal yaşam düzeni olduğu değerlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.