Hava Durumu

#Yapay Zekâ

Söylemci - Yapay Zekâ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zekâ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Servis 12 Bin Dedi… O Yapay Zekaya Sordu! Haber

Servis 12 Bin Dedi… O Yapay Zekaya Sordu!

İstanbul’un Sultangazi ilçesinde yaşanan olayda, bozulan buzdolabı için çağrılan servis ekipleri, cihazda motor ve anakart arızası bulunduğunu belirterek 12 bin TL masraf çıkardı. Masrafı yüksek bulan Yunus Kaplan, servisi geri gönderdi ve tamir sürecinde farklı bir yol izlemeye karar verdi. Alt Başlık: Arızanın Kaynağı Kart Üzerindeki Parçalarda Çıktı Tamir konusunda uzman olmadığını söyleyen Kaplan, yapay zeka uygulamalarından destek alarak buzdolabındaki sorunu araştırmaya başladı. Evde bulunan ölçüm ekipmanlarıyla kontroller yapan Kaplan, problemin kart üzerindeki konvertör, çip ve sigorta kaynaklı olabileceği bilgisini edindi. Bunun üzerine internet üzerinden parça ve çözüm arayışına yöneldi. İnternetten Usta Buldu, “Tamirle Uğraşma” Teklifi Geldi Araştırmaları sırasında iletişime geçtiği bir ustayla görüşen Kaplan’a, kart tamiri yerine 1.000 TL’ye yeni kart gönderme önerisi sunuldu. Teklifi kabul eden Kaplan, kısa süre içinde kendisine ulaştırılan kartı buzdolabına taktıktan sonra cihazın yeniden çalıştığını gördü. 1.000 TL Harcadı, 12 Bin TL Ödemekten Kurtuldu Kaplan, toplamda yalnızca 1.000 TL harcayarak, servis tarafından belirtilen 12 bin TL’lik masraftan kurtulduğunu ifade etti. Yaşadığı deneyimin ardından, basit görünen bazı arızaların büyük masraflara dönüşebildiğine dikkat çekti. Dikkat Çeken Not: Garanti ve Güvenlik Uyarısı Uzmanlar, elektrikli ev aletlerinde yapılacak müdahalelerin garanti koşullarını etkileyebileceğini ve güvenlik riski doğurabileceğini belirtiyor. Bu nedenle kullanıcıların, özellikle elektrik aksamıyla ilgili işlemlerde dikkatli olması ve gerektiğinde yetkin kişilerden destek alması öneriliyor.

Epstein Tel Aviv’de Mi? Haber

Epstein Tel Aviv’de Mi?

Sosyal medya platformu X’te kısa sürede viral olan bir paylaşım, Jeffrey Epstein’in Tel Aviv’de görüldüğü iddiasını yeniden alevlendirdi. Paylaşılan görüntüler, binlerce kullanıcı tarafından alıntılanıp hızla yayılırken, “Epstein hayatta mı?” sorusu tekrar gündemin üst sıralarına taşındı. Ancak iddiaların merkezindeki fotoğraflara ilişkin yapılan kontroller, tartışmaya net bir yanıt verdi: Görseller gerçek değil, yapay zekâ ürünü. “Detay” diye görülen şey, iz bıraktı Paylaşılan fotoğraflarda dikkat çeken ilk unsur, görüntünün sağ alt köşesinde yer aldığı belirtilen Google Gemini işaretleri oldu. Doğrulama incelemelerinde, görselin tam boyutlu hâlinde Gemini filigranının görülebildiği; ayrıca analizde “SynthID” adı verilen dijital filigran izine rastlandığı aktarıldı. Bu tür işaretler, içeriğin Google’ın üretken yapay zekâ araçlarıyla oluşturulduğuna dair güçlü bir gösterge olarak değerlendiriliyor. SynthID, yapay zekâ ile üretilen içeriklerin tespit edilebilmesi için geliştirilen bir “gizli filigran” sistemi olarak biliniyor. Amaç, özellikle sosyal medyada hızla yayılan sahte görsel ve videoların ayırt edilmesini kolaylaştırmak. Tartışmalar neden bu kadar hızlı büyüyor? Jeffrey Epstein, reşit olmayanlara yönelik cinsel istismar ve insan ticareti suçlamalarıyla yargılanırken, 10 Ağustos 2019’da New York’taki Metropolitan Correctional Center’da hücresinde ölü bulunmuştu. Resmî kayıtlarda ölüm nedeni intihar olarak yer alsa da, olayın ardından kamuoyunda uzun süre “ihmal” ve “güvenlik zafiyeti” tartışmaları dinmedi. Bu tartışmaları besleyen başlıklardan biri de kamera kayıtlarına ilişkin soru işaretleri oldu. CBS News’in daha önce gündeme taşıdığı haberlerde, Epstein’in ölümünün yaşandığı geceye ait görüntülerdeki “eksik bir dakika” detayı ve kayıtların nasıl değerlendirildiği kamuoyunda yeniden konuşulmuştu. Tam da bu nedenle, “Tel Aviv’de görüldü” gibi iddialar sosyal medyada çok daha kolay karşılık buluyor. Çünkü geçmişteki belirsizlikler, yeni paylaşımların gerçekliğini test etmeden inanmayı kolaylaştırabiliyor.

Çarşaflı domuz paylaşan diyetisyene Tutuklama! Haber

Çarşaflı domuz paylaşan diyetisyene Tutuklama!

Muğla’nın Menteşe ilçesinde sosyal medyada paylaşılan ve kamuoyunda tepki çeken bir görsel, soruşturmayı da beraberinde getirdi. Diyetisyen Onur K., yapay zekâ ile üretildiği ifade edilen ve kıyafet üzerinden dini hassasiyetleri hedef aldığı yorumlarına yol açan bir görseli paylaşmasının ardından gözaltına alındı. Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında Onur K.’nin evinde arama yapıldığı, aramada bir dizüstü bilgisayar ile iki cep telefonuna el konulduğu belirtildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Onur K., ilk aşamada yurt dışı çıkış yasağı getirilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ancak süreç burada kapanmadı. Edinilen bilgilere göre savcılık, verilen adli kontrol kararına itiraz etti. İtirazın değerlendirilmesi sonrası Onur K. yeniden gözaltına alındı ve bir kez daha adliyeye sevk edildi. Bu kez mahkeme, şüpheli hakkında tutuklama kararı verdi. Tepki çeken paylaşımın altında Onur K.’nin, görselin yapay zekâ tarafından üretildiğini belirterek “yaratıcılık” vurgusu yaptığı, paylaştığı içeriği bu gerekçeyle yayınladığını ifade ettiği öğrenildi. Soruşturma kapsamında incelemelerin sürdüğü, dijital materyallerin kriminal analizlerinin yapılacağı bildirildi. Yetkililerden süreçle ilgili gelecek resmi açıklamaların soruşturmanın seyrini netleştirmesi bekleniyor. Öte yandan, hukuki süreç devam ederken masumiyet karinesinin geçerli olduğu da hatırlatılıyor.

81 İlde Deneyap Teknoloji Atölyeleri İçin Başvurular Başladı! Haber

81 İlde Deneyap Teknoloji Atölyeleri İçin Başvurular Başladı!

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Deneyap Teknoloji Atölyeleri için yeni dönem başvuruları başladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Deneyap Teknoloji Atölyeleri Öğrenci Seçme Sınavı’na ilişkin başvuru sürecinin başladığını duyurdu. Bakan Kacır, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Geleceğin Teknoloji Yıldızları Programı kapsamında Türkiye genelinde teknolojiye ilgi duyan öğrencilerin desteklenmeye devam edildiğini vurguladı. Paylaşıma göre, 81 ilde bulunan 132 Deneyap Teknoloji Atölyesi için gerçekleştirilecek öğrenci seçme süreciyle, gençlere 36 ay sürecek kapsamlı teknoloji eğitimi verilecek. Geniş kapsamlı teknoloji eğitimi verilecek Deneyap Teknoloji Atölyeleri’nde öğrencilere, çağın ihtiyaçlarına uygun ve geleceğin mesleklerine yön veren alanlarda eğitimler sunulacak. Program kapsamında; yapay zeka, havacılık ve uzay teknolojileri, robotik ve kodlama, nanoteknoloji ve malzeme bilimi, yazılım teknolojileri, siber güvenlik, ileri robotik, enerji teknolojileri, tasarım ve üretim, mobil uygulama geliştirme, elektronik programlama ve nesnelerin interneti gibi birçok başlıkta uygulamalı eğitimler verilecek. Eğitimlerin, öğrencilerin analitik düşünme, problem çözme ve üretkenlik becerilerini geliştirmeyi hedeflediği belirtilirken, programın Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda nitelikli insan kaynağı yetiştirmeye katkı sağlaması amaçlanıyor. Kimler başvurabilecek? Deneyap Teknoloji Atölyeleri’ne; 4 ve 5’inci sınıf öğrencileri, 8’inci ve 9’uncu sınıf öğrencileri, Lise hazırlık sınıfı öğrencileri başvuruda bulunabilecek. Başvuruların 6 Mart 2026 tarihine kadar devam edeceği bildirildi. “En kıymetli hazinemiz evlatlarımız” Bakan Kacır, açıklamasında Milli Teknoloji Hamlesi’nin merkezinde gençlerin yer aldığını vurgulayarak, “Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğunda en kıymetli hazinemiz olan evlatlarımızın her daim yanındayız” ifadelerini kullandı. Deneyap Teknoloji Atölyeleri’nin, teknolojiye ilgi duyan öğrencilerin yeteneklerini erken yaşta keşfetmelerine ve geliştirmelerine önemli katkı sunduğu belirtildi. Yeni dönem başvurularıyla birlikte, Türkiye genelinde binlerce öğrencinin ileri teknoloji alanlarında eğitim alma fırsatı yakalaması bekleniyor.

Kuş Göçü Rotalarındaki Değişim Yapay Zeka ile Analiz Ediliyor! Haber

Kuş Göçü Rotalarındaki Değişim Yapay Zeka ile Analiz Ediliyor!

Son araştırmalar, makine öğrenmesi modellerinin kuş göçü rotalarındaki değişimleri başarıyla modelleyip tahmin edebildiğini ortaya koyuyor. Bu modeller, iklim verileri ile milyonlarca kuş gözlem kaydını bir araya getirerek göç zamanlaması, rota seçimleri ve populasyon trendlerindeki değişiklikleri analiz ediyor. Karmaşık İlişkiler Random Forest ile Çözülüyor İklim değişkenleri ile biyolojik veriler arasındaki karmaşık ilişkileri çözmek için gelişmiş algoritmalar kullanılıyor. Random Forest gibi ensemble (topluluk) öğrenme yöntemleri, bu doğrusal olmayan ve çok boyutlu ilişkileri modellemede oldukça etkili bulunuyor. Örneğin, Kuzey Amerika'da yapılan bir çalışma, 41 farklı göçmen kuş türünün davranışlarını tahmin etmek için çok değişkenli Random Forest modellerini kullandı. Göç Zamanlaması Hızla Değişiyor Yapay zeka destekli projeksiyonlar, iklim değişikliğinin göç zamanlaması üzerindeki çarpıcı etkisini gözler önüne seriyor. Yüksek çözünürlüklü CHELSA iklim verileri ve makine öğrenmesini birleştiren bir araştırma, gelecek 15 yıl içinde kuşların varış zamanlarının 12.57 güne kadar erkene kayabileceğini öngörüyor. Kutup Sumru (Sterna paradisaea) üzerine yapılan ayrı bir çalışma ise, bu türün ilk gözlem tarihlerinin her yıl ortalama 5.39 gün erkene kaydığını tespit etti. Koruma Stratejileri İçin Kritik Çıktılar Bu teknolojik modeller sadece tahmin yapmakla kalmıyor, aynı zamanda somut koruma eylemlerine yol gösteriyor. Modeller, sıcaklık artışı, yağış rejimlerindeki değişiklikler ve habitat kaybı gibi faktörlerin göç üzerindeki spesifik etkilerini ortaya çıkarıyor. Bu analizler sayesinde bilim insanları: Göç için kritik öneme sahip dinlenme ve beslenme alanlarını belirleyebiliyor, Popülasyonların en çok risk altında olduğu bölgeleri tespit edebiliyor, Hedefe yönelik ve etkili koruma stratejileri geliştirebiliyor. Yapay zeka destekli ekoloji araştırmaları, iklim değişikliği karşısında biyolojik çeşitliliği korumak için veriye dayalı ve proaktif çözümler sunmaya devam edecek. Önerilen Sosyal Medya Etiketleri

TEKNOFEST 2026 Teknoloji Yarışmaları Başvuruları Başladı! Haber

TEKNOFEST 2026 Teknoloji Yarışmaları Başvuruları Başladı!

T.C. Millî Eğitim Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen ve Türkiye’nin en kapsamlı teknoloji organizasyonları arasında yer alan TEKNOFEST 2026 Teknoloji Yarışmaları için başvuru süreci resmen başladı. Gençleri teknoloji üretmeye teşvik eden yarışmalar, bu yıl 52 ana kategori ve 127 alt kategori ile bugüne kadarki en geniş kapsamına ulaştı. Her yıl binlerce öğrenciyi, girişimciyi ve teknoloji meraklısını bir araya getiren TEKNOFEST Teknoloji Yarışmaları, 2026 yılında da yerli ve millî teknoloji hamlesine katkı sunmayı hedefliyor. Yarışmalar kapsamında ortaokuldan üniversite seviyesine, lisansüstü öğrencilerden genç girişimcilere kadar geniş bir katılımcı profiline hitap ediliyor. Geniş kategori yelpazesiyle teknolojiye yön veriyor TEKNOFEST 2026 Teknoloji Yarışmaları; yapay zekâ, robotik sistemler, havacılık ve uzay teknolojileri, enerji ve çevre, akıllı ulaşım, tarım teknolojileri, sağlık teknolojileri, siber güvenlik ve savunma sanayii gibi stratejik alanlarda düzenleniyor. 127 alt kategoride gerçekleştirilecek yarışmalarla, farklı ilgi alanlarına sahip gençlerin kendi uzmanlık alanlarında proje geliştirmeleri teşvik ediliyor. Yarışmalara katılacak takımlar, geliştirdikleri projelerle hem teknik yeterliliklerini ortaya koyma hem de gerçek hayat problemlerine yenilikçi çözümler üretme fırsatı bulacak. Final aşamasına kalan projeler, alanında uzman jüri üyeleri tarafından değerlendirilecek. Öğrenciler ve genç girişimcilere proje geliştirme fırsatı TEKNOFEST teknoloji yarışmalarının en dikkat çeken yönlerinden biri, katılımcılara yalnızca bir yarışma ortamı değil; aynı zamanda ürün geliştirme, takım yönetimi, proje sunumu ve mentorluk gibi alanlarda deneyim kazandırması. Yarışmalara katılan ekipler; fikirlerini projeye dönüştürme, prototip hazırlama ve geliştirdikleri çalışmayı jüri karşısında sunma süreçlerinde kapsamlı bir öğrenme fırsatı yakalıyor. Başvuru süreci ve resmi kanallar vurgusu Başvuru sürecinin başladığı duyurulurken; yarışma takvimi, şartlar, kategori detayları ve başvuru adımlarına ilişkin bilgilendirmelerin TEKNOFEST’in resmi başvuru kanalları üzerinden paylaşıldığı hatırlatıldı. Başvuruda bulunmak isteyen ekiplerin, her kategori için belirlenen kriterleri inceleyerek başvuru yapmalarının önem taşıdığı belirtildi. Başvuru için son tarih 20 Şubat 2026 olarak açıklandı. TEKNOFEST 2026 yarışmalarının, Türkiye’nin teknoloji alanındaki insan kaynağını güçlendirmesi ve gençlerin fikirlerini somut projelere dönüştürmesi açısından bu yıl da yoğun ilgi görmesi bekleniyor.

Yalova'da Akademik Üretkenlikte Yapay Zekâ Masaya Yatırıldı! Haber

Yalova'da Akademik Üretkenlikte Yapay Zekâ Masaya Yatırıldı!

Yalova Üniversitesi Tıp Fakültesi AR-GE (Araştırma ve Geliştirme) Birim Koordinatörlüğü tarafından Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen “Akademik Üretkenlikte Yapay Zekâ Kullanımı” başlıklı seminer, akademisyenlerin yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Seminer, Yalova Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Nurşah Başol’un açılış konuşmasıyla başladı. Prof. Dr. Başol, konuşmasında yapay zekâ teknolojilerinin akademik dünyada giderek artan önemine dikkat çekerek, bu alandaki gelişmelerin doğru ve bilinçli şekilde kullanılması gerektiğini vurguladı. Yapay zekânın akademik süreçlere katkıları ele alındı Açılış konuşmasının ardından gerçekleştirilen seminerde, yapay zekâ tabanlı araçların akademik araştırma süreçlerine sağladığı katkılar ayrıntılı biçimde ele alındı. Sunumlarda özellikle literatür taraması, veri analizi, akademik yazım, kaynak yönetimi ve zaman planlaması gibi alanlarda yapay zekâ destekli uygulamaların sunduğu avantajlara değinildi. Katılımcılarla paylaşılan örneklerde, yapay zekâ araçlarının araştırmacıların iş yükünü azaltarak daha verimli ve sistematik çalışmalar yapılmasına olanak tanıdığı ifade edildi. Aynı zamanda bu teknolojilerin, araştırma süreçlerinde hata payını azaltma ve akademik üretkenliği artırma potansiyeline sahip olduğu vurgulandı. Etik kullanım ve insan denetimi vurgusu Seminerde, yapay zekânın akademik çalışmalarda doğru, etik ve sorumlu biçimde kullanılmasının önemine özellikle dikkat çekildi. Yapay zekânın bir yardımcı araç olduğu, bilimsel üretimde nihai sorumluluğun her zaman araştırmacılarda bulunması gerektiği ifade edildi. İnsan denetiminin ve bilimsel etik ilkelerin göz ardı edilmemesi gerektiği, akademik dürüstlüğün temel unsur olduğu vurgulandı. Katılımcılar, yapay zekânın sunduğu imkânların yanı sıra olası riskler ve sınırlar konusunda da bilgilendirilirken, teknolojinin bilinçli kullanımına yönelik farkındalık oluşturulması amaçlandı. Soru-cevap bölümüyle sona erdi Program, akademisyenlerin ve katılımcıların merak ettikleri konulara ilişkin sorularını yönelttiği soru-cevap bölümü ile sona erdi. Etkinlik sonunda, bu tür seminerlerin akademik gelişime önemli katkılar sunduğu belirtilerek, benzer çalışmaların önümüzdeki dönemlerde de devam edeceği ifade edildi. Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen seminer, yapay zekâ ve akademik üretkenlik arasındaki ilişkiyi ele alarak, bilimsel çalışmaların geleceğine ışık tutan önemli bir etkinlik olarak değerlendirildi.

Basın Sektörüne 7,5 Milyar TL KGF Kefaleti: Yeni Kredi Dönemi! Haber

Basın Sektörüne 7,5 Milyar TL KGF Kefaleti: Yeni Kredi Dönemi!

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın ev sahipliğinde, basın işletmelerinin kredi ve teminat imkânlarına erişimini hızlandıracak yeni bir adım atıldı. Basın İlan Kurumu (BİK) ile Kredi Garanti Fonu (KGF) arasında imzalanan iş birliği protokolüyle, resmî ilan ve reklam yayımlama hakkına sahip süreli yayınların finansmana ulaşmasının önündeki en büyük engellerden biri olan “teminat” sorununa çözüm getirilmesi amaçlanıyor. İmza törenine Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran da katıldı. Duran, protokolün basın sektörü açısından kritik bir ihtiyaca karşılık verdiğini belirterek, desteklerden 2 binin üzerindeki gazete, dergi ve internet haber sitesinin yararlanabileceğini ifade etti. Protokolün, süreli yayınların finansman ihtiyacına odaklanan ve 2026 yılı için 7,5 milyar TL kefalet limitini içeren bir çerçeve sunduğu vurgulandı. Kredide vade ve “nefes” payı: 6 ay geri ödemesiz seçenek Açıklamalarda, basın kuruluşlarının nakdi kredilerde 6 ay geri ödemesiz dönemle birlikte 36 aya kadar vade, gayri nakdi kredilerde ise 48 aya kadar imkândan yararlanabileceği bilgisi paylaşıldı. Duran, bu finansal kolaylığın temel hedefinin; yerel ve ulusal medyanın ayakta kalması, gazeteciliğin niteliğinin korunması ve sektörün uzun vadeli plan yapabilmesi olduğunu dile getirdi. Duran ayrıca, iletişim ekosisteminde dijitalleşme ve yeni teknolojilerin (yapay zekâ uygulamaları dâhil) etkisinin her geçen gün arttığı bir dönemde, basın kuruluşlarının bu dönüşüme uyum sağlayabilmesi için finansal dayanıklılığın önemli bir başlık hâline geldiğine işaret etti. Yeni programın, kurumların teknolojik altyapılarını yenilemesine ve insan kaynağına yatırım yapmasına da alan açacağı değerlendirildi. Basına özel kefalet modeli: İlk kez tematik bir program KGF Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen ise, basın sektörüne özel bir programın ilk kez hayata geçirildiğini vurguladı. Özegen, basının yalnızca haber aktaran bir mecra değil; kamuoyunun sesi ve demokrasinin temel dayanaklarından biri olduğuna dikkat çekerek, özellikle yerel medya açısından finansmana erişimin “hayati” bir ihtiyaç hâline geldiğini ifade etti. Kredi sürecindeki iş birliği için VakıfBank’a da teşekkür edildi. Rakamlarla yeni çerçeve: Hangi limitler konuşuluyor? İmzalanan protokolün 5 yıllık bir dönemi kapsadığı belirtilirken, öne çıkan başlıklar şöyle sıralandı: -2026 yılı için toplam kefalet limiti: 7,5 milyar TL -Nakdi kredi üst limiti: 3,75 milyon TL’ye kadar -Nakdi kredide KGF kefaleti: 3 milyon TL’ye kadar -Vade: Azami 6 ay geri ödemesiz, 36 aya kadar Teminat mektubu kolaylığı: 7,5 milyon TL’ye kadar teminat mektubu için 6 milyon TL’ye kadar KGF kefaleti -Bir süreli yayın için toplam kredi limiti: 11,25 milyon TL Toplam kefalet üst limiti: 9 milyon TL Bu çerçevenin, bankalardan kullanılacak kredilerde basın işletmelerinin daha hızlı şekilde ilerlemesini sağlayacağı; aynı zamanda BİK tarafından verilecek kredilerde talep edilen teminat mektuplarının daha kolay temin edilebilmesine katkı sunacağı kaydedildi. Törende, konuşmaların ardından BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay ile KGF Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Basri Kurt protokole imza attı. Böylece basın işletmeleri için “krediye erişim” başlığında yeni bir dönemin kapısı aralanmış oldu. Sektörün gözü şimdi, uygulama adımlarının ve başvuru süreçlerine ilişkin detayların nasıl şekilleneceğinde...

Durak Dönemi Bitiyor mu? Yapay Zekâ Toplu Taşımayı Baştan Yazıyor! Haber

Durak Dönemi Bitiyor mu? Yapay Zekâ Toplu Taşımayı Baştan Yazıyor!

Yolcu talebini anlık analiz eden yapay zekâ sistemleri, otobüs ve minibüslerin güzergâhını dakikalar içinde yeniden çiziyor; bekleme noktaları ise fiziksel duraklar yerine uygulamada belirlenen “sanal duraklara” kayıyor. Avrupa ve Asya’daki büyük şehirlerde toplu ulaşım, sessiz ama köklü bir değişime hazırlanıyor. Klasik düzende araçlar sabit hatlarda ilerleyip her durakta dururken, yeni yaklaşımda işler tersine dönüyor: Araç, “hat” için değil; yolcunun talebi için hareket ediyor. Peki bu dönüşüm, günlük ulaşım alışkanlıklarını nasıl değiştirecek? “Talep odaklı ulaşım” neyi değiştiriyor? Son dönemde birçok kentte yaygınlaşmaya başlayan talep temelli ulaşım modeli, otobüslerin boş koltuklarla aynı rotada dolaşması yerine, anlık yolcu isteklerine göre esnek güzergâhlar oluşturmayı hedefliyor. Sistem, yoğunluk verilerini ve başvuruları saniyeler içinde analiz ederek, aracı yalnızca talep oluşan noktalara yönlendiriyor. Bu sayede hem yoğun saatlerde hem de yolcunun az olduğu zamanlarda, gereksiz sefer ve gereksiz kilometre azaltılıyor. Ulaşım yönetimi “tahmin”le değil, gerçek zamanlı veriyle şekilleniyor. Yapay zekâ rotayı nasıl kuruyor? Modelin kalbinde, mobil uygulamalar üzerinden gelen talepleri toplayan yapay zekâ yazılımı var. Kullanıcılar “şu noktadan şu noktaya” isteğini ilettiğinde sistem: Aynı istikamete giden yolcuları eşleştiriyor, Benzer varış noktalarına sahip 15–20 kişilik gruplar oluşturuyor, Trafik yoğunluğu ve mesafe verilerini hesaba katarak en verimli rotayı çıkarıyor. En dikkat çekici adım ise burada: Yolcu artık “en yakın fiziksel durağa” değil, uygulamanın belirlediği en yakın sanal durağa yönlendiriliyor. Araç da o noktaya gidip yolcuyu alıyor. Böylece kimi zaman tek bir sabit durağa ulaşmak için yapılan fazladan yürüyüş ya da araçların hat üzerinde yaptığı gereksiz dolanma azalıyor. Kazanç yalnızca zaman mı? Sistemden beklenen asıl etki, “toplam verimlilik.” Yapay zekâ destekli optimize rotalar sayesinde bazı şehirlerde yolculuk sürelerinde yüzde 30’a varan iyileşmeler gözlemlendiği belirtiliyor. Bunun arkasında üç temel neden öne çıkıyor: Boş dolaşan araç sayısının azalması Trafiğe göre dinamik rota güncellemesi Toplama-bırakma noktalarının daha akıllı belirlenmesi Belediyeler ve ulaşım şirketleri açısından da tablo net: Sabit hatlarda düşük dolulukla dolaşan araçların yarattığı yakıt, personel ve zaman kaybı azaltılarak maliyetlerde tasarruf hedefleniyor. Gece saatlerinde bile “akıllı” sefer Model, yalnızca sabah-akşam yoğunluğuna göre çalışmıyor. Düşük talebin olduğu gece saatlerinde de sistem devrede kalabiliyor. Bu saatlerde büyük otobüsler yerine küçük ve elektrikli araçların kullanılması, hem maliyeti düşürüyor hem de karbon salımını azaltma hedeflerine katkı sunuyor. Sıradaki adım: daha fazla ülkede pilot uygulama Bu yaklaşımın, 2026 sonuna kadar gelişmekte olan ülkelerde de pilot bölgelerde uygulanmaya başlanması hedefleniyor. Eğer beklenen sonuçlar alınırsa, “durak” kavramı şehirlerde yeniden tanımlanabilir: Sokakta tabelası olan noktalar yerine, her gün değişebilen ve uygulamada beliren esnek buluşma noktaları gündelik hayatın parçası haline gelebilir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.