Hava Durumu

#Uzmanlar

Söylemci - Uzmanlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uzmanlar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Otizmde Erken Tanı Hayat Kurtarıyor: 2 Nisan’da Uzmanlardan Kritik Uyarılar! Haber

Otizmde Erken Tanı Hayat Kurtarıyor: 2 Nisan’da Uzmanlardan Kritik Uyarılar!

2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (Çocuk Psikiyatrisi) Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Akif Cansız, otizmin erken fark edilmesinin çocukların gelişim sürecinde belirleyici bir rol oynadığını söyledi. Otizm spektrum bozukluğunun sosyal iletişimde güçlük, sınırlı ilgi alanları ve tekrarlayıcı davranışlarla seyreden nörogelişimsel bir durum olduğunu belirten Cansız, her bireyde farklı belirtiler görülebileceğini vurguladı. Bu nedenle otizmin tek tip bir tablo olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Toplumda otizmin nadir görüldüğüne dair yanlış bir algı bulunduğunu söyleyen uzman, günümüzde artan tarama ve izlem programları sayesinde çocukların çok daha erken yaşta tespit edilebildiğini aktardı. Erken tanı ile birlikte eğitim ve rehabilitasyon süreçlerine zamanında başlanmasının, çocukların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırdığına dikkat çekti. Türkiye’de aile hekimlikleri başta olmak üzere yürütülen gelişimsel izlem programlarının kritik bir rol oynadığını belirten Cansız, bu süreçlerin çocukların gelişimsel ihtiyaçlarının erken dönemde belirlenmesini sağladığını kaydetti. Ailelerin Mücadelesi Ve Toplumsal Farkındalığın Önemi Otizmin çoğu zaman dikkat eksikliği, uyku sorunları, kaygı bozuklukları ve duyusal hassasiyetler gibi ek güçlüklerle birlikte görülebildiğini belirten Cansız, değerlendirme sürecinin bütüncül bir yaklaşımla yapılması gerektiğini ifade etti. Otizmli bireylerin ailelerinin uzun ve yorucu bir süreçten geçtiğini vurgulayan uzman, tanı sürecinden eğitime erişime kadar birçok aşamada ailelerin ciddi sorumluluk üstlendiğini söyledi. Bu nedenle toplumun daha anlayışlı ve destekleyici olması gerektiğini dile getirdi. Kullanılan dilin de büyük önem taşıdığını belirten Cansız, etiketleyici ve dışlayıcı ifadelerin farkındalığı artırmak yerine damgalamayı güçlendirdiğini ifade etti. Otizmli bireylerin yalnızca tanılarıyla değil, potansiyelleri ve bireysel özellikleriyle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak otizmin erken tanısı ve müdahalesine yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten uzmanlar, çocukların gelişimsel süreçlerinin bilimsel temelli yaklaşımlarla desteklendiğini kaydetti. 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü’nün, yalnızca bilgilendirme değil aynı zamanda toplumsal empati ve kapsayıcılık çağrısı olduğunu ifade eden uzmanlar, otizmli bireylerin yaşamın her alanında daha görünür ve desteklenir olması gerektiğinin altını çizdi.

Koruyucu Aile Olmak İsteyenler Yalova’da Bir Araya Geldi Haber

Koruyucu Aile Olmak İsteyenler Yalova’da Bir Araya Geldi

Yalova’da koruyucu aile sisteminin yaygınlaştırılması amacıyla önemli bir buluşma gerçekleştirildi. Yalova Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen bilgilendirme toplantısında, koruyucu aile olmak isteyen adaylar ile bu sorumluluğu hali hazırda üstlenen aileler bir araya geldi. Programda hem sistemin işleyişi anlatıldı hem de gerçek yaşam deneyimleri paylaşıldı. Devlet koruması altındaki çocukların sevgi dolu bir aile ortamında büyümelerini sağlamak amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında düzenlenen toplantıda, e-Devlet üzerinden başvuru yapan ailelere detaylı bilgiler sunuldu. İl Müdürlüğü binasında gerçekleştirilen etkinlikte uzmanlar tarafından yapılan sunumlarda, koruyucu ailelik süreci, çocukların uyum aşamaları ve ailelerin sorumlulukları kapsamlı şekilde ele alındı. Deneyimler Duygusal Anlar Yaşattı Toplantının en dikkat çeken bölümü ise koruyucu aile Fatma Alkaya’nın konuşması oldu. Kendi hikâyesini samimi bir dille paylaşan Alkaya, koruyucu aile olmanın yalnızca bir çocuğun hayatına dokunmakla sınırlı olmadığını, aynı zamanda aile kavramını derinden değiştiren bir süreç olduğunu ifade etti. Alkaya’nın, “Bir çocuğa aile olmak, dünyayı değiştirmenin en güzel yoludur” sözleri salonda duygusal anlar yaşanmasına neden oldu. Aday ailelerin sorularını da yanıtlayan Alkaya, sürecin hem sorumluluk hem de büyük bir manevi kazanım içerdiğini vurgulayarak, bu yola çıkmak isteyenlere cesaret verdi. Katılımcılar, birebir deneyimlerin aktarılmasının karar verme süreçlerinde oldukça etkili olduğunu dile getirdi. Daha Fazla Çocuğa Sıcak Yuva Hedefi İl Müdürlüğü yetkilileri ise koruyucu aile modelinin toplum genelinde yaygınlaşması için çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirtti. Bu tür bilgilendirme toplantılarının, hem farkındalık oluşturma hem de doğru bilgilendirme açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi. Toplantı sonunda yapılan değerlendirmelerde, koruyucu aileliğin yalnızca bir sosyal sorumluluk değil, aynı zamanda çocukların geleceğini doğrudan etkileyen hayati bir görev olduğu vurgulandı. Yetkililer, daha fazla çocuğun sevgi dolu bir yuvaya kavuşması için tüm vatandaşları koruyucu aile olmaya davet etti.

Kredi Borcu Olanlara Kritik Uyarı: Yapılandırmada Son Başvuru Tarihi Yaklaşıyor Haber

Kredi Borcu Olanlara Kritik Uyarı: Yapılandırmada Son Başvuru Tarihi Yaklaşıyor

Türkiye genelinde kredi kartı ve ihtiyaç kredisi borçlarını kapsayan yapılandırma sürecinde sona yaklaşılırken, vatandaşlara kritik bir uyarı yapıldı. 29 Ocak 2026’da başlayan düzenleme kapsamında son başvuru tarihinin 29 Nisan olduğu açıklandı. Borçlarını ödemekte zorlanan vatandaşlar için önemli bir fırsat sunan uygulamada süre daralırken, yetkililer işlemlerin son güne bırakılmaması gerektiğini vurguluyor. Finansal istikrarın sağlanması ve borç yükü altında bulunan vatandaşların rahatlatılması amacıyla hayata geçirilen yapılandırma, özellikle kredi kartı ve ihtiyaç kredisi borcu olan çok sayıda kişiyi ilgilendiriyor. Düzenleme kapsamında belirli şartları taşıyan borçlular, bankalar aracılığıyla yapılandırma imkanından yararlanabiliyor. Uygulamada en dikkat çeken detaylardan biri faiz oranı oldu. Yapılandırma kapsamında uygulanacak aylık faiz oranı yüzde 3,11 ile sınırlandırılırken, borçların 48 aya kadar taksitlendirilebileceği bildirildi. Bu sayede yüksek faiz yükü altında zorlanan vatandaşlara daha uzun vadeli ve daha düşük taksitli ödeme planı oluşturulması hedefleniyor. Başvurular, bankaların şubeleri üzerinden ya da mobil ve internet bankacılığı kanalları aracılığıyla yapılabiliyor. Başvurunun onaylanmasının ardından yeni ödeme planı devreye girerken, ilk taksitin ödenmesiyle birlikte yasal takip süreçlerinin durdurulduğu belirtiliyor. Bu durum, borçluların kredi sicilini koruma açısından da önemli bir avantaj sağlıyor. Borçlular, güncel borç durumlarını ve ödeme planı seçeneklerini bankaların dijital kanallarından anlık olarak takip edebiliyor. Uzmanlar ise yapılandırma sürecinin son başvuru tarihi yaklaşırken mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini, özellikle ödeme güçlüğü yaşayan vatandaşlar için önemli bir finansal fırsat sunduğunu ifade ediyor. 29 Nisan olarak belirlenen son tarih yaklaşırken, vatandaşların işlemlerini son güne bırakmadan tamamlaması gerektiği hatırlatılıyor.

Yalova’da Sağlıklı Yaşam Seferberliği: 39 Bin Kişi Ölçüldü, 1380 Kilo Verildi Haber

Yalova’da Sağlıklı Yaşam Seferberliği: 39 Bin Kişi Ölçüldü, 1380 Kilo Verildi

Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen “İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa” kampanyası kapsamında Yalova’da geniş kapsamlı bir tarama çalışması gerçekleştirildi. Kent genelinde yapılan uygulamalarla vatandaşların boy ve kilo ölçümleri alınarak beden kitle indeksleri hesaplandı. 10 Mayıs–10 Temmuz 2025 tarihleri arasında yürütülen çalışma kapsamında toplam 39 bin 882 kişinin ölçümü yapıldı. Elde edilen veriler, toplumda fazla kilo oranının dikkat çekici seviyelerde olduğunu ortaya koydu. Ölçümler sonucunda vatandaşların yarısından fazlasının “fazla kilolu” kategorisinde yer aldığı belirlendi. Sağlık ekipleri, risk grubunda bulunan vatandaşları Sağlıklı Hayat Merkezleri ile İlçe Sağlık Müdürlüklerine yönlendirerek ücretsiz beslenme danışmanlığı hizmeti almalarını sağladı. Bu süreçte hem bilgilendirme hem de yaşam tarzı değişikliğine yönelik yönlendirmeler yapıldı. 135 Vatandaş Hedef Kilosuna Ulaştı, 1380 Kilo Verildi Kampanya kapsamında yürütülen bireysel takip ve danışmanlık hizmetleri somut sonuçlar verdi. Sağlıklı Hayat Merkezlerinde düzenli olarak takip edilen yaklaşık 135 vatandaş ideal kilosuna ulaşmayı başardı. Uygulanan kişiye özel beslenme programları ve düzenli kontroller sayesinde Yalova genelinde toplam 1380 kilogramlık kilo kaybı elde edildi. Yetkililer, bu başarının yalnızca kilo kaybı değil, aynı zamanda sağlıklı yaşam bilincinin güçlenmesi açısından da önemli bir gösterge olduğunu belirtti. Vatandaşların sürece aktif katılım göstermesiyle birlikte beslenme alışkanlıklarında da gözle görülür bir iyileşme yaşandığı ifade edildi. Programın, sadece kilo verme değil aynı zamanda kalıcı sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazandırma hedefi taşıdığı vurgulandı. İlçelere Göre Kilo Kaybı Açıklandı, Çok Yönlü Sağlık Desteği Sağlandı Kampanya kapsamında en fazla kilo kaybı yaşanan ilçeler de netleşti. Buna göre: Merkez: 585,3 kilo Altınova: 387,3 kilo Çiftlikköy: 313,65 kilo Çınarcık: 94 kilo Bu veriler, özellikle merkez ve Altınova ilçelerinde katılımın ve başarının daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Öte yandan İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Sağlıklı Hayat Merkezleri ve İlçe Sağlık Müdürlükleri, vatandaşlara yalnızca beslenme danışmanlığı değil; aynı zamanda fiziksel aktivite ve psikolojik danışmanlık desteği de sağladı. Uzmanlar, fazla kilo ile mücadelede çok yönlü yaklaşımın önemine dikkat çekerek bu hizmetlerin devam edeceğini bildirdi. Yetkililer, kampanya sayesinde vatandaşların sağlık kontrollerine daha fazla ilgi göstermeye başladığını ve erken müdahale ile birçok sağlık riskinin önüne geçilebileceğini ifade etti.

Yalova Açıklarında Kaçak Av Ağına El Konuldu! Haber

Yalova Açıklarında Kaçak Av Ağına El Konuldu!

Yalova İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, Marmara Denizi’nde gerçekleştirdikleri rutin denetimlerde dikkat çeken bir kaçak avcılık faaliyetini ortaya çıkardı. Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen devriye sırasında, mevzuata aykırı şekilde kullanılan uzun bir av aracı tespit edilerek el konuldu. Denetimler sırasında denizde bulunan ve herhangi bir işaret şamandırası, seri numarası ya da barkodlu tanıtım aparatı taşımayan yaklaşık 1.000 metre uzunluğundaki uzatma ağı ekipler tarafından toplandı. Kaçak olduğu belirlenen av aracının mülkiyetinin kamuya geçirilmesi için yasal işlem başlatıldı. Nesli Tehlike Altındaki Türler Kurtarıldı Toplanan ağın içerisinde bulunan iki adet vatoz ile birlikte, nesli kritik seviyede tehlike altında olan pina (Pinna nobilis) türü de ekiplerin dikkatinden kaçmadı. Doğal yaşam için büyük önem taşıyan bu canlılar, zarar görmeden tekrar denize bırakıldı. Uzmanlar, özellikle pina türünün deniz ekosistemi açısından hayati bir rol üstlendiğini vurguluyor. Deniz suyunu süzerek temizleyen bu canlılar, aynı zamanda biyolojik dengeyi koruyan önemli türler arasında yer alıyor. Avrupa Konseyi kararları doğrultusunda 1992 yılından bu yana koruma altında bulunan pina, Marmara Denizi’nde hâlâ sağlıklı bir popülasyonla varlığını sürdürüyor. Denetimler Aralıksız Sürüyor Yetkililer, kaçak avcılıkla mücadelenin sadece cezai işlemle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda deniz ekosisteminin korunmasına yönelik büyük bir sorumluluk taşıdığını belirtiyor. Bu kapsamda Marmara Denizi’nde sürdürülebilir balıkçılığın sağlanması ve doğal yaşamın korunması amacıyla denetimlerin 7 gün 24 saat esasına göre aralıksız devam ettiği ifade edildi. Yetkililer ayrıca, kurallara uymayan avcılık faaliyetlerinin hem deniz canlılarını hem de gelecekteki balıkçılık faaliyetlerini tehdit ettiğine dikkat çekerek, vatandaşların bu konuda daha duyarlı olması gerektiğini vurguladı.

Aile Hekiminin Israrı Hayat Kurtardı: O Testi Yaptırmasaydım Yaşamayabilirdim! Haber

Aile Hekiminin Israrı Hayat Kurtardı: O Testi Yaptırmasaydım Yaşamayabilirdim!

İhmal edilen basit bir test, erken teşhisle gelen mucizeye dönüştü Yalova’da yaşayan İlçe Özel İdare Müdürü Burhan Özsoy’un yaşadıkları, erken teşhisin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Uzun süredir ihmal ettiği basit bir tarama testi, aile hekiminin ısrarı sayesinde yaptırılınca hayatını değiştirdi. Özsoy, erken evrede tespit edilen kanseri başarılı bir operasyonla yenerek sağlığına kavuştu. “Defalarca önerildi ama hep erteledim” Yaklaşık dört ay önce rutin kontrol için aile hekimine başvuran Özsoy, daha önce birçok kez önerilmesine rağmen çeşitli nedenlerle yaptırmadığı “gaitada gizli kan” (GGK) testini bu kez kabul etti. İlk testin pozitif çıkması üzerine yapılan ikinci test de aynı sonucu verince süreç ciddiyet kazandı ve ileri tetkiklerin yolu açıldı. Korktu, randevuyu iptal etmek istedi Teşhis sürecinin en kritik anı ise hastane aşamasında yaşandı. Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılacak kolonoskopi ve endoskopi işlemlerinden çekinen Özsoy, randevusunu iptal etmeyi düşündü. Ancak bu noktada aile hekimi Dr. Haşim Kabanka devreye girdi. Hastasını yakından takip eden Kabanka, randevunun iptal edilmesine izin vermedi ve süreci bizzat yönetti. Bu kararlı tutum, hastalığın erken evrede yakalanmasında belirleyici rol oynadı. Polipte kanser hücresi tespit edildi Hastanede yapılan kolonoskopi sırasında bağırsakta tespit edilen polipler operasyonla alındı. Yapılan patoloji incelemesinde bu poliplerden birinde kanser hücrelerine rastlandı. Bunun üzerine Özsoy, ileri tedavi için İstanbul’daki Çapa Tıp Fakültesi’ne sevk edildi. Burada gerçekleştirilen ameliyatta bağırsaktan yaklaşık 15-20 santimlik bir bölüm alındı. Ameliyat sonrası yapılan incelemelerde kanserin yayılmadığı tespit edildi. Erken teşhis sayesinde Özsoy’un kemoterapi görmesine gerek kalmadı. “Doktorumun ısrarı olmasaydı bugün hayatta olmayabilirdim” Yaşadığı süreci duygusal sözlerle anlatan Özsoy, aile hekimine minnettar olduğunu dile getirdi: “Doktorum sadece test yaptırmamı önermedi, süreci sonuna kadar takip etti. Randevumu iptal etmek istedim ama izin vermedi. Eğer onun bu ısrarı olmasaydı hastalık ilerleyecekti. Belki de bugün hayatta olmayacaktım.” Uzmanlardan kritik uyarı: “Ücretsiz testleri ihmal etmeyin” Uzmanlar, özellikle 50-70 yaş aralığındaki vatandaşların Aile Sağlığı Merkezleri ve KETEM’lerde ücretsiz olarak sunulan kanser tarama testlerini düzenli yaptırması gerektiğini vurguluyor. Basit ve kısa sürede yapılan bu testlerin, birçok kanser türünün erken teşhisinde hayati rol oynadığına dikkat çekilirken, “Bana bir şey olmaz” düşüncesinin ciddi sonuçlara yol açabileceği ifade ediliyor. Küçük bir test, büyük bir fark yaratabilir Burhan Özsoy’un hikâyesi, ihmal edilen küçük bir testin bile hayat kurtarabileceğini gösteriyor. Uzmanlara göre erken teşhis, kanserle mücadelede en güçlü silah olmaya devam ediyor.

Altın ve BIST 100 Zirvede, Dolar ve Euro Yatırımcıyı Yakıyo! Haber

Altın ve BIST 100 Zirvede, Dolar ve Euro Yatırımcıyı Yakıyo!

Şubat 2026’da yatırımcıların yüzü altın ve BIST 100 endeksi ile güldü. Türkiye’de finansal yatırım araçlarının reel getiri oranları, yatırımcıların hangi araçlardan kazandığını ve hangi araçlarda kayıp yaşadığını gözler önüne serdi. Aylık bazda, BIST 100 endeksi, Yİ-ÜFE’ye göre %7,61, TÜFE’ye göre %7,06 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiriyi sağladı. Aynı dönemde külçe altın Yİ-ÜFE ile %5,57, TÜFE ile %5,03 oranlarında kazandırırken, mevduat faizi, DİBS, Euro ve Amerikan Doları yatırımcısına kaybettirdi. Özellikle Amerikan Doları, Yİ-ÜFE ile %1,30, TÜFE ile %1,81 kayıp yaşattı. Üç aylık değerlendirmede de BIST 100 endeksi parladı: Yİ-ÜFE ile %21,15, TÜFE ile %17,85 ile yatırımcısına en yüksek getiriyi sağlayan araç oldu. Bu dönemde Amerikan Doları, Yİ-ÜFE’ye göre %2,46, TÜFE’ye göre %5,12 ile en çok kaybettiren yatırım aracı olarak öne çıktı. Altı aylık performansta ise külçe altın zirveye yerleşti. Yİ-ÜFE ile %48,45, TÜFE ile %42,09 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiriyi sağlayan altın, Amerikan Doları karşısında büyük fark yarattı. Amerikan Doları, aynı dönemde Yİ-ÜFE ile %3,85, TÜFE ile %7,97 kaybettirdi. Yıllık değerlendirmede de kazanan altın oldu: Yİ-ÜFE’ye göre %67,25, TÜFE’ye göre %62,20 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiriyi sağladı. BIST 100 endeksi yıllık bazda Yİ-ÜFE ile %11,73, TÜFE ile %8,36 kazanırken; Euro ve Amerikan Doları yatırımcısına yıllık olarak kaybettirdi. Uzmanlar, yatırımcıların bu dönemde altın ve BIST 100’ü öncelikli tercih etmeleri gerektiğini belirtiyor. Dolar ve Euro’nun ise yüksek enflasyon ortamında kaybettirmeye devam ettiği vurgulanıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.