Hava Durumu

#Umut

Söylemci - Umut haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Umut haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Daha Mutlu: 2025’te Mutluluk Oranı Yüzde 53,3’e Yükseldi Haber

Türkiye Daha Mutlu: 2025’te Mutluluk Oranı Yüzde 53,3’e Yükseldi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçları, Türkiye’de mutluluk oranının yeniden yükselişe geçtiğini ortaya koydu. 2024 yılında yüzde 49,6 olan mutlu birey oranı, 2025’te 3,7 puan artarak yüzde 53,3’e çıktı. Buna karşılık mutsuz olduğunu beyan edenlerin oranı yüzde 14,5’ten yüzde 13,0’a geriledi. Böylece her iki kişiden biri kendini mutlu olarak tanımlarken, mutsuzluk oranında da dikkat çekici bir düşüş yaşandı. Genel mutluluk düzeyi (%), 2020-2025 Kadınlar Daha Mutlu Araştırma sonuçları, kadınların erkeklere kıyasla daha yüksek mutluluk oranına sahip olduğunu gösterdi. 2025 yılında mutlu olduğunu belirten erkeklerin oranı yüzde 51,4 olurken, kadınlarda bu oran yüzde 55,1’e ulaştı. Bir önceki yıla göre hem erkeklerde hem kadınlarda artış kaydedildi. Ancak kadınların mutluluk düzeyi erkeklerin üzerinde seyretmeye devam etti. Cinsiyete göre mutlu olduğunu beyan edenlerin oranı (%), 2020-2025 En Büyük Sıçrama 55-64 Yaş Grubunda Yaş gruplarına göre incelendiğinde mutluluk oranının tüm gruplarda arttığı görüldü. En dikkat çekici artış ise 55-64 yaş grubunda gerçekleşti. Bu yaş aralığında mutluluk oranı yüzde 47,5’ten yüzde 54,6’ya çıkarak 7,1 puanlık artış gösterdi. Diğer yaş gruplarında da yükseliş dikkat çekti: 18-24 yaş grubunda yüzde 54,4 25-34 yaş grubunda yüzde 53,6 35-44 yaş grubunda yüzde 52,9 45-54 yaş grubunda yüzde 50,8 65 yaş ve üzerindekilerde yüzde 54,3 Veriler, özellikle orta yaş ve üzeri gruplarda mutluluk algısının belirgin şekilde güçlendiğini ortaya koydu. Evli Bireyler Daha Mutlu Araştırma sonuçlarına göre evli bireylerin mutluluk oranı, evli olmayanlara göre daha yüksek. 2025 yılında evli bireylerin yüzde 56,9’u mutlu olduğunu belirtirken, evli olmayanlarda bu oran yüzde 46,6’da kaldı. Evli erkeklerin yüzde 54,2’si, evli kadınların ise yüzde 59,6’sı mutlu olduğunu ifade etti. Bu tablo, evlilik kurumunun bireylerin mutluluk algısında önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Mutluluğun Kaynağı: Aile ve Sağlık Bireylere mutluluk kaynağı olan kişiler sorulduğunda, açık ara farkla “aile” ilk sırada yer aldı. Katılımcıların yüzde 69’u en çok ailelerinin kendilerini mutlu ettiğini belirtti. Bunu sırasıyla: Yüzde 15,6 ile çocuklar Yüzde 4,8 ile kişinin kendisi Yüzde 3,9 ile eşi Yüzde 3,3 ile anne/baba Yüzde 1,9 ile torunlar izledi. Mutluluğun kaynağı olan değerler incelendiğinde ise ilk sırada “sağlıklı olmak” yer aldı. Katılımcıların yüzde 64,9’u sağlığın kendilerini en çok mutlu eden unsur olduğunu söyledi. Sağlığı; sevgi (yüzde 14,7), başarı (yüzde 9,8), para (yüzde 7,7) ve iş (yüzde 2,7) takip etti. Bu sonuçlar, maddi unsurlardan ziyade manevi ve temel yaşam değerlerinin ön planda olduğunu gösterdi. Her 100 Kişiden 67’si Geleceğinden Umutlu Araştırmaya göre toplumun büyük bölümü geleceğe umutla bakıyor. 2025 yılında bireylerin yüzde 67,1’i kendi geleceğinden umutlu olduğunu ifade etti. Bu oran erkeklerde yüzde 67,1, kadınlarda ise yüzde 67,2 olarak neredeyse eşit seviyede gerçekleşti. Umut düzeyindeki bu denge, toplumsal beklentiler açısından dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Ortalama Yaşam Memnuniyeti 5,7 Seviyesinde Katılımcılardan hayatlarını bir bütün olarak 0 ile 10 arasında değerlendirmeleri istendiğinde, Türkiye genelinde ortalama yaşam memnuniyeti puanı 5,7 olarak hesaplandı. Bu oran 2024 yılında da aynı seviyedeydi. Hem erkeklerde hem kadınlarda ortalama memnuniyet düzeyinin değişmemesi, genel algının istikrarlı seyrettiğini gösteriyor. Yaşam memnuniyet düzeyi, 2020-2025 En Yüksek Memnuniyet Asayiş Hizmetlerinde Kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeyi incelendiğinde, 2025 yılında en yüksek oran yüzde 74,1 ile asayiş hizmetlerinde görüldü. Bunu sırasıyla: Ulaştırma hizmetleri (yüzde 71,3) Sağlık hizmetleri (yüzde 69,4) Sosyal Güvenlik Kurumu hizmetleri (yüzde 64,5) Adli hizmetler (yüzde 60,5) Eğitim hizmetleri (yüzde 58,7) izledi. Kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeyi (%), 2025 En Büyük Sorun: Hayat Pahalılığı Araştırmada bireylere ülkenin en önemli sorunu da soruldu. 2025 yılında hayat pahalılığı yüzde 31,3 ile ilk sırada yer aldı. Yoksulluk yüzde 16,5 ile ikinci sırada, eğitim ise yüzde 16,1 ile üçüncü sırada yer aldı. Bu sonuç, ekonomik kaygıların toplumun öncelikli gündem maddesi olmaya devam ettiğini gösterdi. Ülkenin en önemli sorunu (%), 2024-2025 Genel Tablo: Ilımlı İyileşme, Ekonomik Hassasiyet 2025 Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçları, Türkiye’de mutluluk oranında artış ve mutsuzlukta azalış olduğunu ortaya koyuyor. Aile, sağlık ve umut duygusu toplumun temel dayanakları olmaya devam ederken; ekonomik koşullar ise en önemli sorun olarak öne çıkıyor. Veriler, toplumsal psikolojide temkinli bir iyimserliğe işaret ederken, ekonomik beklentilerin önümüzdeki dönemde mutluluk düzeyi üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini gösteriyor. SAMET ÖZTÜRK

Çiftlikköy’de Çocuk Tiyatroları Başlıyor: Üç Müzikal, İki Seans! Haber

Çiftlikköy’de Çocuk Tiyatroları Başlıyor: Üç Müzikal, İki Seans!

Çiftlikköy Belediyesi, çocukları kültür ve sanatla buluşturacak yeni bir etkinlik takvimiyle minik izleyicilere keyifli anlar yaşatmaya hazırlanıyor. Çiftlikköy Kültür Merkezi’nde sahnelenecek müzikal çocuk tiyatroları; eğlenceli hikâyeleriyle dikkat çekerken, dostluk, doğa sevgisi, paylaşma ve umut gibi değerleri de çocuklara oyun diliyle aktarmayı hedefliyor. Program kapsamında “Şirinler”, “Canımız Can Olsun” ve “Kardan Adam” adlı üç farklı müzikal oyun, renkli dekorlar ve özenle hazırlanan kostümler eşliğinde sahneye taşınacak. Dans ve müziklerle desteklenen gösterimler, çocukların hayal dünyasını zenginleştirirken çevre bilinci ve sosyal farkındalık konusunda da mesajlar verecek. Oyunlar, Beyaz Ay Derneği’nin katkılarıyla ve Şirinler Çocuk Tiyatrosu tarafından sahnelenecek. Masalsı atmosferi güçlendiren sahne düzeni, ışık ve gölge teknikleriyle desteklenerek çocukları adeta bir hikâye yolculuğuna çıkaracak. Etkinliklerin, hem çocukların hem de ailelerin birlikte keyifle izleyebileceği bir içerik sunması amaçlanıyor. Çiftlikköy Belediye Başkanı Adil Yele de çocuklara yönelik kültür-sanat çalışmalarına önem verdiklerini belirterek, tüm çocukları ve ailelerini bu eğitici ve eğlenceli tiyatro buluşmalarına davet etti. Oyun Takvimi Oyunlar; “Şirinler” 21 Ocak 2026 Çarşamba, “Canımız Can Olsun” 27 Ocak 2026 Salı ve “Kardan Adam” 29 Ocak 2026 Perşembe günü Çiftlikköy Kültür Merkezi’nde sahnelenecek. Etkinlikler her gün 13.00 ve 15.00 olmak üzere iki seans halinde izleyiciyle buluşacak.

Iğdır’da Bir İsim Köyü Ayağa Kaldırdı: Mustafa Talha Haber

Iğdır’da Bir İsim Köyü Ayağa Kaldırdı: Mustafa Talha

Iğdır’da SMA hastası küçük Mustafa Talha için yürütülen yardım seferberliği, bir köyün dayanışmayla nasıl tek yürek olabildiğini gösteren çarpıcı bir tablo ortaya koydu. Tedavi sürecinin yüksek maliyet gerektirmesi nedeniyle ailesi zor bir mücadele verirken, köy halkı bu yükün yalnızca bir evin omzunda kalmaması için harekete geçti. Büyük şehirlerde sıkça rastlanan yardım kampanyalarından farklı olarak burada ölçü, imkân değil niyet oldu. Köyde Mustafa Talha’nın adı, kısa sürede evden eve yayılan bir çağrıya dönüştü. Maddi durumu sınırlı olanlar bile “benim vereceğim neyi değiştirir” demedi; tam tersine, küçük bir katkının bile bu mücadelenin parçası olacağına inandı. Toplanan yardımlar yalnızca para ile sınırlı kalmadı. Kimi, yıllardır geçimini sağladığı hayvanını satıp gelirini kampanyaya aktardı; kimi hasadından ayırdığı ürünleri bağışladı; kimi de evindeki birikimden pay çıkardı. Köyde her kapı, aynı cümleyi kurar oldu: “Yeter ki Mustafa Talha’ya bir umut olsun.” Bu dayanışma, miktarın ötesinde bir anlam taşıdı. Köylüler, kendi yaşam mücadelesi sürerken bile başka bir çocuğun hayata tutunması için sorumluluk aldıklarını dile getirdi. Özellikle yaşlıların ve dar gelirli ailelerin “elimizden ne geliyorsa” diyerek sürece katılması, kampanyanın duygusal yükünü daha da görünür kıldı. Köydeki ortak kanaat şuydu: Bir çocuğun mücadelesi, bütün bir toplumun vicdanını sınar. Yardım sürecinde dikkat çeken bir diğer nokta ise Mustafa Talha’nın artık sadece bir ailenin değil, köyün “ortak evladı” gibi görülmesi oldu. “Bizim evladımız gibi” sözleri, yalnızca bir teselli cümlesi değil; fiili bir sahiplenmenin ifadesine dönüştü. Köylüler, SMA gibi ağır bir hastalıkla mücadelenin tek başına verilemeyeceğini vurgularken, “Bugün onun yanındayız, yarın bizim de başımıza gelebilir” düşüncesiyle hareket etti. Toplanan destekler, tedavi sürecine katkı sağlamayı hedeflerken; ortaya çıkan tablo aynı zamanda paylaşmanın, birlik olmanın ve insanlığın güçlü bir hatırlatıcısı oldu. Iğdır’daki bu seferberlik, imkânların kısıtlı olduğu yerlerde bile umudun nasıl büyütülebileceğini gösterdi. Köy halkının attığı bu adım, Mustafa Talha’nın mücadelesine yalnızca maddi değil, moral ve dayanışma açısından da güçlü bir destek olarak kayda geçti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.