Hava Durumu

#Tutukluluk

Söylemci - Tutukluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tutukluluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cezaevinden Hastaneye: Muhittin Böcek İçin Yeni Sevk! Haber

Cezaevinden Hastaneye: Muhittin Böcek İçin Yeni Sevk!

Tutuklu bulunan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in sağlık durumuna ilişkin yeni bir gelişme yaşandı. Uzun süredir uyku apnesi rahatsızlığı bulunduğu belirtilen Böcek’in, şikâyetlerinin ağırlaşması üzerine Antalya Şehir Hastanesi’ne sevk edildiği öğrenildi. Böcek’in avukatları tarafından yapılan değerlendirmede, uyku apnesinin ileri seviyede olduğuna ilişkin tespitlerin bulunduğu, zaman zaman solunumun durduğuna dair bulguların da raporlara yansıdığı ifade edildi. Avukatlar, bu durumun “yaşamsal risk” oluşturduğunu belirterek sağlık tablosunun yakından takip edilmesi gerektiğini savundu. Tutukluluğa ilişkin değerlendirme yapılmıştı Öte yandan, dosya kapsamında hazırlanan tensip zaptında Böcek’in tutukluluk durumu değerlendirilmiş ve tutukluluğunun devamına karar verilmişti. İddianame kabul edildi, ilk duruşma 16 Mart’ta Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamenin Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildiği bildirildi. İddianamede, aralarında Muhittin Böcek’in de bulunduğu toplam 41 şüpheli yer aldı. Anadolu Ajansı’nın aktardığı bilgilere göre iddianamede, şüpheliler hakkında çeşitli suçlamalara yer verilirken; Muhittin Böcek için “icbar suretiyle irtikap”, “haksız mal edinme” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması” suçlarından 15 yıl 6 aydan 44 yıla kadar hapis talep edildi. Mahkemenin, tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verdiği ve davanın ilk duruşma tarihinin 16 Mart olarak belirlendiği kaydedildi. Süreçte gözler iki başlıkta: Sağlık raporu ve duruşma Böcek’in hastaneye sevk edilmesiyle birlikte, kamuoyunun gündeminde iki başlık öne çıktı: Sağlık durumuna ilişkin resmi değerlendirmeler ve yaklaşan ilk duruşmada yapılacak işlemler. Yargılama süreci devam ettiği için, iddianamedeki suçlamalara ilişkin nihai değerlendirmeyi mahkemenin yargılama sonunda yapacağı belirtildi.

Pehlivan’dan mahkemeye cezaevinden mesaj: “Tüm bunlar tesadüf değil”! Haber

Pehlivan’dan mahkemeye cezaevinden mesaj: “Tüm bunlar tesadüf değil”!

Tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “diploma davası” sürerken, dosyaya bu kez cezaevinden gelen bir metin damga vurdu. İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan, duruşmaya katılamadığı için İstanbul 5’inci İdare Mahkemesi’ne yazılı beyan sundu. Pehlivan, dilekçesini “hapishane hücresinden” kaleme aldığını aktarırken, dosyadaki zincirleme gelişmelere dikkat çekip, “Tüm bunlar tesadüf değil” ifadeleriyle mahkemeye seslendi. Pehlivan’ın beyanında öne çıkan ilk başlık, yargılama sürecine dair yaptığı çarpıcı çerçeve oldu. Avukat, mahkemede görülen davanın davacısının tutuklu olduğunu, davayı açan avukatın da tutuklu bulunduğunu belirterek; tensip işlemi yapan mahkeme heyetinde yaşanan değişimlere ve dava konusu idari işlemin zamanlamasına işaret etti. Söz konusu işlemin “Türkiye tarihinin bir dönüm noktasından hemen önce” ve “mesai saati dışında” hızlı biçimde alınıp duyurulduğunu savunan Pehlivan, bu tabloyu “herkesin malumu” sözleriyle değerlendirerek, yaşananların sıradan bir rastlantı olarak okunamayacağı görüşünü dile getirdi. Beyanın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise “hak ve özgürlükler” vurgusu oldu. Pehlivan, uzun zamandır hâkimlere “vicdanla karar verme” çağrısı yapmayı bıraktığını söylerken, bunun gerekçesini de sert bir cümleyle açıkladı: Hak ve özgürlüklerin, hâkim ya da avukat fark etmeksizin herhangi bir kişinin “vicdanına” veya “merhametine” bırakılmaması gerektiğini kayda geçirdi. Bu sözlerinin mahkeme heyetinin vicdanını hedef almadığını özellikle belirten Pehlivan, cümlelerini “hakkın, özgürlüğün ve adil olmanın ne büyük nimet olduğunu öğrendiğim bir yerden” kurduğunu ifade etti. Pehlivan, metninin devamında “ısrar” temasını daha da büyüttü. Hukukta ısrar etmenin bazen “sürgün bir adliyede hâkimlik yapmaya”, bazen de “hapishane hücresinden avukatlık yapmaya” mal olabileceğini söyleyen Pehlivan, asıl cümlesini ise geleceğe dönük bir mesaj gibi kurdu: “Israr edenler dün oldu… bugün olduğu gibi… yarın da olacak.” Yargılamanın esasına ilişkin bölümde de Pehlivan, dosyanın merkezindeki idari değerlendirmeye odaklandı. Beyanında, İstanbul Üniversitesi’nin (dosyaya yansıyan değerlendirmeler kapsamında) İmamoğlu’nun kusurlu olmadığını; sunulan belgelerin gerçek ve hukuka uygun olduğunu, kriterleri karşıladığını kabul ettiğini ileri sürdü. Bu yaklaşımı “itiraf” olarak nitelendiren Pehlivan, mahkemenin vereceği kararın yalnızca bugüne değil, “35 yıl önce” yapılmış “gerçek, doğru, usule uygun ve dürüst bir başvurunun akıbetine” dair bir anlam taşıyacağını söyledi. Cezaevinden gelen bu beyanın, davanın seyrinde nasıl bir etki yaratacağı ve mahkemenin dosyadaki iddialara hangi çerçevede yanıt vereceği ise merak konusu. Karar süreci yaklaşırken, gözler İstanbul 5’inci İdare Mahkemesi’nin atacağı adımlara çevrildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.