Hava Durumu

#Türk

Söylemci - Türk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Sessizlik de Suçtur!” Yalova’da Vicdanları Sarsan Program! Haber

“Sessizlik de Suçtur!” Yalova’da Vicdanları Sarsan Program!

Yalova’da Uluslararası Kadın Farkındalık ve Toplumsal Gelişim Derneği (KATFA-DER) tarafından düzenlenen “Unutulan Katliam: Yalova’dan Hocalı’ya Soykırım” programı, katılımcılara duygu dolu anlar yaşattı. Program, yalnızca bir anma etkinliği olmanın ötesine geçerek, insanlık vicdanına yönelik güçlü bir çağrı niteliği taşıdı. Gazeteci ve yazar Ülker Fermankızı’nın moderatörlüğünde gerçekleştirilen programda, Karabağ savaşlarının canlı tanıklarından Ricardas Lapaitis konuşmacı olarak yer aldı. Hocalı Katliamı Tanık Anlatımlarıyla Gündeme Geldi Programda söz alan Ricardas Lapaitis, Hocalı’da yaşanan olayları fotoğraflar eşliğinde katılımcılara aktardı. Özellikle savaş sırasında çekilmiş görüntüler, salonda derin bir sessizlik ve duygusal atmosfer oluşturdu. Lapaitis’in paylaştığı fotoğraflar arasında yer alan küçük bir kız çocuğunun görüntüsü, katılımcılar üzerinde büyük etki bıraktı. “Bu Bir Savaş Değil, İnsanlık Suçu” Konuşmasında uluslararası kamuoyunun yaşananlara karşı sessizliğini eleştiren Lapaitis, Hocalı’da yaşananların sıradan bir savaş olmadığını, açık bir insanlık suçu olduğunu ifade etti. Savaş sonrası Azerbaycan’da kalarak göçzedelerle birlikte çalışmalar yürüttüğünü belirten Lapaitis, bu süreci insanlık adına bir sorumluluk olarak gördüğünü dile getirdi. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından “Dostluk” madalyasıyla onurlandırıldığını ifade eden Lapaitis, yaptığı çalışmaları hiçbir zaman ödül beklentisiyle gerçekleştirmediğini vurguladı. KATFA-DER’den Vicdan ve Dayanışma Vurgusu Programın sonunda konuşan KATFA-DER Başkanı Nurten Anıl, Azerbaycan ile Türkiye arasındaki kardeşlik bağlarına dikkat çekti. Anıl, yaşanan acıların yalnızca bir coğrafyaya ait olmadığını belirterek, insanlığın ortak vicdanının bu tür olaylar karşısında duyarlı olması gerektiğini ifade etti. Lapaitis’in anlatımları sırasında yaşadığı duyguların katılımcılara da yansıdığını dile getiren Anıl, bu tür programların toplumsal farkındalık oluşturma açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Programda ayrıca günümüzde farklı coğrafyalarda yaşanan çatışmalara da değinildi. Gazze, Lübnan, Afganistan ve Uygur Türkleri başta olmak üzere dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşanan olaylara dikkat çekilerek, uluslararası toplumun bu konularda daha duyarlı olması gerektiği ifade edildi. Etkinliğin sonunda Ricardas Lapaitis’e, Litvanya ile Türkiye arasında kurulan dostluk ilişkilerine katkılarından dolayı “Türk’ün Dostu” unvanıyla hazırlanan plaket takdim edildi. Ayrıca programın moderatörlüğünü üstlenen Ülker Fermankızı’na da katkılarından dolayı teşekkür belgesi verildi. Yalova’da gerçekleştirilen bu anlamlı program, katılımcılarda derin izler bırakırken, insanlık değerleri ve ortak vicdanın önemini bir kez daha gündeme taşıdı.

Baykar’dan Avrupa’ya “Üretim” Hamlesi: Türk SİHA’ları İtalya’da mı Yükselecek? Haber

Baykar’dan Avrupa’ya “Üretim” Hamlesi: Türk SİHA’ları İtalya’da mı Yükselecek?

Haluk Bayraktar’ın işaret ettiği yeni plan; Piaggio Aerospace tesislerini Avrupa’ya yönelik SİHA üretim üssüne dönüştürmeyi, Leonardo ile yürüyen ortak girişim süreci üzerinden sertifikasyon ve tedarik avantajı sağlamayı hedefliyor. Türk savunma sanayisinin öne çıkan markalarından Baykar, küresel büyüme stratejisinde yeni bir sayfaya hazırlanıyor. Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar’ın açıklamaları, dünya genelinde sahada etkinliğiyle dikkat çeken Türk SİHA’ları için Avrupa merkezli üretim seçeneğinin somutlaştığını gösteriyor. Planın merkezinde ise İtalya’da bulunan Piaggio Aerospace tesisleri yer alıyor. Avrupa pazarına “yerel” yaklaşım Baykar’ın gündemindeki temel hedef, Avrupa ülkelerinin savunma ihtiyaçlarına daha hızlı ve sürdürülebilir şekilde yanıt verebilmek. Bu kapsamda Haluk Bayraktar, yerelleşmenin kritik önem taşıdığına dikkat çekerek Avrupa pazarına sadece ihracat perspektifiyle değil, üretim ve sertifikasyon süreçlerini de Avrupa içinde konumlandıran bir modelle yaklaşmak istediklerini vurguladı. Avrupa’da üretim; tedarik zincirinin kısalması, teslimat sürelerinin öngörülebilir hale gelmesi ve teknik-standart uyum süreçlerinin daha yönetilebilir olması gibi avantajlar sağlayabilir. Bu adımın, Baykar’ın Avrupa’daki varlığını kalıcı hale getirme hedefiyle doğrudan ilişkili olduğu değerlendiriliyor. Leonardo ile ortak girişim: Sertifikasyonun anahtarı Açıklamalara göre Baykar, Avrupa’nın büyük havacılık ve savunma şirketlerinden Leonardo ile “Ortak Girişim (Joint Venture)” çalışmaları yürütüyor. Bu iş birliğinin kritik başlıklarından biri, Baykar tarafından geliştirilen SİHA’ların Avrupa sertifikasyon süreçlerinin tamamlanması. Sertifikasyon, Avrupa pazarında uzun vadeli satış ve operasyon kabiliyeti için belirleyici bir eşik olarak görülüyor. Süreçlerin tamamlanmasıyla birlikte, Avrupa’ya yönelik üretim hattının İtalya merkezli şekilde kurgulanması planlanıyor. Böylece Baykar’ın konumu, “Avrupa’ya ihracat yapan firma” kimliğinden “Avrupa içinde üreten savunma sanayi oyuncusu” kimliğine doğru evrilebilir. Piaggio tesislerinde yeni dönem: Sadece SİHA değil Baykar’ın İtalya hamlesi, yalnızca insansız hava araçlarıyla sınırlı değil. Haluk Bayraktar, Piaggio Aerospace bünyesinde üretilen P.180 Avanti uçakları için de kapasite artışına işaret etti. Mevcut üretim seviyesinin yıllık 4–5 adet bandında olduğu belirtilirken, güçlü tedarik zinciri ve tesis kapasitesinin daha etkin kullanılmasıyla bu rakamın yılda 25–30 adede çıkarılması hedefleniyor. Bu artış hedefi, Piaggio’nun üretim altyapısının “yeniden ölçeklenmesi” anlamına geliyor. Üretim hacminin yükselmesi, yalnızca şirketin sipariş potansiyelini değil, aynı zamanda İtalya’daki havacılık ekosisteminde istihdam ve yan sanayi hareketliliğini de artırabilecek bir ivme olarak değerlendiriliyor. Tarihi miras + ileri teknoloji: Tesislerin rolü değişiyor Piaggio’nun sivil havacılık alanındaki köklü geçmişi ile Baykar’ın taktik ve üst sınıf insansız hava platformlarındaki birikiminin bir araya gelmesi, projenin en dikkat çekici yönlerinden biri olarak öne çıkıyor. Planlanan SİHA üretimi hayata geçerse, Piaggio tesisleri “klasik uçak üretimi” kimliğinin ötesine geçerek, ileri teknoloji odaklı bir savunma üretim üssüne dönüşebilir. Bu dönüşüm, Avrupa savunma sanayisinin tedarik haritasında yeni bir odak noktası oluşması anlamına da gelebilir. Özellikle tedarik süreleri, bakım-onarım altyapısı ve standardizasyon gibi başlıklarda Avrupa içi üretim yaklaşımı, pazarda rekabet avantajı yaratabilir. Baykar’dan Avrupa’ya stratejik mesaj Türk SİHA’larının İtalya’da üretilmesi, Baykar’ın küresel marka yolculuğunda “stratejik derinliği” olan bir hamle olarak yorumlanıyor. Yerel üretim modeli, ortak girişim çalışmaları ve kapasite artışı hedefleri; şirketin Avrupa pazarında uzun vadeli, kalıcı ve ölçeklenebilir bir oyuncu olma kararlılığını güçlendiriyor. Önümüzdeki dönemde sertifikasyon ve ortaklık başlıklarında atılacak somut adımlar, bu yeni üretim döneminin ne kadar hızlı hayata geçeceğini belirleyecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.