Hava Durumu

#Tüi̇k

Söylemci - Tüi̇k haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tüi̇k haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yalova’da Konut Satışları Rekor Kırdı! Haber

Yalova’da Konut Satışları Rekor Kırdı!

Yalova’da konut satışları 2025 yılında rekor seviyeye ulaştı. TÜİK verilerine göre, Yalova genelinde yapılan konut satışları 2021 yılında 15 bin 144 adet iken, 2025 yılında 16 bin 715 adete çıkarak tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Özellikle 2023 yılında 12 bin 702 adete düşen satışlar, 2024 ve 2025 yıllarında hızlı bir toparlanma gösterdi. 2024’te 14 bin 924 adete yükselen satışlar, 2025’te 16 bin 715 ile zirveye ulaştı. Bu artış, hem yatırımcı hem de bireysel alıcı ilgisinin yoğunlaştığını ortaya koyuyor. Buna ek olarak, ilk kez konut satın eden kişi sayısında da dikkat çeken bir yükseliş yaşandı. 2021’de 3 bin 279 olan ilk kez ev alan kişi sayısı, 2025 yılında 5 bin 148’e çıktı. Özellikle 2024 ve 2025 yıllarında bu sayıdaki hızlı artış, Yalova’daki genç ve yeni alıcı kitlesinin piyasaya güçlü bir giriş yaptığını gösteriyor. Emlak uzmanları, Yalova’daki konut satışlarındaki bu yükselişte düşük faizli kredi imkânları, altyapı yatırımları ve şehirdeki yaşam kalitesinin etkili olduğunu belirtiyor. Merkezi lokasyonlar ve sahil bölgeleri, ilk kez ev alacak kişiler için öncelikli tercih noktaları haline geldi. Yalova’da konut piyasasındaki bu hareketlilik, hem gayrimenkul sektörünü canlandırıyor hem de kent ekonomisine doğrudan katkı sağlıyor. Uzmanlar, bu trendin önümüzdeki yıllarda da devam etmesinin muhtemel olduğunu vurguluyor. Samet ÖZTÜRK

Yalova’nın Vekil Sayısı Değişmedi! Haber

Yalova’nın Vekil Sayısı Değişmedi!

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), seçim çevreleri ile her ilin çıkaracağı milletvekili sayısını güncel nüfus verileri üzerinden yeniden belirledi. Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) 600 milletvekilinin 81 ile dağılımı yeniden hesaplanırken Yalova’nın milletvekili sayısı sabit kaldı. Kentin TBMM’deki temsil sayısı 3 olarak korundu. TÜİK’in 2025 Nüfus Verileri Esas Alındı Kararda, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 5. maddesi hatırlatılarak, milletvekili sayılarının genel nüfus sonuçlarının açıklanmasının ardından YSK tarafından belirlenen süre içinde ilan edildiği belirtildi. Bu kapsamda TÜİK’in 31 Aralık 2025 tarihli verilerine göre duyurduğu 2025 nüfus bilgileri üzerinden hesaplama yapıldı. Seçim Çevresi Kriterleri Duyuruldu YSK’nın dağılımında seçim çevreleri şu kurala göre şekillendi: 18’e kadar milletvekili çıkaran iller: tek seçim çevresi 19–35 arası milletvekili çıkaran iller: iki seçim çevresi 36 ve üzeri milletvekili çıkaran iller: üç seçim çevresi Bu hesaplamayla birlikte 600 milletvekilinin il bazında dağılımı netleşti. İl İl Milletvekili Sayıları (Yeni Dağılım) Adana – 15 Adıyaman – 5 Afyonkarahisar – 6 Ağrı – 4 Amasya – 3 Ankara – 37 Antalya – 18 Artvin – 2 Aydın – 8 Balıkesir – 9 Bilecik – 2 Bingöl – 3 Bitlis – 3 Bolu – 3 Burdur – 3 Bursa – 21 Çanakkale – 4 Çankırı – 2 Çorum – 4 Denizli – 7 Diyarbakır – 12 Edirne – 4 Elazığ – 5 Erzincan – 2 Erzurum – 5 Eskişehir – 7 Gaziantep – 14 Giresun – 4 Gümüşhane – 2 Hakkari – 3 Hatay – 10 Isparta – 4 Mersin – 13 İstanbul – 96 İzmir – 28 Kars – 3 Kastamonu – 3 Kayseri – 10 Kırklareli – 3 Kırşehir – 2 Kocaeli – 14 Konya – 15 Kütahya – 4 Malatya – 6 Manisa – 10 Kahramanmaraş – 8 Mardin – 6 Muğla – 8 Muş – 3 Nevşehir – 3 Niğde – 3 Ordu – 6 Rize – 3 Sakarya – 8 Samsun – 9 Siirt – 3 Sinop – 2 Sivas – 5 Tekirdağ – 8 Tokat – 5 Trabzon – 6 Tunceli – 2 Şanlıurfa – 15 Uşak – 3 Van – 8 Yozgat – 3 Zonguldak – 5 Aksaray – 4 Bayburt – 1 Karaman – 3 Kırıkkale – 3 Batman – 5 Şırnak – 4 Bartın – 2 Ardahan – 2 Iğdır – 2 Yalova – 3 Karabük – 2 Kilis – 2 Osmaniye – 4 Düzce – 3 Yalova’da Siyasi Dengeleri Etkiler mi? Yalova’nın milletvekili sayısının 3’te kalması, kentte seçim yarışının yine “dar alanda” yürütüleceğini gösteriyor. Partilerin liste stratejileri ve aday tercihleri açısından bu tablonun nasıl bir rekabete yol açacağı ise şimdiden merak ediliyor.

Sağlık Harcamaları Hanelerin Yarısından Fazlasına Yük Oluyor! Haber

Sağlık Harcamaları Hanelerin Yarısından Fazlasına Yük Oluyor!

2025 yılı TÜİK “Sağlık Modülü” sonuçları, sağlık harcamalarının haneler üzerindeki etkisini çarpıcı biçimde ortaya koydu. Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması ile birlikte uygulanan çalışmaya göre, doktor muayene ve tedavi harcamaları hanelerin %6,1’ine “çok”, %50,2’sine ise “biraz” yük getirdi. Böylece her iki haneden biri sağlık hizmeti için yaptığı harcamayı ekonomik bir yük olarak değerlendirdi. İlaç harcamalarında da benzer bir tablo görüldü. Hanelerin %5,0’ı ilaç giderlerinin “çok”, %50,9’u ise “biraz” yük getirdiğini belirtti. Buna karşılık %44,0’ı ilaç harcamalarının yük oluşturmadığını ifade etti. Diş muayene ve tedavileri ise daha farklı bir görünüm sergiledi. Hanelerin %28,6’sı son 12 ayda diş harcaması yapmadığını bildirirken, %5,3’ü çok, %37,2’si ise biraz yük yaşadığını belirtti. Gelir Düzeyi Yükseldikçe Diş Harcaması Yapmama Oranı Artıyor Gelir gruplarına göre incelendiğinde, özellikle diş tedavilerinde dikkat çekici bir eşitsizlik ortaya çıktı. En düşük %20’lik gelir grubundaki hanelerin %45,4’ü son bir yılda diş muayenesi veya tedavisi için harcama yapmadı. Bu oran en yüksek gelir grubunda %25,5’e geriledi. Öte yandan, en düşük gelir grubundaki hanelerin %62,9’u doktor muayene ve tedavi harcamalarının yük getirdiğini belirtirken, en yüksek gelir grubunda hanelerin %53,0’ı bu harcamaların yük oluşturmadığını ifade etti. İlaç harcamalarında da benzer bir tablo gözlendi; üst gelir grubunda “yük getirmedi” diyenlerin oranı %59,5’e ulaştı. Veriler, gelir düzeyi arttıkça sağlık harcamalarının daha az hissedilen bir maliyet haline geldiğini gösteriyor. Çalışanların Yarısı Gün Boyu Ayakta Araştırma, çalışan nüfusun fiziksel aktivite yoğunluğunu da ortaya koydu. İktisadi olarak faal 15 yaş ve üzeri fertlerin: %45,5’i çoğunlukla ayakta çalışıyor, %29,4’ü çoğunlukla oturarak çalışıyor, %18,7’si yürüyerek veya orta düzey fiziksel aktivite ile çalışıyor, %6,4’ü ise ağır iş ya da yoğun fiziksel faaliyet yürütüyor. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların yalnızca %17,2’si oturarak çalışırken, risk altında olmayanlarda bu oran %31,7’ye çıkıyor. Ağır işlerde çalışanların oranı ise risk grubunda %11,2 ile daha yüksek seviyede bulunuyor. Bu durum, düşük gelir gruplarının daha fazla fiziksel güç gerektiren işlerde yoğunlaştığını gösteriyor. Toplumun Üçte İkisi Fiziksel Aktiviteye Zaman Ayırmıyor Araştırmanın bir diğer dikkat çekici sonucu ise fiziksel aktivite alışkanlıklarına ilişkin oldu. 15 yaş ve üzerindeki fertlerin %63,3’ü iş dışında fiziksel aktivite veya boş zaman faaliyetlerine hiç zaman ayırmadığını belirtti. Düzenli olarak (günde en az bir kez) fiziksel aktivite yapanların toplam oranı ise %13’ün altında kaldı. Bu tablo, hareketsiz yaşam tarzının toplum genelinde yaygın olduğunu ortaya koyuyor. En Fazla Zorlanılan Alan: Görme ve Yürüme Araştırmaya göre fertlerin büyük çoğunluğu temel işlevlerde sorun yaşamadığını ifade etti. Katılımcıların: %96,9’u iletişimde, %95,8’i öz bakımda, %90,0’ı işitmede, %85,2’si hatırlamada, %80,5’i görmede, %79,7’si yürümede sorun yaşamadığını belirtti. Ancak zorlanma oranlarına bakıldığında en fazla sorun yaşanan alanın %17,3 ile görme olduğu görüldü. Bunu %15,2 ile yürüme ve %12,6 ile hatırlama takip etti. Sağlıkta İki Ayrı Gerçek: Gelir ve Yaşam Tarzı Belirleyici 2025 TÜİK Sağlık Modülü sonuçları, sağlık harcamalarının özellikle düşük gelirli haneler için önemli bir ekonomik baskı unsuru olmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Bunun yanında fiziksel aktivite eksikliği ve çalışma koşullarındaki farklılıklar, sağlık göstergeleri üzerinde gelir temelli ayrışmanın sürdüğünü gösteriyor. Veriler, hem ekonomik eşitsizliklerin hem de yaşam tarzı alışkanlıklarının toplum sağlığında belirleyici rol oynadığını net biçimde ortaya koyuyor. Samet ÖZTÜRK

Otomotivde Ocak Zirvesi: 2026’nın İlk Lideri Renault Oldu! Haber

Otomotivde Ocak Zirvesi: 2026’nın İlk Lideri Renault Oldu!

Türkiye otomobil pazarında 2026 yılına hızlı bir başlangıç yapıldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Ocak 2026’da trafiğe kaydı yapılan otomobil sayısı 81 bin 108 olarak gerçekleşti. Markalar arasındaki rekabet ise yılın ilk ayında dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Lider Renault, İlk 5’te Kıyasıya Yarış Ocak ayında en fazla tescil edilen marka Renault oldu. 12 bin 902 adetlik satış ve yüzde 15,9’luk pazar payıyla açık ara lider konumda yer aldı. Renault’u 6 bin 951 adetle Toyota (yüzde 8,6) takip etti. Üçüncü sırada ise 6 bin 304 adet ve yüzde 7,8 payla Peugeot yer aldı. İlk beşi tamamlayan diğer markalar Fiat (5 bin 690 adet, yüzde 7,0) ve Volkswagen (5 bin 207 adet, yüzde 6,4) oldu. Bu beş marka, toplam pazarın önemli bir bölümünü tek başına oluşturdu. Elektrikli ve Yeni Oyuncular Dikkat Çekiyor Listenin dikkat çeken isimlerinden biri de yerli üretim markası TOGG oldu. 4 bin 524 adetlik tescil ve yüzde 5,6’lık payla önemli bir konum elde eden TOGG, elektrikli araç pazarındaki yükselişin güçlü sinyallerinden biri olarak değerlendiriliyor. Çinli markaların yükselişi de verilerde net biçimde görülüyor. BYD 3 bin 703 adetle yüzde 4,6 pay alırken, Chery 2 bin 477 adetle yüzde 3,1’e ulaştı. Jaecoo ise 764 adetle listeye girmeyi başardı. Bu tablo, Türkiye otomobil pazarında Asya merkezli markaların etkisini artırdığını gösteriyor. Orta Segmentte Yoğun Rekabet Opel (4 bin 907), Citroen (5 bin 41) ve Hyundai (4 bin 701) gibi markalar yüzde 6 bandında konumlanarak rekabeti dengede tuttu. Ford, Nissan ve Skoda ise yaklaşık yüzde 2,6–2,7 aralığında pay alarak orta segmentteki yarışın sıkı geçtiğini ortaya koydu. Premium segmentte ise Mercedes-Benz 1.442 adetle yüzde 1,8, BMW 1.348 adetle yüzde 1,7, Volvo 1.306 adetle yüzde 1,6 ve Audi 1.142 adetle yüzde 1,4 pay elde etti. Bu segmentteki toplam payın sınırlı kalması, yüksek fiyat politikaları ve ekonomik koşulların etkisiyle ilişkilendiriliyor. “Diğer” Markalar Yüzde 6,6 Pay Aldı Listede ilk 20 dışında kalan veya yasal düzenlemeler gereği ayrı açıklanmayan markalar “Diğer” başlığı altında toplandı. Bu grupta yer alan araç sayısı 5 bin 342 olurken, toplam pazardan yüzde 6,6 pay aldı. TÜİK, tablo verilerinde yuvarlama nedeniyle toplamda küçük farklılıklar oluşabileceğini de belirtti. 2026’ya Güçlü Başlangıç Ocak ayı verileri, otomotiv sektörünün 2026’ya canlı bir başlangıç yaptığını ortaya koyuyor. 81 binin üzerindeki tescil rakamı, tüketici talebinin sürdüğünü gösterirken; elektrikli ve yeni nesil markaların yükselişi pazar dinamiklerinin değiştiğine işaret ediyor. Yılın ilerleyen aylarında ekonomik gelişmeler, kredi koşulları ve döviz kuru hareketleri satış performansında belirleyici olacak. Ancak Ocak 2026 tablosu, rekabetin yüksek, pazarın ise oldukça hareketli bir döneme girdiğini net biçimde ortaya koyuyor. SAMET ÖZTÜRK

Türkiye Daha Mutlu: 2025’te Mutluluk Oranı Yüzde 53,3’e Yükseldi Haber

Türkiye Daha Mutlu: 2025’te Mutluluk Oranı Yüzde 53,3’e Yükseldi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçları, Türkiye’de mutluluk oranının yeniden yükselişe geçtiğini ortaya koydu. 2024 yılında yüzde 49,6 olan mutlu birey oranı, 2025’te 3,7 puan artarak yüzde 53,3’e çıktı. Buna karşılık mutsuz olduğunu beyan edenlerin oranı yüzde 14,5’ten yüzde 13,0’a geriledi. Böylece her iki kişiden biri kendini mutlu olarak tanımlarken, mutsuzluk oranında da dikkat çekici bir düşüş yaşandı. Genel mutluluk düzeyi (%), 2020-2025 Kadınlar Daha Mutlu Araştırma sonuçları, kadınların erkeklere kıyasla daha yüksek mutluluk oranına sahip olduğunu gösterdi. 2025 yılında mutlu olduğunu belirten erkeklerin oranı yüzde 51,4 olurken, kadınlarda bu oran yüzde 55,1’e ulaştı. Bir önceki yıla göre hem erkeklerde hem kadınlarda artış kaydedildi. Ancak kadınların mutluluk düzeyi erkeklerin üzerinde seyretmeye devam etti. Cinsiyete göre mutlu olduğunu beyan edenlerin oranı (%), 2020-2025 En Büyük Sıçrama 55-64 Yaş Grubunda Yaş gruplarına göre incelendiğinde mutluluk oranının tüm gruplarda arttığı görüldü. En dikkat çekici artış ise 55-64 yaş grubunda gerçekleşti. Bu yaş aralığında mutluluk oranı yüzde 47,5’ten yüzde 54,6’ya çıkarak 7,1 puanlık artış gösterdi. Diğer yaş gruplarında da yükseliş dikkat çekti: 18-24 yaş grubunda yüzde 54,4 25-34 yaş grubunda yüzde 53,6 35-44 yaş grubunda yüzde 52,9 45-54 yaş grubunda yüzde 50,8 65 yaş ve üzerindekilerde yüzde 54,3 Veriler, özellikle orta yaş ve üzeri gruplarda mutluluk algısının belirgin şekilde güçlendiğini ortaya koydu. Evli Bireyler Daha Mutlu Araştırma sonuçlarına göre evli bireylerin mutluluk oranı, evli olmayanlara göre daha yüksek. 2025 yılında evli bireylerin yüzde 56,9’u mutlu olduğunu belirtirken, evli olmayanlarda bu oran yüzde 46,6’da kaldı. Evli erkeklerin yüzde 54,2’si, evli kadınların ise yüzde 59,6’sı mutlu olduğunu ifade etti. Bu tablo, evlilik kurumunun bireylerin mutluluk algısında önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Mutluluğun Kaynağı: Aile ve Sağlık Bireylere mutluluk kaynağı olan kişiler sorulduğunda, açık ara farkla “aile” ilk sırada yer aldı. Katılımcıların yüzde 69’u en çok ailelerinin kendilerini mutlu ettiğini belirtti. Bunu sırasıyla: Yüzde 15,6 ile çocuklar Yüzde 4,8 ile kişinin kendisi Yüzde 3,9 ile eşi Yüzde 3,3 ile anne/baba Yüzde 1,9 ile torunlar izledi. Mutluluğun kaynağı olan değerler incelendiğinde ise ilk sırada “sağlıklı olmak” yer aldı. Katılımcıların yüzde 64,9’u sağlığın kendilerini en çok mutlu eden unsur olduğunu söyledi. Sağlığı; sevgi (yüzde 14,7), başarı (yüzde 9,8), para (yüzde 7,7) ve iş (yüzde 2,7) takip etti. Bu sonuçlar, maddi unsurlardan ziyade manevi ve temel yaşam değerlerinin ön planda olduğunu gösterdi. Her 100 Kişiden 67’si Geleceğinden Umutlu Araştırmaya göre toplumun büyük bölümü geleceğe umutla bakıyor. 2025 yılında bireylerin yüzde 67,1’i kendi geleceğinden umutlu olduğunu ifade etti. Bu oran erkeklerde yüzde 67,1, kadınlarda ise yüzde 67,2 olarak neredeyse eşit seviyede gerçekleşti. Umut düzeyindeki bu denge, toplumsal beklentiler açısından dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Ortalama Yaşam Memnuniyeti 5,7 Seviyesinde Katılımcılardan hayatlarını bir bütün olarak 0 ile 10 arasında değerlendirmeleri istendiğinde, Türkiye genelinde ortalama yaşam memnuniyeti puanı 5,7 olarak hesaplandı. Bu oran 2024 yılında da aynı seviyedeydi. Hem erkeklerde hem kadınlarda ortalama memnuniyet düzeyinin değişmemesi, genel algının istikrarlı seyrettiğini gösteriyor. Yaşam memnuniyet düzeyi, 2020-2025 En Yüksek Memnuniyet Asayiş Hizmetlerinde Kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeyi incelendiğinde, 2025 yılında en yüksek oran yüzde 74,1 ile asayiş hizmetlerinde görüldü. Bunu sırasıyla: Ulaştırma hizmetleri (yüzde 71,3) Sağlık hizmetleri (yüzde 69,4) Sosyal Güvenlik Kurumu hizmetleri (yüzde 64,5) Adli hizmetler (yüzde 60,5) Eğitim hizmetleri (yüzde 58,7) izledi. Kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeyi (%), 2025 En Büyük Sorun: Hayat Pahalılığı Araştırmada bireylere ülkenin en önemli sorunu da soruldu. 2025 yılında hayat pahalılığı yüzde 31,3 ile ilk sırada yer aldı. Yoksulluk yüzde 16,5 ile ikinci sırada, eğitim ise yüzde 16,1 ile üçüncü sırada yer aldı. Bu sonuç, ekonomik kaygıların toplumun öncelikli gündem maddesi olmaya devam ettiğini gösterdi. Ülkenin en önemli sorunu (%), 2024-2025 Genel Tablo: Ilımlı İyileşme, Ekonomik Hassasiyet 2025 Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçları, Türkiye’de mutluluk oranında artış ve mutsuzlukta azalış olduğunu ortaya koyuyor. Aile, sağlık ve umut duygusu toplumun temel dayanakları olmaya devam ederken; ekonomik koşullar ise en önemli sorun olarak öne çıkıyor. Veriler, toplumsal psikolojide temkinli bir iyimserliğe işaret ederken, ekonomik beklentilerin önümüzdeki dönemde mutluluk düzeyi üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini gösteriyor. SAMET ÖZTÜRK

Ramazan Geldi, Hurma Patladı: 5 Yılda 279 Bin Ton! Haber

Ramazan Geldi, Hurma Patladı: 5 Yılda 279 Bin Ton!

Ramazan ayı sofralarının vazgeçilmezi hurma, market raflarında ve pazarlarda yeniden baş köşeye çıktı. Medine’den Acve’ye, Sukkari’den Kudüs ve İran hurmasına kadar pek çok çeşidi bulunan ürün, özellikle ramazanda tüketimin artmasıyla her yıl daha fazla gündeme geliyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden derlenen bilgilere göre Türkiye, 2021-2025 döneminde toplam 278 bin 691 ton hurma ithal etti. İthalat miktarı yıllar içinde kademeli artış gösterdi: 2021’de 49 bin ton seviyesinde olan alım, sonraki yıllarda yükselerek 2024’te 63 bin tona, 2025’te ise 67 bin tonun üzerine çıktı. Bu tablo, ramazan döneminde hurmaya olan talebin her geçen yıl büyüdüğünü ortaya koydu. İthalattaki artış, ödenen tutarlara da yansıdı. Hurma için 2021’de 52,7 milyon dolar ödenirken, bu rakam 2024’te 103 milyon doları geçti. 2025’te ise 133,6 milyon dolar ile son 5 yılın en yüksek seviyesine ulaşıldı. Böylece Türkiye’nin son 5 yılda hurma ithalatına ödediği toplam tutar 414,4 milyon dolar oldu. İhracatta da hareket var: Rekor 2025’te Türkiye yalnızca ithalat yapmadı; aynı dönemde hurma ihracatında da dikkat çeken bir ivme yakaladı. 2021-2025 arasında 48 bin 847 ton hurma ihraç edilirken, bu satışların toplam karşılığı 125,1 milyon dolar olarak kaydedildi. En yüksek ihracat geliri ise 2025’te 31,9 milyon dolar ile gerçekleşti. Geçen yıl Türkiye’nin hurma satışında öne çıkan ülkeler arasında ABD, Birleşik Krallık ve Avustralya yer aldı. Hurmaya talebin ramazanla birlikte zirveye çıktığı bu günlerde hem ithalat rakamları hem de fiyatların nasıl şekilleneceği merakla takip ediliyor.

Ocak Verisi Geldi: Meyvede Rekor Artış! Haber

Ocak Verisi Geldi: Meyvede Rekor Artış!

ANKARA – Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), tarım ürünleri üretici fiyatları ile inşaat ve hizmet üretim endekslerine ilişkin son verileri yayımladı. Açıklanan tablo, özellikle tarım tarafında dikkat çekici bir hareketliliğe işaret ederken, inşaat ve hizmet sektörlerinde de yıllık bazda artışların sürdüğünü ortaya koydu. Verilerde öne çıkan başlık ise yumuşak ve sert çekirdekli meyvelerdeki sert yükseliş oldu. Üretimdeki artış sinyali ne söylüyor? TÜİK’in Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) verilerine göre endeks, 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya kıyasla %8,46 arttı. Aynı dönemde yıllık artış oranı %43,58 olarak kaydedilirken, on iki aylık ortalamalara göre artış %38,18 seviyesinde gerçekleşti. Bu sonuçlar, üretim maliyetleri ve tarım ürünlerindeki fiyat baskısının yılın ilk ayında da devam ettiğine işaret etti. Alt sektörlere bakıldığında artışın geniş bir alana yayıldığı görüldü. Buna göre tarım ve avcılık ürünleri ile ilgili hizmetlerde %8,42, ormancılık ürünlerinde %14,36, balıkçılık ve su ürünlerinde %4,08 artış gerçekleşti. Ana gruplar bazında ise tek yıllık bitkisel ürünler %12,14, çok yıllık bitkisel ürünler %7,00, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünler %4,02 oranında yükseldi. Zam şampiyonu meyve oldu Verilerde en dikkat çekici başlık, yıllık bazdaki en yüksek artışın meyvede görülmesi oldu. TÜİK’e göre yumuşak ve sert çekirdekli meyveler grubunda yıllık artış %109,71 ile zirveye çıktı. Bu kalemdeki yükseliş, tarım piyasasında en hızlı fiyat artışının hangi grupta yoğunlaştığını göstermesi açısından öne çıktı. Aylık değişim tarafında ise en yüksek artış %30,43 ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular grubunda kaydedildi. Böylece, kısa vadeli yükselişin sebze grubunda daha belirgin olduğu görüldü. İnşaat üretimi yıllık yükselişte TÜİK’in açıkladığı 2025 yılı Aralık verilerine göre inşaat üretim endeksi yıllık bazda %7,5 artış gösterdi. Alt sektörlerde bina inşaatı %8,4, bina dışı yapıların inşaatı %5,8 ve özel inşaat faaliyetleri %5,5 oranında yükseldi. Aylık bazda ise inşaat üretimi %1,0 artarken; bina inşaatı %1,3, bina dışı yapılar %0,9 arttı. Özel inşaat faaliyetleri ise aynı ayda %0,4 düşüş kaydetti. Hizmet üretim endeksi de arttı Hizmet üretim endeksi de 2025 yılı Aralık ayında yıllık bazda %4,2 yükseldi. Alt kırılımlarda ulaştırma ve depolama %3,5, konaklama ve yiyecek %5,2, bilgi ve iletişim %5,0, mesleki-bilimsel-teknik hizmetler %3,0, idari ve destek hizmetleri %4,6 artış gösterdi. Gayrimenkul hizmetleri ise yıllık bazda %0,5 düşüşle ayrıştı. Aylık bazda hizmet üretim endeksi %1,0 artarken; ulaştırma ve depolama %3,3, konaklama ve yiyecek %0,5 arttı. Buna karşılık bilgi ve iletişim %0,5, mesleki-bilimsel-teknik hizmetler ile idari ve destek hizmetleri %1,3 geriledi. Gayrimenkul hizmetleri ise aylık bazda %0,7 artış kaydetti. TÜİK’in açıkladığı bu göstergeler, üretim cephesinde tarımda belirgin fiyat artışlarının sürerken, inşaat ve hizmet tarafında da yıllık yükseliş eğiliminin devam ettiğini ortaya koydu.

Türkiye’de 3 Köyde Nüfus 1’e İndi! Haber

Türkiye’de 3 Köyde Nüfus 1’e İndi!

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 31 Aralık 2025 tarihli Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçları, ülkenin demografik haritasında dikkat çeken bir tabloyu ortaya koydu. TÜİK’e göre Türkiye’nin toplam nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişiye yükselirken, yerleşim dağılımında köylerden kent merkezlerine yöneliş daha görünür hale geldi. İl ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı %93,6 olurken, belde ve köylerde yaşayanların oranı %6,4 seviyesine geriledi. “1 kişilik köyler” listesi: Türkiye’de 3 köyde nüfus tek kişiye indi Fotoğraf: Çattepe Köyü (Siirt / Kurtalan) Verilerin en çarpıcı kısmı ise nüfusu “bir” olan yerleşimler oldu. TÜİK verilerine göre Türkiye’de üç köy, resmi kayıtlarda sadece 1’er kişi ile yer aldı: Kayalıbağ Köyü (Bitlis / Merkez) Çattepe Köyü (Siirt / Kurtalan) Tarlabaşı Köyü (Iğdır / Aralık) Bu üç köyün ardından nüfusu çok düşük kalan yerleşimler de dikkat çekti. ADNKS verilerinde; 2 kişinin yaşadığı köy olarak Akımlı Köyü (Bingöl / Yedisu) öne çıkarken; 3 kişi ile kayıtlara geçen köyler Maltepe (Bingöl / Adaklı), Dilekli (Hakkari / Yüksekova) ve Kalfalar (Kütahya / Emet) olarak sıralandı. Şırnak’ta Kemerli köyünde nüfus 4, Cevizdüzü köyünde 5; Erzincan Tercan’daki Topalhasan köyünde ise 6 kişi ikamet ediyor. Sadece birkaç köy değil: 70 köyde nüfus 10 ve altına düştü Aynı veriler, “tek kişilik” örneklerin tek başına olmadığını da gösteriyor. Derlenen bilgilere göre Türkiye genelinde 70 köyde 10 veya daha az kişinin yaşadığı belirlendi. Bir uçta 1 kişi, diğer uçta 1 milyon: Esenyurt eşiği aştı Köylerdeki bu “azalma” tablosu sürerken, büyük yerleşimlerde yoğunluk ters yönde büyüyor. Verilere göre İstanbul’un Esenyurt ilçesi 1 milyon 3 bin 905 nüfusla Türkiye’de 1 milyonu geçen ilk ilçe oldu. Esenyurt’u Gaziantep Şahinbey ve Ankara Çankaya izledi. Yaşlanma eğilimi de güçleniyor ADNKS verileri nüfusun yaş yapısındaki değişimi de işaret ediyor. Türkiye’de ortanca yaş 2024’te 34,4 iken 2025’te 34,9 seviyesine yükseldi. Ayrıca toplam yaş bağımlılık oranı %46 olarak kaydedildi. TÜİK’in açıkladığı tablo, bir yanda nüfusu tek kişiye kadar düşen köyleri, diğer yanda milyonluk ilçeleri aynı çerçevede göstererek “yerleşim dengesi” tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Yalova’da Boşanma Alarmı: TÜİK Listesinde İlk 5! Haber

Yalova’da Boşanma Alarmı: TÜİK Listesinde İlk 5!

TÜİK’in 2025 yıl sonu verileriyle illere göre “boşanmış nüfus oranı” yeniden tartışılmaya başlandı. Listenin zirvesinde İzmir yer alırken, Yalova’nın ilk 5’e girmesi dikkat çekti. Küçük nüfuslu bir il olmasına rağmen Yalova’daki oran, birçok büyükşehri geride bırakan seviyeye ulaştı. Yalova’da oran %6,69: Yaklaşık her 15 yetişkinden biri Paylaşılan TÜİK 2025 yıl sonu medeni durum dağılımına göre Yalova’da boşanmış nüfus 17 bin 36 kişi olarak kayda geçti. Yetişkin nüfusa oranı ise %6,69. Bu tabloyla Yalova, Türkiye genelinde boşanmış nüfus oranı en yüksek iller arasında 5. sıraya yerleşti. Zirve İzmir’de, ilk 10’da Ege-Akdeniz ağırlığı var Verilere göre boşanmış nüfus oranının en yüksek olduğu il İzmir: Oran %8,37, boşanmış nüfus 315 bin 19. İzmir’i Muğla (%8,35) ve Antalya (%7,65) takip ediyor. Boşanmış nüfus oranı en yüksek 10 il şöyle sıralandı: İzmir (%8,37) Muğla (%8,35) Antalya (%7,65) Aydın (%7,06) Yalova (%6,69) Eskişehir (%6,64) Balıkesir (%6,46) Mersin (%6,44) Tunceli (%6,43) Ankara (%6,40) En düşük oran Hakkari’de: %0,81 Listenin diğer ucunda ise Hakkari yer aldı. Hakkari’de boşanmış nüfus oranı %0,81 olarak paylaşıldı. En düşük oranlı iller arasında; Şırnak, Muş, Siirt, Bitlis, Van, Ağrı, Batman, Mardin ve Bingöl de bulunuyor. Bu veri “yıllık boşanma sayısı” değil, önemli bir detayı var Buradaki tablo, “2025’te kaç çift boşandı?” sorusundan farklı bir şeyi gösteriyor: Yıl sonu itibarıyla yetişkin nüfus içinde ‘boşanmış’ statüsünde olanların oranını yansıtıyor. Yani bu veri, birikimli bir görünüm veriyor. Öte yandan TÜİK’in yıllık “Evlenme ve Boşanma İstatistikleri” bültenlerinde kullanılan gösterge kaba boşanma hızı (binde) oluyor. En güncel resmi bültende (2024) kaba boşanma hızının en yüksek olduğu ilin Antalya olduğu bilgisi yer almıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.