Hava Durumu

#Suriye

Söylemci - Suriye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suriye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AK Parti’den Gazze ve Suriye’ye İftar Sofrası Haber

AK Parti’den Gazze ve Suriye’ye İftar Sofrası

AK Parti, ramazan ayına yönelik saha çalışmalarını genişletiyor. Parti, “Kardeşini Unutma” projesi kapsamında Gazze’de zor şartlarda ramazanı karşılayan Müslümanlara yemek desteği sağlanacağını, Suriye’de ise farklı etnik gruplarla iftar sofralarında buluşulacağını açıkladı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal Politikalar Başkanı Fatma Betül Sayan Kaya, ramazan boyunca teşkilatların “seferberlik ruhuyla” sahada olacağını belirterek, gelenekselleşen “Gönül Sofraları” ziyaretlerinin bu yıl da sürdürüleceğini söyledi. Kaya, “1 milyon hanede iftar yapmayı planlıyoruz” ifadelerini kullanırken; bakanlar, genel başkan yardımcıları, MKYK üyeleri ile kadın ve gençlik kollarının da bu programlara katılacağını aktardı. Deprem bölgesine ayrı bir başlık açan Kaya, 11 deprem ilinde “Yeni Evim, İlk İftarım” programlarının başlatılacağını belirterek, evlerine kavuşan depremzedelerle yeni evlerinde ilk iftarlarını yapacaklarını kaydetti. İftar sonrası ise “Bir fincan muhabbet” adı verilen ev ziyaretlerinin teravih sonrasında planlandığı ifade edildi. Ramazana özel bir diğer çalışmanın da evlilik kredisiyle yuva kuran gençlere yönelik olacağını söyleyen Kaya, “Hayırlı Olsun Ziyareti” adıyla genç çiftlerin iftar sofralarına konuk olacaklarını belirtti. Ayrıca şehit yakınları ve gaziler için 81 ilde iftar programları düzenleneceği, “Bir fincan muhabbet” ziyaretleri kapsamında da hanelere gidileceği aktarıldı. Kaya, “Ramazan Komşularımızla Güzel” projesiyle komşuların iftar sofralarında buluşturulacağını, çocuklar için tekne orucu iftarları, bayramlık hediyeler ve “Arife Çiçekleri” çalışmalarıyla da bayram öncesi desteklerin artırılacağını ifade etti. Gazze ve Suriye başlığında ise Kaya, Gazze’de sivil toplum kuruluşlarının yürüttüğü iftar ve yemek desteklerine katkı sunacaklarını, Suriye’de de Kürt, Türkmen ve Arap vatandaşlarla iftar programları gerçekleştirileceğini ve çocuklara bayramlık hediyeler ulaştırılmasının hedeflendiğini söyledi.

PKK Teslim Sayısı 35’e Çıktı! Haber

PKK Teslim Sayısı 35’e Çıktı!

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık bilgilendirme toplantısında terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetlere ilişkin güncel verileri paylaştı. Bakanlık, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyon ve arama-tarama faaliyetleri kapsamında hafta içinde 10 PKK’lının daha teslim olduğunu, böylece 1 Ocak 2026’dan bu yana teslim olanların sayısının 35’e ulaştığını açıkladı. MSB, operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınakların tespiti ile mayın ve el yapımı patlayıcıların bulunup imha edilmesine yönelik çalışmaların etkin biçimde sürdürüldüğünü vurguladı. Suriye harekât alanlarına ilişkin verilen bilgide ise son bir haftada 2 kilometre tünelin imha edildiği, Menbic’te tespit edilen tünel hatlarının yüzde 94’ünün (457 km) imha edildiği ifade edildi. Böylece Suriye harekât alanlarında imha edilen toplam tünel uzunluğunun 759 kilometreye çıktığı aktarıldı. Hudut güvenliği faaliyetlerine de değinen MSB, hafta boyunca 12’si terör örgütü mensubu olmak üzere 176 kişinin yakalandığını bildirdi. Yılbaşından bu yana sınırdan yasa dışı geçişte yakalananların sayısının 966 olduğu, engellenenlerle birlikte bu yıl toplam 9 bin 714 kişinin sınır geçişinin önlendiği kaydedildi. Ayrıca Hakkari hudut hattında yürütülen arama-tarama çalışmalarında 21 kilogram 566 gram uyuşturucu ele geçirildiği açıklandı. Toplantıda MSB, Suriye’deki entegrasyon sürecini yakından takip ettiklerini ve gelişmeler doğrultusunda Türkiye’nin menfaatleri kapsamında gerekli tedbirlerin alındığını da belirtti.

Erdoğan Suudi Arabistan’da: Gazze Masası Kuruluyor, Sonraki Durak Kahire! Haber

Erdoğan Suudi Arabistan’da: Gazze Masası Kuruluyor, Sonraki Durak Kahire!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının ilk yurt dışı temaslarını Orta Doğu hattında sürdürüyor. 3 Şubat 2026’da Riyad’a ulaşan Erdoğan’ın, Suudi Arabistan temaslarında ikili ilişkilerde yeni adımların yanı sıra bölgesel ve küresel başlıkları masaya yatırması bekleniyor. Erdoğan’ın “TUR” uçağıyla iniş yaptığı Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda resmi karşılama gerçekleşti. Ardından heyet, görüşmelerin yapılacağı Yemame Sarayı’na geçti. Riyad’da hangi başlıklar öne çıkıyor? Ziyarete ilişkin çerçeveyi Burhanettin Duran paylaştı. Buna göre Erdoğan’ın, Muhammed bin Selman ile görüşmesinde iki ülke iş birliğinin derinleştirilmesine yönelik ilave adımların ve bölgesel gelişmelerin ele alınması bekleniyor. Görüşmelerin gündeminde özellikle şu başlıkların öne çıkacağı belirtiliyor: Filistin/Gazze dosyası: İnsani yardımların ulaştırılması ve sahadaki son durum. Washington–Tahran hattındaki gerilim: Tansiyonu düşürmeye dönük seçenekler ve diplomatik temas trafiği. Suriye’deki tablo: Bölgesel istikrarı etkileyen yeni denge arayışları. Ekonomik ortaklıklar: Ticaret, yatırım ve özellikle savunma sanayi alanında olası yeni iş birlikleri. “Asıl kritik gün” 4 Şubat: Kahire’de Stratejik Konsey toplanıyor Erdoğan’ın Riyad temaslarının ardından 4 Şubat 2026’da Kahire’ye geçerek Abdülfettah es-Sisi ile görüşmesi ve Türkiye–Mısır Yüksek Düzeyli Stratejik İş birliği Konseyi’nin ikinci toplantısına eşbaşkanlık etmesi planlanıyor. Aynı program kapsamında Türkiye–Mısır İş Forumu da gündemde. Diplomasi kulislerinde, Kahire ayağının yalnızca ikili ilişkilerle sınırlı kalmayacağı; Filistin başta olmak üzere bölgesel ve uluslararası dosyalarda karşılıklı değerlendirmelerin de yapılacağı ifade ediliyor. Ticaret rakamları neden yeniden konuşuluyor? Ziyaret trafiği, ekonomik başlıklara da hız kazandırdı. Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacminin 2024’te yaklaşık 8 milyar dolar seviyesinde seyrettiği; Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatının ise 3 milyar 149,6 milyon dolara yükseldiği bildiriliyor. Bu tablo, Riyad temaslarında “yeni ortaklık” arayışlarının neden öne çıktığını da anlatıyor.

IŞİD Türkiye’yi “kâfir” ilan etti! Haber

IŞİD Türkiye’yi “kâfir” ilan etti!

Terör örgütü IŞİD’in uluslararası İngilizce propaganda yayını “Voice of Khurasan”, uzun bir aranın ardından yeni sayısını yayımladı. “Cihat ve Milliyetçilik/Vatanseverlik” başlıklı dosyada demokrasi, laiklik ve ulus devlet yapıları “fitne” ve “cahiliye” olarak nitelendirildi. Yayında Türkiye gibi ulus devlet yapısına sahip ülkeler, yönetim biçimleri ve ulusal kimlik anlayışları üzerinden hedefe kondu. Dosyada öne çıkan başlıklardan biri ise kullanılan sert “tekfirci” dil oldu. Metinde, laik ve ulus devlet yapısı nedeniyle Türkiye’nin “kâfir” ilan edildiği ifade edilirken, söylemin ideolojik tartışmayı aşarak doğrudan toplumları kutuplaştırmaya dönük bir propaganda çizgisi izlediği belirtiliyor. Uzmanlara göre bu tarz metinler, örgütün dijital alanda görünür kalma ve sempatizanlarına “bağlılık tazeleme” mesajı verme çabasının bir parçası olarak okunuyor. Suriye hattından Türkiye’ye uzanan hedefleme Örgüt bağlantılı yayınlarda, Suriye’deki gelişmeler ve HTŞ’ye yönelik eleştiriler üzerinden Türkiye’nin de sık sık metinlere dahil edildiği aktarılıyor. Bu çerçevede, Türkiye’nin “Batılı ittifakın parçası” gibi gösterilerek hedef alınması dikkat çekerken, propaganda metinlerinde kışkırtıcı ve düşmanlaştırıcı bir dilin tercih edildiği belirtiliyor. Bazı sayılarda ise Türkiye’nin kurucu değerleri üzerinden ideolojik saldırı dili kurulduğu, Atatürk’e dönük ağır ithamların da propaganda malzemesi haline getirildiği ifade ediliyor. Bu çizginin, bölgedeki güç mücadelesini “inanç” eksenine çekerek geniş kitleleri manipüle etmeyi amaçladığı yorumları yapılıyor. Yalova operasyonu sonrası dikkatler yeniden hücre yapılanmasına çevrildi Bu propaganda hamlesi, Türkiye’de yakın dönemde yaşanan güvenlik operasyonlarıyla birlikte yeniden gündem oldu. Yalova’nın Elmalık köyünde 29 Aralık 2025’te düzenlenen operasyonda 6 örgüt mensubunun etkisiz hale getirildiği, 3 polisin şehit olduğu; 8 polis ve 1 bekçinin yaralandığı açıklanmıştı. Operasyonun ardından, örgütün Türkiye’deki hücre yapılanması ve dijital propaganda kanalları da yeniden mercek altına alındı. “Neden şimdi?” sorusu büyüyor Uzun aradan sonra gelen yeni sayı, “örgüt sahada daralsa da propaganda hattını canlı tutmak mı istiyor?” sorusunu beraberinde getiriyor. Laiklik ve ulus devlet modelini doğrudan hedef alan söylemin, özellikle toplum içi gerilimleri tetiklemeyi ve radikalleşme zemini oluşturmayı amaçladığı değerlendiriliyor.

Bahçeli "Öcalan Umuda, Ahmetler Makama, Demirtaş Yuvaya" Dedi... Ankara Karıştı! Haber

Bahçeli "Öcalan Umuda, Ahmetler Makama, Demirtaş Yuvaya" Dedi... Ankara Karıştı!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 3 Şubat 2026 tarihli TBMM Grup Toplantısı’nda hem iç siyasete hem de “Terörsüz Türkiye” başlığı altında yürütülen sürece dair değerlendirmeler yaptı. Konuşmasının sonundaki, isimler üzerinden kurduğu vurucu cümle ise kısa sürede tartışmaların odağına yerleşti. Bahçeli, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “erken seçim” çağrılarına bir kez daha net yanıt vererek seçim takviminin belli olduğunu, erken seçimin gündeme gelmeyeceğini söyledi. Bu başlıkta “Cumhur İttifakı’nın ucuz gündemlerle savrulmayacağı” vurgusunu öne çıkaran Bahçeli, muhalefetin ısrarını ise “ezbere dayalı” bir siyaset okuması olarak değerlendirdi. “Terörsüz Türkiye” vurgusu: Sürece sahip çıkma çağrısı Konuşmasının ana omurgasında, “Terörsüz Türkiye / Terörsüz Bölge” hedefi yer aldı. Bahçeli, bu hedefe mesafeli duranları sert ifadelerle eleştirirken; sürecin, Türkiye’nin “kaderine doğrudan sahip çıkma hamlesi” olduğunu savundu. Bu bölümde en dikkat çekici kısım ise, “kurucu önderlik” ifadesini kullanarak PKK’nın silah bırakma/örgütsel tasfiye yönündeki çağrılara uyduğunu ileri sürmesi oldu. Bahçeli, 27 Şubat 2025’te kamuoyuna yansıyan “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”na atıf yaparak, verilen sözlerin yerine getirildiğini söyledi. Söz konusu çağrı, farklı kaynaklarda Abdullah Öcalan imzasıyla anılıyor. Suriye başlığı: “Yeni denklem” ve mutabakat iddiası Bahçeli, dış politika bölümünde Suriye sahasında “yeni bir yapı oluştuğunu” savunarak, SDG / YPG ile Şam yönetimi arasında ateşkes ve kademeli entegrasyonu öngören bir mutabakata varıldığını söyledi. Bu yöndeki haber akışı, aynı gün ajans kaynaklarına da yansıdı. Ayrıca Bahçeli, Türkiye’deki Kürt vatandaşların terör örgütleriyle yan yana anılmasının doğru olmadığını belirterek “provokasyon” uyarısı yaptı. Bu çizgi, konuşmanın genelinde hem iç güvenlik hem de bölgesel gelişmelerin birbiriyle bağlantılı okunduğunu gösteren bir çerçeve olarak öne çıktı. Epstein dosyası: “Zamanlama manidar” mesajı Konuşmada bir diğer sürpriz başlık ise Jeffrey Epstein belgeleri oldu. Bahçeli, kamuoyuna yansıyan geniş kapsamlı ifşaatların “zamanlamasına” dikkat çekerek bunun uluslararası ölçekte siyasi/stratejik hedefler gözeten bir mekanizmaya işaret edebileceğini ima etti. Bu bölümde, çocuk istismarı iddialarına yönelik sert bir dille “temiz siyaset, temiz toplum” vurgusu yaptı. Gündem olan final: “Anadolu huzura…” Bahçeli’nin konuşmasını bitirirken kurduğu ve tartışma yaratan cümle, toplantının en çok konuşulan anı oldu. Çeşitli yayınlarda aktarılan ifadeye göre Bahçeli, “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Selahattin Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” diyerek sözlerini noktaladı. Bu çıkışın neyi işaret ettiği ve “Ahmetler” vurgusunun kimleri kapsadığına dair yorumlar şimdiden kulislerde farklı ihtimalleri gündeme taşıdı.

Yalova Valisi Usta: “Bayrağımıza Uzanan Her El Cezasını Bulur”! Haber

Yalova Valisi Usta: “Bayrağımıza Uzanan Her El Cezasını Bulur”!

Sosyal medyaya yansıyan görüntülerle birlikte Türkiye bayrağına yönelik bir saldırı girişimi kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Irak’ın kuzeyinde, terör örgütü PKK/YPG sempatizanı olduğu belirtilen bir grubun, Suriye’deki gelişmeleri bahane ederek Türkiye’nin vize başvuru merkezi binasına saldırdığı ileri sürüldü. İddiaya göre grup, binayı taşladı; bazı provokatörler ise dış cepheye tırmanarak Türk bayrağına ulaşmaya ve zarar vermeye çalıştı. Görüntülerin yayılmasıyla birlikte tepkiler peş peşe gelirken, Yalova Valisi Dr. Ahmet Hamdi Usta da konuya ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Usta, bayrağa uzanan girişimi “provokasyon” olarak nitelendirerek, bunun toplumun birlik ve beraberliğini hedef aldığını ifade etti. Vali Usta açıklamasında, Nusaybin–Kamışlı sınır hattında bayrağa yönelik saldırı girişimini de hatırlatarak, bu tür eylemlerin “Terörsüz Türkiye” hedefini baltalamayı amaçladığını vurguladı. Ay yıldızlı bayrağın milletin ortak değeri olduğunun altını çizen Usta, en güçlü yanıtın toplumsal dayanışmayı artırmak olduğunu belirtti. “Sabrımızı sınamayın” ifadeleriyle uyarıda bulunan Usta, provokasyonlara karşı verilecek en net cevabın daha fazla kenetlenmek ve ülkenin hedefleri için kararlılıkla çalışmak olduğunu söyledi. Açıklama, kısa sürede yerel ve ulusal gündemde geniş yer buldu.

Sınır Hattında Bayrağa Yönelik Provokasyon: Başsavcılık Devrede, Soruşturmaların Sayıları Paylaşıldı! Haber

Sınır Hattında Bayrağa Yönelik Provokasyon: Başsavcılık Devrede, Soruşturmaların Sayıları Paylaşıldı!

Mardin’in Nusaybin ilçesi ile Suriye’nin Kamışlı kenti arasındaki sınır hattında Türk bayrağına yönelik gerçekleştirildiği belirtilen saldırı, Ankara’da peş peşe açıklamaları beraberinde getirdi. Yaşanan olay kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın adli soruşturma başlattığını duyurdu. Bakan Tunç, mesajında bayrağa yönelik girişimi sert ifadelerle kınarken, soruşturmanın kapsamına dair kritik bir ayrıntıyı da paylaştı: Açıklamaya göre, yalnızca sınır hattındaki provokasyon değil; aynı zamanda Suriye’nin Halep kentinde hükümet güçleri ile SDG/YPG arasında yaşanan çatışmaların gerekçe gösterilerek Türkiye’de gerçekleştirilen eylemler hakkında da Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen süreçler sürüyor. Tunç’un aktardığı bilgilere göre, bu eylemler kapsamında 356 şüpheli hakkında soruşturma yapıldı. Yine aynı açıklamada, 35 şüphelinin tutuklandığı, 45 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandığı ve 77 kişinin gözaltı işlemlerinin devam ettiği ifade edildi. Bakan Tunç, “Devletimizin egemenliğine ve toplumsal huzurumuza yönelen hiçbir saldırı ve provokasyon cezasız kalmayacaktır” vurgusuyla kararlılık mesajı verdi. Olayın ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da bir açıklama yayımlayarak saldırıyı kınadı. Yılmaz, bayrağın hedef alınmasının “birliğe ve milletin huzuruna” yönelik bir girişim olduğunu belirtirken, “Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefimize zarar verilmesine izin verilmeyecek” mesajını öne çıkardı. Açıklamasında, faillerin tespitine yönelik kapsamlı bir soruşturma başlatıldığını ve olayın “cezasız kalmayacağını” dile getirdi. Siyasetin farklı kanatlarından gelen tepkiler bununla da sınırlı kalmadı. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de bayrağa yönelik saldırıyı kınayan isimler arasında yer aldı. Çelik, bayrağın “tüm değerlerin sembolü” olduğunu vurgulayarak, saldırının karşılıksız kalmayacağını ifade etti. Öte yandan, konuya ilişkin DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan’ın da açıklama yaptığı; CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in de saldırıyı lanetlediği belirtildi. Açıklamaların ortak noktasında, bayrağa yönelik saldırının bir “provokasyon” olarak değerlendirildiği ve soruşturma sürecinin yakından takip edildiği mesajları öne çıktı. Sınır hattında yaşanan olayla ilgili adli sürecin hangi deliller üzerinden ilerleyeceği, faillerin kimliklerinin nasıl tespit edileceği ve soruşturmanın yeni gözaltı/tutuklama kararlarına dönüşüp dönüşmeyeceği ise kamuoyunun merak ettiği başlıklar arasında yer alıyor.

Bahçeli :İktidar ortağı değiliz” dedi, gündemi yeniden çizdi! Haber

Bahçeli :İktidar ortağı değiliz” dedi, gündemi yeniden çizdi!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 20 Ocak 2026 tarihli TBMM grup toplantısında Suriye’de SDG/YPG hattındaki gelişmelerden emekli aylığı tartışmasına, Atlas Çağlayan cinayetine ve Bebek Otel iddialarına kadar uzanan geniş bir başlık setiyle konuştu; en çok da “Cumhur İttifakı ortağıyız ama iktidar ortağı değiliz” vurgusu öne çıktı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM’deki haftalık grup toplantısında hem dış politika hem de iç gündem başlıklarında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Konuşmanın en çok konuşulan bölümünde Bahçeli, MHP’nin konumuna ilişkin net bir ayrım yaparak “Cumhur İttifakı ortağı” olduklarını ancak “iktidar ortağı” olmadıklarını ifade etti; buna rağmen kabinenin “kalkınma hedefli” kararlarına destek vermenin siyasi sorumluluk olarak görüldüğünü dile getirdi. Bahçeli’nin gündemindeki ilk sıcak başlıklardan biri Suriye oldu. SDG/YPG ile HTŞ ve beraberindeki unsurlar arasında yaşanan çatışmalara değinen MHP lideri, güvenlik perspektifini “Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir” cümlesiyle özetlerken, Fırat’ın doğusunun terörden arındırılması gerektiğini savundu. SDG/YPG ile bölgedeki Kürt nüfusun ayrıştırılması gerektiğini de vurgulayan Bahçeli, örgüte yönelik sert tanımlamalar yaptı. İç politikada ise emekli aylıkları üzerinden yükselen tartışma öne çıktı. Bahçeli, daha önce en düşük emekli aylıklarını eleştirirken kullandığı ifadelerin arkasında durduğunu belirtirken, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in gündeme taşıdığı Meclis önergesine destek vermeyeceklerini söyledi. Bu çıkış, muhalefet cephesinde “önergeyi siz verin, biz destekleyelim” çağrılarıyla karşılık buldu. Konuşmanın bir diğer dikkat çeken bölümü, İstanbul Güngören’de öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan hakkında oldu. Bahçeli, olayın toplumdaki şiddet sarmalı ve suça sürüklenen çocuklar tartışmasını büyüttüğünü belirterek, bu alanda daha etkin tedbirler alınması gerektiğini dile getirdi. Aynı gün, cinayetle ilgili sosyal medyada provokatif paylaşımlar yaptığı iddia edilen şüphelilere yönelik işlemlere dair haberler de kamuoyuna yansıdı. Bahçeli, gündemde geniş yer tutan uyuşturucu ve fuhuş operasyonları ile Bebek Otel iddialarına da sert ifadelerle değindi. Toplumsal yozlaşma tartışmasına gönderme yaparken popüler kültür benzetmeleri kullanan Bahçeli, “Bebek” kelimesinin “şaibeli olaylarla” yan yana anılmasını eleştirdi ve adli süreçlerin hızla sonuçlandırılması gerektiğini savundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.