Hava Durumu

#Sosyal Etkileşim

Söylemci - Sosyal Etkileşim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Etkileşim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yalova’da 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü Mesajı: Arif Laçin’den Önemli Vurgular Haber

Yalova’da 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü Mesajı: Arif Laçin’den Önemli Vurgular

Yalova Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Arif Laçin, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda otizmin bir hastalık değil, bireylerin farklı gelişim özellikleri gösterdiği nörogelişimsel bir farklılık olduğunu vurguladı. Otizmin sosyal etkileşim, iletişim ve davranış alanlarında kendini gösterdiğini belirten Laçin, her bireyde farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini ve bu nedenle erken tanı ile doğru eğitim süreçlerinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 2007 yılında alınan kararla 2 Nisan’ın Dünya Otizm Farkındalık Günü ilan edildiğini hatırlatan Laçin, bu özel günün toplumda otizm konusunda bilinç oluşturmayı, erken tanının önemine dikkat çekmeyi ve bilimsel temelli eğitim yaklaşımlarını yaygınlaştırmayı amaçladığını söyledi. Otizmin bir hastalık olarak değil, bireylerin farklı gelişim yolları izlediği bir durum olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Laçin, otizmli bireylerin toplumun ayrılmaz bir parçası olduğunu ve herkesle eşit haklara sahip bulunduğunu ifade etti. Eğitimden istihdama, sosyal yaşamdan sağlık hizmetlerine kadar her alanda kapsayıcı politikaların geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Yalova Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü olarak otizmli bireylerin toplumsal yaşama aktif katılımını artırmak için çalışmaların sürdüğünü belirten Laçin, bu kapsamda ilde Gündüzlü Hizmet Merkezi’nin hizmete açıldığını aktardı. Merkezde tam gün, yarım gün ve seanslı hizmet modelleriyle uzman personel eşliğinde çeşitli faaliyetler yürütüldüğünü ifade eden Laçin, tarımsal rehabilitasyon, iş uğraşı ve beceri atölyeleri, müzik, resim, sportif etkinlikler, tiyatro, drama, halk oyunları ve ebru çalışmaları gibi çok yönlü etkinliklerin gerçekleştirildiğini söyledi. İl genelinde 303 otizm tanılı birey bulunduğunu belirten Laçin, evde bakım hizmeti kapsamında ailelere aylık 13.878,71 TL destek sağlandığını da açıkladı. Ayrıca otizmli bireyler ve ailelerine yönelik bilinçlendirme ve rehberlik çalışmalarının düzenli olarak sürdüğünü ifade eden Laçin, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü’nün toplumsal farkındalığın artmasına ve otizmli bireylerin yaşam kalitesinin yükselmesine katkı sağlamasını temenni etti.

Yalova’ya İl Halk Kütüphanesi Talebi TBMM’de! Haber

Yalova’ya İl Halk Kütüphanesi Talebi TBMM’de!

Yalova’nın uzun süredir gündemde olan İl Halk Kütüphanesi ihtiyacı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşındı. CHP Yalova Milletvekili Tahsin Becan, kentin artan nüfusu ve öğrenci yoğunluğunu hatırlatarak, kültür ve eğitim altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Becan, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması istemiyle TBMM’ye soru önergesi sundu. “Kütüphane artık sadece kitap alınan yer değil” Becan, kütüphanelerin günümüzde yalnızca kitap ödünç alınan alanlar olarak görülmemesi gerektiğini ifade ederek; dijital erişim, araştırma, öğrenme ve sosyal etkileşim imkânı sunan modern kütüphane modellerinin dünyada yaygınlaştığını belirtti. Kentte bu ölçekte bir yapının eksik olmasının ise kamuoyunda uzun yıllardır eleştirilere neden olduğuna dikkat çekti. Eski spor salonu arazisi işaret edildi Milletvekili Becan, Yalova kent merkezinde atıl kalan ve yıkılan eski spor salonu arazisinin İl Halk Kütüphanesi için değerlendirilebileceğini dile getirdi. Kentin kültürel ihtiyacının yalnızca bugünü değil, önümüzdeki 30-40 yılı da kapsayacak şekilde planlanması gerektiğini savundu. Bakanlığa “plan var mı, yer hazır mı, ödenek ayrıldı mı?” soruları Becan’ın önergesinde Bakan Ersoy’a; Yalova il merkezine İl Halk Kütüphanesi kurulmasına dair bir planlama ya da proje olup olmadığı, bu amaçla tahsis edilen veya değerlendirilen kamu arazisi/bina bulunup bulunmadığı ve ödenek ayrılıp ayrılmayacağı gibi başlıklar yöneltildi. Ayrıca Yalova’daki mevcut kütüphane kapasitesinin ve kitap sayılarının yeterli görülüp görülmediği ile yerel yönetimler ve ilgili kurumlarla görüşme yapılıp yapılmadığı da sorular arasında yer aldı.

Japonya’daki çalışma dikkat çekti: Köpek sahiplerinde demans riski daha düşük! Haber

Japonya’daki çalışma dikkat çekti: Köpek sahiplerinde demans riski daha düşük!

Japonya’da yürütülen kapsamlı bir araştırma, köpek sahibi olmanın 65 yaş ve üzerindeki bireylerde demans riskinin daha düşük olmasıyla ilişkili olabileceğini ortaya koydu. Tokyo Metropolitan Institute for Geriatrics and Gerontology tarafından gerçekleştirilen çalışmada, köpek sahipliğinin demans riskini yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığına işaret eden bulgulara ulaşıldı. Araştırmacılar, bu ilişkinin özellikle günlük yaşam alışkanlıklarıyla güçlendiğini vurguladı. 11 bini aşkın kişinin verisi incelendi Çalışmada 11 binden fazla kişinin verileri değerlendirildi. Analizde; katılımcıların yaş, cinsiyet, genel sağlık durumu ve sosyo-demografik özellikleri gibi değişkenler dikkate alınarak sonuçların daha sağlıklı yorumlanması hedeflendi. Elde edilen bulgular, köpek sahipliği ile bilişsel gerileme riskinin azalması arasında “dikkat çekici bir bağ” bulunduğunu gösterdi. Araştırma, özellikle ileri yaş grubunda demans riskini etkileyebilecek çok sayıda faktör olduğu için, sonuçların tek başına “kesin neden-sonuç” ilişkisi olarak yorumlanmaması gerektiğine de işaret ediyor. Buna rağmen, ortaya çıkan tablo; aktif yaşam tarzının beyin sağlığına katkısına dair önceki bilimsel bulgularla uyumlu bir çerçeve sunuyor. Kedi sahipliğiyle aynı etki görülmedi Araştırmanın öne çıkan bir diğer noktası ise kedi sahipliği ile demans riski arasında anlamlı bir ilişki saptanmamış olması. Uzmanlar, bu farkın gündelik pratiklerden kaynaklanabileceğini belirtiyor. Köpeklerin genellikle düzenli gezdirilmesi gerektiği için, fiziksel aktivite ve dışarı çıkma rutini daha belirgin hale geliyor. Kedilerde ise bakım sorumluluğu olsa da günlük yürüyüş ve dış ortam etkileşimi aynı düzeyde olmayabiliyor. “Koruyucu etki”yi güçlendiren 3 unsur Uzman değerlendirmelerine göre köpek sahibi olmanın demans riskini düşürmesiyle ilişkilendirilen etkenler üç başlıkta toplanıyor: -Düzenli fiziksel aktivite: Köpek gezdirme alışkanlığı, özellikle ileri yaşta hareketliliği artırabiliyor. -Günlük rutin ve sorumluluk: Bakım ihtiyacı, günün planlanmasına yardımcı oluyor; bu da yaşamın daha “düzenli” ilerlemesini destekliyor. -Sosyal etkileşim: Dışarıda geçirilen sürenin artması; komşularla, diğer hayvan sahipleriyle ya da çevreyle daha fazla temas kurulmasına zemin hazırlayabiliyor. Bu unsurların, beyin faaliyetlerini daha canlı tutarak bilişsel sağlığı destekleyebileceği değerlendiriliyor. T24’ün aktardığına göre çalışma sonuçları, yaşlanma sürecinde hareketli yaşamın ve sosyal bağların önemini vurgulayan araştırmalarla paralellik gösteriyor. Köpek sahibi olmayanlar için mesaj: “Yaşam tarzı” belirleyici Araştırma, herkesin köpek sahiplenmesi gerektiği anlamına gelmiyor. Ancak uzmanların ortak vurgusu net: Hareket, sosyal etkileşim ve düzenli alışkanlıklar beyin sağlığını korumada önemli. Köpek sahipliği bu davranışları doğal biçimde teşvik eden bir “destekleyici unsur” olarak görülüyor. Özetle, köpek sahipliği demans riskinin daha düşük olmasıyla ilişkili görünse de, asıl belirleyici olanın köpekle birlikte gelen aktif ve sosyal yaşam düzeni olduğu değerlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.