Hava Durumu

#Sosyal Dışlanma

Söylemci - Sosyal Dışlanma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Dışlanma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sigara Alarmı: “Her Gün İçenler” 2025’te Yükseldi! Haber

Sigara Alarmı: “Her Gün İçenler” 2025’te Yükseldi!

TÜİK verileri 2022-2025 döneminde tütün kullanımında kritik değişimi işaret ediyor: “Her gün” tüketim artarken, “hiç kullanmayanların” oranı geriledi. TÜİK’in Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması kapsamında yayımlanan “Tütün mamülleri ve alkollü içki kullanma durumu” verileri, 2022 ile 2025 yılları arasında tütün ve alkol tüketim alışkanlıklarında dikkat çekici değişimler olduğunu ortaya koydu. Veriler; kullanım sıklığını “her gün, her hafta, ayda birkaç kere, yılda en az bir kere ve hiç” başlıkları altında ölçerken, ayrıca yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olma durumuna göre kırılım da sunuyor. Genel tabloya bakıldığında, tütün kullanımında “her gün” kategorisinin yükselmesi öne çıkarken, alkolde “hiç içmeyenler” hâlâ çok büyük bir çoğunluğu oluşturuyor. Ancak alkollü içkide “ayda birkaç kere” tüketim oranındaki artış da dikkat çekiyor. Tütün: “Hiç Kullanmayanlar” Azaldı, Günlük Kullanım Arttı Verilere göre toplam nüfusta her gün tütün kullananların oranı 2022’de %27,7 iken 2025’te %29,1’e yükseldi. Bu, yaklaşık 1,3 puanlık bir artış anlamına geliyor. Aynı dönemde tütünü hiç kullanmayanların oranı ise %70,0’ten %68,1’e gerileyerek yaklaşık 1,9 puan düştü. Diğer sıklıklarda da sınırlı artışlar gözleniyor: “her hafta” ve “ayda birkaç kere” gibi kategorilerde küçük yükselişler olsa da asıl yönü belirleyen iki başlık günlük kullanımın artması ve hiç kullanmayanların azalması oldu. Risk Kırılımı: Günlük Tütün Kullanımı Risk Altında Olmayanlarda Daha Yüksek Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski kırılımı, tütün kullanımında net bir fark gösteriyor: Risk altında olanlar: Günlük tütün kullanımı 2022’de %26,0, 2025’te %27,1 Risk altında olmayanlar: Günlük tütün kullanımı 2022’de %28,4, 2025’te %29,7 Her iki grupta da artış var; ancak risk altında olmayanların günlük tütün kullanımı hem 2022’de hem 2025’te daha yüksek seyrediyor. Öte yandan “hiç kullanmayanlar” oranı, risk altında olanlarda daha yüksek kaldığı için, tütün kullanımının toplumun farklı kesimlerinde farklılaştığı görülüyor. Alkol: “Hiç İçmeyenler” Çoğunlukta, “Ayda Birkaç Kere” Artışta Alkol verilerinde en çarpıcı sonuç, “hiç içmeyenlerin” oranının hâlâ çok yüksek olması. Toplam nüfusta: Hiç alkol kullanmayanlar: 2022’de %90,0, 2025’te %89,2 (yaklaşık 0,8 puan düşüş) Ayda birkaç kere içenler: 2022’de %4,0, 2025’te %4,5 (yaklaşık 0,6 puan artış) Her gün alkol kullananlar: 2022’de %0,55, 2025’te %0,48 (çok düşük seviyede, hafif düşüş) Bu tablo, alkol tüketiminde günlük kullanımın çok sınırlı kaldığını; buna karşın “arada-sırada / ayda birkaç kez” tüketimin payının yükseldiğini gösteriyor. Risk Kırılımı: Risk Altında Olanlarda “Hiç İçmeyenler” Daha Yüksek Alkolde AROPE kırılımı daha da belirgin: Risk altında olanlar: “Hiç” oranı 2022’de %95,0, 2025’te %95,1 Risk altında olmayanlar: “Hiç” oranı 2022’de %87,9, 2025’te %87,1 Yani risk altında olanlarda alkol tüketimine katılım çok daha düşük; risk altında olmayanlarda ise “hiç içmeyenlerin” oranı daha aşağıda ve 2025’te bir miktar daha gerilemiş durumda. Ayrıca “ayda birkaç kere” içenler risk altında olmayanlarda artarken, risk altında olanlarda hafif düşüş görülüyor. Genel Değerlendirme: Tütünde Artış Sinyali, Alkollü İçkide Sıklık Kayması 2022-2025 karşılaştırması, tütün kullanımında günlük tüketimin yükseldiğine işaret ederken; alkol tarafında “hiç içmeyen çoğunluk” korunmakla birlikte ayda birkaç kez tüketenlerin oranında artış olduğunu gösteriyor. Özellikle yoksulluk veya sosyal dışlanma riski kırılımı, iki üründe de tüketim davranışlarının sosyoekonomik koşullara göre farklılaştığını ortaya koyuyor. Samet ÖZTÜRK

Sağlık Harcamaları Hanelerin Yarısından Fazlasına Yük Oluyor! Haber

Sağlık Harcamaları Hanelerin Yarısından Fazlasına Yük Oluyor!

2025 yılı TÜİK “Sağlık Modülü” sonuçları, sağlık harcamalarının haneler üzerindeki etkisini çarpıcı biçimde ortaya koydu. Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması ile birlikte uygulanan çalışmaya göre, doktor muayene ve tedavi harcamaları hanelerin %6,1’ine “çok”, %50,2’sine ise “biraz” yük getirdi. Böylece her iki haneden biri sağlık hizmeti için yaptığı harcamayı ekonomik bir yük olarak değerlendirdi. İlaç harcamalarında da benzer bir tablo görüldü. Hanelerin %5,0’ı ilaç giderlerinin “çok”, %50,9’u ise “biraz” yük getirdiğini belirtti. Buna karşılık %44,0’ı ilaç harcamalarının yük oluşturmadığını ifade etti. Diş muayene ve tedavileri ise daha farklı bir görünüm sergiledi. Hanelerin %28,6’sı son 12 ayda diş harcaması yapmadığını bildirirken, %5,3’ü çok, %37,2’si ise biraz yük yaşadığını belirtti. Gelir Düzeyi Yükseldikçe Diş Harcaması Yapmama Oranı Artıyor Gelir gruplarına göre incelendiğinde, özellikle diş tedavilerinde dikkat çekici bir eşitsizlik ortaya çıktı. En düşük %20’lik gelir grubundaki hanelerin %45,4’ü son bir yılda diş muayenesi veya tedavisi için harcama yapmadı. Bu oran en yüksek gelir grubunda %25,5’e geriledi. Öte yandan, en düşük gelir grubundaki hanelerin %62,9’u doktor muayene ve tedavi harcamalarının yük getirdiğini belirtirken, en yüksek gelir grubunda hanelerin %53,0’ı bu harcamaların yük oluşturmadığını ifade etti. İlaç harcamalarında da benzer bir tablo gözlendi; üst gelir grubunda “yük getirmedi” diyenlerin oranı %59,5’e ulaştı. Veriler, gelir düzeyi arttıkça sağlık harcamalarının daha az hissedilen bir maliyet haline geldiğini gösteriyor. Çalışanların Yarısı Gün Boyu Ayakta Araştırma, çalışan nüfusun fiziksel aktivite yoğunluğunu da ortaya koydu. İktisadi olarak faal 15 yaş ve üzeri fertlerin: %45,5’i çoğunlukla ayakta çalışıyor, %29,4’ü çoğunlukla oturarak çalışıyor, %18,7’si yürüyerek veya orta düzey fiziksel aktivite ile çalışıyor, %6,4’ü ise ağır iş ya da yoğun fiziksel faaliyet yürütüyor. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların yalnızca %17,2’si oturarak çalışırken, risk altında olmayanlarda bu oran %31,7’ye çıkıyor. Ağır işlerde çalışanların oranı ise risk grubunda %11,2 ile daha yüksek seviyede bulunuyor. Bu durum, düşük gelir gruplarının daha fazla fiziksel güç gerektiren işlerde yoğunlaştığını gösteriyor. Toplumun Üçte İkisi Fiziksel Aktiviteye Zaman Ayırmıyor Araştırmanın bir diğer dikkat çekici sonucu ise fiziksel aktivite alışkanlıklarına ilişkin oldu. 15 yaş ve üzerindeki fertlerin %63,3’ü iş dışında fiziksel aktivite veya boş zaman faaliyetlerine hiç zaman ayırmadığını belirtti. Düzenli olarak (günde en az bir kez) fiziksel aktivite yapanların toplam oranı ise %13’ün altında kaldı. Bu tablo, hareketsiz yaşam tarzının toplum genelinde yaygın olduğunu ortaya koyuyor. En Fazla Zorlanılan Alan: Görme ve Yürüme Araştırmaya göre fertlerin büyük çoğunluğu temel işlevlerde sorun yaşamadığını ifade etti. Katılımcıların: %96,9’u iletişimde, %95,8’i öz bakımda, %90,0’ı işitmede, %85,2’si hatırlamada, %80,5’i görmede, %79,7’si yürümede sorun yaşamadığını belirtti. Ancak zorlanma oranlarına bakıldığında en fazla sorun yaşanan alanın %17,3 ile görme olduğu görüldü. Bunu %15,2 ile yürüme ve %12,6 ile hatırlama takip etti. Sağlıkta İki Ayrı Gerçek: Gelir ve Yaşam Tarzı Belirleyici 2025 TÜİK Sağlık Modülü sonuçları, sağlık harcamalarının özellikle düşük gelirli haneler için önemli bir ekonomik baskı unsuru olmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Bunun yanında fiziksel aktivite eksikliği ve çalışma koşullarındaki farklılıklar, sağlık göstergeleri üzerinde gelir temelli ayrışmanın sürdüğünü gösteriyor. Veriler, hem ekonomik eşitsizliklerin hem de yaşam tarzı alışkanlıklarının toplum sağlığında belirleyici rol oynadığını net biçimde ortaya koyuyor. Samet ÖZTÜRK

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.