Hava Durumu

#Savcılık

Söylemci - Savcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bir İtiraz Her Şeyi Değiştirdi… TBMM Dosyasında Yeni Karar! Haber

Bir İtiraz Her Şeyi Değiştirdi… TBMM Dosyasında Yeni Karar!

TBMM’de stajyer öğrencilere yönelik taciz iddialarıyla açılan davada dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tahliye kararlarına yaptığı itiraz üzerine, daha önce serbest bırakılan 4 sanıktan 3’ü hakkında yeniden tutuklama kararı verildi. Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, TBMM’de Meclis lokantasında çalışan 5 sanık yargılanıyor. Son duruşmada tutuklu sanıklar İbrahim Beşlioğlu, Halil İlker Güner, Recep Seven ve Durmuş Uğurlu hakkında tahliye kararı çıkmıştı. Savcılık ise bu kararların ardından dosyanın yeniden değerlendirilmesini talep ederek üst mahkemeye itirazda bulundu. İtirazı inceleyen üst mahkeme, başsavcılığın talebini kabul etti. Bu kapsamda sanıklar Recep Seven, Durmuş Uğurlu ve İbrahim Beşlioğlu hakkında yeniden tutuklama kararı verildi. Tahliye edilen sanıklardan Halil İlker Güner için ise yakalama çalışmalarının sürdüğü belirtildi. Soruşturma, olay tarihinde 18 yaşından küçük oldukları bildirilen dört mağdurun emniyete başvurmasıyla başlamıştı. Mağdurlar, TBMM’de stajyer olarak bulundukları dönemde Meclis lokantasında çalışan bazı kişiler tarafından tacize uğradıklarını öne sürmüştü. İddianamede, sanıkların kamu görevi ve hizmet ilişkisinin sağladığı kolaylıktan yararlanarak “çocuğa karşı cinsel taciz” ve “sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı” suçlarını işledikleri iddia edildi. Sanıklar hakkında 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyor.

Kamera Kaydı Ortaya Çıktı: Müdür Gözaltında! Haber

Kamera Kaydı Ortaya Çıktı: Müdür Gözaltında!

Üsküdar’da bir iş yerinde 16 yaşındaki çalışana şiddet uygulandığı iddiasıyla gündeme gelen olayla ilgili adli süreç başlatıldı. Görüntülerin sosyal medyada yayılması ve “kasten yaralama” ihbarı üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Üsküdar Murat Reis Mahallesi’nde faaliyet gösteren işletmeye yönelik çalışma yaptı. Edinilen bilgilere göre, ekipler ihbarın ardından iş yerinde incelemelerde bulunurken, olay anına ilişkin güvenlik kamerası kayıtları da değerlendirildi. Yapılan incelemede, işletme müdürü olduğu belirtilen 39 yaşındaki G.T.’nin, 16 yaşındaki çalışan E.D.’ye yönelik fiziksel şiddet uyguladığı iddiası üzerine kimlik tespiti yapıldı ve şüpheli hakkında işlem başlatıldı. Güvenlik kamerası kayıtları incelendi Soruşturma kapsamında incelenen güvenlik kamerası görüntülerinin, olayın seyrine ilişkin önemli bulgular sunduğu belirtildi. Görüntülerde şüphelinin genç çalışana yönelik fiziksel müdahalede bulunduğu anların yer aldığı, kayıtların dosyaya delil olarak eklendiği öğrenildi. Emniyet birimleri, görüntüler ve alınan bilgiler doğrultusunda şüpheliyi gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk Gözaltına alınan G.T.’nin emniyetteki işlemleri tamamlandıktan sonra “kasten yaralama” suçlaması kapsamında adliyeye sevk edildiği bildirildi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü, kamera kayıtları ve tarafların beyanlarının değerlendirilerek adli sürecin devam edeceği ifade edildi.

Huzurevinden Gelen Mesajlar Olay Oldu: Dava Açıldı Haber

Huzurevinden Gelen Mesajlar Olay Oldu: Dava Açıldı

Ajda Pekkan’ın vokalisti ve Tarık Sezer Orkestrası’nın solisti Tuğba Tufantepe, sosyal medya hesapları üzerinden bir süredir kendisine uygunsuz içerikli mesajlar ve videolar gönderildiği iddiasıyla savcılığa başvurdu. Şikâyet sonrası yürütülen soruşturmada, mesajları attığı öne sürülen kişinin 66 yaşında ve İstanbul’daki bir huzurevinde kaldığı belirtilen Özkan B. olduğu tespit edildi. Şüpheli hakkında “cinsel taciz” suçlamasıyla 2 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. “Israrlı mesajlar bunaltmaya başladı” iddiası Dubai’de yaşadığı belirtilen Tufantepe’nin ifadesinde, kendisine “Aşkım, bebeğim” gibi ifadeler içeren mesajların tekrar tekrar gönderildiğini, bunun zamanla rahatsız edici bir boyuta ulaştığını ve bazı paylaşımların uygunsuz içerik taşıdığını dile getirdiği öğrenildi. Sanatçı, bu durumun sürmesi üzerine hukuki yollara başvurma kararı aldığını belirtti. Soruşturma huzurevine uzandı İddialar üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturmada, sosyal medya üzerinden gönderildiği belirtilen mesajların kaynağı araştırıldı. Yapılan incelemeler sonucunda mesajların, İstanbul’da bulunan bir huzurevinde ikamet ettiği ifade edilen Özkan B. tarafından gönderildiği ileri sürüldü. Böylece dosya, dijital izlerin takibiyle kısa sürede somut bir şüpheliye ulaşılarak adli sürece taşındı. Şüpheliden dikkat çeken savunma İfadesi alınan Özkan B.’nin, mesajları kendisinin gönderdiğini kabul ettiği; ancak videolarla ilgili kısmı reddettiği öğrenildi. Şüphelinin savunmasında, huzurevinde çok sayıda kişinin kaldığını vurgulayarak videoların başka biri tarafından gönderilmiş olabileceğini öne sürdüğü belirtildi. “Huzurevinde yaşayan 600 kişiden biri göndermiş olabilir” şeklindeki iddia, dosyanın en dikkat çeken başlıklarından biri oldu. 2 yıla kadar hapis istemi Soruşturmanın tamamlanmasının ardından savcılık, şüpheli hakkında “cinsel taciz” suçundan dava açtı. Hazırlanan iddianamede, iddiaların niteliğine göre 2 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Yargılama sürecinde dijital kayıtlar, mesajlaşma içerikleri ve olası delillerin mahkeme tarafından değerlendirileceği kaydedildi. Öte yandan dosyada, suçlamaların “iddia” kapsamında olduğu ve nihai kararın yargılama sonunda verileceği hatırlatılıyor.

Bebek Otel dosyasında flaş karar: Malvarlığına el konuldu! Haber

Bebek Otel dosyasında flaş karar: Malvarlığına el konuldu!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan Bebek Otel’in sahibi Muzaffer Yıldırım’ın malvarlığına el konulduğunu duyurdu. Başsavcılık, malvarlığı değerlerinin “suçtan elde edildiğine” ve bu gelirin aklandığına ilişkin ciddi emareler bulunduğu değerlendirmesiyle 09 Şubat 2026 tarihinde resen el koyma kararı verildiğini bildirdi. Açıklamaya göre, Başsavcılığın kararı İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği’nin 09 Şubat 2026 tarihli ve 2026/885 Değişik İş sayılı kararıyla onanarak yürürlüğe girdi. Kararın, Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında alındığı kaydedildi. Savcılık, soruşturmanın “çok yönlü ve titizlikle” sürdürüldüğünü belirtti. “Kuvvetli suç şüphesi” vurgusu Edinilen bilgilere göre, soruşturma dosyasında Yıldırım’ın malvarlığı değerlerine ilişkin “kuvvetli suç şüphesi” bulunduğu gerekçesiyle el koyma talebinde bulunuldu. Talebin kabul edilmesiyle birlikte, Bebek Otel dahil olmak üzere Yıldırım’a ait malvarlığına el koyma işlemi uygulandı. Soruşturma kapsamında, Yıldırım’ın işletmesine ilişkin bazı iddialar da dosyaya yansıdı. Bu kapsamda, Yıldırım’ın çalışanı olduğu belirtilen bir kişinin savcılık ifadesinde, mekânda düzenlendiği öne sürülen poker buluşmaları ve bazı kayıt iddialarına ilişkin anlatımlarda bulunduğu aktarıldı. Yetkililer, bu beyanların soruşturma kapsamında değerlendirildiğini ve incelemelerin sürdüğünü ifade ediyor. Süreç nasıl başladı? Operasyonlar peş peşe gelmişti Soruşturmanın geçmişi, 18 Aralık 2025 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda gerçekleştirilen geniş kapsamlı operasyona dayanıyor. O tarihte sabah saatlerinde farklı adreslere eş zamanlı baskınlar yapılmış, bazı isimler gözaltına alınmış, adli işlemlerin ardından bir kısmı serbest bırakılmış, bir kısmı hakkında ise adli kontrol tedbirleri uygulanmıştı. Dosyada ilerleyen günlerde yeni gözaltı kararları ve operasyon dalgaları da yer aldı. 28 Aralık 2025 tarihinde yeni bir operasyon düzenlendiği, 5–6 Ocak 2026 tarihlerinde ise soruşturmanın bir başka dalgası kapsamında şüphelilerin adliyeye sevk edildiği bildirildi. Muzaffer Yıldırım 8 Ocak’ta tutuklanmıştı Soruşturma kapsamında Yıldırım’ın, 08 Ocak 2026 tarihinde yürütülen işlemlerin ardından tutuklandığı öğrenildi. Başsavcılığın son açıklamasıyla birlikte dosyada bu kez maddi varlıklara yönelik önemli bir adım atılmış oldu.

Mesaj Krizi Yargıda! Haber

Mesaj Krizi Yargıda!

Ankara Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, CHP’den istifa ettiğini açıklamasının hemen ardından, CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu duyurdu. İddialar, parti içindeki gerilimin bu kez yargı sürecine taşınmasıyla yeni bir boyut kazandı. İstifadan bir gün sonra yeni adım Özarslan, 8 Şubat 2026 tarihinde yaptığı açıklamayla CHP’den ayrıldığını kamuoyuna duyurmuştu. İstifasına gerekçe olarak ise Özgür Özel’in kendisine gönderdiğini öne sürdüğü mesajlarda “hakaret ve tehdit” içerikleri bulunduğunu savunmuştu. Bu açıklamanın ardından 9 Şubat 2026 günü, Özarslan’ın avukatı aracılığıyla konunun Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na taşındığı belirtildi. Suç duyurusunda hangi iddialar var? Basına yansıyan bilgilere göre suç duyurusu dilekçesinde, Özgür Özel hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesi (tehdit) ve 125. maddesi (hakaret) kapsamında işlem yapılması talep edildi. Süreç, savcılığın yapacağı değerlendirme ve olası soruşturma adımlarıyla şekillenecek. Sosyal medyada yayılan görüntüler tartışmayı büyüttü İddiaların kamuoyunda geniş yankı bulmasının nedenlerinden biri de, taraflar arasında geçtiği öne sürülen yazışmalara dair ekran görüntülerinin sosyal medyada dolaşıma girmesi oldu. Paylaşımların ardından tartışma kısa sürede ülke gündemine taşındı. Öte yandan Özgür Özel’in de konuya ilişkin açıklamasında, iddiaların doğrulanması açısından Özarslan’ın görüntüleri kamuoyu ile paylaşması yönünde çağrıda bulunduğu aktarıldı. Süreç nasıl ilerleyecek? Hukuki süreçte savcılık, suç duyurusu dilekçesi ve sunulan iddiaları inceleyerek soruşturma başlatıp başlatmama yönünde karar verecek. Soruşturma açılması halinde ifade alma, delil toplama ve ilgili yazışmaların doğrulanmasına dönük adımlar gündeme gelebilecek. Gelişmelerin, hem Keçiören’deki yerel yönetim denklemine hem de CHP içindeki tartışmalara nasıl yansıyacağı merakla izleniyor.

Londra Detayı Dikkat Çekti: Şevval Şahin’in Profil Hamlesi “Türkiye’ye Dönmeyecek mi?” Sorusunu Gündeme Taşıdı! Haber

Londra Detayı Dikkat Çekti: Şevval Şahin’in Profil Hamlesi “Türkiye’ye Dönmeyecek mi?” Sorusunu Gündeme Taşıdı!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yasaklı madde soruşturması kapsamında adı geçtiği öne sürülen manken Şevval Şahin hakkında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Soruşturma dosyasında şüpheli sıfatıyla yer aldığı belirtilen Şahin’in, operasyon sırasında yurt dışında olduğu için gözaltına alınamadığı; bu nedenle de hakkında adli makamlarca yakalama kararı çıkarıldığı ifade ediliyor. Sürecin ilk günlerinde kamuoyuna yansıyan bilgiler sonrası gözler, Şahin’in Türkiye’ye dönüp dönmeyeceğine çevrilmişti. Çünkü iddialara göre emniyet birimleri, savcılık talimatıyla yürüttükleri çalışmalar sırasında Şahin’in adresinde bulunamaması üzerine yurt dışına çıkış kayıtlarını incelemiş ve bunun ardından yakalama emri düzenlenmişti. Konunun basına yansımasının hemen ardından ise Şahin, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada suçlamalara yanıt vermek üzere “en kısa sürede” Türkiye’ye geleceğini duyurmuştu. Ancak aradan yaklaşık bir ay geçtiği belirtilirken, Şahin’in henüz ülkeye giriş yapmaması merakı artırdı. Tam da bu noktada, ünlü mankenin sosyal medya profilinde yaptığı bir değişiklik dikkat çekti. Şahin’in, profil bölümüne İngiltere merkezli olduğu belirtilen uluslararası bir modellik ajansının internet adresini eklemesi, sosyal medyada yeni bir tartışmayı başlattı. Bu hamle, “Türkiye’ye dönmek yerine kariyerini Londra üzerinden mi sürdürecek?” sorularını beraberinde getirirken, bazı kullanıcılar bu güncellemeyi “Londra’ya yerleşme hazırlığı” olarak yorumladı. Öte yandan söz konusu bağlantının tek başına bir yerleşme kararını kanıtlamadığı, bunun aynı zamanda iş ilişkileri ve iletişim amaçlı bir paylaşım olabileceği de konuşulan ihtimaller arasında. Şahin cephesinden ise son güncellemeye ilişkin yeni bir açıklama gelmediği aktarılıyor. Bu nedenle tartışmalar, “dönüş” vaadinin ne zaman gerçekleşeceği ve soruşturma sürecinin nasıl ilerleyeceği ekseninde sürüyor. Yakalama kararının varlığına ilişkin iddialar ve dosyanın seyrine dair ayrıntılar kamuoyunda yakından takip edilirken, yetkili makamların atacağı adımlar ve Şahin’in vereceği olası ifade, sürecin gidişatını belirleyecek başlıca başlıklar olarak öne çıkıyor. Gündemdeki soru ise net: Şevval Şahin gerçekten Türkiye’ye dönüp iddialara yanıt mı verecek, yoksa profilindeki “Londra” detayı yeni bir hayat planının işareti mi?

Güllü Dosyasında Yeni Dönemeç: Eski Nişanlı Serbest Bırakıldı, Oğlu Adliyeye Koştu! Haber

Güllü Dosyasında Yeni Dönemeç: Eski Nişanlı Serbest Bırakıldı, Oğlu Adliyeye Koştu!

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde ünlü şarkıcı Güllü’nün (Gül Tut) hayatını kaybettiği olayla ilgili yürütülen soruşturmada dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında ifade vermeye çağrılan, sanatçının kızının eski nişanlısı K.E., “kasten öldürmeye azmettirme” şüphesiyle gözaltına alındıktan sonra çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüpheli hakkında ayrıca yurt dışına çıkış yasağı da uygulandı. Olay, Çınarcık’taki evde yaşanmıştı Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre olay, 26 Eylül 2025 tarihinde Çınarcık Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi üzerindeki bir apartmanda meydana geldi. İddiaya göre Güllü, kapalı terasta kızı ve bir arkadaşıyla vakit geçirdiği sırada pencereden düşerek yaşamını yitirdi. Olayın ardından Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından geniş kapsamlı bir soruşturma başlatıldı. Dosyada tutuklama ve ev hapsi kararları verilmişti Soruşturma kapsamında, olay sırasında evde bulunduğu belirtilen sanatçının kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakkında 13 Aralık 2025 tarihinde tutuklama kararı verildi. Olayla ilgili beyan verdiği aktarılan Sultan Nur Ulu hakkında ise ev hapsi tedbiri uygulandı. Dosyadaki işlemler sürerken, bu kez kızın eski nişanlısı K.E. hakkında gündeme gelen “azmettirme” şüphesi üzerine yeni bir adım atıldı. Eski nişanlı gözaltına alındı, adli kontrolle serbest kaldı İfade vermek üzere çağrıldığı Yalova’da, K.E.’nin ifadelerinin ardından “kasten öldürmeye azmettirme” şüphesiyle gözaltına alındığı bildirildi. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, savcılık aşamasından sonra mahkemeye çıkarıldı. Mahkeme, K.E. hakkında adli kontrol kararı verirken, yurt dışı çıkış yasağı da uyguladı. Oğlu Tuğberk Gülter: “Savcılık bu kararı verdiyse bir bildiği vardır” Gelişmelerin ardından soruşturma hakkında bilgi almak için Yalova Adliyesi’ne gelen Güllü’nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter, gazetecilerin sorularını yanıtladı. K.E.’nin gözaltına alındığını bir gün önce öğrendiğini, sabahında ise Yalova’ya geldiğini söyleyen Gülter, dosyayı yakından takip ettiklerini vurguladı. K.E.’nin adli kontrolle serbest bırakılmasına ilişkin değerlendirmesinde ise şu ifadeleri kullandı: “Açıkçası tutuklanmasını bekliyordum ama savcılık makamı bu kararı verdiyse bir bildiği vardır.” “Kardeşimle iletişimimi kopardım” Tuğberk Gülter, süreçte cezaevine gittiğini ve kardeşinin bazı eşyalarını teslim ettiğini, ancak görüşme gerçekleştirmediğini belirterek kardeşiyle iletişimini kestiğini söyledi. Ayrıca adliyede şüpheli K.E. ile karşılaştığını, göz göze gelmek istediğini ancak K.E.’nin gözlerini kaçırdığını da aktardı. Avukat: “Dosyada müşteki sıfatıyla yer alıyor” Gülter’in avukatı Aycan Sevsay da müvekkilinin dosyada müşteki sıfatıyla yer aldığını ve soruşturmanın her aşamasını takip ettiklerini dile getirdi. Soruşturma Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürülürken, dosyaya ilişkin adli süreç devam ediyor.

Güllü Soruşturmasında Yeni Gelişme: Bir Gözaltı Daha! Haber

Güllü Soruşturmasında Yeni Gelişme: Bir Gözaltı Daha!

Arabesk müziğin unutulmaz isimlerinden Güllü’nün (asıl adıyla Gül Tut) şüpheli ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada yeni ve dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülen soruşturma kapsamında, daha önce annesini öldürmek suçlamasıyla tutuklanan Tuğyan Ülkem Gülter’in eski nişanlısı Kervan Eminoğlu, cinayeti azmettirmek iddiasıyla gözaltına alındı. Sanat dünyasında ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran olayla ilgili soruşturmanın seyrini değiştirebilecek nitelikte yeni bilgilere ulaşıldığı öğrenildi. Savcılık kaynaklarından edinilen bilgilere göre, gözaltı işlemi Yalova’da gerçekleştirildi ve Eminoğlu’nun emniyetteki işlemleri sürüyor. Tartışmaların gizlice kaydedilmesi dikkat çekti Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre, Tuğyan Ülkem Gülter’in annesiyle yaşadığı tartışmaları gizlice ses kaydına aldığı ve bu kayıtları eski sevgilisi Kervan Eminoğlu’na gönderdiği ortaya çıkmıştı. Daha önce kamuoyuna da yansıyan bu kayıtların, savcılık tarafından delil niteliği taşıyıp taşımadığı yönünde ayrıntılı olarak incelendiği belirtildi. Söz konusu kayıtların, soruşturmanın genişletilmesinde etkili olduğu ifade ediliyor. Yüksekten düşme olayı sonrası başlatılan soruşturma derinleşti Hatırlanacağı üzere, Gül Tut (52), 26 Eylül tarihinde Yalova’nın Çınarcık ilçesine bağlı Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi’nde bulunan 6. kattaki evinin üzeri kapalı teras bölümünden düşerek hayatını kaybetmişti. Olayın ardından şüpheli ölüm şüphesiyle başlatılan soruşturma kapsamında geniş çaplı inceleme yapılmış, sanatçının cenazesi daha sonra İstanbul’da toprağa verilmişti. Soruşturmanın ilk aşamasında, olay günü aynı evde bulundukları belirlenen Tuğyan Ülkem Gülter, arkadaşı Sultan Nur Ulu, Ulu’nun babası Arif Ulu ve iki kişi daha gözaltına alınmıştı. Yapılan adli işlemler sonucunda Gülter tutuklanarak cezaevine gönderilmiş, Sultan Nur Ulu hakkında ise ev hapsi kararı verilmişti. Diğer şüpheliler savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı. Soruşturma çok yönlü sürdürülüyor Son olarak Kervan Eminoğlu’nun gözaltına alınmasıyla birlikte dosyanın kapsamının genişletildiği, olayın azmettirme, yardım etme ve delil ilişkileri yönünden yeniden ele alındığı öğrenildi. Savcılık ve emniyet birimleri, soruşturmanın selameti açısından sürecin titizlikle yürütüldüğünü ve yeni gözaltıların gündeme gelebileceğini belirtiyor. Yetkililer, soruşturmanın devam ettiğini ve adli sürecin sonunda kamuoyunun bilgilendirileceğini ifade etti.

Mihriban Yılmaz dosyasında şok ifade: “Telefonu silip gönderecektim” dedi… Peki sonra ne oldu? Haber

Mihriban Yılmaz dosyasında şok ifade: “Telefonu silip gönderecektim” dedi… Peki sonra ne oldu?

İzmir’in Bornova ilçesinde 26 yaşındaki Mihriban Yılmaz’dan haber alamayan ailesinin kayıp başvurusu üzerine polis ekipleri geniş çaplı çalışma başlattı. İstihbarat birimlerinin desteğiyle yürütülen araştırmada Yılmaz’ın olay günü saat 20.30 sıralarında 7309 Sokak’ta bulunan boş arsaya gittiği, ardından burada bekleyen bir otomobile bindiği tespit edildi. Aracı kullanan kişinin Fatih İnan (26) olduğu belirlendi. Şüpheli itiraf etti, tutuklandı Soruşturma kapsamında şüphelinin, Mihriban Yılmaz’ın akrabalarıyla aynı binada oturduğu bilgisine ulaşıldı. Polis ekipleri 11 Ocak’ta Fatih İnan’la birlikte toplam 5 kişiyi gözaltına aldı. İnan’ın, Yılmaz’ı öldürdüğünü ve cesedi gömdüğünü söylediği, işlemlerin ardından tutuklandığı; diğer şüphelilerin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı bildirildi. Mihriban Yılmaz’ın cenazesi toprağa verildi. “Niyetim zarar vermek değildi” diyerek yaşananları anlattı Soruşturmanın en kritik başlıklarından biri, Fatih İnan’ın emniyetteki ifadesi oldu. İnan, iddiaya göre Yılmaz’ın aralarındaki konuşmayı cep telefonuyla kayda aldığını fark ettiğini öne sürerek, telefonu almaya çalıştığını söyledi. İfadesinde, Yılmaz’ın otomobilden inmek istediğini, kendisine “ağabeylerine anlatacağını” belirttiğini ve bu sırada paniklediğini iddia etti. Şüpheli, “Niyetim Mihriban’a zarar vermek değildi” diyerek, amacının telefondaki kaydı silip Yılmaz’ı göndermek olduğunu savundu. “Öldüğünü anlayınca ormana götürüp gömdüm” iddiası İnan’ın anlatımına göre, yaşanan arbede sırasında Yılmaz bir süre sonra bayıldı. Şüpheli, çevreyi kontrol ettiğini, kimseyi göremeyince Yılmaz’ı uyandırmaya çalıştığını, kalp masajı yaptığını ancak sonuç alamadığını ileri sürdü. Daha sonra Yılmaz’ın telefonunun çaldığını, arayanların annesi ve yengesi olduğunu ancak telefonu açmadığını iddia etti. İfadesinde, Yılmaz’ı bir araca bindirip Pınarbaşı yönündeki ormanlık alana gittiğini; burada yeniden müdahale etmeye çalıştığını, ancak Yılmaz’ın tepki vermediğini söyleyerek “Öldüğünü anlayınca ormana gömdüm” dedi. 2023’teki ölüm dosyası da yeniden gündemde Öte yandan soruşturma sürerken Fatih İnan’ın adının, Manisa’nın Yunusemre ilçesinde 3 Ağustos 2023’te hayatını kaybeden Naile Büşra Sarıgül dosyasında da geçtiği ortaya çıktı. Sarıgül’ün ölümüne ilişkin süreçte alınan DNA örneklerinde İnan’a ait bulgulara rastlandığı, dosyada daha önce “kovuşturmaya yer yok” kararı verildiği; ancak yeni değerlendirmelerle savcılığın bu kararın kaldırılmasını talep ettiği öğrenildi. Savcılık, olayda kuvvetli suç şüphesi bulunduğu gerekçesiyle İnan’ın “nitelikli cinsel saldırı” ve “tasarlayarak öldürme” suçlamalarıyla da tutuklandığını bildirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.