Hava Durumu

#Şam Yönetimi

Söylemci - Şam Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şam Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bahçeli "Öcalan Umuda, Ahmetler Makama, Demirtaş Yuvaya" Dedi... Ankara Karıştı! Haber

Bahçeli "Öcalan Umuda, Ahmetler Makama, Demirtaş Yuvaya" Dedi... Ankara Karıştı!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 3 Şubat 2026 tarihli TBMM Grup Toplantısı’nda hem iç siyasete hem de “Terörsüz Türkiye” başlığı altında yürütülen sürece dair değerlendirmeler yaptı. Konuşmasının sonundaki, isimler üzerinden kurduğu vurucu cümle ise kısa sürede tartışmaların odağına yerleşti. Bahçeli, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “erken seçim” çağrılarına bir kez daha net yanıt vererek seçim takviminin belli olduğunu, erken seçimin gündeme gelmeyeceğini söyledi. Bu başlıkta “Cumhur İttifakı’nın ucuz gündemlerle savrulmayacağı” vurgusunu öne çıkaran Bahçeli, muhalefetin ısrarını ise “ezbere dayalı” bir siyaset okuması olarak değerlendirdi. “Terörsüz Türkiye” vurgusu: Sürece sahip çıkma çağrısı Konuşmasının ana omurgasında, “Terörsüz Türkiye / Terörsüz Bölge” hedefi yer aldı. Bahçeli, bu hedefe mesafeli duranları sert ifadelerle eleştirirken; sürecin, Türkiye’nin “kaderine doğrudan sahip çıkma hamlesi” olduğunu savundu. Bu bölümde en dikkat çekici kısım ise, “kurucu önderlik” ifadesini kullanarak PKK’nın silah bırakma/örgütsel tasfiye yönündeki çağrılara uyduğunu ileri sürmesi oldu. Bahçeli, 27 Şubat 2025’te kamuoyuna yansıyan “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”na atıf yaparak, verilen sözlerin yerine getirildiğini söyledi. Söz konusu çağrı, farklı kaynaklarda Abdullah Öcalan imzasıyla anılıyor. Suriye başlığı: “Yeni denklem” ve mutabakat iddiası Bahçeli, dış politika bölümünde Suriye sahasında “yeni bir yapı oluştuğunu” savunarak, SDG / YPG ile Şam yönetimi arasında ateşkes ve kademeli entegrasyonu öngören bir mutabakata varıldığını söyledi. Bu yöndeki haber akışı, aynı gün ajans kaynaklarına da yansıdı. Ayrıca Bahçeli, Türkiye’deki Kürt vatandaşların terör örgütleriyle yan yana anılmasının doğru olmadığını belirterek “provokasyon” uyarısı yaptı. Bu çizgi, konuşmanın genelinde hem iç güvenlik hem de bölgesel gelişmelerin birbiriyle bağlantılı okunduğunu gösteren bir çerçeve olarak öne çıktı. Epstein dosyası: “Zamanlama manidar” mesajı Konuşmada bir diğer sürpriz başlık ise Jeffrey Epstein belgeleri oldu. Bahçeli, kamuoyuna yansıyan geniş kapsamlı ifşaatların “zamanlamasına” dikkat çekerek bunun uluslararası ölçekte siyasi/stratejik hedefler gözeten bir mekanizmaya işaret edebileceğini ima etti. Bu bölümde, çocuk istismarı iddialarına yönelik sert bir dille “temiz siyaset, temiz toplum” vurgusu yaptı. Gündem olan final: “Anadolu huzura…” Bahçeli’nin konuşmasını bitirirken kurduğu ve tartışma yaratan cümle, toplantının en çok konuşulan anı oldu. Çeşitli yayınlarda aktarılan ifadeye göre Bahçeli, “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Selahattin Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” diyerek sözlerini noktaladı. Bu çıkışın neyi işaret ettiği ve “Ahmetler” vurgusunun kimleri kapsadığına dair yorumlar şimdiden kulislerde farklı ihtimalleri gündeme taşıdı.

Beştepe’de “kapalı dosyalar” açılıyor: MGK’nın ilk toplantısında hangi başlıklar öne çıkacak? Haber

Beştepe’de “kapalı dosyalar” açılıyor: MGK’nın ilk toplantısında hangi başlıklar öne çıkacak?

Milli Güvenlik Kurulu (MGK), 2026 yılının ilk toplantısı için 28 Ocak 2026 Çarşamba günü Beştepe’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında bir araya geliyor. Gündemin ilk sırasında Suriye sahasındaki son gelişmeler bulunurken, Gazze’nin yeniden inşası, ABD–İran hattındaki gerilim ve Rusya–Ukrayna savaşını bitirmeye dönük diplomatik temaslar da kapsamlı biçimde ele alınacak. Suriye’de ateşkes sonrası tablo: Ankara hangi risk ve fırsatları okuyacak? Toplantıda Suriye dosyasının, sahadaki yeni askeri ve siyasi denge üzerinden değerlendirileceği belirtiliyor. Özellikle Şam yönetimi ile SDG arasında duyurulan ateşkes/entegrasyon çerçevesinin sahaya ve güvenlik mimarisine etkileri masaya yatırılacak. Bu başlık altında sınır hattındaki güvenlik tedbirleri, muhtemel göç ve insani hareketlilik riskleri ile Türkiye’nin “terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda izleyeceği adımların yeniden tartılması bekleniyor. Kurulun değerlendirmesinde, Suriye’deki gelişmelerin yalnızca sahadaki çatışma/ateşkes denklemine indirgenmeyip, bölgesel aktörlerin tutumu ve uluslararası temas trafiğiyle birlikte ele alınacağı ifade ediliyor. MGK kulislerinde, özellikle sınır güvenliğini etkileme potansiyeli bulunan senaryoların “erken uyarı” yaklaşımıyla değerlendirileceği konuşuluyor. Gazze’nin yeniden inşası: Türkiye’nin üstleneceği rol nasıl şekillenecek? MGK’nın ikinci kritik gündem maddesi Gazze. Haber akışlarına göre Türkiye’nin, ABD öncülüğünde kurulan Barış Kurulu’na kurucu üye olarak katılımı sonrası ortaya çıkan yeni çerçeve de toplantıda ele alınacak. Bu kapsamda Gazze’nin yeniden inşası ve ihyası sürecinde Ankara’nın üstlenebileceği sorumluluklar; diplomatik temaslar, insani yardım planlaması ve uluslararası koordinasyon boyutlarıyla görüşülecek. Toplantıda ayrıca Türkiye’nin Filistin halkına yönelik siyasi desteğinin sürdürüleceği mesajının öne çıkacağı, yeniden inşa başlığında ise “saha gerçekliği–uluslararası finansman–güvenlik” üçgeninde olası senaryoların değerlendirileceği ifade ediliyor. ABD–İran gerilimi ve Ukrayna diplomasisi: Bölgesel dalga Ankara’yı nasıl etkiler? Kurul gündeminde yer alan bir diğer başlık ABD ile İran arasındaki gerilim. Olası tırmanmanın bölge ülkelerine yansımaları, enerji güvenliğinden deniz aşırı ticaret hatlarına kadar uzanan risk alanlarıyla birlikte değerlendirilecek; gerektiğinde alınabilecek ilave tedbirler masaya konacak. Öte yandan MGK’da Rusya–Ukrayna savaşının sona erdirilmesine dönük diplomatik girişimlerin de ele alınacağı belirtiliyor. Türkiye’nin diplomasi trafiği, bölgesel güvenlik denklemindeki değişimler ve müzakere kanallarının canlı tutulmasına ilişkin başlıkların değerlendirileceği aktarılıyor. Terörle mücadele ve iç güvenlik: Operasyonlar ve tehdit değerlendirmesi masada Toplantının iç güvenlik gündeminde ise PKK, DEAŞ ve FETÖ’ye yönelik devam eden terörle mücadele operasyonları ile güvenlik kurumlarının güncel tehdit değerlendirmelerinin yer alması bekleniyor. MGK’nın toplantı sonunda, ele alınan başlıkları özetleyen bir bildirinin kamuoyuyla paylaşılması öngörülüyor.

Deyr Hafir’de Hareketlilik: Suriye Ordusu İlk Birlikleri Bölgeye Soktu! Haber

Deyr Hafir’de Hareketlilik: Suriye Ordusu İlk Birlikleri Bölgeye Soktu!

Suriye ordusu, Fırat Nehri’nin batısında yer alan ve terör örgütü YPG’nin kontrolünde bulunduğu belirtilen Deyr Hafir bölgesine ilk askeri birliklerin girmeye başladığını duyurdu. Bölgede, son günlerde sürdürülen askeri operasyonların ardından sahadaki hareketliliğin hız kazandığı aktarılıyor. Sabah saatlerinde kırsaldaki Humeyme köyüne birlik sevk eden ordu güçlerinin, yollarda kurulan bariyerlerin kaldırılmasının ardından kentin batı girişinden Deyr Hafir’e ilerlediği bildirildi. Gelişme, “Fırat’ın batısında kontrol sağlanıyor” mesajlarıyla birlikte kamuoyuna duyuruldu. Suriye Devlet Televizyonu el-İhbariyye, ordu birliklerinin ilk gruplarının Deyr Hafir hattından itibaren Fırat Nehri’nin batı bölgesinde ilerlemeye devam ettiğini aktardı. Haberde, sahadaki hareketliliğin, YPG elebaşlarından Ferhat Abdi Şahin’in örgüt unsurlarının sabah saat 07.00 itibarıyla Fırat’ın doğusuna çekileceğini duyurmasının ardından daha da yoğunlaştığı ifade edildi. M15’te insani koridor, hedef noktalar için harita Suriye ordusunun, 13 Ocak’ta Deyr Hafir ve Meskene başta olmak üzere Fırat’ın batısında örgüt kontrolünde olduğu belirtilen bazı noktaları “askeri alan” ilan ettiği hatırlatıldı. Operasyon öncesinde sivillerin güvenli şekilde tahliye edilebilmesi amacıyla M15 kara yolunda insani koridor açıldığı, hedef alınacağı belirtilen noktalar için haritaların yayımlandığı ve halktan bu bölgelerden uzak durmasının istendiği kaydedildi. Savunma Bakanlığı: “Çekilme kararı memnuniyetle karşılandı” Suriye Savunma Bakanlığı da operasyonun başlamasının ardından yaptığı açıklamada, YPG’nin temas hatlarından çekilme kararını “memnuniyetle karşıladıklarını” bildirdi. Açıklamada, ordu birliklerinin bölgede güvenliği sağlama ve hakimiyet alanını genişletme çalışmalarını sürdürdüğü vurgulandı. Bölgede önümüzdeki saatlerde yeni intikal ve konuşlanmaların devam etmesi beklenirken, Deyr Hafir hattındaki gelişmelerin Fırat’ın batısındaki dengeleri doğrudan etkileyeceği değerlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.