Hava Durumu

#Pkk

Söylemci - Pkk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pkk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

PKK Teslim Sayısı 35’e Çıktı! Haber

PKK Teslim Sayısı 35’e Çıktı!

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık bilgilendirme toplantısında terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetlere ilişkin güncel verileri paylaştı. Bakanlık, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyon ve arama-tarama faaliyetleri kapsamında hafta içinde 10 PKK’lının daha teslim olduğunu, böylece 1 Ocak 2026’dan bu yana teslim olanların sayısının 35’e ulaştığını açıkladı. MSB, operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınakların tespiti ile mayın ve el yapımı patlayıcıların bulunup imha edilmesine yönelik çalışmaların etkin biçimde sürdürüldüğünü vurguladı. Suriye harekât alanlarına ilişkin verilen bilgide ise son bir haftada 2 kilometre tünelin imha edildiği, Menbic’te tespit edilen tünel hatlarının yüzde 94’ünün (457 km) imha edildiği ifade edildi. Böylece Suriye harekât alanlarında imha edilen toplam tünel uzunluğunun 759 kilometreye çıktığı aktarıldı. Hudut güvenliği faaliyetlerine de değinen MSB, hafta boyunca 12’si terör örgütü mensubu olmak üzere 176 kişinin yakalandığını bildirdi. Yılbaşından bu yana sınırdan yasa dışı geçişte yakalananların sayısının 966 olduğu, engellenenlerle birlikte bu yıl toplam 9 bin 714 kişinin sınır geçişinin önlendiği kaydedildi. Ayrıca Hakkari hudut hattında yürütülen arama-tarama çalışmalarında 21 kilogram 566 gram uyuşturucu ele geçirildiği açıklandı. Toplantıda MSB, Suriye’deki entegrasyon sürecini yakından takip ettiklerini ve gelişmeler doğrultusunda Türkiye’nin menfaatleri kapsamında gerekli tedbirlerin alındığını da belirtti.

TBMM’de Kritik Oylama: Nihai Rapor Geçti, 2 Parti ‘Hayır’ Dedi! Haber

TBMM’de Kritik Oylama: Nihai Rapor Geçti, 2 Parti ‘Hayır’ Dedi!

Süreç kapsamında Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, 21. toplantısını TBMM Tören Salonu’nda gerçekleştirdi. Toplantıya TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlık etti. Kurtulmuş, komisyonun ortak çalışmasının sonucunda hazırlanan ve 7 bölümden oluştuğu belirtilen raporu kamuoyuna duyurdu. Oylamada tablo netleşti: 47 kabul, 2 ret, 1 çekimser Komisyonun nihai raporu, toplantıda üyelerin oylamasına sunuldu. Oylama sonucunda rapor 47 evet, 2 hayır ve 1 çekimser oyla onaylandı. Edinilen bilgilere göre AKP, CHP, MHP, DEM Parti ve Yeniyol rapora kabul oyu verirken, TİP ve EMEP ise ret oyu kullandı. Komisyon oylamasında ayrıca 1 çekimser oy kullanıldığı bildirildi. Raporda 7 bölüm başlığı öne çıktı TBMM Başkanı Kurtulmuş’un paylaştığı bilgilere göre, nihai raporun ana çerçevesi 7 bölüm üzerinden kurgulandı. Başlıklar şöyle sıralandı: Komisyon çalışmaları Komisyonun temel hedefleri Türk-Kürt kardeşliği tarihi Komisyonda dinlenen kişilerin analizleri Terör örgütü PKK’nin kendini feshetmesi Sürece ilişkin yasal düzenleme önerileri Demokratikleşmeye yönelik öneriler Bu başlıklar, raporun hem komisyonun çalışma sürecini hem de bundan sonraki döneme ilişkin değerlendirme ve önerileri bir arada sunduğunu gösteriyor. Raporun eklerinde “dijital erişim” detayı Toplantının açılışında konuşan Kurtulmuş, raporun sonuç ve değerlendirme bölümünün ardından çeşitli eklerin de hazırlandığını belirtti. Açıklamaya göre eklerde; komisyon üyeleri, çalışma usul ve esasları, siyasi partilerce sunulan raporların dijital nüshalarına ilişkin web sitesi linkleri ile QR kodları, ayrıca yapılan toplantıların özetleri ve dinlenen kurum/kuruluş temsilcileri ile kişilerin listesi yer alacak. Kurtulmuş ayrıca, 21. toplantıda partiler adına yapılan konuşmaların da tam tutanak halinde, toplantı özetinin sonunda yayımlanmasının planlandığını ifade etti. Gözler raporun yasal öneriler kısmında Komisyon raporunun kabul edilmesiyle birlikte, metindeki yasal düzenleme önerileri ve demokratikleşmeye yönelik başlıkların önümüzdeki süreçte nasıl ele alınacağı merak konusu oldu. Raporun kamuoyuyla paylaşılmasının ardından, ilgili bölümlerin siyasi partiler ve Meclis gündeminde nasıl karşılık bulacağı takip edilecek.

Meclis’te ‘‘Sadece PKK’ Detayı Gündemi Karıştırdı! Haber

Meclis’te ‘‘Sadece PKK’ Detayı Gündemi Karıştırdı!

“Terörsüz Türkiye” başlığı altında yürütüldüğü belirtilen süreç kapsamında, terör örgütü PKK üyelerine ilişkin özel bir infaz rejimi oluşturulacağı iddia edildi.Türkiye gazetesinin aktardığı kulis bilgilerine göre, Meclis’te kurulan komisyonun ortak raporunun tamamlanmasının ardından, mart ayında geçici nitelikte bir “çerçeve yasa” taslağının gündeme getirilmesi planlanıyor. “Emsal olmasın” vurgusu: Kapsamın dar tutulacağı öne sürülüyor Haberde, çıkarılması planlanan geçici düzenlemenin diğer suç tipleri ve örgütler açısından emsal teşkil etmemesi için sınırların “keskin çizgilerle” belirleneceği belirtiliyor. Buna göre taslak metinde, düzenlemenin yalnızca “varlığını sona erdirdiği tespit edilen ve doğrulanan” terör örgütleri için uygulanacağı şeklinde bir tanıma yer verileceği öne sürülüyor. Bu yolla, ileride yapılacak düzenlemelerden FETÖ veya başka örgütlerin yararlanmasının önüne geçilmesinin hedeflendiği iddia ediliyor. Uyum yasaları gündemde: Birden fazla kanunda değişiklik iddiası Kulis bilgilerine göre, çerçeve yasanın Meclis’ten geçmesinin ardından, buna bağlı olarak Türk Ceza Kanunu (TCK), Terörle Mücadele Kanunu (TMK), Ceza Muhakemeleri Kanunu (CMK) ve Ceza İnfaz Kanunu (CİK) başta olmak üzere ilgili mevzuatta değişiklik yapılması gündeme gelebilir. Düzenlemelerin yalnızca hukuki maddelerle sınırlı kalmayıp, idari adımların da belirlenebileceği ileri sürülüyor. “Suça karışmamış” üyeler için başvuru şartı iddiası Haberde, suça karışmadığı belirtilen örgüt mensupları açısından farklı bir model üzerinde durulduğu ifade ediliyor. Buna göre, bu kişilerin bir yıl içinde güvenlik birimlerine başvurmaları halinde, mevcut TCK’daki “etkin pişmanlık” hükümlerine benzer bir infaz rejiminin uygulanabileceği iddia ediliyor. Ancak aynı haberde, suça karışmamış olsalar bile hiçbir ceza verilmemesinin söz konusu olmayacağı özellikle vurgulanıyor. Bazı kulis detaylarında, bu kişilerin cezaevine girmeden ancak adli kontrol altında tutulabileceği; adli kontrol süresinin ise belirli şartlarla uzun bir döneme yayılabileceği de yer alıyor. Cezaevindekiler için “dışarıda infaz” seçeneği tartışması Hâlen cezaevinde bulunan veya suç işlediği belirtilen örgüt üyeleri açısından ise ayrı bir infaz rejimi öne sürülüyor. Buna göre, cezasının büyük bölümünü cezaevinde geçiren hükümlüler için kalan süreye ilişkin dışarıda infaz imkânı getirilebileceği iddia ediliyor. Bu noktada, işlenen fiilin ağırlığının şartlı salıverme değerlendirmesinde belirleyici olacağı belirtiliyor. Örnek olarak; ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet alan bir hükümlünün 25 yılı cezaevinde geçirmesi halinde, kalan bölüm için şartlı salıverme rejimi kapsamında ek bir süre öngörülebileceği ileri sürülüyor. Öcalan başlığı: “Henüz karar yok” iddiası Haberde, Abdullah Öcalan’ın durumunun da tartışma başlıkları arasında olduğu aktarılıyor. Öcalan’ın benzer şekilde cezasının kalan bölümünü dışarıda infaz etmesinin gündeme gelmesi halinde, Ceza İnfaz Kanunu’ndaki bazı hükümler nedeniyle yasal değişiklik gerekebileceği belirtiliyor. Ancak aynı kaynak, bu konuda iktidar cephesinde verilmiş kesin bir karar bulunmadığını öne sürüyor. Şu aşamada basına yansıyan kulis ve taslak iddiaları niteliğinde. Resmî teklif metni ve kapsam TBMM’ye sunulacak düzenlemeyle netleşecek.

Yalova’nın Asayiş Tablosu Netleşti! Haber

Yalova’nın Asayiş Tablosu Netleşti!

Yalova Valiliği koordinasyonunda, 2024–2025 yıllarını kapsayan asayiş ve güvenlik değerlendirme toplantısı, Yalova Valisi Dr. Ahmet Hamdi Usta başkanlığında gerçekleştirildi. Yalova Valiliği Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıda, il genelindeki suç oranları, terörle mücadele, narkotik operasyonları ve göçle mücadeleye ilişkin güncel veriler kamuoyuyla paylaşıldı. Toplantıya; İl Jandarma Komutanı J. Kd. Alb. Ercan Altın, İl Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, Sahil Güvenlik TCSG-17 Komutanı SG. Gv. Asb. Kd. Üçvş. Eren Deneri ile yerel ve ulusal basın temsilcileri katıldı. Vali Usta, Yalova’nın güvenlik alanında son iki yılda önemli mesafeler katettiğini vurguladı. Asayiş suçlarında dikkat çeken düşüş Vali Ahmet Hamdi Usta, asayiş suçlarıyla mücadele kapsamında malvarlığına karşı işlenen suçlarda önemli bir azalış yaşandığını açıkladı. Buna göre; otodan hırsızlık, kapkaç, yankesicilik, motosiklet ve oto hırsızlığı, evden ve iş yerinden hırsızlık, gasp ve dolandırıcılık gibi suçlar 2024 yılında 1.490 olarak kayıtlara geçerken, 2025 yılında bu sayı yüzde 33 azalışla 995’e geriledi. Detaylı verileri paylaşan Vali Usta, otodan hırsızlık olaylarının 11’den 6’ya, evden hırsızlık olaylarının 117’den 69’a, gasp olaylarının 30’dan 21’e ve dolandırıcılık suçlarının 284’ten 215’e düştüğünü belirtti. Asayiş suçlarında aydınlatma oranının ise 2024’te yüzde 91 iken, 2025’te yüzde 95’e yükseldiği kaydedildi. Aranan şahıslar ve silah kaçakçılığıyla mücadele Hapis cezası ve ifadeye yönelik aranan şahısların yakalanmasına ilişkin çalışmalar hakkında da bilgi veren Vali Usta, 2025 yılında 1.939 kişinin yakalandığını, ifadeye yönelik aramalarda ise 2.059 şahsın kolluk kuvvetlerince tespit edilerek işlem yapıldığını açıkladı. Silah kaçakçılığıyla mücadele kapsamında düzenlenen operasyonlarda ise 186 ruhsatsız silahın ele geçirildiği, 351 kişi hakkında yasal işlem yapıldığı bildirildi. Terörle mücadelede 64 operasyon Terörle mücadele çalışmalarına da değinen Vali Usta, PKK ve DEAŞ başta olmak üzere terör örgütlerine yönelik 64 şehir operasyonu gerçekleştirildiğini açıkladı. Bu operasyonlar kapsamında 224 kişinin gözaltına alındığını, 71 kişinin tutuklandığını, 77 kişinin adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını, 17 kişinin savcılıktan serbest kaldığını belirten Usta, firari durumdaki 10 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti. DEAŞ terör örgütü ve terörizmin finansmanı suçları kapsamında ise 33 operasyon yapıldığı, bu operasyonlarda 206 kişi hakkında işlem başlatıldığı, 66 kişinin tutuklandığı bildirildi. 2025 yılında terör suçlarına ilişkin tutuklama ve adli kontrol kararlarında bir önceki yıla göre ciddi artış yaşandığına dikkat çekildi. Narkotik suçlarda yoğun mücadele Uyuşturucu ile mücadele çalışmalarına da geniş yer verilen toplantıda, son iki yılda 332 zehir tacirinin tutuklandığı açıklandı. Operasyonlarda; esrar, metamfetamin, skunk, kokain, bonzai, sentetik ecza ve kök kenevir başta olmak üzere yüksek miktarda uyuşturucu maddenin ele geçirildiği belirtildi. Vali Usta, narkotik suçlarla mücadelede 2025 yılında tutuklanan şahıs sayısının bir önceki yıla göre arttığını, bu alandaki kararlı mücadelenin devam edeceğini vurguladı. Düzensiz göçle mücadelede 414 sınır dışı Düzenli ve düzensiz göçle mücadele kapsamında Yalova’da 2.855 Suriyeli, 13.412 ikamet izinli yabancı ve 3.286 uluslararası koruma altındaki kişi bulunduğunu açıklayan Vali Usta, yapılan denetimlerde 3.765 kişiye kimlik kontrolü yapıldığını, 414 düzensiz göçmenin tespit edilerek sınır dışı edildiğini söyledi. Toplantı sonunda Vali Ahmet Hamdi Usta, Yalova’nın huzur ve güvenliği için emniyet, jandarma ve sahil güvenlik birimlerinin 24 saat esasına göre görev yaptığını belirterek, vatandaşların desteğinin güvenlik hizmetlerinin başarısında önemli rol oynadığını ifade etti.

Bahçeli "Öcalan Umuda, Ahmetler Makama, Demirtaş Yuvaya" Dedi... Ankara Karıştı! Haber

Bahçeli "Öcalan Umuda, Ahmetler Makama, Demirtaş Yuvaya" Dedi... Ankara Karıştı!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 3 Şubat 2026 tarihli TBMM Grup Toplantısı’nda hem iç siyasete hem de “Terörsüz Türkiye” başlığı altında yürütülen sürece dair değerlendirmeler yaptı. Konuşmasının sonundaki, isimler üzerinden kurduğu vurucu cümle ise kısa sürede tartışmaların odağına yerleşti. Bahçeli, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “erken seçim” çağrılarına bir kez daha net yanıt vererek seçim takviminin belli olduğunu, erken seçimin gündeme gelmeyeceğini söyledi. Bu başlıkta “Cumhur İttifakı’nın ucuz gündemlerle savrulmayacağı” vurgusunu öne çıkaran Bahçeli, muhalefetin ısrarını ise “ezbere dayalı” bir siyaset okuması olarak değerlendirdi. “Terörsüz Türkiye” vurgusu: Sürece sahip çıkma çağrısı Konuşmasının ana omurgasında, “Terörsüz Türkiye / Terörsüz Bölge” hedefi yer aldı. Bahçeli, bu hedefe mesafeli duranları sert ifadelerle eleştirirken; sürecin, Türkiye’nin “kaderine doğrudan sahip çıkma hamlesi” olduğunu savundu. Bu bölümde en dikkat çekici kısım ise, “kurucu önderlik” ifadesini kullanarak PKK’nın silah bırakma/örgütsel tasfiye yönündeki çağrılara uyduğunu ileri sürmesi oldu. Bahçeli, 27 Şubat 2025’te kamuoyuna yansıyan “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”na atıf yaparak, verilen sözlerin yerine getirildiğini söyledi. Söz konusu çağrı, farklı kaynaklarda Abdullah Öcalan imzasıyla anılıyor. Suriye başlığı: “Yeni denklem” ve mutabakat iddiası Bahçeli, dış politika bölümünde Suriye sahasında “yeni bir yapı oluştuğunu” savunarak, SDG / YPG ile Şam yönetimi arasında ateşkes ve kademeli entegrasyonu öngören bir mutabakata varıldığını söyledi. Bu yöndeki haber akışı, aynı gün ajans kaynaklarına da yansıdı. Ayrıca Bahçeli, Türkiye’deki Kürt vatandaşların terör örgütleriyle yan yana anılmasının doğru olmadığını belirterek “provokasyon” uyarısı yaptı. Bu çizgi, konuşmanın genelinde hem iç güvenlik hem de bölgesel gelişmelerin birbiriyle bağlantılı okunduğunu gösteren bir çerçeve olarak öne çıktı. Epstein dosyası: “Zamanlama manidar” mesajı Konuşmada bir diğer sürpriz başlık ise Jeffrey Epstein belgeleri oldu. Bahçeli, kamuoyuna yansıyan geniş kapsamlı ifşaatların “zamanlamasına” dikkat çekerek bunun uluslararası ölçekte siyasi/stratejik hedefler gözeten bir mekanizmaya işaret edebileceğini ima etti. Bu bölümde, çocuk istismarı iddialarına yönelik sert bir dille “temiz siyaset, temiz toplum” vurgusu yaptı. Gündem olan final: “Anadolu huzura…” Bahçeli’nin konuşmasını bitirirken kurduğu ve tartışma yaratan cümle, toplantının en çok konuşulan anı oldu. Çeşitli yayınlarda aktarılan ifadeye göre Bahçeli, “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Selahattin Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” diyerek sözlerini noktaladı. Bu çıkışın neyi işaret ettiği ve “Ahmetler” vurgusunun kimleri kapsadığına dair yorumlar şimdiden kulislerde farklı ihtimalleri gündeme taşıdı.

YPG/SDG ile “ateşkes ve tam entegrasyon” anlaşması! Haber

YPG/SDG ile “ateşkes ve tam entegrasyon” anlaşması!

Suriye yönetimi, ülkenin kuzeydoğusundaki gerilimin yükseldiği günlerin ardından YPG’nin omurgasını oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile kapsamlı bir anlaşmaya vardığını duyurdu. 18 Ocak 2026 tarihli açıklamalarda, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Ahmed al-Sharaa) ile SDG lideri Mazlum Abdi arasında imzalanan metnin “tam entegrasyon” hedefi taşıdığı belirtildi. Anlaşmanın en kritik maddesi, tüm cepheler ve temas hatlarında kapsamlı ve derhal ateşkes ilan edilmesi. Reuters ve AP’nin aktardığı bilgilere göre bu ateşkes, sahada devam eden çatışmaları durdurmayı ve tarafların kontrol alanlarında yeni bir düzenlemeye geçmeyi amaçlıyor. Mutabakat kapsamında SDG unsurlarının Fırat Nehri’nin doğusuna çekilmesi kararlaştırıldı. Bununla eş zamanlı olarak Deyrizor ve Rakka vilayetlerinin idari ve askeri yapısının Suriye hükümetine devredilmesi öngörülüyor. Söz konusu iki bölge, hem stratejik konumu hem de barındırdığı kritik altyapı ve doğal kaynaklar nedeniyle uzun süredir sahadaki denklemin merkezinde yer alıyordu. Anlaşmada ayrıca, SDG’nin etkili olduğu Haseke hattındaki sivil kurumların Suriye devlet kurumları ve idari yapısı içine entegre edilmesi hedefi bulunuyor. AP’nin haberinde, IŞİD tutukluları ve kamplarıyla bağlantılı bazı idari düzenlemelerin de Şam’a devredilmesine dönük başlıkların yer aldığı ifade edildi. Ekonomik ve güvenlik açısından en çok konuşulan maddelerden biri de petrol-doğalgaz sahaları ile sınır kapılarının devlet kontrolüne geçmesi. Reuters, anlaşmanın bu alanlarda kontrolün Şam’a devrini içerdiğini ve SDG unsurlarının güvenlik taramalarının ardından Savunma ve İçişleri yapıları içine dahil edilmesinin gündemde olduğunu yazdı. Dikkat çeken bir diğer başlık ise Reuters’ın aktardığı üzere, Suriye vatandaşı olmayan ve PKK bağlantılı unsurların ülkeden çıkarılmasına yönelik madde. Bu detay, anlaşmanın yalnızca ateşkes değil, aynı zamanda sahadaki güç yapısını yeniden şekillendirmeyi hedeflediği yorumlarına neden oldu. Öte yandan, anlaşmanın uygulama takvimi ve adımların sahaya nasıl yansıyacağı netleşmiş değil. Ancak taraflar arasındaki temasın sürmesi beklenirken, Reuters ve AP; liderler düzeyinde yeni görüşmelerin de planlandığını aktarıyor. Önümüzdeki günlerde çekilme, devir-teslim ve entegrasyon maddelerinin sahada ne ölçüde hayata geçirileceği, anlaşmanın kaderini belirleyecek.

Fırat’ın Batısında “Askerî Bölge” İlanı: Şam’dan Sürpriz Çekilme Çağrısı! Haber

Fırat’ın Batısında “Askerî Bölge” İlanı: Şam’dan Sürpriz Çekilme Çağrısı!

Savunma Bakanlığı, Fırat’ın batısındaki bazı noktalar için “operasyon sahası” mesajı verdi; silahlı unsurlara doğuya çekilme uyarısı yapılırken, siviller için de haritalı bir güvenlik çağrısı paylaşıldı. Suriye Savunma Bakanlığı, Fırat Nehri’nin batısında kalan ve YPG’nin kontrolünde olduğunu belirttiği bölgeleri “askerî alan” ilan ettiğini duyurdu. Yerel basına yansıyan yazılı açıklamada, söz konusu sahadaki tüm silahlı unsurların Fırat’ın doğusuna çekilmesinin istendiği ifade edildi. Açıklamada, YPG ve PKK bağlantılı unsurların yanı sıra “eski rejim kalıntıları” olarak nitelendirilen grupların da Fırat’ın batısında yer alan bazı bölgelerde yığınak yapmayı sürdürdüğü öne sürüldü. Bakanlık, bu hareketliliğin güvenlik riskini artırdığını savunarak yeni kararın bu nedenle alındığını bildirdi. “Halep’e İHA saldırıları” iddiası öne çıktı Savunma Bakanlığı’nın açıklamasında dikkat çeken başlıklardan biri, işgal altında olduğu belirtilen alanların “kamikaze insansız hava araçlarıyla (İHA) Halep’e saldırılar” için kullanıldığı iddiası oldu. Bu bölgelerdeki yığınak ile İHA saldırıları arasında bağ kuran açıklamada, Fırat’ın batısındaki hat boyunca “askerî alan” ilanının devreye alındığı kaydedildi. Haritalı paylaşım ve sivillere uyarı Bakanlık açıklamasında, Meskene ve Deyr Hafir’in de içinde yer aldığı bazı noktaları kapsayan haritalı bir paylaşım yapıldığı belirtildi. Paylaşımda, sivil halka “silahlı gruplara ait noktalardan uzak durmaları” yönünde çağrı yapıldığı aktarıldı. Bu uyarının, olası güvenlik riskleri ve sahada alınacak önlemler nedeniyle yapıldığı ifade edildi. “Gerekli tüm önlemler alınacak” mesajı Metinde, Suriye ordusunun bölgede toplanan silahlı grupların “burayı suç faaliyetleri için üs olarak kullanmasını önlemek için gerekli tüm önlemleri alacağı” vurgulandı. Savunma Bakanlığı, kararın uygulanmasına ilişkin ayrıntılara girmese de, bölgenin “operasyon sahası” olarak görüleceğine işaret eden bir dil kullandı. 7 Ocak operasyonu hatırlatıldı Açıklamada ayrıca, artan saldırıların ardından 7 Ocak’ta Halep’te YPG’nin kontrolünde olduğu belirtilen mahallelere operasyon düzenlendiği anımsatıldı. Bu operasyonun ardından Eşrefiyye, Şeyh Maksud ve Beni Zeyd mahallelerinin “örgütün işgalinden kurtarıldığı” bilgisi paylaşıldı. Yeni kararla birlikte Fırat’ın batısında ilan edilen askerî alanın sahadaki dengeleri nasıl etkileyeceği, silahlı unsurların çekilme çağrısına uyup uymayacağı ve bölgedeki sivil hareketliliğin nasıl yönetileceği önümüzdeki günlerde daha netleşecek.

MİT 99 Yaşında: “Terörsüz Türkiye” Neyi Değiştirecek? Haber

MİT 99 Yaşında: “Terörsüz Türkiye” Neyi Değiştirecek?

MİT’in 99’uncu kuruluş yıl dönümü için kaleme alınan yazıda İbrahim Kalın, terörle mücadeleden casuslukla mücadeleye, “siber vatan” vurgusundan Suriye ve Afrika’daki gelişmelere kadar geniş bir çerçevede yeni dönemin ipuçlarını paylaştı. Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) 99’uncu kuruluş yıl dönümü kapsamında MİT Başkanı İbrahim Kalın, “Türkiye Yüzyılında Daha Güvenli ve Daha Güçlü Türkiye” başlıklı bir yazı yayımladı. Kalın, yazısında “Terörsüz Türkiye” sürecini, Türkiye’nin iç cephesini güçlendiren ve jeopolitik eksenini tahkim eden çok aşamalı bir dönüşüm olarak tanımladı. Kalın’a göre bu süreç; PKK’nın feshi ve silah bırakma hedefinden, siyasi reformlara ve toplumsal barışın güçlendirilmesine uzanan kapsamlı bir yol haritası niteliği taşıyor. Sürecin, TBMM’de karşılık bulan “milli dayanışma ve demokrasi perspektifi” ile toplumsal destek zemininde ilerlemesinin kritik olduğunu vurguladı. Yazıda, terör örgütleri ve organize suç yapılarıyla mücadele başlıklarına da yer verildi. Kalın, özellikle “yeni nesil suç şebekeleri” ve mafyatik yapılara karşı güvenlik birimleriyle yakın iş birliği içinde yeni imkân ve kabiliyetler geliştirildiğini, gençleri hedef alan kriminal faaliyetlerin ise bilimsel yöntemler ve erken uyarı sistemleriyle önlenmesine odaklanıldığını belirtti. Casusluk faaliyetlerine karşı yürütülen çalışmalara değinen Kalın, çevrim içi operasyonlar, paravan yapılar ve farklı yöntemlerle yürütülen girişimlere karşı “yüksek farkındalık ve artan kapasiteyle” karşı koyduklarını; son bir yılda ajan ağlarının deşifre edilerek bazı girişimlerin akamete uğratıldığını ifade etti. Ayrıca MİT’in teknik istihbarat ve siber güvenlik atılımlarıyla “siber vatanın korunmasında” kilit rol üstlendiğini kaydetti. Kalın, istihbarat diplomasisinin “sessiz ve derin” niteliğiyle bölgesel ve küresel barışa katkı sunduğunu belirterek; Gazze’de ateşkes gündeminden Rusya-Ukrayna Savaşı’na, Somali’den Afganistan-Pakistan hattına kadar çeşitli alanlarda süreçlerin yakından takip edildiğini aktardı. Suriye başlığında ise 8 Aralık 2024’te “tarihi bir fırsat penceresinin aralandığını” ifade eden Kalın, Suriye’nin egemen ve birleşik bir yapıda istikrara kavuşmasının bölgesel barış için önemli olduğunu savundu. Afrika’ya ilişkin değerlendirmesinde de Türkiye’nin “Afrika’nın sorunlarına Afrikalı çözümler” yaklaşımına vurgu yaparak, kıta genelinde yürütülen temas ve çalışmaların olumlu sonuçlar ürettiğini dile getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.