Hava Durumu

#Merak

Söylemci - Merak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Merak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Epstein Belgeleri Tartışılırken Gülben Ergen Ses Yükseltti: “Türkler Kim?”! Haber

Epstein Belgeleri Tartışılırken Gülben Ergen Ses Yükseltti: “Türkler Kim?”!

Ünlü şarkıcı Gülben Ergen, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Jeffrey Jeffrey Epstein dosyalarında adı geçtiği öne sürülen “Türklerin” güvenilir kaynaklardan açıklanmasını istedi. Ergen’in “Dünyanın utancı” vurgusuyla yaptığı çağrı kısa sürede geniş kitlelere ulaşırken, kamuoyunda “Dosyalarda gerçekten doğrulanmış bir Türk ismi var mı?” sorusu yeniden tartışılmaya başlandı. Gülben Ergen, Epstein dosyalarında adı geçtiği iddia edilen Türklerin güvenilir kaynaklarla netleşmesini istedi. Dosyalarda yer alan birçok isim, tanık beyanı / temas kaydı / iddia gibi başlıklarda geçebiliyor; bu durum tek başına suçlama anlamına gelmiyor. Şu ana kadar kamuoyuna açık yargı kayıtları ve güvenilir kaynak taramalarında, suç isnadıyla kesinleşmiş bir Türk vatandaşına dair net bir doğrulama bulunduğuna yönelik ortak bir bilgi yer almıyor. Paylaşım “küresel bir suç” vurgusuyla yayıldı Ergen’in paylaşımı, Epstein davasının yalnızca magazinel bir başlık olmadığını; insanlık vicdanını ilgilendiren karanlık bir tabloya işaret ettiğini savunan ifadelerle dikkat çekti. Tepkilerin bir kısmı “isimler açıklansın” çağrısına destek verirken, bir kısmı ise dosyalardaki bilgilerin niteliği nedeniyle “yanlış yönlendirme ve linç” riskine dikkat çekti. Belgeler ne söylüyor, neden kafa karışıyor? Dosya kapsamında kamuoyuna yansıyan belgeler; farklı dönemlerde hazırlanmış ifade tutanakları, iletişim/temas kayıtları, tanık anlatımları ve çeşitli iddiaları içerebiliyor. Hukukçulara göre bu tür belgelerde bir ismin geçmesi, çoğu zaman “o kişi suç işlemiştir” anlamına gelmiyor. Çünkü: Tanık beyanları doğrulanmamış olabilir, İsimler bir ilişki ağını tarif etmek için anılabilir, “Temas/iletişim” kaydı bulunması, suçun parçası olunduğunu göstermeyebilir, Bazı kayıtlar yalnızca soruşturma kapsamındaki bağlantı haritasını yansıtabilir. “İsim geçmesi” ile “suçlama” aynı şey değil Tartışmanın merkezindeki nokta tam da bu: Dosyadaki her isim sanık ya da şüpheli anlamına gelmiyor. Hukuki süreçlerde belirleyici olan; resmî suçlama, iddianame, mahkeme kararı veya açık biçimde doğrulanmış deliller. Bu çerçevede, “dosyada Türk var mı?” sorusuna dair internette hızla yayılan paylaşımların bir bölümünün kanıtlanmamış iddialara dayanabileceği, bunun da yanlış bilgi ve itibar suikastı riskini büyütebileceği ifade ediliyor. Türkiye’de merak büyüyor: Resmî doğrulama var mı? Kamuoyunda yükselen meraka karşın, açık kaynaklarda ve uluslararası güvenilir yayın akışında “suç isnadıyla doğrulanmış bir Türk vatandaşı”na ilişkin net bir bilginin bulunmadığı yönündeki değerlendirmeler öne çıkıyor. Bu durum, Ergen’in “güvenilir kaynak” vurgusunu daha kritik hale getiriyor. Tartışma sürerken gözler, iddiaların sosyal medyada dolaşım hızından çok resmî yargı kayıtları ve doğrulanabilir haber kaynaklarına çevrilmiş durumda.

“Yapamazsın” Dediler… Hurda Parçalardan Çıkan Araç 160 km/s’yi Gördü! Haber

“Yapamazsın” Dediler… Hurda Parçalardan Çıkan Araç 160 km/s’yi Gördü!

Antalya’da 27 yıldır motosiklet tamirciliği yapan İsa Yalçın, yıllardır kurduğu hayali gerçeğe dönüştürdü. Yakın çevresinden “Uğraşma, yapamazsın” yorumları alsa da geri adım atmayan Yalçın, hurda ve çıkma parçalardan oluşturduğu aracıyla ilk deneme sürüşünü yaptı. Yarış araçlarını andıran tasarımıyla dikkat çeken aracın, yapılan testlerde saatte 160 kilometre hıza kadar ulaştığı öğrenildi. Yalçın’ın projesi, sadece hız iddiasıyla değil, ortaya çıkış hikâyesiyle de merak uyandırıyor. Araç için iskelet bölümünü profil demirlerden şekillendiren usta, motor kısmında ise farklı motosikletlerden sökülen parçaları değerlendirerek kendi sistemini kurdu. Projenin en zorlu kısmının “her şeyi sıfırdan düşünmek” olduğunu vurgulayan Yalçın, ilk iskeleti hazırlamanın yaklaşık bir yılını aldığını belirtti. İlginç olan detay ise aracın ilk etapta farklı bir planla tasarlanması… Yalçın, başlangıçta aracı 3 tekerlekli ve su ile çalışan bir sistemle denediğini ancak beklediği verimi alamayınca yön değiştirip yeniden benzinli düzene geçtiğini anlattı. Bu değişikliğin ardından istediği performansa yaklaştığını söyleyen usta, aracı daha da geliştirmek istediğini dile getirdi. Projenin çevrede konuşulmasının bir nedeni de Yalçın’ın yaklaşımı: “Maksat hız değil” diyor. Usta, bu çalışmayı bir yarış hedefinden çok hobi olarak gördüğünü ve işin güvenlik tarafına özellikle önem verdiğini belirtiyor. Buna rağmen, hurdadan çıkan bir aracın bu seviyede performans göstermesi, sosyal medyada ve yerelde “Bu nasıl yapıldı?” sorusunu beraberinde getirmiş durumda. Yalçın’ın şimdi gündeminde yeni bir adım var: Aracın hem teknik açıdan hem de güvenlik donanımları bakımından daha ileri bir seviyeye taşınması… Bu sıra dışı projenin bir sonraki aşamasında neler ekleneceği ise şimdiden merak konusu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.