Hava Durumu

#Londra

Söylemci - Londra haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Londra haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Londra’da “Risk Büyük” Dediler… Ankara’da Gözleri Yeniden Aydınlandı! Haber

Londra’da “Risk Büyük” Dediler… Ankara’da Gözleri Yeniden Aydınlandı!

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde gerçekleştirilen bir operasyon, İngiltere’de görme kaybı yaşayan 77 yaşındaki Caroline Edith için adeta yeni bir başlangıç oldu. Londra’da uzun süre farklı hastanelere başvurduğu, ancak net bir teşhis ve güven veren bir tedavi planı bulamadığı belirtilen Edith, çözümü Türkiye’de aradı. Yapılan değerlendirmeler ve ardından uygulanan cerrahi müdahale sonrası görme yetisinde belirgin iyileşme yaşadığı aktarıldı. “Farklı teşhisler, kafa karıştıran uyarılar” Edinilen bilgilere göre Edith, görme kaybı şikâyetiyle İngiltere’de birden fazla sağlık kuruluşuna başvurdu. Ancak farklı görüşlerin ortaya çıkması ve ameliyat konusunda kendisine riskin yüksek olduğunun söylenmesi, hastayı endişelendirdi. Süreci anlatan Edith’in, operasyonun gözünü tamamen kaybetmesine yol açabileceği yönünde uyarılar aldığını ifade ettiği kaydedildi. Bu belirsizlik nedeniyle tedavi seçeneklerini yeniden değerlendiren hasta, Türkiye’deki imkânları araştırmaya başladı. Türkiye tercihini belirleyen detay: “Burayı övdüler” Caroline Edith, Türkiye’ye gelme kararında, çevresinden aldığı tavsiyelerin etkili olduğunu belirtti. Tedavi sonrası yaşadığı değişimi ise dikkat çekici sözlerle dile getirdi: Görüşünün açıldığını, renkleri ve ışığı daha net algıladığını, görüntünün kendisine daha “parlak” geldiğini söyledi. Yaşadığı memnuniyeti anlatırken, sürecin sonunda tekrar görebilmenin kendisini çok mutlu ettiğini ifade etti. Doktorlar: “Nakil gerektiren sorun vardı, farklı bir yöntem uygulandı” Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim ve İdari Sorumlusu Prof. Dr. Özlem Evren Kemer, hastanın İngiltere’de birden fazla hastaneye gittiğini, ancak tanı ve yönlendirmelerin netleşmemesi nedeniyle zorlu bir dönem geçirdiğini aktardı. Kemer, hastanın korneasına ilişkin nakil gerektirebilecek bir problem bulunduğunu, ancak ilk aşamada kornea nakline başvurulmadan, gözdeki hassas hücrelerin korunmasına odaklanan cerrahi yaklaşımın tercih edildiğini belirtti. Kemer ayrıca tedavi sürecinin burada bitmeyeceğini vurgulayarak, hastanın ilerleyen dönemde uzaktan takip edileceğini kaydetti. Edith’in klinikten memnun ayrıldığı, hatta diğer gözündeki şikâyet için de aynı merkezde işlem yapılmasını istediği ifade edildi. Hastane yönetimi: “Akredite kaliteyle hizmet sunuyoruz” Genel Hastane Başhekimi Doç. Dr. Osman İnan, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin akreditasyon vurgusuna dikkat çekerek, kurumsal kalite programı kapsamında sağlık hizmetinin yalnızca Türkiye’ye değil, ihtiyaç duyan uluslararası hastalara da sunulmasının bir vizyon olduğunu dile getirdi. Koordinatör Başhekim Prof. Dr. Levent Öztürk ise sağlık turizminde başvuruların arttığını ve memnuniyet oranlarının yüksek seyrettiğini belirtti. Öztürk, göz kliniğinde ileri düzey uygulamaların gerçekleştirildiğini, yalnızca kornea alanında değil farklı organ nakli süreçlerinde de güçlü bir altyapı bulunduğunu kaydetti. Açıklamalarda, Avrupa’nın farklı ülkelerinden de hastaların tedavi için Türkiye’yi tercih ettiği bilgisi paylaşıldı. Sağlık turizminde dikkat çeken örnek Caroline Edith’in hikâyesi, Türkiye’nin özellikle büyük şehir hastanelerinde yürütülen ileri teknoloji ve uzmanlık gerektiren işlemlerin uluslararası alandaki karşılığını bir kez daha gündeme taşıdı. Tedavinin ardından “yeniden görmeye başlamak” gibi hayat kalitesini doğrudan etkileyen bir sonuç alınması ise, bu tür vakaların neden yakından takip edildiğini gösteriyor.

“Kuzey Londra’da Türk Çeteleri İddiası”! Haber

“Kuzey Londra’da Türk Çeteleri İddiası”!

İngiliz basınında yer alan iddialara göre Londra’nın Tottenham, Wood Green ve Dalston gibi semtlerinde bazı Türk organize suç grupları uyuşturucu ticaretiyle büyüyen bir “koruma ağı” kurdu; yıllara yayılan çekişmelerin sivilleri de tehlikeye attığı öne sürülüyor. İngiltere’nin başkenti Londra’da, kuzey ve doğu hattındaki bazı mahallelerin uzun süredir “görünmez” bir suç düzeninin baskısı altında olduğu ileri sürüldü. İngiliz basınına yansıyan haberlerde; kendilerini farklı isimlerle tanıtan, çoğu zaman mahalle içinde “normal hayatın parçası” gibi görünen bazı Türk organize suç gruplarının, uyuşturucu ticareti üzerinden güç kazanarak çevrede bir tür “koruma” sistemi oluşturduğu iddia edildi. Haberlere göre bu yapıların, özellikle Tottenham, Wood Green ve Dalston çevresinde etkisini artırdığı öne sürülüyor. İddiaya konu grupların “Bombacılar” ve “Tottenham Boys” gibi adlarla anıldığı; uyuşturucu hatları ve nüfuz alanları nedeniyle birbirleriyle dönem dönem sert çatışmalara girdiği de aktarılıyor. Bu çekişmenin yıllara yayıldığı ve yalnızca suç gruplarını değil, bölgede yaşayan sıradan insanları da tedirgin ettiği belirtiliyor. “Toplumun içinde, gizlenmeden” iddiası Haberlerde dikkat çeken ayrıntılardan biri de, suç ağlarının sokakta “saklanmadan” hareket ettiği iddiası. Wood Green’de büyüdüğü belirtilen bir öğretmenin anlatımına yer veren bazı kaynaklar, bu kişilerin mahalle düzenine dışarıdan gelmiş bir yapı gibi değil, içeriden büyüyen bir nüfuz gibi yayıldığını savunuyor. Bu durumun, tanıklık etmeyi ve şikâyet mekanizmalarını zayıflattığı; insanların “yanlış kişiyle konuşma” endişesiyle suskun kaldığı ileri sürülüyor. Borçla başlayan baskı, korkuyla büyüyen ağ mı? İddialara göre “koruma” düzeni yalnızca kaba tehditle değil, borç ilişkileri üzerinden de kurulabiliyor. Bazı ailelere kafe ya da berber açmaları için para verildiği, geri ödeme aksadığında ise baskının devreye girdiği öne sürülüyor. Bu yöntemin, mahallede “borç ve korku” temelli bir bağlılık yarattığı iddia edilirken; esnafın ve çalışanların çoğu zaman açık konuşmaktan kaçındığı da vurgulanıyor. Geçmiş olaylar yeniden gündemde Londra’daki bazı saldırılar ve cinayetler de bu tartışmanın parçası olarak yeniden hatırlatıldı. Haberlere göre; 2013’te Holloway Road’da bir markete düzenlenen saldırıda esnaf Ahmet Paytak’ın öldürülmesi, 2015’te Lordship Lane çevresinde yaşanan silahlı saldırı ve 2023’te Türk DJ Mehmet Koray Alpergin’in öldürülmesi gibi vakalar, “uluslararası bağlantı” ihtimaliyle birlikte anılan başlıklar arasında gösteriliyor. Ayrıca Mayıs 2024’te Dalston’da bir restorana yönelik silahlı saldırıda üç kişinin yaralandığı; o sırada dışarıda bulunan 9 yaşındaki bir çocuğun da ağır yaralandığı olayı da, “çatışmaların sivillere sıçradığı” iddiasına örnek olarak veriliyor. Polis: “Silah kaçakçılığında öncelikli tehdit” Metropolitan Police’in değerlendirmelerine atıf yapan haberlerde, Türk organize suç gruplarının özellikle yasa dışı silah kaçakçılığı açısından “en kritik tehditler” arasında görüldüğü öne sürüldü. Son bir yıllık süreçte 130’dan fazla silah ve 2 bin 500 merminin ele geçirildiği bilgisi de paylaşılıyor. Yetkililerin Europol ve National Crime Agency ile yürütülen operasyonların etkisine dikkat çektiği; bu çalışmaların cinayet oranlarındaki düşüşte rol oynadığı savunuluyor. Mahalledeki soru: “Konuşmak bile risk mi?” Öte yandan iddiaların en çarpıcı tarafı, bölgede yaşayanların dile getirdiği kaygı: “Konuşmak bile risk.” Green Lanes çevresinde konuşan bir esnafın, polisle temas kurmanın aileler için tehlike oluşturabileceğini söylediği; Lordship Lane’de çalışan bir kafe görevlisinin ise “paraları ve güçleri var, biz piyonuz” sözleriyle korku iklimini tarif ettiği aktarılıyor. Londra’nın kalabalık sokaklarında her şey günlük akışında devam ederken, arka planda “kim kime ne kadar hâkim” sorusunun büyüdüğü iddiası, hem güvenlik birimlerinin hem de yerel halkın gündeminde kalmaya devam ediyor.

Londra Detayı Dikkat Çekti: Şevval Şahin’in Profil Hamlesi “Türkiye’ye Dönmeyecek mi?” Sorusunu Gündeme Taşıdı! Haber

Londra Detayı Dikkat Çekti: Şevval Şahin’in Profil Hamlesi “Türkiye’ye Dönmeyecek mi?” Sorusunu Gündeme Taşıdı!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yasaklı madde soruşturması kapsamında adı geçtiği öne sürülen manken Şevval Şahin hakkında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Soruşturma dosyasında şüpheli sıfatıyla yer aldığı belirtilen Şahin’in, operasyon sırasında yurt dışında olduğu için gözaltına alınamadığı; bu nedenle de hakkında adli makamlarca yakalama kararı çıkarıldığı ifade ediliyor. Sürecin ilk günlerinde kamuoyuna yansıyan bilgiler sonrası gözler, Şahin’in Türkiye’ye dönüp dönmeyeceğine çevrilmişti. Çünkü iddialara göre emniyet birimleri, savcılık talimatıyla yürüttükleri çalışmalar sırasında Şahin’in adresinde bulunamaması üzerine yurt dışına çıkış kayıtlarını incelemiş ve bunun ardından yakalama emri düzenlenmişti. Konunun basına yansımasının hemen ardından ise Şahin, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada suçlamalara yanıt vermek üzere “en kısa sürede” Türkiye’ye geleceğini duyurmuştu. Ancak aradan yaklaşık bir ay geçtiği belirtilirken, Şahin’in henüz ülkeye giriş yapmaması merakı artırdı. Tam da bu noktada, ünlü mankenin sosyal medya profilinde yaptığı bir değişiklik dikkat çekti. Şahin’in, profil bölümüne İngiltere merkezli olduğu belirtilen uluslararası bir modellik ajansının internet adresini eklemesi, sosyal medyada yeni bir tartışmayı başlattı. Bu hamle, “Türkiye’ye dönmek yerine kariyerini Londra üzerinden mi sürdürecek?” sorularını beraberinde getirirken, bazı kullanıcılar bu güncellemeyi “Londra’ya yerleşme hazırlığı” olarak yorumladı. Öte yandan söz konusu bağlantının tek başına bir yerleşme kararını kanıtlamadığı, bunun aynı zamanda iş ilişkileri ve iletişim amaçlı bir paylaşım olabileceği de konuşulan ihtimaller arasında. Şahin cephesinden ise son güncellemeye ilişkin yeni bir açıklama gelmediği aktarılıyor. Bu nedenle tartışmalar, “dönüş” vaadinin ne zaman gerçekleşeceği ve soruşturma sürecinin nasıl ilerleyeceği ekseninde sürüyor. Yakalama kararının varlığına ilişkin iddialar ve dosyanın seyrine dair ayrıntılar kamuoyunda yakından takip edilirken, yetkili makamların atacağı adımlar ve Şahin’in vereceği olası ifade, sürecin gidişatını belirleyecek başlıca başlıklar olarak öne çıkıyor. Gündemdeki soru ise net: Şevval Şahin gerçekten Türkiye’ye dönüp iddialara yanıt mı verecek, yoksa profilindeki “Londra” detayı yeni bir hayat planının işareti mi?

Londra Detayı Dikkat Çekti: Şevval Şahin’in Profil Hamlesi “Türkiye’ye Dönmeyecek mi?” Sorusunu Gündeme Taşıdı! Haber

Londra Detayı Dikkat Çekti: Şevval Şahin’in Profil Hamlesi “Türkiye’ye Dönmeyecek mi?” Sorusunu Gündeme Taşıdı!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yasaklı madde soruşturması kapsamında adı geçtiği öne sürülen manken Şevval Şahin hakkında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Soruşturma dosyasında şüpheli sıfatıyla yer aldığı belirtilen Şahin’in, operasyon sırasında yurt dışında olduğu için gözaltına alınamadığı; bu nedenle de hakkında adli makamlarca yakalama kararı çıkarıldığı ifade ediliyor. Sürecin ilk günlerinde kamuoyuna yansıyan bilgiler sonrası gözler, Şahin’in Türkiye’ye dönüp dönmeyeceğine çevrilmişti. Çünkü iddialara göre emniyet birimleri, savcılık talimatıyla yürüttükleri çalışmalar sırasında Şahin’in adresinde bulunamaması üzerine yurt dışına çıkış kayıtlarını incelemiş ve bunun ardından yakalama emri düzenlenmişti. Konunun basına yansımasının hemen ardından ise Şahin, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada suçlamalara yanıt vermek üzere “en kısa sürede” Türkiye’ye geleceğini duyurmuştu. Ancak aradan yaklaşık bir ay geçtiği belirtilirken, Şahin’in henüz ülkeye giriş yapmaması merakı artırdı. Tam da bu noktada, ünlü mankenin sosyal medya profilinde yaptığı bir değişiklik dikkat çekti. Şahin’in, profil bölümüne İngiltere merkezli olduğu belirtilen uluslararası bir modellik ajansının internet adresini eklemesi, sosyal medyada yeni bir tartışmayı başlattı. Bu hamle, “Türkiye’ye dönmek yerine kariyerini Londra üzerinden mi sürdürecek?” sorularını beraberinde getirirken, bazı kullanıcılar bu güncellemeyi “Londra’ya yerleşme hazırlığı” olarak yorumladı. Öte yandan söz konusu bağlantının tek başına bir yerleşme kararını kanıtlamadığı, bunun aynı zamanda iş ilişkileri ve iletişim amaçlı bir paylaşım olabileceği de konuşulan ihtimaller arasında. Şahin cephesinden ise son güncellemeye ilişkin yeni bir açıklama gelmediği aktarılıyor. Bu nedenle tartışmalar, “dönüş” vaadinin ne zaman gerçekleşeceği ve soruşturma sürecinin nasıl ilerleyeceği ekseninde sürüyor. Yakalama kararının varlığına ilişkin iddialar ve dosyanın seyrine dair ayrıntılar kamuoyunda yakından takip edilirken, yetkili makamların atacağı adımlar ve Şahin’in vereceği olası ifade, sürecin gidişatını belirleyecek başlıca başlıklar olarak öne çıkıyor. Gündemdeki soru ise net: Şevval Şahin gerçekten Türkiye’ye dönüp iddialara yanıt mı verecek, yoksa profilindeki “Londra” detayı yeni bir hayat planının işareti mi?

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.