Sular Çekilmiyor, Umut Azalıyor: Mozambik’te Sel Krizi Derinleşiyor!
Mozambik’te yağmur mevsimiyle birlikte yükselen sular, ülkenin özellikle güney kesimlerinde hayatı adeta durma noktasına getirdi. Günlerdir aralıksız devam eden şiddetli yağışlar, bazı bölgelerde yerleşimleri “su kuşatması” altına alırken, yüzlerce ailenin kurtarılmayı beklediği bildiriliyor. Çatı katlarına sığınanlar, kapanan yollar ve artan hastalık riski… Krizin boyutu her geçen gün daha da büyüyor.
Orta ve güney Afrika’da ekim-nisan döneminde etkili olan yağmur mevsimi, son yıllarda daha sert bir tabloyla kendini gösteriyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin yağış düzenini bozduğunu; kısa sürede yağan yoğun yağmurların sel, toprak kayması ve altyapı hasarlarını artırdığını vurguluyor. Mozambik’teki son gelişmeler ise bu uyarıların ne kadar gerçekçi olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
Güneyde mahsur kalan aileler için yarış zamana karşı
Mozambik Kardeşlik Vakfı Başkanı Ahmet Parlak’ın paylaştığı Ulusal Afet Yönetimi Enstitüsü (INGD) verilerine göre, seller ülke genelinde 139 bin 708 aileyi etkiledi. 2 bin 879 evin kısmen, 757 evin tamamen yıkıldığı, 71 bin 560 evin ise sular altında kaldığı belirtiliyor. Son günlerde etkilenen kişi sayısındaki artışın dikkat çekici olduğu, tablonun hızla ağırlaştığı ifade ediliyor.
Parlak, son 15 gün içinde 45 kişinin yaralandığını, 4 kişinin kayıp olduğunu aktarırken, en kritik noktanın ülkenin güneyinde yaşandığını belirtiyor: Bazı yerleşimlerde aileler günlerdir kurtarma ekiplerini bekliyor, bazı bölgelerde ise sel suları nedeniyle dış dünyayla bağlantı neredeyse tamamen kopmuş durumda.
Kırmızı alarm, barınma merkezleri ve kesilen hizmetler
Mozambik genelinde kırmızı alarm ilan edildiği ve 91 barınma merkezinin aktif olduğu bilgisi paylaşılıyor. Bu merkezlerde 94 bin 917 kişinin barındığı, ayrıca 19 bin 254 kişinin yürütülen kurtarma çalışmalarıyla güvenli alanlara taşındığı belirtiliyor.
Seller sadece evleri değil, temel hizmetleri de vurmuş durumda. 7 Ocak’tan bu yana 203 sağlık birimi, 155 okul, 3 köprü ve 1321 kilometre yolun selden etkilendiği ifade ediliyor. Ulaşımın aksaması; sağlık, eğitim ve yardım dağıtımını daha da zorlaştırıyor. Başkent Maputo’da yükselen su seviyeleri nedeniyle kuzeye giden 1 numaralı ulusal yol ile güneye giden 2 numaralı ulusal yolun ulaşıma kapanması, krizin şehir hayatına da doğrudan yansıdığını gösteriyor.
Tarım arazileri sular altında: Gıda güvensizliği kapıda
Ülke nüfusunun önemli bir bölümü küçük ölçekli tarımla geçiniyor. Bu nedenle sellerin tarıma etkisi, afetin en uzun soluklu sonuçlarından biri olarak görülüyor. INGD raporlarına göre 181 bin 5 hektar tarım arazisi zarar gördü; 126 bin 287 çiftçinin faaliyetleri aksadı. Hayvancılık yapan aileler için de kayıplar ağır: 58 bin 621 hayvanın telef olduğu bildiriliyor.
Bu tablo, yağmur mevsimi sona erse bile etkilerin süreceğine işaret ediyor. Ekili alan kaybı, tohum ve ekipmanların yok olması; kırsal bölgelerde gıda güvensizliğini büyütürken, insani yardıma bağımlılığı artırıyor.
Baraj tahliyeleri ve zorlaşan kurtarma çalışmaları
Güney ve orta kesimlerde ani su baskınlarının büyümesinde, komşu ülkelerdeki barajlardan yapılan su tahliyelerinin de etkili olduğu belirtiliyor. Parlak, şiddetli yağışların çok sayıda barajda yoğun tahliyelere yol açtığını, bunun da su seviyelerini daha hızlı yükselttiğini aktarıyor.
Arama-kurtarma çalışmalarına Güney Afrika’dan gelen uçaklar, özel gemiler ve donanma unsurları destek veriyor. Ancak olumsuz hava koşullarının çalışmaları zorlaştırdığı, özellikle Maputo ve Gaza bölgelerinde ekiplerin zamana karşı mücadele ettiği bildiriliyor.
En kırılganlar çocuklar ve yaşlılar
Temiz suya erişimde yaşanan sorunlar, su kaynaklı hastalık riskini artırırken; barınma merkezlerindeki koşullar, salgın ihtimalini güçlendiriyor. Çocuklar ve yaşlılar ise bu süreçte en kırılgan gruplar arasında gösteriliyor. Uzmanlar, bu tür afetlerin yalnızca “anlık bir felaket” olmadığını; tarım, eğitim, sağlık ve sosyal yaşam üzerinde uzun vadeli izler bıraktığını vurguluyor.