Hava Durumu

#Insani Yardım

Söylemci - Insani Yardım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Insani Yardım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yardım sayısı düşüyor mu? Gazze için kritik iddia! Haber

Yardım sayısı düşüyor mu? Gazze için kritik iddia!

Gazze’ye insani yardım akışında yeni bir kırılma noktası konuşuluyor. İsrail ordusunun, ABD destekli ateşkes planının ikinci aşaması kapsamında Gazze’ye günlük 600 tır yerine yaklaşık 200 tır girişinin “yeterli” olacağı yönünde değerlendirme yaptığı ve bu nedenle sayının azaltılmasını talep ettiği ileri sürüldü. “200 tır yeter” iddiası… Gerekçe ne? İddiaya göre İsrail ordusu, Gazze’deki nüfusun günlük ihtiyacının 200 tır ile karşılanabileceğini savunuyor ve daha yüksek hacimli yardımın sahada bazı gruplar tarafından kontrol aracı olarak kullanılabileceği öne sürülüyor. Bu yaklaşım, ikinci aşamanın dinamiklerinin “farklı” olduğu gerekçesiyle önceki dönemde verilen izinlerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği yorumuyla birlikte değerlendiriliyor. Sahadaki rakamlar: “600 mü, zaten 200 mü?” Tartışmanın kilit noktası şu: Kağıt üzerindeki hedef ile sahadaki fiili giriş arasında zaten uzun süredir bir uyuşmazlık olduğu belirtiliyor. Gazze’deki yerel yetkililer, ateşkes şartlarında günlük 600 tır hedefi konuşulsa da pratikte İsrail’in 200 civarında tır geçişine izin verdiğini söylemişti. Öte yandan uluslararası analizler de, “600 tır/gün” hedefinin çoğu gün yakalanamadığını; giriş, boşaltma ve dağıtım aşamalarında ciddi tıkanmalar yaşandığını ortaya koyuyor. BM ve yardım kuruluşlarının uyarısı: “Yeterli değil” BM ve insani yardım aktörleri ise ateşkes sonrasında dahi kısıtlamalar, güvenlik riskleri ve lojistik engeller nedeniyle Gazze’ye giren yardımın ihtiyacı karşılamadığını vurguluyor. Kış şartlarının etkisiyle barınma, gıda ve sağlık ihtiyaçlarının daha da baskılandığı; yardım akışındaki dalgalanmanın insani tabloyu kırılganlaştırdığına dikkat çekiliyor. Yönetim boyutu: NCAG tartışması da masada Yardım meselesi yalnızca “kaç tır girdi” sorusuyla sınırlı değil; “kim dağıtacak, kim yönetecek?” başlığı da öne çıkıyor. Bu çerçevede, Gazze’de günlük kamu hizmetlerini yürütmeye dönük Ulusal Yönetim Komitesi (NCAG) benzeri yapılanmaların devreye girmesi, sahadaki dengeyi etkileyebilecek bir unsur olarak görülüyor. ABD tarafı da plan kapsamında bu tür bir yönetişim mimarisinden söz ediyor. Ancak İsrail tarafındaki bazı değerlendirmelerde, yeni yapıların sahada nasıl işleyeceği ve etkisinin ne zaman görüleceği konusunda şüphe bulunduğu; bunun da “yardım mekanizması” tartışmasını doğrudan etkilediği aktarılıyor. Kritik soru: İkinci aşamada “yardım standardı” geriye mi gidecek? Şimdi gözler, ateşkesin ikinci aşamasında yardım akışının hangi sayısal ve denetimsel çerçeveyle süreceğine çevrildi. Eğer “200 tır” yaklaşımı resmileşirse, bu adım insani koşullar açısından yeni bir tartışma dalgasını tetikleyebilir. Tersine, hedeflenen 600 tırın sahada gerçekten karşılanabilmesi için geçiş, boşaltma ve dağıtım zincirinin nasıl iyileştirileceği de bir başka kritik başlık olarak masada duruyor.

Beştepe’de “kapalı dosyalar” açılıyor: MGK’nın ilk toplantısında hangi başlıklar öne çıkacak? Haber

Beştepe’de “kapalı dosyalar” açılıyor: MGK’nın ilk toplantısında hangi başlıklar öne çıkacak?

Milli Güvenlik Kurulu (MGK), 2026 yılının ilk toplantısı için 28 Ocak 2026 Çarşamba günü Beştepe’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında bir araya geliyor. Gündemin ilk sırasında Suriye sahasındaki son gelişmeler bulunurken, Gazze’nin yeniden inşası, ABD–İran hattındaki gerilim ve Rusya–Ukrayna savaşını bitirmeye dönük diplomatik temaslar da kapsamlı biçimde ele alınacak. Suriye’de ateşkes sonrası tablo: Ankara hangi risk ve fırsatları okuyacak? Toplantıda Suriye dosyasının, sahadaki yeni askeri ve siyasi denge üzerinden değerlendirileceği belirtiliyor. Özellikle Şam yönetimi ile SDG arasında duyurulan ateşkes/entegrasyon çerçevesinin sahaya ve güvenlik mimarisine etkileri masaya yatırılacak. Bu başlık altında sınır hattındaki güvenlik tedbirleri, muhtemel göç ve insani hareketlilik riskleri ile Türkiye’nin “terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda izleyeceği adımların yeniden tartılması bekleniyor. Kurulun değerlendirmesinde, Suriye’deki gelişmelerin yalnızca sahadaki çatışma/ateşkes denklemine indirgenmeyip, bölgesel aktörlerin tutumu ve uluslararası temas trafiğiyle birlikte ele alınacağı ifade ediliyor. MGK kulislerinde, özellikle sınır güvenliğini etkileme potansiyeli bulunan senaryoların “erken uyarı” yaklaşımıyla değerlendirileceği konuşuluyor. Gazze’nin yeniden inşası: Türkiye’nin üstleneceği rol nasıl şekillenecek? MGK’nın ikinci kritik gündem maddesi Gazze. Haber akışlarına göre Türkiye’nin, ABD öncülüğünde kurulan Barış Kurulu’na kurucu üye olarak katılımı sonrası ortaya çıkan yeni çerçeve de toplantıda ele alınacak. Bu kapsamda Gazze’nin yeniden inşası ve ihyası sürecinde Ankara’nın üstlenebileceği sorumluluklar; diplomatik temaslar, insani yardım planlaması ve uluslararası koordinasyon boyutlarıyla görüşülecek. Toplantıda ayrıca Türkiye’nin Filistin halkına yönelik siyasi desteğinin sürdürüleceği mesajının öne çıkacağı, yeniden inşa başlığında ise “saha gerçekliği–uluslararası finansman–güvenlik” üçgeninde olası senaryoların değerlendirileceği ifade ediliyor. ABD–İran gerilimi ve Ukrayna diplomasisi: Bölgesel dalga Ankara’yı nasıl etkiler? Kurul gündeminde yer alan bir diğer başlık ABD ile İran arasındaki gerilim. Olası tırmanmanın bölge ülkelerine yansımaları, enerji güvenliğinden deniz aşırı ticaret hatlarına kadar uzanan risk alanlarıyla birlikte değerlendirilecek; gerektiğinde alınabilecek ilave tedbirler masaya konacak. Öte yandan MGK’da Rusya–Ukrayna savaşının sona erdirilmesine dönük diplomatik girişimlerin de ele alınacağı belirtiliyor. Türkiye’nin diplomasi trafiği, bölgesel güvenlik denklemindeki değişimler ve müzakere kanallarının canlı tutulmasına ilişkin başlıkların değerlendirileceği aktarılıyor. Terörle mücadele ve iç güvenlik: Operasyonlar ve tehdit değerlendirmesi masada Toplantının iç güvenlik gündeminde ise PKK, DEAŞ ve FETÖ’ye yönelik devam eden terörle mücadele operasyonları ile güvenlik kurumlarının güncel tehdit değerlendirmelerinin yer alması bekleniyor. MGK’nın toplantı sonunda, ele alınan başlıkları özetleyen bir bildirinin kamuoyuyla paylaşılması öngörülüyor.

Kızılay’dan Gazze’ye 20. İyilik Gemisi: 1.400 Ton Yardım Mersin’den Yola Çıktı! Haber

Kızılay’dan Gazze’ye 20. İyilik Gemisi: 1.400 Ton Yardım Mersin’den Yola Çıktı!

Türk Kızılay’ın Gazze’ye gönderilmek üzere hazırladığı 20. “İyilik Gemisi”, Mersin Uluslararası Limanı’ndan düzenlenen törenle uğurlandı. Yaklaşık 1.400 ton temel insani yardım malzemesi taşıyan geminin, Mısır’ın El-Ariş Limanı’na ulaşmasının ardından yardım malzemelerinin buradan Gazze’ye sevk edilmesi planlanıyor. Liman sahasında gerçekleştirilen programda, Kızılay yetkilileri ve kamu temsilcilerinin katılımıyla bir uğurlama töreni düzenlendi. Törende yapılan konuşmaların ardından dua edildi ve yardım gemisi Gazze’ye doğru hareket etti. Gemide neler var? Kızılay tarafından hazırlanan sevkiyatta, Gazze’deki acil ihtiyaçlara yönelik malzemeler ön plana çıktı. Geminin yükünün ağırlıklı olarak: -Gıda ürünleri, -Hijyen malzemeleri, -Giyim ürünleri, -Battaniye ve barınma destekleri, -Bebek malzemeleri gibi temel ihtiyaç kalemlerinden oluştuğu bildirildi. Yardımların özellikle kış koşullarında zorlaşan yaşam şartları nedeniyle daha kritik hale geldiğine dikkat çekildi. “İyilik Yolu” vurgusu: “Kilometreyle değil vicdanla ölçülür” Törende konuşan Türk Kızılay Yönetim Kurulu Üyesi Yener Tanık, bu seferin yalnızca bir yardım taşımacılığı olmadığını, Gazze’ye uzanan bir dayanışma hattı anlamı taşıdığını ifade etti. Tanık, bölgede uzun süredir ağır bir süreç yaşandığını; bunun en çok çocukları, yaşlıları, hastaları ve aileleri etkilediğini dile getirdi. Kış şartlarının tabloyu daha da zorlaştırdığını belirten Tanık, yağmurla dolan çadırlar, çamurla kaplanan yaşam alanları ve soğuk hava koşullarının, özellikle kırılgan gruplar için ciddi risk oluşturduğunu söyledi. Bu süreçte Türkiye’nin dayanışma ruhuyla Gazze’ye uzanan bir “iyilik yolu” açıldığını belirten Tanık, bu yolun yalnızca fiziksel bir rota değil, insani sorumlulukla kurulan bir köprü olduğunu vurguladı. 11 milyon öğün bilgisi dikkat çekti Tanık’ın paylaştığı rakamlar da törenin öne çıkan başlıklarından biri oldu. Kızılay’ın, en zor şartlar altında dahi aşevlerinde her gün 30 bin ile 40 bin öğün sıcak yemek çıkardığını ve dağıtımların sürdüğünü belirten Tanık, bugüne kadar yaklaşık 11 milyon öğün dağıtıldığını aktardı. Ayrıca, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’ye ulaştırılan insani yardım miktarının 20 bin tonu aştığı da ifade edildi. Ramazan öncesi “gönül seferi” Ramazan ayına yaklaşılırken, 20. “İyilik Gemisi”nin anlamının daha da arttığına işaret edildi. Tanık, bu seferi yalnızca bir yardım sevkiyatı olarak değil, Ramazan’ın ruhuna uygun bir gönül seferi olarak nitelendirdi. Tören sırasında, gemiye katkı sunan kişi ve kurumlara, bağışçılara teşekkür edildi. Yardımlar Gazze’ye nasıl ulaştırılacak? Yetkililerin verdiği bilgiye göre geminin ilk durağı El-Ariş Limanı olacak. Buraya ulaşmasının ardından yardım malzemeleri gemiden indirilerek, planlanan lojistik hat üzerinden Gazze’ye nakledilecek. Sürecin, sahadaki koşullara ve geçiş planlamalarına göre yürütüleceği belirtildi. Uğurlama törenine Mersin Vali Yardımcısı Murat Çağrı Erdinç ile çeşitli kurum temsilcileri ve ilgililer de katıldı. Program, edilen duanın ardından geminin limandan ayrılmasıyla sona erdi.

Yalova’da Kermeslerde Gazze İçin Toplanan Bağış 1,5 Milyonu Geçti! Haber

Yalova’da Kermeslerde Gazze İçin Toplanan Bağış 1,5 Milyonu Geçti!

Yalova İl Müftülüğü’ne bağlı merkez Kur’an kursları ile Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Yalova Şubesi Kadın Kolları’nın birlikte düzenlediği kermeslerde, el emeği ürünlerden yiyecek-içeceğe uzanan satışlarla 1.513.510 TL gelir elde edildi. Toplanan bağış, Gazze’ye ulaştırılmak üzere İl Müftüsü İlyas Yılmaztürk’e teslim edildi. Yalova’da günlerdir konuşulan kermeslerin perde arkasından, beklenenden de güçlü bir dayanışma tablosu çıktı. Merkez Kur’an kurslarının öğrencileri, veliler ve gönüllüler; Gazze yararına düzenlenen kermesler için adeta seferber oldu. Hazırlanan her ürün, tezgâhlara yalnızca satış için değil, “bir yerlerde umut olsun” düşüncesiyle kondu. Kermes alanına gelen vatandaşlar, el emeği göz nuru ürünlerden ev yapımı yiyecek ve içeceklere kadar pek çok seçenekle karşılaştı. Kur’an kursu öğrencilerinin ve ailelerinin katkılarıyla hazırlanan malzemeler kısa sürede ilgi gördü. Ziyaretçilerin bir kısmı ihtiyaç için alışveriş yaparken, önemli bir kesim de “destek olmak” niyetiyle tezgâhlardan ürün aldı. Ortaya çıkan tablo, Yalova’da hayır yarışının ne kadar güçlü olduğuna dair dikkat çekici bir örnek oldu. Kermeslerin sonunda elde edilen gelir, kayıtlara 1.513.510 TL olarak geçti. Bu rakam, kermesin yalnızca bir etkinlik olmanın ötesine geçerek şehir çapında bir dayanışma çağrısına dönüştüğünü gösterdi. Toplanan meblağ, Gazze’ye ulaştırılmak üzere TDV Yalova Şubesi Başkanı ve Yalova İl Müftüsü İlyas Yılmaztürk’e teslim edildi. Teslim sırasında yapılan değerlendirmede, kermeslerde yalnızca maddi yardımın değil, aynı zamanda kardeşlik ve birlik duygusunun da öne çıktığı vurgulandı. Müftü Yılmaztürk, emeği geçen öğrencilere, velilere ve gönüllülere teşekkür ederek, yapılan bağışın Gazze’de zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren siviller için önemli bir destek olacağını ifade etti. Kermeslerde sergilenen ürün çeşitliliği ve katılım yoğunluğu, organizasyonun ne kadar geniş bir paydaş kitlesiyle hazırlandığını da ortaya koydu. El işi ürünlerin yanında yiyecek-içecek stantlarının da ilgi görmesi, etkinliğe gelenlerin hem destek olmasını hem de kermes atmosferini “aile buluşması” gibi yaşamasını sağladı. Kısacası Yalova’da kurulan bu kermes tezgâhları, birkaç günlüğüne şehrin vicdanını aynı noktada buluşturdu. Elde edilen gelirin, Türkiye Diyanet Vakfı aracılığıyla Gazze’ye yönelik insani yardım çalışmalarında kullanılmak üzere ilgili kanallara ulaştırılacağı bildirildi. Organizasyon tarafı ise benzer dayanışma çalışmalarının ihtiyaç oldukça devam edebileceği mesajını verdi.

Yalova'da İHH’lı Kadınlardan Suriye’ye Kışlık Giysi Desteği! Haber

Yalova'da İHH’lı Kadınlardan Suriye’ye Kışlık Giysi Desteği!

İHH İnsani Yardım Vakfı Yalova Temsilciliği Kadın Birimi, savaşın ve ağır kış şartlarının etkisini sürdürdüğü Suriye için anlamlı bir yardım kampanyasına imza attı. Kadın gönüllüler tarafından haftalarca süren çalışmalar sonucunda hazırlanan kışlık giysiler, ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılmak üzere yola çıkmaya hazırlanıyor. Kadın Birimi öncülüğünde yürütülen kampanya kapsamında, gönüllüler büyük bir özveriyle üretim yaptı. El emeği göz nuru ile hazırlanan kazak, bere, atkı, eldiven ve çeşitli kışlık giysiler, titizlikle tasnif edilerek paketlendi. Hazırlanan yardımların, özellikle savaş mağduru aileler ve yetimler başta olmak üzere, kış şartlarıyla mücadele eden ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması hedefleniyor. Dayanışma ve Gönüllülük Ön Planda Yalova’daki İHH’lı kadın gönüllüler, hem üretim sürecinde hem de lojistik hazırlıklarda aktif rol aldı. Haftalar boyunca devam eden çalışmalar, gönüllülük esasına dayalı dayanışmanın güçlü bir örneği olarak dikkat çekti. Kadın Birimi’nin organize ettiği yardım faaliyeti, yerel ölçekte başlayan bir iyilik hareketinin uluslararası bir yardıma dönüşmesini sağladı. Yetkililer, hazırlanan kışlık giysilerin Suriye’de zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren aileler için yalnızca birer giysi olmadığını, aynı zamanda moral ve umut kaynağı taşıdığını vurguladı. “Bu Hayır Kervanı Umut Taşıyor” İHH Yalova Temsilciliği Kadın Birimi yetkilileri, kampanyaya destek veren tüm gönüllülere teşekkür ederek, “Bu hayır kervanında emeği geçen tüm hayırseverlerden Allah razı olsun. Dualarla hazırlanan bu emanetlerin ihtiyaç sahiplerine ulaşması en büyük temennimizdir” ifadelerini kullandı. Suriye’ye gönderilmek üzere hazırlanan yardım paketlerinin, bölge halkına yalnızca kış soğuğuna karşı bir destek değil, aynı zamanda kardeşlik, dayanışma ve umut mesajı taşıdığı belirtildi. İHH’nın insani yardım faaliyetlerinin, önümüzdeki süreçte de benzer kampanyalarla devam edeceği ifade edildi.

Gazze’de Bir Duvar Devrildi, Bir Kış Daha Kâbusa Döndü! Haber

Gazze’de Bir Duvar Devrildi, Bir Kış Daha Kâbusa Döndü!

Gazze’de etkisini artıran kış fırtınası, zaten yıkımın gölgesinde hayata tutunmaya çalışan yerinden edilmiş Filistinlileri bir kez daha vurdu. Derme çatma çadırların kurulu olduğu kamplarda şiddetli rüzgâr, bazı bölgelerde duvarları devirdi; çöken beton ve moloz, çadırların üzerine yığıldı. İlk belirlemelere göre biri çocuk olmak üzere 4 kişi yaşamını yitirirken, çok sayıda kişi de yaralandı. Kamp alanında “bir anda” her şey değişti Sahil hattına yakın bir kampta yaşanan olay, fırtınanın ne kadar yıkıcı olabileceğini gözler önüne serdi. Yaklaşık 8 metre yüksekliğindeki bir duvar, rüzgârın etkisiyle devrilerek doğrudan çadırların üzerine çöktü. Aynı aileden 72 yaşındaki Muhammed Hamuda’nın, 15 yaşındaki torununun ve gelininin hayatını kaybettiği bildirildi. En az 5 kişinin de yaralandığı olayda, çevredeki diğer çadırların da hasar gördüğü aktarıldı. Görgü tanıklarının ifadelerine göre, “birkaç saniye içinde” her şey tersine döndü; yardım çağrıları, fırtınanın uğultusuna karıştı. Gazze Şehri’ndeki Şifa Hastanesi yetkilileri de fırtına kurbanlarının cansız bedenlerinin hastaneye ulaştırıldığını doğruladı. Hastane kaynakları, yaralıların bir kısmının da enkaz altından çıkarıldıktan sonra acil servise getirildiğini ifade etti. Soğuk, bir bebeği daha hayattan kopardı Felaketin bilançosu yalnızca çöken duvarlarla sınırlı kalmadı. Gazze Sağlık Bakanlığı, bir yaşındaki erkek bebeğin “aşırı soğuk” nedeniyle yaşamını yitirdiğini duyurdu. Çadır ve benzeri geçici barınaklarda ısıtma imkânlarının sınırlı olması, özellikle bebekler ve çocuklar için kışı daha da ölümcül hale getiriyor. Bölgede geceleri düşen sıcaklıklar, nem ve rüzgârla birleşince hissedilen soğuk daha da artıyor. Ateşkes var, güvenlik ve barınma yok Ekim ayından bu yana yürürlükte olduğu belirtilen ateşkese rağmen, yardım kuruluşları Gazze genelinde kış şartlarına dayanıklı barınma imkânlarının yetersizliği konusunda uyarılarını sürdürüyor. İsrail bombardımanları sonucu evleri yıkılan 2 milyondan fazla Gazzeli, savaşın başlangıcından bu yana üçüncü kışını çadır benzeri, dayanıksız yapılarda karşılıyor. Yağmur sularının çadırların içine dolduğu, rüzgârın direkleri devirdiği, brandaların yırtıldığı ve zeminin çamura döndüğü kamplar, fırtınalarda adeta “açık hedef” haline geliyor. UNICEF: “Ateşkes döneminde bile çocuk ölümleri sürdü” Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Sözcüsü James Elder, ateşkes dönemine ilişkin dikkat çeken veriler paylaştı. Elder, çatışmaların yavaşlamasına rağmen tamamen durmadığını belirterek, ateşkesin başlangıcından bu yana drone saldırıları, hava bombardımanları ve tank atışları sonucu 18 yaş altı en az 100 çocuğun öldüğünü söyledi. Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre ise ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail ateşiyle hayatını kaybeden 440’tan fazla kişinin cenazesi hastanelere getirildi. Yardım var ama “kalıcı” çözüm yok BM ve insani yardım ortakları bölgede çadır, battaniye ve kışlık kıyafet dağıtımını sürdürse de, kış aylarında ihtiyaç duyulan daha sağlam ve uzun süre kullanılabilecek geçici konut malzemelerinin Gazze’ye girişine izin verilmediği ifade ediliyor. Yardım çalışanları, barınma krizinin yalnızca “acil ihtiyaç” değil, aynı zamanda fırtına ve soğuk dalgalarıyla can kayıplarına dönüşen bir güvenlik sorunu olduğuna dikkat çekiyor. Gazze’de fırtınanın dinmesi, tehlikenin geçtiği anlamına gelmiyor. Çünkü rüzgârın sürüklediği her branda, çamura saplanan her çadır direği ve ısınamayan her çocuk; kışın burada yalnızca mevsim değil, hayatta kalma sınavı olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.