Hava Durumu

#İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı

Söylemci - İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erdoğan İmzaladı: İçişleri ve Adalet’te Sürpriz Değişim! Haber

Erdoğan İmzaladı: İçişleri ve Adalet’te Sürpriz Değişim!

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nde iki bakanlıkta görev değişimi yaşandı. Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararlarına göre, İçişleri Bakanlığına Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Adalet Bakanlığına ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı. Kararlara göre, görevden affını isteyen ve af talebi kabul edilen Yılmaz Tunç’tan boşalan Adalet Bakanlığı görevine Akın Gürlek getirildi. Ali Yerlikaya’dan boşalan İçişleri Bakanlığı görevine ise Mustafa Çiftçi atandı. Atamaların, Anayasa’nın 104. ve 106. maddeleri uyarınca yapıldığı belirtildi. Mustafa Çiftçi kimdir? 1970 yılında Konya’nın Çumra ilçesinde doğan Mustafa Çiftçi, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünden 1995’te mezun oldu. 1996’da İçişleri Bakanlığının açtığı sınavı kazanarak kaymakam adayı olarak mesleğe başladı. Meslek hayatı boyunca farklı il ve ilçelerde kaymakamlık görevlerinde bulunan Çiftçi; İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünde daire başkanlığı yaptı, TBMM’de Özel Kalem Müdürü ve Başkan Başmüşaviri olarak görev aldı. 2018’de Cumhurbaşkanlığı kararıyla Çorum Valisi olarak atanan Çiftçi, yaklaşık 4 yıl 9 ay bu görevde bulundu. 9 Ağustos 2023 tarihli atama kararıyla Erzurum Valiliği görevine getirildi. Akademik çalışmalarını sürdüren Çiftçi’nin kamu yönetimi alanında yüksek lisanslarının bulunduğu, İngilizce ve Arapça bildiği; evli ve üç çocuk babası olduğu kaydedildi. Akın Gürlek kimdir? 1982’de Nevşehir’de doğan Akın Gürlek, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2005’te mezun oldu. Hakim olarak çeşitli il ve ilçelerde görev yaptıktan sonra İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına atandı. 1 Haziran 2022’de Adalet Bakan Yardımcısı olarak görevlendirilen Gürlek, 2 Ekim 2024’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevine getirilmişti. Gürlek’in evli ve bir çocuk babası olduğu bildirildi. Yerlikaya ve Tunç’tan veda mesajı Görev değişiminin ardından Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İçişleri Bakanlığı görevini Mustafa Çiftçi’ye devrettiğini belirterek yeni bakana başarı diledi. Yerlikaya, görev süresince destekleri için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ederken, bakanlık personeline de şükranlarını iletti. Yılmaz Tunç da paylaşımında, Adalet Bakanlığı görevinde bulunduğu dönemi hatırlatarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti ve yeni Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek’e görevinde başarı dileklerini iletti.

Şifreli Gruplara Dev Baskın: 14 ilde 305 Şüpheli Yakalandı! Haber

Şifreli Gruplara Dev Baskın: 14 ilde 305 Şüpheli Yakalandı!

İstanbul merkezli 14 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 305 şüpheli yakalandı. Operasyona ilişkin bilgiyi İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla kamuoyuyla paylaştı. Bakan Yerlikaya’nın aktardığına göre operasyon, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütüldü. İstanbul genelinde yaklaşık 5 ay süren çalışmaların ardından, uyuşturucu ticareti yaptığı değerlendirilen şüphelilere yönelik düğmeye basıldı. Yürütülen incelemelerde, şüphelilerin mesajlaşma programları ve sosyal medya platformları üzerinde uçtan uca şifreli gruplar kurduğu; bu gruplar üzerinden ise “güvene dayalı” bir kurye sistemi ağıyla ya da bireysel yöntemlerle uyuşturucu satışı gerçekleştirdiğinin tespit edildiği bildirildi. Çalışmalara Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin de dahil olduğu, “özel ve gizli üyelik sistemi” ile oluşturulan gruplarda paylaşılan mesajlara ulaşıldığı ve bu mecralarda “yönetici” ya da “moderatör” olarak faaliyet gösteren kişilerin kimliklerinin belirlendiği kaydedildi. Şüphelilerin farklı kanal ve gruplar üzerinden de aktif şekilde suç içerikli paylaşımlar yaparak uyuşturucu ticaretini sürdürdüğünün belirlenmesi üzerine operasyonun kapsamı genişletildi. Bu çerçevede İstanbul’la birlikte Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Konya, Sakarya, Tekirdağ, Hatay, Mardin, Adıyaman, Giresun, Kastamonu ve Muş illerinde sabah saatlerinde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi. Bakan Yerlikaya açıklamasında, uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca bir iç güvenlik başlığı olmadığını vurgulayarak, “Uyuşturucuyla mücadele, yalnızca bir iç güvenlik meselesi değildir. Bu mücadele, küresel bir güvenlik mücadelesidir. Biz, uyuşturucuya topyekûn savaş açtık” ifadelerini kullandı. Operasyona ilişkin adli sürecin, ilgili birimler ve savcılık koordinesinde devam ettiği öğrenildi.

İtirafçı Oldu, Tahliye Geldi! Haber

İtirafçı Oldu, Tahliye Geldi!

Uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan sosyal medya fenomeni Taner Çağlı ile ilgili yeni bir gelişme gündeme geldi. Gazeteci Seyhan Avşar’ın aktardığı iddiaya göre Çağlı, geçtiğimiz günlerde yeniden ifade verdi ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istedi. Aynı iddiada, bu süreç sonrası Çağlı’nın tahliye edildiği öne sürüldü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü dosya İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen dosya kapsamında, aralarında medya ve iş dünyasından isimlerin de bulunduğu çok sayıda kişi hakkında işlem yapıldığı belirtiliyor. Soruşturmanın ayrıntılarına ilişkin resmi makamlarca yapılacak açıklamalar ise yakından takip ediliyor. Veyis Ateş ve Mustafa Karataş da gözaltına alınmıştı Soruşturma kapsamında daha önce Habertürk’ün eski yöneticisi ve sunucusu Veyis Ateş, sosyal medya fenomeni Taner Çağlı ve iş insanı Mustafa Karataş hakkında gözaltı işlemi uygulandığı, ardından adli süreçlerin işletildiği kamuoyuna yansımıştı. Bazı isimlerin tutuklanarak cezaevine gönderildiği bilgisi de haberlerde yer almıştı. “Yeniden ifade verdi, itirafçı oldu” iddiası Gündemdeki dosyaya ilişkin son iddia, Taner Çağlı’nın geçtiğimiz hafta yeniden ifade verdiği yönünde. Avşar’ın haberine göre Çağlı’nın, soruşturma kapsamında itirafçı olduğu ve bu çerçevede etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığı ileri sürüldü. Bu iddiaların ardından Çağlı’nın tahliye edildiği de yine aynı kaynak tarafından gündeme taşındı. İfadede öne sürülen ayrıntılar tartışma yarattı İddiaya göre Taner Çağlı, savcılıktaki ifadesinde bazı sosyal ortamlara ve kişilere dair çeşitli değerlendirmeler paylaştı. Bu bölümde yer aldığı belirtilen anlatımların, soruşturma dosyasında nasıl değerlendirileceği ve adli sürecin seyrini değiştirip değiştirmeyeceği merak konusu oldu. Resmi açıklama bekleniyor Öte yandan, tahliye ve etkin pişmanlık iddialarına ilişkin resmi makamlarca yapılacak açıklama, kamuoyundaki soru işaretlerini netleştirecek en önemli başlık olarak görülüyor. Soruşturmanın kapsamı ve iddiaların doğruluğu, ilerleyen süreçte adli mercilerin değerlendirmeleriyle kesinleşecek.

Huzurevinden Gelen Mesajlar Olay Oldu: Dava Açıldı Haber

Huzurevinden Gelen Mesajlar Olay Oldu: Dava Açıldı

Ajda Pekkan’ın vokalisti ve Tarık Sezer Orkestrası’nın solisti Tuğba Tufantepe, sosyal medya hesapları üzerinden bir süredir kendisine uygunsuz içerikli mesajlar ve videolar gönderildiği iddiasıyla savcılığa başvurdu. Şikâyet sonrası yürütülen soruşturmada, mesajları attığı öne sürülen kişinin 66 yaşında ve İstanbul’daki bir huzurevinde kaldığı belirtilen Özkan B. olduğu tespit edildi. Şüpheli hakkında “cinsel taciz” suçlamasıyla 2 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. “Israrlı mesajlar bunaltmaya başladı” iddiası Dubai’de yaşadığı belirtilen Tufantepe’nin ifadesinde, kendisine “Aşkım, bebeğim” gibi ifadeler içeren mesajların tekrar tekrar gönderildiğini, bunun zamanla rahatsız edici bir boyuta ulaştığını ve bazı paylaşımların uygunsuz içerik taşıdığını dile getirdiği öğrenildi. Sanatçı, bu durumun sürmesi üzerine hukuki yollara başvurma kararı aldığını belirtti. Soruşturma huzurevine uzandı İddialar üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturmada, sosyal medya üzerinden gönderildiği belirtilen mesajların kaynağı araştırıldı. Yapılan incelemeler sonucunda mesajların, İstanbul’da bulunan bir huzurevinde ikamet ettiği ifade edilen Özkan B. tarafından gönderildiği ileri sürüldü. Böylece dosya, dijital izlerin takibiyle kısa sürede somut bir şüpheliye ulaşılarak adli sürece taşındı. Şüpheliden dikkat çeken savunma İfadesi alınan Özkan B.’nin, mesajları kendisinin gönderdiğini kabul ettiği; ancak videolarla ilgili kısmı reddettiği öğrenildi. Şüphelinin savunmasında, huzurevinde çok sayıda kişinin kaldığını vurgulayarak videoların başka biri tarafından gönderilmiş olabileceğini öne sürdüğü belirtildi. “Huzurevinde yaşayan 600 kişiden biri göndermiş olabilir” şeklindeki iddia, dosyanın en dikkat çeken başlıklarından biri oldu. 2 yıla kadar hapis istemi Soruşturmanın tamamlanmasının ardından savcılık, şüpheli hakkında “cinsel taciz” suçundan dava açtı. Hazırlanan iddianamede, iddiaların niteliğine göre 2 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Yargılama sürecinde dijital kayıtlar, mesajlaşma içerikleri ve olası delillerin mahkeme tarafından değerlendirileceği kaydedildi. Öte yandan dosyada, suçlamaların “iddia” kapsamında olduğu ve nihai kararın yargılama sonunda verileceği hatırlatılıyor.

Bebek Otel dosyasında flaş karar: Malvarlığına el konuldu! Haber

Bebek Otel dosyasında flaş karar: Malvarlığına el konuldu!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan Bebek Otel’in sahibi Muzaffer Yıldırım’ın malvarlığına el konulduğunu duyurdu. Başsavcılık, malvarlığı değerlerinin “suçtan elde edildiğine” ve bu gelirin aklandığına ilişkin ciddi emareler bulunduğu değerlendirmesiyle 09 Şubat 2026 tarihinde resen el koyma kararı verildiğini bildirdi. Açıklamaya göre, Başsavcılığın kararı İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği’nin 09 Şubat 2026 tarihli ve 2026/885 Değişik İş sayılı kararıyla onanarak yürürlüğe girdi. Kararın, Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında alındığı kaydedildi. Savcılık, soruşturmanın “çok yönlü ve titizlikle” sürdürüldüğünü belirtti. “Kuvvetli suç şüphesi” vurgusu Edinilen bilgilere göre, soruşturma dosyasında Yıldırım’ın malvarlığı değerlerine ilişkin “kuvvetli suç şüphesi” bulunduğu gerekçesiyle el koyma talebinde bulunuldu. Talebin kabul edilmesiyle birlikte, Bebek Otel dahil olmak üzere Yıldırım’a ait malvarlığına el koyma işlemi uygulandı. Soruşturma kapsamında, Yıldırım’ın işletmesine ilişkin bazı iddialar da dosyaya yansıdı. Bu kapsamda, Yıldırım’ın çalışanı olduğu belirtilen bir kişinin savcılık ifadesinde, mekânda düzenlendiği öne sürülen poker buluşmaları ve bazı kayıt iddialarına ilişkin anlatımlarda bulunduğu aktarıldı. Yetkililer, bu beyanların soruşturma kapsamında değerlendirildiğini ve incelemelerin sürdüğünü ifade ediyor. Süreç nasıl başladı? Operasyonlar peş peşe gelmişti Soruşturmanın geçmişi, 18 Aralık 2025 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda gerçekleştirilen geniş kapsamlı operasyona dayanıyor. O tarihte sabah saatlerinde farklı adreslere eş zamanlı baskınlar yapılmış, bazı isimler gözaltına alınmış, adli işlemlerin ardından bir kısmı serbest bırakılmış, bir kısmı hakkında ise adli kontrol tedbirleri uygulanmıştı. Dosyada ilerleyen günlerde yeni gözaltı kararları ve operasyon dalgaları da yer aldı. 28 Aralık 2025 tarihinde yeni bir operasyon düzenlendiği, 5–6 Ocak 2026 tarihlerinde ise soruşturmanın bir başka dalgası kapsamında şüphelilerin adliyeye sevk edildiği bildirildi. Muzaffer Yıldırım 8 Ocak’ta tutuklanmıştı Soruşturma kapsamında Yıldırım’ın, 08 Ocak 2026 tarihinde yürütülen işlemlerin ardından tutuklandığı öğrenildi. Başsavcılığın son açıklamasıyla birlikte dosyada bu kez maddi varlıklara yönelik önemli bir adım atılmış oldu.

“İstanbul’da Gizli Ağ Çökertildi: MİT’ten ‘MONİTUM’ Operasyonu”! Haber

“İstanbul’da Gizli Ağ Çökertildi: MİT’ten ‘MONİTUM’ Operasyonu”!

Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT), İsrail İstihbarat Servisi (MOSSAD) adına Türkiye’de casusluk faaliyeti yürütüldüğü iddiasına yönelik İstanbul’da operasyon düzenlediği bildirildi. “MONİTUM” adı verilen çalışma kapsamında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) birimleriyle koordineli yürütülen operasyonda iki şüphelinin gözaltına alındığı aktarıldı. Haberlere yansıyan bilgilere göre gözaltına alınan şüphelilerin, mermer ticaretiyle bağlantılı olduğu belirtilen Mehmet Budak Derya ile Veysel Kerimoğlu olduğu kaydedildi. Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin devam ettiği ifade edildi. “Ticari ilişki” görüntüsüyle temas iddiası Soruşturma dosyasına yansıdığı aktarılan iddialara göre Mehmet Budak Derya’nın uluslararası ticaret faaliyetleri üzerinden yıllar içinde çeşitli bağlantılar kurduğu; 2012’de “Ali Ahmed Yassın” kod adlı bir isimle temas ettiği ve 2013’te Avrupa’da MOSSAD mensuplarıyla ilk görüşmeyi yaptığı öne sürüldü. Filistinli muhalifler ve lojistik plan ayrıntısı İddialara göre Derya’nın, Filistin asıllı Türk vatandaşı olduğu belirtilen Kerimoğlu’nu devreye soktuğu; Kerimoğlu’nun Orta Doğu bağlantıları üzerinden İsrail karşıtı olduğu öne sürülen bazı kişiler hakkında bilgi topladığı ve toplanan veri/görsellerin İsrail istihbaratına aktarıldığı değerlendirildi. Dosyada ayrıca, şüphelinin kriptolu haberleşme yöntemleri kullandığı ve bazı teknik cihaz verilerinin paylaşıldığı iddiaları yer aldı. Öte yandan, Derya’nın 2016’da bir Asya ülkesinde ve Ağustos 2024’te bir Avrupa ülkesinde iki kez poligraf testine tabi tutulduğu da ileri sürüldü. Ocak 2026’da Avrupa’da yapıldığı belirtilen son görüşmede ise, paravan firmalar üzerinden uluslararası tedarik zincirine sızmayı hedefleyen “lojistik bir plan” konuşulduğu iddiası dosyanın dikkat çeken başlıkları arasında gösterildi.

Otel faciasında yeni perde: İddianame “nasıl oldu?” sorusuna yaklaştı! Haber

Otel faciasında yeni perde: İddianame “nasıl oldu?” sorusuna yaklaştı!

Fatih’te bir otelde konaklayan Çiğdem ve Servet Böcek ile çocukları Kadir Muhammet ve Masal Böcek’in zehirlenme şüphesiyle kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetmesine ilişkin hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede aile “maktul” olarak yer alırken, dosyada 2 müşteki ve 6 şüpheli bulunduğu belirtildi. İddianamede, olayın 13 Kasım 2025’te yaşandığı; anne ve iki çocuğun aynı süreçte yaşamını yitirdiği, tedavi gören baba Servet Böcek’in ise 17 Kasım 2025’te hayatını kaybettiği aktarıldı. Aynı otelde kalan bazı yabancı uyruklu kişilerin de zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvurduğu, tedavilerinin ardından taburcu edildikleri kaydedildi. Soruşturmanın ilk aşamasında olayın gıda zehirlenmesi olabileceği değerlendirilerek, aile üyelerinin olay öncesi yedikleri içtikleri üzerinden araştırma genişletildi. Bu kapsamda çeşitli işletmeler tespit edilip numuneler alındı. Ancak dosyaya giren Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu ve bilirkişi değerlendirmelerinde, ölümlerin gıdadan kaynaklanmadığı; ölüm nedeninin otelde böceklerle mücadele için yapılan ilaçlama uygulaması sonucu oluşan zehirlenme olduğu belirtildi. İddianamede; ilaçlama firması yetkilileri Zeki Kışı ve Serkan Kışı, uygulamayı yapan Doğan Cağferoğlu ile otel sahibi Hakan Oğlak hakkında “yetkisiz işlem, uygun olmayan kimyasal kullanımı ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması” gibi başlıklarla asli kusur tespiti yapıldığı yer aldı. Resepsiyon görevlisi Muhammad Moeen Ud Din Chıshtı hakkında ise olay anındaki tutumu nedeniyle tali kusur değerlendirmesi bulunduğu aktarıldı. Savcılık, bazı şüpheliler hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapis, bir şüpheli hakkında ise “taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep etti. İddianame, değerlendirilmek üzere İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

Futbolda Bahis ve Şike İddiaları: 52 Kişi Hakkında İddianame Düzenlendi! Haber

Futbolda Bahis ve Şike İddiaları: 52 Kişi Hakkında İddianame Düzenlendi!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “futbolda bahis” ve “şike” iddialarına yönelik yürütülen soruşturmanın tamamlandığı, 52 şüpheli hakkında iddianame hazırlandığı bildirildi. Edinilen bilgilere göre, iddianamede şüphelilerden 5’inin tutuklu olduğu kaydedildi. Hazırlanan iddianamede, Zonguldakspor Futbol Kulübü AŞ’nin “suçtan zarar gören” sıfatıyla yer aldığı, Ankaraspor ile Nazillispor’un ise “malen sorumlu” olarak gösterildiği aktarıldı. Dosyada adı geçen isimler arasında Ankaraspor Kulübünün sahibi Ahmet Okatan, Ankaraspor Kulübü Başkanı Mehmet Emin Katipoğlu ve Nazillispor Başkanı Şahin Kaya’nın da bulunduğu belirtildi. Suçlama: “Şike anlaşmasının varlığını bilerek katkıda bulunmak” İddianamede, şüphelilerin “şike anlaşmasının varlığını bilerek spor müsabakasının anlaşma doğrultusunda sonuçlanmasına katkıda bulunmak” iddiasıyla cezalandırılmalarının talep edildiği ifade edildi. Ayrıca, şüpheliler hakkında spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirinin uygulanmasının da istendiği öğrenildi. Yargılamaya ilişkin süreç nasıl işleyecek? İddianamenin ilgili mahkemeye sunulmasının ardından, mahkemenin ön inceleme yaparak iddianamenin kabulüne veya iadesine karar vereceği; kabul edilmesi halinde şüphelilerin yargılanmasına duruşma takvimiyle birlikte başlanacağı belirtildi. Yargılama sürecinde şüphelilerin savunmaları alınacak, deliller değerlendirilecek ve nihai karar mahkeme tarafından verilecek. Soruşturma kapsamında düzenlenen iddianameyle birlikte dosyanın yargı aşamasına taşındığı, kamuoyunun ise mahkemenin iddianameye ilişkin vereceği kararı beklediği kaydedildi.

İstanbul’da Fenomenlere Soruşturma Operasyonu: 27 Şüpheli, 19 Gözaltı! Haber

İstanbul’da Fenomenlere Soruşturma Operasyonu: 27 Şüpheli, 19 Gözaltı!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu ve fuhuş iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında yeni bir operasyon düzenlendi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube ekiplerinin gerçekleştirdiği çalışmada, 27 şüpheliye yönelik operasyon kapsamında 19 kişinin gözaltına alındığı, diğer şüpheliler için yakalama çalışmalarının ise sürdüğü bildirildi. Gözaltına Alınan İsimler Arasında Sosyal Medya Fenomenleri de Var Soruşturma kapsamında gözaltına alınanlar arasında sosyal medyada “fenomen” olarak bilinen bazı isimlerin de yer aldığı ifade edildi. Paylaşımlarda, Sevcan Güler, İmren Öztürk, Barış Çalık (Barış Barışma olarak bilindiği iddia edilen), Fatma Gül Derbeder (Fatoş Derbeder), Melis Yürür ve Damla Kütük isimlerinin de gözaltına alınanlar arasında olduğu öne sürüldü. Ayrıca Bahadır Gürceer ile Kaan Kalyon isimlerinin de listede yer aldığı belirtildi. Arama İddiası Dikkat Çekti Gazeteci Burak Doğan’ın sosyal medya paylaşımında, gözaltına alınan şüphelilerden Ceylin Aydemir’in evinde yapılan aramada bazı materyallerin ele geçirildiği iddia edildi. Paylaşımda; öğütücü, içime hazır olduğu öne sürülen esrar içeren sigaralar, zıvana ve kısmen içilmiş madde bulunduğu ileri sürüldü. (Bu bilgiler resmi makam açıklaması niteliğinde olmayıp paylaşımlara yansıyan iddialar olarak aktarılıyor.) Gözaltı Listesi Paylaşıldı Haber metninde yer alan bilgilere göre gözaltına alınan 19 kişi şu şekilde sıralandı: Sinan U., Ali K., İmren Ö., Fatma G. D., Barış Ç., Melis Y., Damla K., Sevcan G., Rüştü Berk A., Ercan G., Ceylin A., Vakıf Serter V., Bahadır G., Aylin D. Ç., Hasan Koray Ş., Gökay K., Mert Can A., Kaan K., Gaye K. Soruşturmanın sürdüğü, gözaltına alınan şüphelilerin işlemlerinin devam ettiği ve yeni gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılmasının beklendiği öğrenildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.