Hava Durumu

#Hukuki Süreç

Söylemci - Hukuki Süreç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuki Süreç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Alarm Çaldı, “Yanlış” Sanıldı: 3 Bin Kasa Nasıl Boşaltıldı? Haber

Alarm Çaldı, “Yanlış” Sanıldı: 3 Bin Kasa Nasıl Boşaltıldı?

Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletindeki Gelsenkirchen kentinde yaşanan banka soygunu, güvenlik tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Kentin işlek noktalarından birindeki Sparkasse şubesine giren soyguncuların, 3 binden fazla kiralık kasayı boşalttığı belirtiliyor. Olayın 27–29 Aralık tarihleri arasında gerçekleştiği değerlendirilirken, aradan bir aydan fazla süre geçmesine rağmen soruşturmada henüz tutuklama olmadığı bildirildi. Otoparktan “sessiz geçiş” şüphesi Müfettişler, hırsızların bankaya bitişikteki çok katlı otopark üzerinden ulaştığını düşünüyor. İddiaya göre şüpheliler, otopark ile banka arasındaki acil çıkış kapısına müdahale ederek kapının tam kapanmamasını sağladı. Böylece bankanın alt bölümlerine fark edilmeden erişim sağlandığı tahmin ediliyor. Bankanın bodrum katındaki arşiv alanına ulaştığı belirtilen grubun, çelik kasaların bulunduğu bölüme geçmek için duvarda yaklaşık 40 santimetrelik bir delik açtığı tespit edildi. Deliğin endüstriyel ekipmanlarla açılmış olabileceği, soygunun “planlı” şekilde gerçekleştiği yorumlarını güçlendirdi. Alarm çaldı ama içeri girilmedi Olayla ilgili en dikkat çeken detaylardan biri ise 27 Aralık sabahı saat 06.00 sularında bankadan gelen yangın alarmı. Alarm üzerine bankaya giden itfaiye ve polis ekiplerinin, dışarıdan bir hasar veya duman izi görmemesi nedeniyle durumun “yanlış alarm” olarak değerlendirildiği aktarıldı. Kuzey Ren-Vestfalya İçişleri Bakanı Herbert Reul, alarmın kasa dairesinden geldiğini ancak kapıların kilitli olması ve dışarıdan belirti bulunmaması nedeniyle ekiplerin içeri girmediğini söyledi. Reul ayrıca, o aşamada bankanın içinde arama yapılabilmesi için arama izni gerektiğini vurguladı. Zarar 100 milyon euro olabilir mi? Bankadaki bilgisayar kayıtlarının, ilk kasanın 27 Aralık 10.45’te, son kasanın ise 14.44’te açıldığını gösterdiği ifade ediliyor. Ancak şüphelilerin bu kadar kısa sürede binlerce kasayı nasıl boşalttığı ya da kayıt sisteminin bir noktada devre dışı bırakılıp bırakılmadığı netleşmiş değil. Alman medyasında, çalınan varlıkların toplam değerinin 100 milyon euroya ulaşabileceği iddiaları yer alıyor. Şüphelilerin kaçarken iz bırakmamak için kasaların içine su ve kimyasal maddeler döktüğü, bu nedenle geride kalan bazı eşyaların da zarar gördüğü belirtiliyor. Müşteriler tepkili, dava hazırlığı var Soygun sonrası yaklaşık 200 mağdur müşterinin banka önünde toplanarak tepki gösterdiği, birçok kişinin hayat birikimini, aile yadigârı mücevherleri ve emeklilik parasını kaybettiğini dile getirdiği aktarıldı. Banka ise güvenlik sistemlerinin modern olduğunu savunarak “kendilerinin de suçun mağduru” olduğunu ifade ediyor. Kiralık kasaların genellikle 10 bin 300 euroya kadar sigortalı olduğu belirtilirken, bazı müşterilerin “güvenlik zafiyeti” gerekçesiyle bankaya karşı hukuki süreç başlatmaya hazırlandığı kaydediliyor. Soruşturma sürerken kamuoyunun aklındaki soru aynı: Alarm bile çalmışken, bu soygun nasıl fark edilmedi?

Çarşaflı domuz paylaşan diyetisyene Tutuklama! Haber

Çarşaflı domuz paylaşan diyetisyene Tutuklama!

Muğla’nın Menteşe ilçesinde sosyal medyada paylaşılan ve kamuoyunda tepki çeken bir görsel, soruşturmayı da beraberinde getirdi. Diyetisyen Onur K., yapay zekâ ile üretildiği ifade edilen ve kıyafet üzerinden dini hassasiyetleri hedef aldığı yorumlarına yol açan bir görseli paylaşmasının ardından gözaltına alındı. Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında Onur K.’nin evinde arama yapıldığı, aramada bir dizüstü bilgisayar ile iki cep telefonuna el konulduğu belirtildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Onur K., ilk aşamada yurt dışı çıkış yasağı getirilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ancak süreç burada kapanmadı. Edinilen bilgilere göre savcılık, verilen adli kontrol kararına itiraz etti. İtirazın değerlendirilmesi sonrası Onur K. yeniden gözaltına alındı ve bir kez daha adliyeye sevk edildi. Bu kez mahkeme, şüpheli hakkında tutuklama kararı verdi. Tepki çeken paylaşımın altında Onur K.’nin, görselin yapay zekâ tarafından üretildiğini belirterek “yaratıcılık” vurgusu yaptığı, paylaştığı içeriği bu gerekçeyle yayınladığını ifade ettiği öğrenildi. Soruşturma kapsamında incelemelerin sürdüğü, dijital materyallerin kriminal analizlerinin yapılacağı bildirildi. Yetkililerden süreçle ilgili gelecek resmi açıklamaların soruşturmanın seyrini netleştirmesi bekleniyor. Öte yandan, hukuki süreç devam ederken masumiyet karinesinin geçerli olduğu da hatırlatılıyor.

Görüntüler Ortaya Çıktı: Seyfülislam Kaddafi’nin Naaşı Konvoyla Naklediliyor! Haber

Görüntüler Ortaya Çıktı: Seyfülislam Kaddafi’nin Naaşı Konvoyla Naklediliyor!

Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde, cenazenin özel ambulansla ve çok sayıda sivil aracın eşlik ettiği sakin bir konvoyla Zintan–Beni Velid güzergâhında ilerlediği görüldü; törenin 6 Şubat 2026 Cuma günü cuma namazı sonrası yapılacağı bildirildi. Libya’da eski lider Muammer Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam Kaddafi’nin naaşı, Zintan kentinden defnedileceği belirtilen Beni Velid’e doğru yola çıkarıldı. Görüntülerde, naaşın özel bir ambulansla taşındığı ve geniş bir sivil araç konvoyunun ambulansa eşlik ettiği, güzergâhta ortamın sakin olduğu dikkat çekti. Seyfülislam’ın kardeşi Muhammed Muammer Kaddafi, cenaze töreninin cuma namazının ardından Beni Velid’de düzenleneceğini duyurdu. Defin yeri ve tarihinin aile içinde mutabakatla belirlendiği, bu tercihin Beni Velid’in toplumsal önemine duyulan saygıyla ilişkili olduğu aktarıldı. Öte yandan, Verfella kabilesine mensup grupların Beni Velid’de organizasyon ve güvenlik düzenlemeleri için koordinasyon sağladığı, sosyal medyada da cenazeye katılım çağrıları yapıldığı belirtildi. Libya Başsavcılığı ise adli tıp incelemesine işaret ederek ilk bulguların silahlı saldırı ihtimalini güçlendirdiğini açıkladı. Resmi kaynaklara göre olayla ilgili soruşturma sürerken, şüphelilerin kimliklerinin tespiti ve hukuki süreç için çalışmalar devam ediyor.

Buca Belediyesi’nde Rüşvet İddiası: 28 Kişiye Gözaltı Kararı! Haber

Buca Belediyesi’nde Rüşvet İddiası: 28 Kişiye Gözaltı Kararı!

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmada, bazı imar ve plan işlemlerinde mevzuata aykırı alanların rüşvet karşılığında “uygun” gösterilerek ruhsatlandırıldığı iddiaları inceleniyor. Karar kapsamında aralarında belediyede görevli yöneticilerin de bulunduğu 28 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. İzmir’de Buca Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 28 kişi hakkında gözaltı kararı alındı. Soruşturmanın, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğü bildirildi. Başsavcılık tarafından yapılan değerlendirmede; belediyede bazı ruhsatlandırma süreçlerinde mevzuata aykırılık bulunduğu, imar ve planlara uygun olmadığı ileri sürülen yerlerin, rüşvet karşılığında usulüne uygunmuş gibi gösterilerek ruhsatlandırıldığı iddiası üzerinde durulduğu belirtildi. Söz konusu işlemler üzerinden menfaat temin edildiği yönündeki iddiaların da dosya kapsamında araştırıldığı kaydedildi. Soruşturma çerçevesinde, aralarında Buca Belediyesi’nde görev yapan Ruhsat ve Denetim Müdürü ile İmar Müdürü’nün de bulunduğu toplam 28 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği aktarıldı. Şüphelilerin yakalanmasına yönelik işlemlerin başlatıldığı öğrenildi. Gözaltı kararının ardından İzmir Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin, şüphelilerin adreslerinde yakalama ve arama çalışmalarını yürütmek üzere harekete geçtiği ifade edildi. Soruşturmanın kapsamı doğrultusunda delil toplama, dijital materyallerin incelenmesi ve ilgili kurum yazışmalarının değerlendirilmesi gibi adımların da sürdüğü belirtildi. Yetkililer, soruşturmanın devam ettiğini, süreç içinde yeni tespit ve gelişmelerin olabileceğini kaydederken, adli işlemlerin tamamlanmasının ardından şüphelilerin savcılığa sevk edilmesinin beklendiği bildirildi. Öte yandan, soruşturma kapsamında haklarında işlem yapılan kişilerle ilgili sürecin yargı makamlarınca yürütüldüğü, gözaltı kararının ise soruşturma işlemlerinin bir parçası olduğu vurgulandı. Hukuki süreç tamamlanıncaya kadar şüpheliler hakkında kesin hüküm bulunmadığı hatırlatıldı.

TÜRSAB erişim engeli istedi: Airbnb dahil 10 seyahat sitesine dava! Haber

TÜRSAB erişim engeli istedi: Airbnb dahil 10 seyahat sitesine dava!

TÜRSAB, Türkiye’de kayıt dışı faaliyet gösterdiğini savunduğu Airbnb dahil 10 yabancı seyahat platformu için erişim engeli talebiyle dava açtı. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB), Türkiye pazarında yoğun kullanılan bazı küresel seyahat ve rezervasyon platformlarına yönelik hukuki süreç başlattığını duyurdu. Birlik, Türkiye’de faaliyet gösterdiği iddia edilen ancak yerel şirket kuruluşu bulunmadığı, vergi mükellefiyeti tesis etmediği ve idari denetim mekanizmalarına tabi olmadığı öne sürülen portallar için erişim engeli getirilmesi talebiyle dava açıldığını bildirdi. TÜRSAB’ın açıklamasında, söz konusu platformların turizm alanında satış, pazarlama, tanıtım ve rezervasyon gibi hizmetleri sunduğu; bunun da 1618 sayılı Seyahat Acentaları Kanunu çerçevesinde, belirli şartlar altında faaliyet gösteren ve TÜRSAB üyesi acentalara tanınan alanlarla çakıştığı savunuldu. Birlik, bu durumun sektörün yasal aktörleri açısından haksız rekabet doğurduğunu ve kayıt dışılığı derinleştirdiğini vurguladı. “Tüketici açısından muhatap sorunu” vurgusu Açıklamalarda öne çıkan bir diğer başlık ise tüketicinin korunması oldu. TÜRSAB, denetimsiz biçimde yürütüldüğü iddia edilen faaliyetlerin tüketici tarafında hukuki muhatap bulma sorununa yol açabileceği görüşünü paylaştı. Birlik, sürecin yalnızca sektör içi rekabet değil, aynı zamanda tüketici güvenliği ve piyasa düzeni açısından da önem taşıdığını belirtti. Erişim engeli talep edilen 10 platform TÜRSAB’ın kamuoyuna açıkladığı listede, dünya genelinde bilinirliği yüksek 10 site yer aldı. Erişim engeli talep edilen platformlar şöyle sıralandı: -Airbnb -Expedia -GetYourGuide -Viator -Isango -ToursByLocals -Agoda -Trip.com -Hotels.com -Musement Gözler mahkeme sürecinde: “Booking.com” hatırlatması Sektörde tartışmayı büyüten detaylardan biri de daha önce yaşanan Booking.com süreci oldu. TÜRSAB’ın geçmişte açtığı dava kapsamında, 2017’de mahkeme kararıyla Booking.com’un Türkiye’deki konaklama tesislerinin pazarlanmasına aracılık etmesine yönelik faaliyetlerinin tedbiren durdurulduğu bilgisi yeniden gündeme geldi. Bu nedenle yeni girişimin, benzer bir hukuki zeminde ilerleyip ilerlemeyeceği merak ediliyor. Ne olabilir? Olası etkiler neler? Erişim engeli talebinin kabul edilmesi halinde, Türkiye’den bu platformlara erişim ve/veya Türkiye’ye yönelik belirli hizmetlerin sunumu konusunda kısıtlama gündeme gelebilir. Bu senaryoda, hem platformları kullanan tüketiciler hem de bu kanallar üzerinden görünürlük sağlayan turizm işletmeleri için yeni bir dönem başlayabilir. Öte yandan davanın sonucu, platformların Türkiye’de şirketleşme, vergisel yükümlülükler ve yerel mevzuata uyum adımları atıp atmayacağına ilişkin tartışmaları da hızlandırmış durumda. Hukuki süreç devam ederken, kararın nasıl şekilleneceği ve platformların nasıl bir yol haritası izleyeceği yakından izleniyor.

Yalova’da Sayaç Operasyonu: 3’üncü Tespitte 100 Bin TL! Haber

Yalova’da Sayaç Operasyonu: 3’üncü Tespitte 100 Bin TL!

Yalova’da suyla ilgili yeni bir dönem başlıyor. Kuraklığın etkisini giderek artırdığı kentte, su kaynaklarını korumak ve kamu zararını önlemek için denetimler sertleşti. Yalova Valiliği, il genelindeki tüm muhtarlıklara gönderdiği resmi yazıyla, su sayaçlarının sökülmesi, akıllı sayaçlara müdahale edilmesi ve kaçak su kullanımı konusunda net uyarılarda bulundu. Valiliğin yazısında, özellikle akıllı sayaçların devre dışı bırakılması ve kaçak hat oluşturulması gibi uygulamalara karşı kontrollerin artırıldığı belirtildi. İl Genel Meclisi’nin 5 Eylül 2025 tarihli kararı doğrultusunda yürütülen çalışmalar kapsamında denetimlerin daha sık yapılacağı, tespit halinde ise yaptırımların kararlılıkla uygulanacağı vurgulandı. Cezalar Kademeli Artacak Resmi yazıda yer alan bilgilere göre, kaçak su kullanımı ya da sayaçlara müdahale tespit edilmesi halinde cezalar her tespitte artacak: 1’inci tespit: 25 bin TL 2’nci tespit: 50 bin TL 3’üncü tespit: 100 bin TL Savcılık Süreci Devreye Girecek Valiliğin uyarısında yalnızca para cezası değil, hukuki süreç detayı da yer aldı. Buna göre, üçüncü tespitten itibaren ilgili kişiler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulacağı bildirildi.Su kaynaklarının korunması hem de şehir genelinde adil kullanımın sağlanması için vatandaşların sayaçlara müdahale etmemesi ve kaçak kullanım gibi uygulamalardan uzak durması gerekmektedir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.