Hava Durumu

#Hapis Cezası

Söylemci - Hapis Cezası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hapis Cezası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

LGBT İle İlgili Yeni Suç Tanımı ve 3 Yıla Kadar Hapis İddiası! Haber

LGBT İle İlgili Yeni Suç Tanımı ve 3 Yıla Kadar Hapis İddiası!

Türkiye’de “11’inci yargı paketi” kapsamında gündeme geldiği belirtilen bir taslak düzenleme, Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Türk Medeni Kanunu’nda (TMK) değişiklik öngördüğü iddialarıyla yeniden tartışma konusu oldu. Basına yansıyan bilgilere göre taslak; cinsiyet uyum sürecinin koşullarını ağırlaştıran, kurallara aykırı tıbbi müdahalelere hapis cezası getiren ve bazı toplumsal eylem/ifadeler için yeni suç tanımları içeren maddeler barındırıyor. Yaş sınırı 25’e çıkarılabilir iddiası Taslak metne ilişkin haberlerde öne çıkan başlıklardan biri, cinsiyet uyum sürecine başvuru yaşının 18’den 25’e yükseltilmesi. Buna göre, başvurunun kişinin bizzat mahkemeye yapması ve evli olmaması şartı aranacağı ileri sürülüyor. “Dört değerlendirme–rapor” şartı Yine iddialara göre operasyon öncesi süreçte, Sağlık Bakanlığı’nın belirleyeceği tam teşekküllü eğitim ve araştırma hastanelerinde en az üçer ay arayla yapılacak dört ayrı değerlendirme sonunda, “ruh sağlığı açısından zorunluluk” yönünde resmî sağlık kurulu raporu alınması gerekecek. Bu raporun, mahkeme izni sürecinde temel dayanaklardan biri olması bekleniyor. Kurallara aykırı tıbbi müdahaleye ağır yaptırım Taslakta, belirtilen koşullar sağlanmadan yapılan tıbbi müdahalelerin de ayrı bir yaptırım alanı oluşturduğu aktarılıyor. Haberlere göre, kurallara aykırı şekilde operasyon yapan sağlık personeli için 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve ayrıca adli para cezası öngörülebileceği ifade ediliyor. Müdahalenin çocuğa uygulanması ya da yetkisiz kişilerce yapılması halinde cezanın artırılması gündeme gelebilir. Öte yandan taslakta, hukuka aykırı şekilde bu müdahaleyi yaptıran kişi açısından da 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası düzenlemesinin yer aldığı iddia ediliyor. Yeni suç tanımı iddiası: “Teşvik/övgü/özendirme” ifadeleri Kamuoyunda en çok tartışılan kısım ise, taslakta “biyolojik cinsiyete aykırı tutum ve davranışları alenen teşvik eden, öven veya özendiren” ifadelere yönelik 1–3 yıl hapis cezası öngörüldüğüne dair iddialar. Bu bölümün kapsamı ve sınırlarının nasıl çizileceği, düzenleme netleşirse uygulama tartışmalarının da merkezinde olabilir. “Aynı cinsiyetteki kişilerin töreni” başlığı da gündemde Basına yansıyan bir diğer iddia ise, taslakta “aynı cinsiyetteki kişilerin nişan veya evlenme töreni yapması” gibi bir durumun suç olarak düzenlenebileceği. Haberlere göre, bu tür bir töreni düzenleyen veya gerçekleştirenler için 1 yıl 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası öngörülmesi gündeme getiriliyor. Süreç net mi? Taslak–teklif–yasalaşma ayrımı önemli Aktarılanların önemli bir kısmı taslak düzeyinde. Düzenlemenin TBMM’ye sunulup sunulmadığı, sunulduysa hangi maddelerle ve hangi nihai ifadelerle ilerleyeceği, komisyon görüşmeleri ve Genel Kurul süreciyle netleşecek.

Nikah Raporu Gecikti, Dava Patladı: 10 Ay Ceza Onandı Haber

Nikah Raporu Gecikti, Dava Patladı: 10 Ay Ceza Onandı

İstanbul’da görülen davada, nikah işlemleri kapsamında alınan sağlık raporunu belediyeye geç teslim ettiği ve HIV pozitif olduğunu evlenmeden önce eşinden sakladığı ileri sürülen sanık E.K. hakkında verilen 10 ay hapis cezası istinaf incelemesinden geçti. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, yerel mahkemenin kararını hukuka uygun bularak onadı. Dosyaya yansıyan bilgilere göre E.K’nin, 8 Aralık 2022 ve 3 Ocak 2023 tarihlerinde iki farklı hastanede yaptırdığı testlerde HIV pozitif olduğunun belirlendiği, bunun ardından tedaviye alındığı ve ilaç kullanmaya başladığı kaydedildi. E.K, 26 Şubat 2023’te K.K. ile evlendi. “Ağır suçlamayla açıldı, suç vasfı değişti” E.K. hakkında, eşine durumunu bildirmeden evlilik yaptığı ve eşinin sağlığını riske attığı iddiasıyla “eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 13 yıldan 20 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Yargılama sonunda İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, dosyadaki değerlendirmeler doğrultusunda suç vasfının değiştiği kanaatine vardı. Mahkeme, müşteki K.K. yönünden dosyada yer alan laboratuvar sonucuna işaret ederek, HIV testinin negatif çıktığını belirtti. Bu tespit ve dosya kapsamındaki diğer delilleri dikkate alan heyet, sanık E.K.’yi “kadına karşı kasten yaralama” suçundan 10 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verdi. Sağlık raporu detayı ve şikayet süreci Dava dosyasındaki anlatıma göre E.K’nin, nikah işlemleri için düzenlenen sağlık raporunu “iş yoğunluğu” gerekçesiyle eşinden sonra belediyeye teslim ettiği öne sürüldü. K.K’nin ise, eşini ilaç kullanırken gördüğünde E.K’nin bu ilaçları “enfeksiyon” nedeniyle aldığını söylediği iddia edildi. Şikayet sürecine ilişkin anlatımda, K.K’nin evde temizlik yaptığı sırada ilaç kutularına rastladığı ve ayrıca kıyafet cebinde “Hepatit B aşısı yapılması uygundur” ifadesinin yer aldığı bir not bulduğu, bu durumun ardından şüphelerinin arttığı kaydedildi. K.K’nin avukatı aracılığıyla şikayette bulunmasının ardından soruşturma başlatıldı ve iddianame düzenlendi. İddianamede, İl Sağlık Müdürlüğünden dosyaya sunulan evraklar ile Adli Tıp Kurumu raporuna atıf yapılarak, sanığın HIV pozitif olduğunun evlilik tarihinden önce tespit edildiği ve tedavi sürecinin başladığı belirtildi. Savcılık, bu nedenle sanığın ağır bir suçtan cezalandırılmasını talep etmişti. İstinaf: “Hukuka uygun” Yerel mahkeme kararına yapılan itiraz üzerine dosya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderildi. İstinaf, dosya üzerinden yaptığı incelemede yerel mahkemenin hükmünü hukuka uygun bularak kararı kaldırmadı. Öte yandan, taraflar arasında Gaziosmanpaşa Adliyesi’nde açılan boşanma davasının da sürdüğü bildirildi.

Bir Hata 200 Bin TL: Trafikte Yeni Ceza Dönemi Başladı! Haber

Bir Hata 200 Bin TL: Trafikte Yeni Ceza Dönemi Başladı!

Karayolları Trafik Kanunu’nda değişiklik içeren düzenleme, trafik güvenliğini artırmak ve kural ihlallerini caydırmak amacıyla TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. Yeni dönemde özellikle can güvenliğini riske atan ihlallerde para cezaları belirgin biçimde yükselirken, bazı maddelerde ehliyetin geri alınması ve aracın trafikten men edilmesi gibi ek yaptırımlar da öne çıkıyor. Hız ihlali: Kademeli ceza, ağır ihlalde ehliyete el koyma Düzenlemeye göre hız sınırını aşan sürücülere uygulanacak idari para cezaları kademeli hale getirildi. Yerleşim yeri içinde ve dışında farklı eşiklere göre artan cezalarda üst sınır 30 bin TL olarak yer aldı. Ayrıca yüksek hız ihlallerinde sürücü belgesi, ihlalin seviyesine göre 30, 60 veya 90 gün süreyle geri alınabilecek. Kırmızı ışık: Tekrarda ağırlaşıyor Kırmızı ışık ihlalinde ceza ilk ihlalde daha düşük seviyeden başlıyor; aynı ihlalin 1 yıl içinde tekrarı halinde ise ceza katlanarak yükseliyor. Düzenlemede, tekrar sayısına göre idari para cezasının kademeli biçimde arttığı ve yüksek tekrar durumlarında ciddi tutarlara ulaştığı belirtiliyor. Ehliyetsiz sürüşte iki kritik eşik: 40 bin TL ve 200 bin TL Yeni yasaya göre sürücü belgesi olmadan araç kullananlara 40 bin TL idari para cezası uygulanacak. Sürücü belgesi mahkeme/savcılık kararıyla veya yetkili mercilerce geçici olarak geri alınmış ya da iptal edilmiş olmasına rağmen araç kullananlar için ise ceza 200 bin TL seviyesine çıkıyor. Makas–drift ve tehlikeli hareketler: Para cezası + trafikten men Trafiği tehlikeye sokacak şekilde art arda şerit değiştirme (“makas”), ters istikamette sürüş veya trafiği engelleyici keyfi hareketler için yüksek para cezası yanında, sürücü belgesinin belirli süreyle geri alınması ve aracın trafikten men edilmesi gibi yaptırımlar düzenlemede yer aldı. Drift niteliğindeki hareketlerde de ceza tutarının yükseldiği ve ilave yaptırımların uygulanacağı bildiriliyor. Alkol–uyuşturucu ve ölçüm reddi: 150 bin TL’ye kadar Alkollü araç kullanımında ceza tutarları artırılırken, tekrar eden ihlallerde yaptırımlar daha da ağırlaşıyor. Uyuşturucu/uyarıcı madde aldığı tespit edilen sürücüler için yüksek idari para cezası ve sürücü belgesine ilişkin ağır tedbirler öngörülüyor. Ayrıca alkol/uyuşturucu ölçümünü yaptırmayanlara yönelik yaptırımlar da düzenlemede yer aldı. “Dur” ihtarı, telefon ve acil araçlara yol verme Denetimlerde “dur” ikazına uymayarak kaçanlara 200 bin TL idari para cezası uygulanması, sürücü belgesinin belirli süreyle geri alınması ve aracın trafikten men edilmesi hükme bağlandı. Seyir halinde cep telefonu kullanımında da tekrar durumuna göre artan cezalar ve ehliyete el koyma yaptırımı getirildi. Ambulans, itfaiye gibi geçiş üstünlüğü olan araçlara yol vermeyenler için de ceza ve ehliyete el koyma yaptırımı düzenlendi. Öte yandan ölümlü veya yaralanmalı kazalarda, zaruret dışında olay yerinden ayrılan sürücüler için hapis cezası öngören hüküm de düzenlemede yer aldı.

Huzurevinden Gelen Mesajlar Olay Oldu: Dava Açıldı Haber

Huzurevinden Gelen Mesajlar Olay Oldu: Dava Açıldı

Ajda Pekkan’ın vokalisti ve Tarık Sezer Orkestrası’nın solisti Tuğba Tufantepe, sosyal medya hesapları üzerinden bir süredir kendisine uygunsuz içerikli mesajlar ve videolar gönderildiği iddiasıyla savcılığa başvurdu. Şikâyet sonrası yürütülen soruşturmada, mesajları attığı öne sürülen kişinin 66 yaşında ve İstanbul’daki bir huzurevinde kaldığı belirtilen Özkan B. olduğu tespit edildi. Şüpheli hakkında “cinsel taciz” suçlamasıyla 2 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. “Israrlı mesajlar bunaltmaya başladı” iddiası Dubai’de yaşadığı belirtilen Tufantepe’nin ifadesinde, kendisine “Aşkım, bebeğim” gibi ifadeler içeren mesajların tekrar tekrar gönderildiğini, bunun zamanla rahatsız edici bir boyuta ulaştığını ve bazı paylaşımların uygunsuz içerik taşıdığını dile getirdiği öğrenildi. Sanatçı, bu durumun sürmesi üzerine hukuki yollara başvurma kararı aldığını belirtti. Soruşturma huzurevine uzandı İddialar üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturmada, sosyal medya üzerinden gönderildiği belirtilen mesajların kaynağı araştırıldı. Yapılan incelemeler sonucunda mesajların, İstanbul’da bulunan bir huzurevinde ikamet ettiği ifade edilen Özkan B. tarafından gönderildiği ileri sürüldü. Böylece dosya, dijital izlerin takibiyle kısa sürede somut bir şüpheliye ulaşılarak adli sürece taşındı. Şüpheliden dikkat çeken savunma İfadesi alınan Özkan B.’nin, mesajları kendisinin gönderdiğini kabul ettiği; ancak videolarla ilgili kısmı reddettiği öğrenildi. Şüphelinin savunmasında, huzurevinde çok sayıda kişinin kaldığını vurgulayarak videoların başka biri tarafından gönderilmiş olabileceğini öne sürdüğü belirtildi. “Huzurevinde yaşayan 600 kişiden biri göndermiş olabilir” şeklindeki iddia, dosyanın en dikkat çeken başlıklarından biri oldu. 2 yıla kadar hapis istemi Soruşturmanın tamamlanmasının ardından savcılık, şüpheli hakkında “cinsel taciz” suçundan dava açtı. Hazırlanan iddianamede, iddiaların niteliğine göre 2 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Yargılama sürecinde dijital kayıtlar, mesajlaşma içerikleri ve olası delillerin mahkeme tarafından değerlendirileceği kaydedildi. Öte yandan dosyada, suçlamaların “iddia” kapsamında olduğu ve nihai kararın yargılama sonunda verileceği hatırlatılıyor.

Otel faciasında yeni perde: İddianame “nasıl oldu?” sorusuna yaklaştı! Haber

Otel faciasında yeni perde: İddianame “nasıl oldu?” sorusuna yaklaştı!

Fatih’te bir otelde konaklayan Çiğdem ve Servet Böcek ile çocukları Kadir Muhammet ve Masal Böcek’in zehirlenme şüphesiyle kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetmesine ilişkin hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede aile “maktul” olarak yer alırken, dosyada 2 müşteki ve 6 şüpheli bulunduğu belirtildi. İddianamede, olayın 13 Kasım 2025’te yaşandığı; anne ve iki çocuğun aynı süreçte yaşamını yitirdiği, tedavi gören baba Servet Böcek’in ise 17 Kasım 2025’te hayatını kaybettiği aktarıldı. Aynı otelde kalan bazı yabancı uyruklu kişilerin de zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvurduğu, tedavilerinin ardından taburcu edildikleri kaydedildi. Soruşturmanın ilk aşamasında olayın gıda zehirlenmesi olabileceği değerlendirilerek, aile üyelerinin olay öncesi yedikleri içtikleri üzerinden araştırma genişletildi. Bu kapsamda çeşitli işletmeler tespit edilip numuneler alındı. Ancak dosyaya giren Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu ve bilirkişi değerlendirmelerinde, ölümlerin gıdadan kaynaklanmadığı; ölüm nedeninin otelde böceklerle mücadele için yapılan ilaçlama uygulaması sonucu oluşan zehirlenme olduğu belirtildi. İddianamede; ilaçlama firması yetkilileri Zeki Kışı ve Serkan Kışı, uygulamayı yapan Doğan Cağferoğlu ile otel sahibi Hakan Oğlak hakkında “yetkisiz işlem, uygun olmayan kimyasal kullanımı ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması” gibi başlıklarla asli kusur tespiti yapıldığı yer aldı. Resepsiyon görevlisi Muhammad Moeen Ud Din Chıshtı hakkında ise olay anındaki tutumu nedeniyle tali kusur değerlendirmesi bulunduğu aktarıldı. Savcılık, bazı şüpheliler hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapis, bir şüpheli hakkında ise “taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep etti. İddianame, değerlendirilmek üzere İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

Sokak Düğünündeki Video Olay Olmuştu: Mahkemeden “Anneye Suç Yok” Kararı! Haber

Sokak Düğünündeki Video Olay Olmuştu: Mahkemeden “Anneye Suç Yok” Kararı!

Eskişehir’de geçen yıl nisan ayında çekildiği belirtilen bir sokak düğünü görüntüsü, sosyal medyada kısa sürede gündem oldu. Paylaşılan videoda, düğün eğlencesi sırasında kalabalığın arka tarafında kucakta bulunan 3 yaşındaki bir erkek çocuğun sigara içtiği öne sürüldü. Görüntülerin yayılması üzerine tepkiler büyürken, olay adli sürece taşındı. İddialar üzerine Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında çocuğun annesi S.B. hakkında “sağlık için tehlikeli madde temini” ile “aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali” suçlamalarıyla gözaltı kararı verildi. Polis ekiplerinin çalışmasıyla evinde yakalanan S.B., gözaltına alındıktan sonra emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. S.B., ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı ve süreç tutuksuz yargılama şeklinde devam etti. Savcılığın yürüttüğü soruşturmanın tamamlanmasının ardından anne S.B. hakkında, Eskişehir 20’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. İddianamede, 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Kamuoyunda tartışma yaratan görüntüler nedeniyle dosya, ilk duruşmada yakından takip edilen davalar arasında yer aldı. Davanın ilk duruşmasında sanık S.B. ile avukatlar hazır bulundu. S.B. mahkemedeki savunmasında, görüntülerde sigara içtiği iddia edilen nesnenin sigara olmadığını, çocuğun yerde bulduğu bir parçayı ağzına götürdüğünü söyledi. Anne S.B., “O gün düğüne gitmiştik. 3 yaşındaki oğlum E.C.B. yerden bulduğu plastik bir şeyi ağzına götürmüş. Ben onu o sırada fark ettim ve hemen elinden aldım. Çocuklarıma yönelik üzerime atılı suçları işlemedim, suçsuzum” diyerek suçlamaları kabul etmedi. Mahkeme heyeti, sanığın beyanı ve taraf avukatlarının savunmalarının ardından dosya üzerindeki değerlendirmesini tamamladı. Duruşma sonunda mahkeme, anne S.B. hakkında beraat kararı verdi. Böylece sosyal medyada büyük yankı uyandıran görüntülerle başlayan süreç, ilk duruşmada verilen karar ile sonuçlandı. Kararın ardından dosyanın gerekçeli kararının yazılması ve taraflara tebliğ edilmesi bekleniyor.

Yalova’nın İçme Suyu Davasında 3 Sanığa Ceza! Haber

Yalova’nın İçme Suyu Davasında 3 Sanığa Ceza!

Yalova’da içme suyuna yönelik sabotaj iddiasıyla açılan davada karar çıktı. Yeşil Körfez Su Birliği Arıtma Tesisi’ne deterjan attıkları gerekçesiyle yargılanan eski birlik çalışanları Gökhan Karaman ve Selçuk Akbaba ile görevinden uzaklaştırılan Kurtköy Muhtarı Yüksel Tutuk, 5’er yıl hapis cezasına çarptırıldı. Olay, 29 Ocak 2025 tarihinde Yeşil Körfez Su Birliği Arıtma Tesisi çalışanlarının suda anormal köpüklenme fark etmesiyle ortaya çıktı. Durumun bildirilmesi üzerine il genelinde tedbir amaçlı su kesintisi uygulanırken, arıtma havuzundaki su tahliye edilerek kapsamlı temizlik çalışması başlatıldı. Tesisteki yaklaşık 15 bin litre su, önlem amacıyla boşaltıldı. İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri tarafından sudan numune alınarak inceleme yapılırken, jandarma ekipleri de kentin içme suyunu besleyen Kurtköy Deresi’ne kimyasal madde atılmış olabileceği ihtimali üzerinde durdu. Arıtma tesisinden baraja giden bölümde oluşan köpüklenme cep telefonu kameralarıyla görüntülendi. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Laboratuvarı’nda yapılan ilk analizlerde, suyun hijyen amaçlı kullanımında kısa vadede bir risk bulunmadığı tespit edildi. Ayrıntılı incelemelerin ardından da halk sağlığı açısından tehlikeli bir durum olmadığı belirlendi. Kent geneline yaklaşık 24 saat sonra yeniden su verildi. Soruşturma ve Gözaltılar Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında; daha önce Yeşil Körfez Su Birliği Arıtma Tesisi’nde çalıştıkları ve işten çıkarıldıkları öğrenilen Gökhan Karaman ve Selçuk Akbaba ile Kurtköy Muhtarı Yüksel Tutuk’un da aralarında bulunduğu 5 kişi gözaltına alındı. Jandarma tarafından incelenen güvenlik kamerası kayıtlarında, olayın yaşandığı saatlerde muhtar Yüksel Tutuk’a ait aracın Kurtköy Deresi çevresinde görüldüğü tespit edildi. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden bazıları serbest bırakılırken, Yüksel Tutuk ile Selçuk Akbaba tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yapılan itiraz üzerine iki sanık da tahliye edilirken, Yüksel Tutuk görevinden uzaklaştırıldı. 15 Yıla Kadar Hapis Talebi Savcılık soruşturmasının tamamlanmasının ardından, Gökhan Karaman, Selçuk Akbaba ve Yüksel Tutuk hakkında Yalova Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Sanıkların, “içilecek sulara zehir katmak veya bozmak suretiyle kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürmek” suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Yalova 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada sanıklar, suçlamaları kabul etmeyerek beraat talebinde bulundu. Cumhuriyet savcısı ise esas hakkındaki mütalaasında; eylemin halk sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğunu, toplumda korku ve panik yarattığını belirterek sanıkların ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Mahkemeden 5’er Yıl Hapis Cezası Mahkeme heyeti, sanıkların eylemlerinin işleniş şekli, kastın yoğunluğu ve ortaya çıkan tehlikenin ağırlığını dikkate alarak; eski Kurtköy Muhtarı Yüksel Tutuk, Selçuk Akbaba ve Gökhan Karaman hakkında 5’er yıl hapis cezası verilmesine hükmetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.