Hava Durumu

#Gazze

Söylemci - Gazze haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gazze haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AK Parti’den Gazze ve Suriye’ye İftar Sofrası Haber

AK Parti’den Gazze ve Suriye’ye İftar Sofrası

AK Parti, ramazan ayına yönelik saha çalışmalarını genişletiyor. Parti, “Kardeşini Unutma” projesi kapsamında Gazze’de zor şartlarda ramazanı karşılayan Müslümanlara yemek desteği sağlanacağını, Suriye’de ise farklı etnik gruplarla iftar sofralarında buluşulacağını açıkladı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal Politikalar Başkanı Fatma Betül Sayan Kaya, ramazan boyunca teşkilatların “seferberlik ruhuyla” sahada olacağını belirterek, gelenekselleşen “Gönül Sofraları” ziyaretlerinin bu yıl da sürdürüleceğini söyledi. Kaya, “1 milyon hanede iftar yapmayı planlıyoruz” ifadelerini kullanırken; bakanlar, genel başkan yardımcıları, MKYK üyeleri ile kadın ve gençlik kollarının da bu programlara katılacağını aktardı. Deprem bölgesine ayrı bir başlık açan Kaya, 11 deprem ilinde “Yeni Evim, İlk İftarım” programlarının başlatılacağını belirterek, evlerine kavuşan depremzedelerle yeni evlerinde ilk iftarlarını yapacaklarını kaydetti. İftar sonrası ise “Bir fincan muhabbet” adı verilen ev ziyaretlerinin teravih sonrasında planlandığı ifade edildi. Ramazana özel bir diğer çalışmanın da evlilik kredisiyle yuva kuran gençlere yönelik olacağını söyleyen Kaya, “Hayırlı Olsun Ziyareti” adıyla genç çiftlerin iftar sofralarına konuk olacaklarını belirtti. Ayrıca şehit yakınları ve gaziler için 81 ilde iftar programları düzenleneceği, “Bir fincan muhabbet” ziyaretleri kapsamında da hanelere gidileceği aktarıldı. Kaya, “Ramazan Komşularımızla Güzel” projesiyle komşuların iftar sofralarında buluşturulacağını, çocuklar için tekne orucu iftarları, bayramlık hediyeler ve “Arife Çiçekleri” çalışmalarıyla da bayram öncesi desteklerin artırılacağını ifade etti. Gazze ve Suriye başlığında ise Kaya, Gazze’de sivil toplum kuruluşlarının yürüttüğü iftar ve yemek desteklerine katkı sunacaklarını, Suriye’de de Kürt, Türkmen ve Arap vatandaşlarla iftar programları gerçekleştirileceğini ve çocuklara bayramlık hediyeler ulaştırılmasının hedeflendiğini söyledi.

Gazze’de “İstikrar Gücü” Dönemi: 5 Ülke Asker Yolluyor! Haber

Gazze’de “İstikrar Gücü” Dönemi: 5 Ülke Asker Yolluyor!

Gazze’de güvenliği sağlamak ve sivil yönetim sürecine zemin hazırlamak amacıyla oluşturulan Uluslararası İstikrar Gücü (ISF) için ilk somut adım geldi. ISF Komutanı Tümgeneral Jasper Jeffers, ABD’nin başkenti Washington’da düzenlenen Gazze Barış Kurulu açılış toplantısında yaptığı açıklamada, beş ülkenin yeni kurulan güce asker göndermeyi taahhüt ettiğini söyledi. Jeffers’in verdiği bilgilere göre, ISF bünyesinde görev almak üzere Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk asker gönderecek. Bu ülkelerin katkısı, kuvvetin sahaya inmesi için ilk aşamada kritik görülüyor. Mısır ve Ürdün “polis eğitimi” için devrede Komutan Jeffers, askeri konuşlandırmanın yanında polis gücü kapasitesinin artırılması hedefini de öne çıkardı. Bu kapsamda Mısır ve Ürdün’ün, Gazze’de görev alacak polis unsurlarının eğitilmesine destek vermeyi üstleneceğini belirtti. Bu ayrıntı, planın sadece askeri bir konuşlanma değil; aynı zamanda kamu düzeni ve iç güvenlik ayağı olan bir yapı hedeflediğine işaret ediyor. “İki temel görev” vurgusu: Güvenlik ve sivil yönetime geçiş Jeffers, ISF’nin iki temel görevi olduğunu söyledi: Gazze’de güvenlik ortamını istikrara kavuşturmak Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi tarafından oluşturulacak sivil yönetime zemin hazırlamak Bu çerçevede Jeffers, son aylarda ABD’li askeri uzmanlardan oluşan bir ekibin sahada altyapı hazırlıkları yürüttüğünü ve çalışmaların, kuvvetin karargâhı olarak kullanılacak birleşik müşterek harekât merkezi üzerinden ilerlediğini aktardı. İlk konuşlandırma Refah’ta: “Bölge bölge genişleme” planı Açıklamaya göre Gazze, operasyonel olarak beş bölgeye ayrılacak ve her bölgeye bir ISF tugayı konuşlandırılması hedeflenecek. Jeffers, kısa vadede ilk konuşlandırmanın Refah’ta yapılacağını; bu adımın da polis eğitimi faaliyetleriyle eş zamanlı yürütüleceğini vurguladı. Planın devamında ise: Orta vadede “sektör/ bölge bazlı” genişleme, Uzun vadede toplam 20 bin ISF askeri ve 12 bin polis kapasitesine ulaşılması öngörülüyor. Ayrıca Jeffers, Endonezya’nın ISF’de komutan yardımcılığı görevini üstlenmeyi kabul ettiğini de duyurdu. Bundan sonra ne olacak? Jeffers’in sözleri, kuvvetin “taahhüt” aşamasından saha planlaması ve kademeli konuşlanma aşamasına geçtiğini gösteriyor. Ancak süreç; konuşlandırmanın takvimi, yetki çerçevesi, sahadaki koordinasyon ve güvenlik şartlarına bağlı olarak şekillenecek. Komutan Jeffers, “bu ilk adımların Gazze’nin gelecekteki refahı ve kalıcı barış için ihtiyaç duyduğu güvenliğe katkı sağlayacağını” ifade etti.

Bahçeli’den “Püskevit” Çıkışı: Derinliği Fark Edemediler! Haber

Bahçeli’den “Püskevit” Çıkışı: Derinliği Fark Edemediler!

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’de düzenlenen partisinin Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli’nin konuşmasında Ramazan ayına yönelik mesajları, bölgesel gelişmelere dair vurguları ve daha önce kamuoyunda gündem olan “püskevit” ifadesine yönelik açıklamaları öne çıktı. “Ramazan, nefis terbiyesi ve vicdan tefekkürü için fırsattır” Bahçeli, önümüzdeki günlerde Ramazan ayının başlayacağını hatırlatarak, bu dönemin toplumsal ve bireysel açıdan taşıdığı anlamı vurguladı. Ramazan’ın, manevi iklimi güçlendiren bir ay olduğunu ifade eden Bahçeli; hasta olanların şifa bulması, dertlilerin feraha kavuşması ve borçluların yükünün hafiflemesi yönünde temennilerini dile getirdi. Konuşmasında, dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan çatışmalara ve insanlık krizlerine dikkat çeken Bahçeli, bu süreçte “kalp temizliği, vicdan muhasebesi ve huzur arayışı” ihtiyacının daha da arttığını söyledi. Küresel ölçekte istikrarsızlıkların, ekonomik zorlukların ve adaletsizliklerin yaygınlaştığına işaret eden Bahçeli, Ramazan ayının sabır, şefkat, merhamet ve paylaşma gibi değerleri hatırlattığını belirtti. Gazze ve Batı Şeria vurgusu: “Uluslararası hukuk” hatırlatması Bahçeli’nin konuşmasındaki bir diğer başlık ise Orta Doğu’daki gelişmeler oldu. Gazze’de yaşanan insani tablonun ağır sonuçlar doğurduğunu söyleyen Bahçeli, sivil kayıplara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İsrail hükümetine yönelik sert ifadeler kullanan Bahçeli, yaşananların dünya kamuoyunda yeterince duyarlılıkla karşılanmadığını savundu. Bahçeli ayrıca Batı Şeria’ya ilişkin son kararlar üzerinden “uluslararası hukuk” vurgusu yaptı. Bölgedeki adımların hukuki boyutuna dikkat çeken Bahçeli, bu gelişmelerin çatışma ve kriz ortamını derinleştirdiğini ifade etti. Ramazan ayının anlamı üzerinden birlik, dayanışma ve insani yardım çağrısında bulunan Bahçeli, özellikle mağdur ve mazlumların yaşadığı zorlukların görmezden gelinmemesi gerektiğini dile getirdi. “Püskevit” açıklaması: “Gavurdağ söyleyişiyle söyledim” Toplantının en çok konuşulan bölümlerinden biri ise Bahçeli’nin “püskevit” ifadesine dair yaptığı değerlendirme oldu. Bahçeli, memleketiyle ilişkilendirdiği bir ağızla daha önce kullandığı “Hani benim püskevitim, çukulatam” sözlerinin sonradan farklı şekillerde yorumlandığını söyledi. Bu ifadeyi anlamayan kişilerin kelimeyi haftalar boyunca alaycı biçimde gündemde tuttuklarını belirten Bahçeli, asıl dikkat çekmek istediği noktaya yeterince odaklanılmadığını savundu. Bahçeli, “Ne üzücüdür ki arkadaşlarımız da bu seslenişimizin hak ettiği derinliği fark edememişlerdi” diyerek, hem kamuoyundaki yorumlara hem de yakın çevresindeki yaklaşımlara dönük bir sitemini dile getirdi. Gündem mesajları: “Hassas bir dönem” Grup toplantısında iç ve dış gündemin yanı sıra toplumsal hassasiyetlere de değinen Bahçeli’nin konuşması, Ramazan ayı öncesinde birlik ve dayanışma çağrısı ile dikkat çekti. Bahçeli’nin “püskevit” ifadesine dair yaptığı vurgu ise, önceki tartışmalara yeni bir çerçeve kazandırarak kamuoyunda yeniden merak uyandırdı.

Erdoğan Suudi Arabistan’da: Gazze Masası Kuruluyor, Sonraki Durak Kahire! Haber

Erdoğan Suudi Arabistan’da: Gazze Masası Kuruluyor, Sonraki Durak Kahire!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının ilk yurt dışı temaslarını Orta Doğu hattında sürdürüyor. 3 Şubat 2026’da Riyad’a ulaşan Erdoğan’ın, Suudi Arabistan temaslarında ikili ilişkilerde yeni adımların yanı sıra bölgesel ve küresel başlıkları masaya yatırması bekleniyor. Erdoğan’ın “TUR” uçağıyla iniş yaptığı Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda resmi karşılama gerçekleşti. Ardından heyet, görüşmelerin yapılacağı Yemame Sarayı’na geçti. Riyad’da hangi başlıklar öne çıkıyor? Ziyarete ilişkin çerçeveyi Burhanettin Duran paylaştı. Buna göre Erdoğan’ın, Muhammed bin Selman ile görüşmesinde iki ülke iş birliğinin derinleştirilmesine yönelik ilave adımların ve bölgesel gelişmelerin ele alınması bekleniyor. Görüşmelerin gündeminde özellikle şu başlıkların öne çıkacağı belirtiliyor: Filistin/Gazze dosyası: İnsani yardımların ulaştırılması ve sahadaki son durum. Washington–Tahran hattındaki gerilim: Tansiyonu düşürmeye dönük seçenekler ve diplomatik temas trafiği. Suriye’deki tablo: Bölgesel istikrarı etkileyen yeni denge arayışları. Ekonomik ortaklıklar: Ticaret, yatırım ve özellikle savunma sanayi alanında olası yeni iş birlikleri. “Asıl kritik gün” 4 Şubat: Kahire’de Stratejik Konsey toplanıyor Erdoğan’ın Riyad temaslarının ardından 4 Şubat 2026’da Kahire’ye geçerek Abdülfettah es-Sisi ile görüşmesi ve Türkiye–Mısır Yüksek Düzeyli Stratejik İş birliği Konseyi’nin ikinci toplantısına eşbaşkanlık etmesi planlanıyor. Aynı program kapsamında Türkiye–Mısır İş Forumu da gündemde. Diplomasi kulislerinde, Kahire ayağının yalnızca ikili ilişkilerle sınırlı kalmayacağı; Filistin başta olmak üzere bölgesel ve uluslararası dosyalarda karşılıklı değerlendirmelerin de yapılacağı ifade ediliyor. Ticaret rakamları neden yeniden konuşuluyor? Ziyaret trafiği, ekonomik başlıklara da hız kazandırdı. Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacminin 2024’te yaklaşık 8 milyar dolar seviyesinde seyrettiği; Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatının ise 3 milyar 149,6 milyon dolara yükseldiği bildiriliyor. Bu tablo, Riyad temaslarında “yeni ortaklık” arayışlarının neden öne çıktığını da anlatıyor.

Teknik Direktör Guardiola: Gazze’ Mesajı “Yalnız Bıraktık”! Haber

Teknik Direktör Guardiola: Gazze’ Mesajı “Yalnız Bıraktık”!

Manchester City Teknik Direktörü Pep Guardiola, Barcelona’da düzenlenen bir yardım etkinliğinde yaptığı konuşmayla gündeme oturdu. Kefiye takarak sahneye çıkan Katalan teknik adam, Filistin’de yaşanan insani krize dikkat çekti ve uluslararası kamuoyuna “daha fazla sorumluluk” çağrısı yaptı. Guardiola, konuşmasına Arapça selamla başlayarak salondaki kalabalığı selamladı. Ardından, son yıllarda sosyal medyada ve ekranlarda gördüğü görüntülerin kendisinde bıraktığı etkiyi anlattı ve özellikle çocukların yaşadıklarına vurgu yaptı. “Bence onları yalnız bıraktık” sözleri salonda yankılandı Etkinlikte duygu yüklü ifadeler kullanan Guardiola, Gazze’deki görüntüler üzerinden dünyanın “uzaktan izleyen” pozisyonuna tepki gösterdi. Konuşmasında, “Bence onları yalnız bıraktık, terk ettik… ‘Neredesiniz? Gelin, bize yardım edin’ dediklerini hayal ediyorum” sözleriyle dikkat çekti. İspanyol basını ve uluslararası medya, Guardiola’nın bu çıkışının salonda uzun süre alkışlandığını ve gecenin en çok konuşulan anlarından biri olduğunu yazdı. Barcelona’daki “Act X Palestine” gecesi: 30’dan fazla sanatçı, tek tema dayanışma Guardiola’nın katıldığı organizasyonun, Barcelona’daki Palau Sant Jordi’de düzenlenen “Act X Palestine” yardım konseri olduğu belirtildi. Etkinlikte 30’dan fazla sanatçı sahne alırken, konserin gelirlerinin Filistin’deki insani ve sivil projelere aktarılmasının hedeflendiği aktarıldı. El País’in etkinlik öncesi ve sonrası değerlendirmelerinde, gecenin yalnızca bir konser değil, aynı zamanda “kamusal vicdan” çağrısı taşıyan geniş katılımlı bir dayanışma buluşması olarak kurgulandığına dikkat çekildi. Daha önce de benzer çıkışları olmuştu Guardiola’nın Filistin konusunda ilk kez konuşmadığı, daha önce de çeşitli vesilelerle insani kayıplara ve sivillerin korunması gerektiğine dair mesajlar verdiği hatırlatılıyor. Bu son konuşma ise, sahnede verdiği güçlü mesaj ve sembolik “kefiye” tercihi nedeniyle ayrı bir etki yarattı.

Yardım sayısı düşüyor mu? Gazze için kritik iddia! Haber

Yardım sayısı düşüyor mu? Gazze için kritik iddia!

Gazze’ye insani yardım akışında yeni bir kırılma noktası konuşuluyor. İsrail ordusunun, ABD destekli ateşkes planının ikinci aşaması kapsamında Gazze’ye günlük 600 tır yerine yaklaşık 200 tır girişinin “yeterli” olacağı yönünde değerlendirme yaptığı ve bu nedenle sayının azaltılmasını talep ettiği ileri sürüldü. “200 tır yeter” iddiası… Gerekçe ne? İddiaya göre İsrail ordusu, Gazze’deki nüfusun günlük ihtiyacının 200 tır ile karşılanabileceğini savunuyor ve daha yüksek hacimli yardımın sahada bazı gruplar tarafından kontrol aracı olarak kullanılabileceği öne sürülüyor. Bu yaklaşım, ikinci aşamanın dinamiklerinin “farklı” olduğu gerekçesiyle önceki dönemde verilen izinlerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği yorumuyla birlikte değerlendiriliyor. Sahadaki rakamlar: “600 mü, zaten 200 mü?” Tartışmanın kilit noktası şu: Kağıt üzerindeki hedef ile sahadaki fiili giriş arasında zaten uzun süredir bir uyuşmazlık olduğu belirtiliyor. Gazze’deki yerel yetkililer, ateşkes şartlarında günlük 600 tır hedefi konuşulsa da pratikte İsrail’in 200 civarında tır geçişine izin verdiğini söylemişti. Öte yandan uluslararası analizler de, “600 tır/gün” hedefinin çoğu gün yakalanamadığını; giriş, boşaltma ve dağıtım aşamalarında ciddi tıkanmalar yaşandığını ortaya koyuyor. BM ve yardım kuruluşlarının uyarısı: “Yeterli değil” BM ve insani yardım aktörleri ise ateşkes sonrasında dahi kısıtlamalar, güvenlik riskleri ve lojistik engeller nedeniyle Gazze’ye giren yardımın ihtiyacı karşılamadığını vurguluyor. Kış şartlarının etkisiyle barınma, gıda ve sağlık ihtiyaçlarının daha da baskılandığı; yardım akışındaki dalgalanmanın insani tabloyu kırılganlaştırdığına dikkat çekiliyor. Yönetim boyutu: NCAG tartışması da masada Yardım meselesi yalnızca “kaç tır girdi” sorusuyla sınırlı değil; “kim dağıtacak, kim yönetecek?” başlığı da öne çıkıyor. Bu çerçevede, Gazze’de günlük kamu hizmetlerini yürütmeye dönük Ulusal Yönetim Komitesi (NCAG) benzeri yapılanmaların devreye girmesi, sahadaki dengeyi etkileyebilecek bir unsur olarak görülüyor. ABD tarafı da plan kapsamında bu tür bir yönetişim mimarisinden söz ediyor. Ancak İsrail tarafındaki bazı değerlendirmelerde, yeni yapıların sahada nasıl işleyeceği ve etkisinin ne zaman görüleceği konusunda şüphe bulunduğu; bunun da “yardım mekanizması” tartışmasını doğrudan etkilediği aktarılıyor. Kritik soru: İkinci aşamada “yardım standardı” geriye mi gidecek? Şimdi gözler, ateşkesin ikinci aşamasında yardım akışının hangi sayısal ve denetimsel çerçeveyle süreceğine çevrildi. Eğer “200 tır” yaklaşımı resmileşirse, bu adım insani koşullar açısından yeni bir tartışma dalgasını tetikleyebilir. Tersine, hedeflenen 600 tırın sahada gerçekten karşılanabilmesi için geçiş, boşaltma ve dağıtım zincirinin nasıl iyileştirileceği de bir başka kritik başlık olarak masada duruyor.

Kızılay’dan Gazze’ye 20. İyilik Gemisi: 1.400 Ton Yardım Mersin’den Yola Çıktı! Haber

Kızılay’dan Gazze’ye 20. İyilik Gemisi: 1.400 Ton Yardım Mersin’den Yola Çıktı!

Türk Kızılay’ın Gazze’ye gönderilmek üzere hazırladığı 20. “İyilik Gemisi”, Mersin Uluslararası Limanı’ndan düzenlenen törenle uğurlandı. Yaklaşık 1.400 ton temel insani yardım malzemesi taşıyan geminin, Mısır’ın El-Ariş Limanı’na ulaşmasının ardından yardım malzemelerinin buradan Gazze’ye sevk edilmesi planlanıyor. Liman sahasında gerçekleştirilen programda, Kızılay yetkilileri ve kamu temsilcilerinin katılımıyla bir uğurlama töreni düzenlendi. Törende yapılan konuşmaların ardından dua edildi ve yardım gemisi Gazze’ye doğru hareket etti. Gemide neler var? Kızılay tarafından hazırlanan sevkiyatta, Gazze’deki acil ihtiyaçlara yönelik malzemeler ön plana çıktı. Geminin yükünün ağırlıklı olarak: -Gıda ürünleri, -Hijyen malzemeleri, -Giyim ürünleri, -Battaniye ve barınma destekleri, -Bebek malzemeleri gibi temel ihtiyaç kalemlerinden oluştuğu bildirildi. Yardımların özellikle kış koşullarında zorlaşan yaşam şartları nedeniyle daha kritik hale geldiğine dikkat çekildi. “İyilik Yolu” vurgusu: “Kilometreyle değil vicdanla ölçülür” Törende konuşan Türk Kızılay Yönetim Kurulu Üyesi Yener Tanık, bu seferin yalnızca bir yardım taşımacılığı olmadığını, Gazze’ye uzanan bir dayanışma hattı anlamı taşıdığını ifade etti. Tanık, bölgede uzun süredir ağır bir süreç yaşandığını; bunun en çok çocukları, yaşlıları, hastaları ve aileleri etkilediğini dile getirdi. Kış şartlarının tabloyu daha da zorlaştırdığını belirten Tanık, yağmurla dolan çadırlar, çamurla kaplanan yaşam alanları ve soğuk hava koşullarının, özellikle kırılgan gruplar için ciddi risk oluşturduğunu söyledi. Bu süreçte Türkiye’nin dayanışma ruhuyla Gazze’ye uzanan bir “iyilik yolu” açıldığını belirten Tanık, bu yolun yalnızca fiziksel bir rota değil, insani sorumlulukla kurulan bir köprü olduğunu vurguladı. 11 milyon öğün bilgisi dikkat çekti Tanık’ın paylaştığı rakamlar da törenin öne çıkan başlıklarından biri oldu. Kızılay’ın, en zor şartlar altında dahi aşevlerinde her gün 30 bin ile 40 bin öğün sıcak yemek çıkardığını ve dağıtımların sürdüğünü belirten Tanık, bugüne kadar yaklaşık 11 milyon öğün dağıtıldığını aktardı. Ayrıca, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’ye ulaştırılan insani yardım miktarının 20 bin tonu aştığı da ifade edildi. Ramazan öncesi “gönül seferi” Ramazan ayına yaklaşılırken, 20. “İyilik Gemisi”nin anlamının daha da arttığına işaret edildi. Tanık, bu seferi yalnızca bir yardım sevkiyatı olarak değil, Ramazan’ın ruhuna uygun bir gönül seferi olarak nitelendirdi. Tören sırasında, gemiye katkı sunan kişi ve kurumlara, bağışçılara teşekkür edildi. Yardımlar Gazze’ye nasıl ulaştırılacak? Yetkililerin verdiği bilgiye göre geminin ilk durağı El-Ariş Limanı olacak. Buraya ulaşmasının ardından yardım malzemeleri gemiden indirilerek, planlanan lojistik hat üzerinden Gazze’ye nakledilecek. Sürecin, sahadaki koşullara ve geçiş planlamalarına göre yürütüleceği belirtildi. Uğurlama törenine Mersin Vali Yardımcısı Murat Çağrı Erdinç ile çeşitli kurum temsilcileri ve ilgililer de katıldı. Program, edilen duanın ardından geminin limandan ayrılmasıyla sona erdi.

Yalova’da Kermeslerde Gazze İçin Toplanan Bağış 1,5 Milyonu Geçti! Haber

Yalova’da Kermeslerde Gazze İçin Toplanan Bağış 1,5 Milyonu Geçti!

Yalova İl Müftülüğü’ne bağlı merkez Kur’an kursları ile Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Yalova Şubesi Kadın Kolları’nın birlikte düzenlediği kermeslerde, el emeği ürünlerden yiyecek-içeceğe uzanan satışlarla 1.513.510 TL gelir elde edildi. Toplanan bağış, Gazze’ye ulaştırılmak üzere İl Müftüsü İlyas Yılmaztürk’e teslim edildi. Yalova’da günlerdir konuşulan kermeslerin perde arkasından, beklenenden de güçlü bir dayanışma tablosu çıktı. Merkez Kur’an kurslarının öğrencileri, veliler ve gönüllüler; Gazze yararına düzenlenen kermesler için adeta seferber oldu. Hazırlanan her ürün, tezgâhlara yalnızca satış için değil, “bir yerlerde umut olsun” düşüncesiyle kondu. Kermes alanına gelen vatandaşlar, el emeği göz nuru ürünlerden ev yapımı yiyecek ve içeceklere kadar pek çok seçenekle karşılaştı. Kur’an kursu öğrencilerinin ve ailelerinin katkılarıyla hazırlanan malzemeler kısa sürede ilgi gördü. Ziyaretçilerin bir kısmı ihtiyaç için alışveriş yaparken, önemli bir kesim de “destek olmak” niyetiyle tezgâhlardan ürün aldı. Ortaya çıkan tablo, Yalova’da hayır yarışının ne kadar güçlü olduğuna dair dikkat çekici bir örnek oldu. Kermeslerin sonunda elde edilen gelir, kayıtlara 1.513.510 TL olarak geçti. Bu rakam, kermesin yalnızca bir etkinlik olmanın ötesine geçerek şehir çapında bir dayanışma çağrısına dönüştüğünü gösterdi. Toplanan meblağ, Gazze’ye ulaştırılmak üzere TDV Yalova Şubesi Başkanı ve Yalova İl Müftüsü İlyas Yılmaztürk’e teslim edildi. Teslim sırasında yapılan değerlendirmede, kermeslerde yalnızca maddi yardımın değil, aynı zamanda kardeşlik ve birlik duygusunun da öne çıktığı vurgulandı. Müftü Yılmaztürk, emeği geçen öğrencilere, velilere ve gönüllülere teşekkür ederek, yapılan bağışın Gazze’de zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren siviller için önemli bir destek olacağını ifade etti. Kermeslerde sergilenen ürün çeşitliliği ve katılım yoğunluğu, organizasyonun ne kadar geniş bir paydaş kitlesiyle hazırlandığını da ortaya koydu. El işi ürünlerin yanında yiyecek-içecek stantlarının da ilgi görmesi, etkinliğe gelenlerin hem destek olmasını hem de kermes atmosferini “aile buluşması” gibi yaşamasını sağladı. Kısacası Yalova’da kurulan bu kermes tezgâhları, birkaç günlüğüne şehrin vicdanını aynı noktada buluşturdu. Elde edilen gelirin, Türkiye Diyanet Vakfı aracılığıyla Gazze’ye yönelik insani yardım çalışmalarında kullanılmak üzere ilgili kanallara ulaştırılacağı bildirildi. Organizasyon tarafı ise benzer dayanışma çalışmalarının ihtiyaç oldukça devam edebileceği mesajını verdi.

Gazze’de Soğuk Bir Can Daha Aldı: 7 Aylık Şeza’nın Ölümü Ne Anlatıyor? Haber

Gazze’de Soğuk Bir Can Daha Aldı: 7 Aylık Şeza’nın Ölümü Ne Anlatıyor?

Gazze’de kışın en sert yüzü bir kez daha çocukların üzerinde görüldü. Hastane kaynaklarından aktarılan bilgilere göre, Gazze kentinin doğusundaki Derec Mahallesi’nde yaşayan 7 aylık Şeza Ebu Cerrad, dondurucu soğuk nedeniyle yaşamını yitirdi. Edinilen bilgiye göre küçük bebeğin kalbi aşırı soğuk nedeniyle aniden durdu. Ailenin yaşadığı koşulların, bölgede devam eden insani sıkıntılarla daha da ağırlaştığı ifade edilirken, haberin ardından gözler yeniden Gazze’deki barınma ve yakıt sorununa çevrildi. “Kış bitmedi, kriz de bitmedi” Kış aylarının başından bu yana Gazze’de soğuktan korunamadığı için hayatını kaybeden çocukların sayısının 9’a yükseldiği bildirildi. Bölgedeki sağlık kaynakları, özellikle bebekler ve küçük çocuklar için ısıtma imkânının yokluğu, yetersiz barınma, ıslak ve rüzgâr alan çadır koşulları gibi etkenlerin hayati risk oluşturduğunu vurguluyor. Filistin Meteoroloji Dairesi de daha önce yaptığı açıklamada, Gazze dâhil Filistin genelinin kutuplardan gelen aşırı soğuk hava dalgasının etkisi altında olduğunu belirtmişti. Bu tür dalgalar, sağlam bir evde bile zorlayıcı olabiliyorken; derme çatma çadırlarda kalan aileler için soğuğun, doğrudan bir hayatta kalma mücadelesine dönüştüğü ifade ediliyor. Ateşkes var ama çadırların içinde hayat hâlâ “acil” Haberde yer alan bilgilere göre, ateşkes yürürlükte olsa da Gazze’de insani krizin derinleştiği belirtiliyor. Yüz binlerce kişi, yeterli yalıtımı olmayan geçici barınaklarda yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Bölgede etkili olan şiddetli yağış ve fırtına, pek çok çadırı kullanılamaz hale getirirken; ıslanan eşyalar, çamur ve rüzgâr, özellikle çocukların vücut ısısını korumasını daha da zorlaştırıyor. İddiaya göre, gıda, ilaç, tıbbi malzeme, yakıt ve barınma ekipmanlarının girişindeki kısıtlamalar devam ettikçe, geçici çözümler kalıcı bir çaresizliğe dönüşüyor. Bu tablo içinde Şeza’nın ölümü, “soğuk” kelimesinin Gazze’de yalnızca bir hava durumu olmadığını; bazen bir hayat çizgisi anlamına geldiğini acı biçimde hatırlattı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.