Hava Durumu

#Fbi

Söylemci - Fbi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fbi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Musk’tan Epstein bombası: “Dava açarlarsa ben öderim! Haber

Musk’tan Epstein bombası: “Dava açarlarsa ben öderim!

ABD’li milyarder iş insanı Elon Musk, Jeffrey Epstein dosyasıyla ilgili dikkat çeken bir açıklama yaptı. Musk, Epstein’e ilişkin “gerçeği açıkladığı için hakkında dava açılan” kişilerin savunma masraflarını karşılayacağını belirtti. Tartışma, Amerikan Futbol Ligi’nin (NFL) en büyük organizasyonu olan Super Bowl karşılaşmasının devre arasında yayımlanan bir reklamla yeniden alevlendi. Reklamda, Epstein mağdurlarının yer aldığı ve “gerçeğin” ortaya çıkarılması çağrısının yapıldığı aktarıldı. Aynı reklamda, Epstein’e ilişkin belgelerin tamamının kamuoyuyla paylaşılmamasına ve bazı isimlerin gizli tutulduğu iddialarına tepki gösterildi. Söz konusu reklamın sosyal medyada paylaşılmasının ardından, X platformundaki bir kullanıcı, Epstein mağdurlarının “gizlenen isimleri” açıklayabileceklerini öne sürdü. Paylaşımda ayrıca, dava edilmekten çekinen kişilerin Kongre’deki destekçileri aracılığıyla bu isimleri kamuoyuna duyurabileceği iddia edildi. Elon Musk ise bu paylaşıma yanıt vererek, “Bu konuda gerçeği açıklayan ve bu yüzden hakkında dava açılan herkesin savunma masraflarını karşılayacağım” ifadelerini kullandı. Musk’ın açıklaması kısa sürede geniş yankı bulurken, bazı kullanıcılar bunun ifade özgürlüğüne destek anlamı taşıdığını savundu; bazıları ise konunun hukuki ve siyasi boyutları nedeniyle daha fazla tartışma yaratacağını dile getirdi. Epstein dosyası neden gündemden düşmüyor? Jeffrey Epstein, reşit olmayanlara yönelik cinsel istismar ve insan ticareti iddialarıyla yargılandığı süreçte, 10 Ağustos 2019’da New York’taki Manhattan Metropolitan Center Hapishanesi’ndeki hücresinde ölü bulunmuştu. Olay, yıllardır kamuoyunda tartışmalara ve komplo iddialarına konu olurken, ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ile ABD Adalet Bakanlığı’nın incelemeleri sonucunda Epstein’in ölümünün intihar olduğu sonucuna varıldığı açıklanmıştı.

Epstein’in Kardeşinden Şok İddia: “Trump Öldürttü” Haber

Epstein’in Kardeşinden Şok İddia: “Trump Öldürttü”

ABD’de reşit olmayanlara yönelik cinsel istismar ve seks ticareti suçlamalarıyla yargılanırken 2019’da New York’ta federal cezaevinde ölü bulunan Jeffrey Epstein hakkındaki tartışmalar, Adalet Bakanlığı’nın (DOJ) yeni belge yayımları sonrası yeniden alevlendi. DOJ, Epstein Files Transparency Act kapsamında 3 milyonun üzerinde ek sayfayı kamuya açtığını; ayrıca binlerce video ve yüz binlerce görselin de bu paket içinde yer aldığını duyurdu. “İntihar mı, cinayet mi?” sorusu yeniden masada Yayımlanan belgelerde öne çıkan başlıklardan biri, Epstein’in kardeşi Mark Epstein’in Federal Soruşturma Bürosu’na (FBI) ilettiği iddialar oldu. Dosyalara yansıyan bilgiye göre Mark Epstein, kardeşinin cezaevinde öldürüldüğünü düşündüğünü ve bunun “isim vermeye hazırlanmasıyla” bağlantılı olabileceğini ileri sürüyor. Belgelere geçen ihbarda Mark Epstein’in, iddiasını daha da ileri taşıyarak bu ölümün Donald Trump tarafından “yetkilendirildiği” kanaatini dile getirdiği aktarılıyor. Bu bölüm, özellikle kamuoyunda “dosyalar kimi işaret ediyor?” sorusunu yeniden büyütürken, uzmanlar ve resmi makamların değerlendirmelerinde iddiaların kanıtlandığına dair bir bulgu bulunmadığı vurgulanıyor. DOJ: “Trump’a yönelik iddialar temelsiz” DOJ cephesi ise yayımlara eşlik eden açıklamalarında, dosyaların bir kısmında Trump’a yönelik “gerçek dışı ve sansasyonel” ifadelerin yer aldığını, bunların doğrulanmadığını ve içeriklerin güvenilir kabul edilemeyeceğini belirtiyor. Trump da geçmişte Epstein’le bağlantısı olduğuna ilişkin iddiaları reddederken, ölümle ilişkilendirilen suçlamaları da kabul etmedi. Dosyalar neden şimdi gündemde? Süreç, tek bir yayımla sınırlı değil. ABD basınında yer alan bilgilere göre DOJ, Aralık 2025’te 11 bini aşkın dosyalık bir paketi kamuoyuna sunmuş; bu pakette de Mark Epstein’in FBI’a yaptığı bildirim dikkat çekmişti. Daha sonra Ocak 2026 sonunda yeni bir büyük yayımla milyonlarca sayfa daha erişime açıldı. Öte yandan Adalet Bakanlığı, mağdur gizliliğiyle ilgili endişeler nedeniyle yaklaşık 9.500 belgenin geçici olarak yayından kaldırıldığını ve ek düzeltme/redaksiyon çalışmalarının sürdüğünü de açıkladı. “Redaksiyonsuz erişim” adımı En güncel gelişmelerden biri de, DOJ’nin bazı redaksiyonsuz (karartılmamış) belgelere Kongre üyelerinin kontrollü şekilde erişebilmesine imkân tanıyacağını duyurması oldu. Bu adımın, hem şeffaflık çağrılarını hem de mağdur mahremiyeti tartışmalarını aynı anda artırdığı değerlendiriliyor. Epstein’in ölümüyle ilgili resmi kayıtlarda “intihar” sonucuna işaret edilirken, yeni dosyalarla birlikte kamuoyunda “soru işaretleri” tekrar büyüyor. Ancak şu aşamada, Mark Epstein’in Trump’u işaret eden sözleri de dahil olmak üzere, belgelere yansıyan birçok iddianın kanıtlanmış bir hüküm niteliği taşımadığı ve resmi makamların bu tür ifadeleri doğrulanmamış olarak sınıflandırdığı belirtiliyor.

“Gizli Görüntü Detayı Ortaya Çıktı: Epstein’in Hücresine Kim Gitti?” Haber

“Gizli Görüntü Detayı Ortaya Çıktı: Epstein’in Hücresine Kim Gitti?”

ABD’de reşit olmayanlara yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı suçlamalarıyla yargılanırken 2019 yılında New York’taki Metropolitan Correctional Center’da (MCC) ölü bulunan Jeffrey Epstein’e ilişkin dosya yeniden gündeme geldi. Amerikan medyasında yer alan yeni değerlendirmelerde, Epstein’in ölümünden bir gece önce kaydedilen güvenlik kamerası görüntülerinde “turuncu renkli” bir figürün, Epstein’in hücresinin bulunduğu izole kat yönüne ilerlediğinin tespit edildiği iddia edildi. İncelemelerde, 9 Ağustos 2019 gecesi saat 22.39 civarında kaydedilen görüntüde merdivenlerden yukarı çıkan turuncu bir nesne ya da kişinin seçildiği ileri sürüldü. Aynı görüntünün resmi kurumlar tarafından farklı şekillerde yorumlandığı belirtildi. Buna göre, FBI değerlendirmelerinde figürün “başka bir mahkûm olabileceği” ihtimali yer alırken, ABD Adalet Bakanlığı belgelerinde bunun “turuncu çarşaf veya yatak takımı taşıyan kimliği belirsiz bir görevli olabileceği” değerlendirmesine de dikkat çekildi. Personel ifadesinde doğrudan soru yer almadı Yayımlanan belgelere göre, olay gecesi nöbetçi olan cezaevi personeline söz konusu “turuncu figür” hakkında doğrudan bir soru yöneltilmediği öne sürüldü. Bu durum, Epstein’in ölümüne ilişkin yürütülen resmi soruşturmaların kapsamı ve delillerin değerlendirilme biçimine yönelik eleştirileri yeniden artırdı. Dosyada daha önce yer alan bulgulara göre, o gece görevli memurlardan birinin tuttuğu kayıtlarda mahkûm sayımına ilişkin tutarsızlıklar bulunduğu, kısa süre içinde bir kişilik eksik sayım yapıldığı iddiaları da kamuoyuna yansımıştı. Kamera sistemi ve güvenlik zafiyetleri tartışılıyor Epstein’in tutulduğu kata giden merdivenleri izleyen kameranın görüş açısının sınırlı olduğu, diğer bir kameranın ise o gece kayıt yapmadığı daha önce açıklanan unsurlar arasında bulunuyor. Bu teknik aksaklıklar, federal cezaevi güvenliği ve gözetim sistemlerine ilişkin zafiyet tartışmalarını da yeniden gündeme taşıdı. Resmi makamlar Epstein’in ölümünü “intihar” olarak kayda geçirmişti. Ancak kamuoyunda kuşkular sürerken, Epstein’in kardeşi Mark Epstein de uzun süredir ölümün “cinayet olabileceği” yönündeki şüphelerini dile getiriyor. Yeni görüntü analizleriyle birlikte dosyadaki soru işaretlerinin yeniden tartışma konusu olduğu değerlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.