Hava Durumu

#Ekrem İmamoğlu

Söylemci - Ekrem İmamoğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekrem İmamoğlu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özgür Özel “2 Mart” Dedi: “A’dan Z’ye Planım İmamoğlu!” Haber

Özgür Özel “2 Mart” Dedi: “A’dan Z’ye Planım İmamoğlu!”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kamuoyunda “adaylık” tartışmalarının yoğunlaştığı bir dönemde 2 Mart tarihini işaret ederek partisinin yeni dönem yol haritasını açıklayacaklarını duyurdu. Özel, o gün “350 kişilik kadroyu” ve “öne çıkan 20 vaadi” kamuoyuna sunacaklarını belirterek, “Türkiye’nin sorunlarına kalıcı çözümleri nasıl üreteceğimizi anlatan bir sunumla milletin karşısına çıkacağız” mesajını verdi. “A, B, C, Z planım İmamoğlu” Özel, cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin değerlendirmesinde ise Ekrem İmamoğlu’nu işaret eden net ifadeler kullandı. Adaylık başlığındaki tartışmalara yanıt veren CHP lideri, İmamoğlu’nun adaylığının sürdüğünü vurgulayarak, “Benim A, B, C, Z planım İmamoğlu” sözleriyle çizgilerini koruduklarını dile getirdi. Özel, “Ekrem Başkan’ın aday olamamasının faturasını Erdoğan’a ödetmeden yeni bir aday çıkarmak doğru değil” değerlendirmesini yaptı. Cezaevi görüş izni tepkisi: “İzin vermiyorlarsa tepelerine bineriz” Özel’in gündemindeki bir diğer başlık, Ekrem İmamoğlu ile cezaevi görüşmelerine ilişkin izin süreçleri oldu. Özel, kendilerinin İmamoğlu ile düzenli görüşme yürüttüklerini, ancak bazı başvurulara izin çıkmadığı yönünde bilgiler olduğunu aktararak, bu durumun sürmesi halinde sert bir tutum alacaklarını söyledi. CHP lideri, görüş izni konusunda “İzin vermiyorlarsa, tepelerine bineriz” ifadelerini kullandı. İstanbul’da miting planı: Eyüpsultan, Kadıköy/Üsküdar ve “operasyon olan bir ilçe” Seçim sürecine dönük saha planlamasına da değinen Özel, İstanbul’un üç seçim bölgesinde miting düzenleneceğini belirtti. İkinci bölge için Eyüpsultan’ı, birinci bölge için Kadıköy veya Üsküdar’ı işaret eden Özel, üçüncü bölgeye ilişkin ise “operasyon olan bir ilçe olabilir” ifadesini kullandı. Ayrıca Özel, 19 Mart’ta Saraçhane’de miting yapılacağını da duyurdu. “Bu iktidarla anayasa yapmaya niyetimiz yok” Özel, anayasa değişikliği tartışmalarına ilişkin de kapıyı kapatan bir tutum sergiledi. “Bu iktidarla bir anayasa yapmaya niyetimiz yok” diyen CHP lideri, olası tekliflerin içeriğini ve “gerçek niyetin” görülmesi gerektiğini savundu. CHP’nin içinde yer almadığı bir süreçte, partilerinin “baş aktörmüş gibi gösterilmesini” kabul etmeyeceklerini söyledi. Dış politika ve “1 Mart tezkeresi” hatırlatması Özgür Özel, ABD-İran gerilimi ve savaş ihtimali üzerinden dış politika değerlendirmesi de yaparak “1 Mart tezkeresini unutmamak lazım” ifadesini kullandı. Özel, bölgesel gelişmelerin Türkiye siyasetine yansımaları üzerinden iktidarın olası adımlarına dikkat çekti. “Kul hakkı” vurgulu esnaf diyaloğu Özel, geçmişte İstanbul seçimi iptal edildiğinde yaptığı bir esnaf ziyaretinden örnek paylaşarak, uzun yıllardır iktidar partisine oy verdiğini söyleyen bir esnafın “Bu seferlik Ekrem’e vereceğim… kul hakkı yemem” sözlerini aktardı. CHP lideri, bu yaklaşımı “Anadolu irfanı” olarak niteleyerek, seçim sonuçlarında etkili olan toplumsal vicdan duygusuna işaret etti. Özetle Özel, 2 Mart’ta açıklanacak “kadro ve vaat paketi” ile kampanya temposunu yükseltirken, adaylık tartışmalarında İmamoğlu çizgisini açık biçimde korudu. İstanbul miting takvimi ve cezaevi görüş izinlerine dair sert çıkışı ise önümüzdeki günlerde siyasetin tansiyonunu artırabilecek başlıklar olarak öne çıktı.

Sorbonne’dan Beklenmedik Yanıt: “İptal” Başvurusu Oybirliğiyle Geri Çevrildi! Haber

Sorbonne’dan Beklenmedik Yanıt: “İptal” Başvurusu Oybirliğiyle Geri Çevrildi!

İstanbul Üniversitesi’nde yürütülen diploma incelemeleri kapsamında adı geçen isimlerden Prof. Dr. Naciye Aylin Ataay Saybaşılı hakkında Fransa’dan dikkat çeken bir gelişme geldi. Saybaşılı’nın Sorbonne Üniversitesi’nden aldığı doktora derecesinin iptali için yapılan başvurunun, üniversite tarafından reddedildiği bildirildi. Gelişme, Türkiye’deki diploma tartışmalarının yalnızca ulusal boyutta kalmadığını, uluslararası akademik kurumlara kadar uzanan bir sürece dönüştüğünü gösterirken; Sorbonne’un “ihlal yok” vurgusu, dosyada yeni bir eşik olarak yorumlandı. Sorbonne ne dedi? Haberlere yansıyan bilgilere göre Sorbonne Üniversitesi, yapılan başvuruyu değerlendirerek Saybaşılı’nın doktora programı sürecinde herhangi bir ihlal tespit edilmediğini ifade etti ve doktora derecesi ile diplomanın iptal edilmesi talebini oybirliğiyle reddetti. Bu karar, “Türkiye’deki tartışma Fransa’daki diplomayı da etkiler mi?” sorusunu gündeme taşıyan süreçte, en azından Sorbonne cephesinde şimdilik net bir yanıt anlamına geliyor. Türkiye’deki tartışmanın arka planı: “28 kişi” dosyası Saybaşılı’nın adı, İstanbul Üniversitesi’nde yürütülen değerlendirmelerde diploması iptal edilen kişiler arasında geçiyor. Daha önce kamuoyuna yansıyan haberlerde, Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 28 kişinin diploma kayıtlarıyla ilgili işlemlerden söz edilmiş; iptallerin “yokluk” ve “açık hata” gibi gerekçelerle değerlendirildiği aktarılmıştı. Süreçte dikkat çeken başlıklardan biri de, lisans düzeyindeki kararların ardından bazı isimlerin lisansüstü durumlarına ilişkin tartışmaların büyümesi oldu. İlgili haberlerde, diploma iptali tartışmasının lisans-yüksek lisans hattında ilerlediği ve bunun akademik/mesleki etkiler doğurduğu vurgulandı. Galatasaray Üniversitesi’nde ne oldu? Saybaşılı, uzun süre Galatasaray Üniversitesi’nde görev yapan bir akademisyen olarak anılırken, çeşitli kaynaklarda emeklilik/ayrılık sürecine ilişkin bilgiler de yer aldı. Daha önce basına yansıyan haberlerde, kendisinin emeklilik dilekçesi verdiği ve üniversite sayfalarında “kurumdan ayrıldı” benzeri ifadelerin görüldüğü aktarılmıştı. Bu gelişmeler, Sorbonne kararının ardından “Akademik kariyer açısından yeni bir sayfa mı açılıyor, yoksa tartışma başka başlıklara mı evrilecek?” sorusunu da beraberinde getirdi. Karar ne anlama geliyor, bundan sonra ne olabilir? Sorbonne’un ret kararı, doğrudan Türkiye’deki diploma tartışmalarını bitirmiyor; ancak Fransa’daki doktora derecesi bakımından “iptal” ihtimalini şimdilik kapatıyor. Öte yandan süreç; idari değerlendirmeler, olası itirazlar ve farklı kurumlar arasındaki yazışmalarla devam edebilecek çok katmanlı bir tabloya işaret ediyor. Kamuoyunun merak ettiği asıl nokta ise şu: Türkiye’deki işlemler ile uluslararası akademik geçerlilik alanı nasıl ayrışacak ya da hangi noktada kesişecek? Sorbonne’un “ihlal yok” gerekçesi, bu tartışmada şimdiden güçlü bir referans olarak kayda geçti.

Derya Çayırgan’dan “iftira” çıkışı: Hukuk yoluna gittiğini açıkladı! Haber

Derya Çayırgan’dan “iftira” çıkışı: Hukuk yoluna gittiğini açıkladı!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) dosyası kapsamında yürütülen soruşturma çerçevesinde gözaltına alınmasının ardından adli kontrol tedbirleriyle serbest bırakılan voleybolcu Derya Çayırgan, hakkında sosyal medyada paylaşılan iddialara yazılı bir açıklamayla yanıt verdi. Çayırgan, kendisini hedef aldığını söylediği içeriklerin “gerçek dışı ve haysiyet kırıcı” olduğunu belirterek, iddiaları ortaya atanlar ve yayanlar hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ve manevi tazminat davası açtığını bildirdi. Çayırgan açıklamasında, son günlerde adının farklı kişi ve çevrelerle ilişkilendirilerek dolaşıma sokulan senaryolar karşısında bir süre sessiz kalmayı tercih ettiğini, ancak bu sessizliğin kamuoyunda “gerçeğe aykırı” bir algı oluşturma riskinin arttığını savundu. Bu nedenle hem kişisel onuru hem de kariyeri adına konuşma zorunluluğu hissettiğini ifade etti. “Kimseden para almadım” vurgusu Sosyal medyada öne sürülen iddiaların merkezindeki “para” söylemine değinen Çayırgan, “Hiçbir siyasetçiden ve özellikle Ekrem İmamoğlu’ndan 50 bin Euro ya da herhangi bir para almadım” diyerek iddiaları kesin bir dille reddetti. Banka hesabındaki para giriş-çıkışlarının ise yıllardır sürdürdüğü profesyonel sporculuk hayatı, primler, sponsorluk ve reklam iş birlikleriyle ilişkili olabileceğini belirtti. “Özel ilişki” ve “özel jet” iddiasına da yanıt Çayırgan, kamuoyunda dolaşan “özel ilişki” iddialarının da gerçeği yansıtmadığını söyleyerek, bunun açık bir iftira olduğunu savundu. Aynı açıklamada, adının geçtiği öne sürülen çevreleri tanımadığını, ayrıca “özel jet” iddiasının da doğru olmadığını dile getirip “Hiçbir jete binmedim” ifadesini kullandı. Bu konunun resmi havacılık kayıtlarıyla ortaya çıkacağını belirtti. Birikim, mal varlığı ve kariyerine dair detay paylaştı Yaklaşık 20 yılı aşkın spor yaşamında farklı kulüplerde forma giydiğini hatırlatan Çayırgan, sportif başarılarını ve gelir düzenini de özetledi. Gelirlerini “tasarruf ederek” birikime dönüştürdüğünü; altın, döviz ve vadeli hesap gibi yöntemlerle yatırım yaptığını söyledi. İstanbul dışında forma giydiği dönemlerde kulüplerin konaklama sağladığını, bu nedenle temel giderlerinin sınırlı kaldığını; bunun da birikim yapmasını kolaylaştırdığını belirtti. Açıklamasında, çeşitli tarihlerde araç ve gayrimenkul alım-satım süreçlerini örneklendirerek finansal hareketliliğin “olağan” olduğunu savunan Çayırgan, ayrıca Bahçelievler’deki evlerine ilişkin iddialara da değinip sürecin “kentsel dönüşüm” nedeniyle değil, komşu binada oluşan ağır hasar sonrası geliştiğini ileri sürdü. Çayırgan, savcılık ifadesinde mevcut gelir durumunun da sorulduğunu; bugün itibarıyla düzenli gelirinin kira olduğunu ve aylık gelirinin yaklaşık 40 bin TL seviyesinde bulunduğunu aktardı. Profesyonel spor kariyerine devam etmesi halinde ise piyasa koşullarında daha yüksek bir gelir düzeyinin oluşabileceğini belirtti. “Bu sadece bana değil, bir kadının emeğine saldırı” Hukuki süreci başlatma gerekçesini “gerçeklerin hukuk zemininde görünür olması” şeklinde açıklayan Çayırgan, yargı makamlarına saygı duyduğunu ve sürecin sonunda gerçeğin ortaya çıkacağına inandığını ifade etti. Yaşananları yalnızca kişisel bir hedef alma olarak görmediğini belirterek, bunun “bir kadının emeğine, itibarına ve yaşamına yöneltilmiş açık bir haksızlık” olduğunu söyledi.

Kreş İddiası Sonrası Özel’den Sert Mesaj: “Kayıtlar Açılır, Kusur Varsa Gereği Yapılır”! Haber

Kreş İddiası Sonrası Özel’den Sert Mesaj: “Kayıtlar Açılır, Kusur Varsa Gereği Yapılır”!

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nde gerçekleştirdiği toplantının ardından yaptığı açıklamalarda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı Eyüpsultan Güzeltepe Çocuk Eğitim Merkezi hakkında gündeme gelen “çocuğa şiddet” iddiasına değindi. Özel, olayın merkezindeki morluk tartışmasına ilişkin eğitmenin durumu fark edip aileyi bilgilendirdiğini ve sürecin tutanak altına alındığını söyledi. “Morluk fark edildi, aile arandı, tutanak tutuldu” Özel’in anlatımına göre, çocuk kıyafeti değiştirilirken vücudunda morluk/iz fark edildi. Bunun üzerine görevli eğitmen, veliyi arayarak durumu bildirdi. Özel, anne tarafından “çocuklarda olur” minvalinde bir yanıt verildiğini, bunun da kayıt altına alındığını ifade etti. CHP lideri, “Çocuğun üstün yararı gözetilmeden yapılan hedef göstermeleri doğru bulmadıklarını” belirterek, iddiaların tüm yönleriyle incelenmesini istedi. Kamera sistemi vurgusu: “Kör nokta yok” Kreşin kamera altyapısına da değinen Özel, merkezde çok sayıda kamera noktası bulunduğunu ve “kör nokta olmadığını” savunarak, kayıtların incelenmesi çağrısı yaptı. Özel, olası bir ihmal ya da yanlış varsa “kim olursa olsun gereğinin yapılması gerektiğini” vurguladı. Bu açıklamalarını, “Kusur varsa kimsenin gözünün yaşına bakılmasın” yaklaşımıyla özetledi. Tartışmanın siyasete taşınmasına itiraz Özel, iddiaların gündeme geliş biçiminin “kreşleri yıpratmaya” dönük bir kampanyaya dönüşmesi halinde buna karşı duracaklarını söyledi. CHP’li belediyelerin gündüz bakım evi/çocuk etkinlik merkezlerini kamu yararı çerçevesinde sürdürdüğünü belirten Özel, sürece ilişkin “gerçeklerin ortaya çıkması” gerektiğini dile getirdi. Uyuşturucu çıkışı: “Magazinle çözülmez” Özel, gündemdeki uyuşturucu operasyonlarına dair de değerlendirmelerde bulundu. Konunun yalnızca “torbacı” yakalamakla sınırlı ele alınamayacağını savunarak, bazı ünlü isimlerin teste götürülmesi üzerinden yürüyen tartışmaların mücadeleyi zayıflattığını ileri sürdü. Özel’e göre, yakalanan miktarın artması her zaman başarı göstergesi değil; aynı zamanda sorunun büyüdüğüne de işaret edebilir. Okullarda hijyen ve destek mesajı CHP lideri, okullardaki temizlik ve hijyen sorunlarının da gündemlerinde olduğunu belirterek, belediyelerin imkânlarıyla okullara destek vermeye hazır olduklarını söyledi. Eğitim ortamında hijyen ve beslenme başlıklarına daha fazla kaynak ayrılması gerektiğini savunan Özel, öğrenci başına belirli bir bütçeyle bu alanlarda iyileşme sağlanabileceği görüşünü paylaştı. Gençlere “kira” planı: Fon ve özel yasa vurgusu Özel’in açıklamalarında öne çıkan bir diğer başlık ise gençlerin barınma krizi oldu. CHP lideri, iktidar hedefleri kapsamında dar gelirli gençler için kira destek mekanizması kurulacağını, 25 yaş altını korumaya dönük “Genç Kiracı Yasası” çıkaracaklarını ve yurt kapasitesinin artırılmasına yönelik projelerden söz etti. Kadın politikaları: ILO 190 ve “etkin hat” sözü Kadınların güvenliği ve şiddetle mücadele konusunda da konuşan Özel, 7/24 ulaşılabilen bir şiddetle mücadele hattı ve çocuklara yönelik psikososyal destek programları gibi başlıklara dikkat çekti. Çalışma hayatında şiddet ve tacizin önlenmesini amaçlayan ILO 190 sözleşmesinin de Türkiye’de daha güçlü şekilde gündeme alınması gerektiğini ifade etti. Seçim mesajı: “İmamoğlu vurgusu” Özel, erken seçim talebinin toplumda karşılık bulduğunu savunarak, siyasi mesajlarını seçim gündemine bağladı. CHP lideri, Ekrem İmamoğlu hakkında da değerlendirmelerde bulunarak, geleceğe dönük iddialı bir söylem kullandı.

Özel Yalova’da Konuştu, Mesaj Tek: “Dönüşümün Önünü Açın!” Haber

Özel Yalova’da Konuştu, Mesaj Tek: “Dönüşümün Önünü Açın!”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 84’üncü durağında Yalova’ya geldi. 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen buluşmada kış şartlarına rağmen oluşan yoğun kalabalık dikkat çekerken, mitingin merkezine bu kez Yalova’nın kentsel dönüşüm ihtiyacı ve deprem gerçeği oturdu. Programın açılışında konuşan Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, göreve geldikleri süreçte yürüttükleri çalışmaları ve karşılaştıkları engelleri anlattı. Gürel, özellikle belediyelerin “tasarruf tedbirleri” kapsamında birçok alanda kısıtlandığını savunarak; ulaşım desteğinden etkinliklere, tanıtım çalışmalarından sosyal hizmetlere kadar geniş bir alanda belediyelerin hareket alanının daraltıldığını ifade etti. Buna rağmen kentte hizmet üretmeye devam ettiklerini vurgulayan Gürel, Yalova’da açılan Kent Lokantaları, Halk Ekmek noktaları, bazı atıl alanların sosyal tesislere dönüştürülmesi ve altyapı çalışmaları gibi projeleri hatırlattı. Ayrıca Yürüyen Köşk için restorasyon sürecine yönelik gelişmeleri paylaşarak, bazı mahallelerde kütüphane ve yeni yaşam alanları hedeflediklerini dile getirdi. Mitingde söz alan isimler arasında önceki dönem Yalova Milletvekili Muharrem İnce de yer aldı. İnce, konuşmasında hukukun üstünlüğü ve liyakat vurgusu yaparken, CHP Yalova İl Başkanı Erdem Doğancı ise İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu okuyarak meydandaki katılımcılara aktardı. Özel: “Bu kent depremi yaşadı, dönüşüm bekliyor” Kürsüye çıkan CHP lideri Özgür Özel, Yalova’nın demokrasi hafızasına dikkat çekerek konuşmasına başladı. Yıllar önce yaşanan seçim tartışmalarını hatırlatan Özel, Yalova’nın sandık iradesine sahip çıktığını söyledi. Özel, Belediye Başkanı Mehmet Gürel’in görev sürecinde hayata geçirilen çalışmalara da değinerek; asfalt serimi, sosyal destekler, istihdam odaklı adımlar ve tarımsal desteklerin kentte karşılık bulduğunu ifade etti. Ancak konuşmanın asıl dikkat çeken bölümü, Yalova’nın deprem riski üzerinden geldi. Kentin fay hattı üzerinde bulunduğunu hatırlatan Özel, kentsel dönüşüm konusunda belediye tarafından hazırlanan planın ve vatandaşlardan toplanan imzaların sürecine işaret etti. Özel, belediyenin hazırladığı master plan ile birlikte on binlerce imzanın ilgili bakanlıkta beklediğini belirterek, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a yönelik net bir çağrıda bulundu. Özel, Yalova’nın dönüşüm talebinin siyasi tartışmaların gölgesinde kalmaması gerektiğini vurgulayarak, sürecin hızlandırılmasını istedi. Mitingin sonunda Özel, belediye başkanları ve milletvekilleriyle birlikte meydanı selamladı. Program, katılımcıların yoğun ilgisiyle tamamlandı.

Pehlivan’dan mahkemeye cezaevinden mesaj: “Tüm bunlar tesadüf değil”! Haber

Pehlivan’dan mahkemeye cezaevinden mesaj: “Tüm bunlar tesadüf değil”!

Tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “diploma davası” sürerken, dosyaya bu kez cezaevinden gelen bir metin damga vurdu. İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan, duruşmaya katılamadığı için İstanbul 5’inci İdare Mahkemesi’ne yazılı beyan sundu. Pehlivan, dilekçesini “hapishane hücresinden” kaleme aldığını aktarırken, dosyadaki zincirleme gelişmelere dikkat çekip, “Tüm bunlar tesadüf değil” ifadeleriyle mahkemeye seslendi. Pehlivan’ın beyanında öne çıkan ilk başlık, yargılama sürecine dair yaptığı çarpıcı çerçeve oldu. Avukat, mahkemede görülen davanın davacısının tutuklu olduğunu, davayı açan avukatın da tutuklu bulunduğunu belirterek; tensip işlemi yapan mahkeme heyetinde yaşanan değişimlere ve dava konusu idari işlemin zamanlamasına işaret etti. Söz konusu işlemin “Türkiye tarihinin bir dönüm noktasından hemen önce” ve “mesai saati dışında” hızlı biçimde alınıp duyurulduğunu savunan Pehlivan, bu tabloyu “herkesin malumu” sözleriyle değerlendirerek, yaşananların sıradan bir rastlantı olarak okunamayacağı görüşünü dile getirdi. Beyanın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise “hak ve özgürlükler” vurgusu oldu. Pehlivan, uzun zamandır hâkimlere “vicdanla karar verme” çağrısı yapmayı bıraktığını söylerken, bunun gerekçesini de sert bir cümleyle açıkladı: Hak ve özgürlüklerin, hâkim ya da avukat fark etmeksizin herhangi bir kişinin “vicdanına” veya “merhametine” bırakılmaması gerektiğini kayda geçirdi. Bu sözlerinin mahkeme heyetinin vicdanını hedef almadığını özellikle belirten Pehlivan, cümlelerini “hakkın, özgürlüğün ve adil olmanın ne büyük nimet olduğunu öğrendiğim bir yerden” kurduğunu ifade etti. Pehlivan, metninin devamında “ısrar” temasını daha da büyüttü. Hukukta ısrar etmenin bazen “sürgün bir adliyede hâkimlik yapmaya”, bazen de “hapishane hücresinden avukatlık yapmaya” mal olabileceğini söyleyen Pehlivan, asıl cümlesini ise geleceğe dönük bir mesaj gibi kurdu: “Israr edenler dün oldu… bugün olduğu gibi… yarın da olacak.” Yargılamanın esasına ilişkin bölümde de Pehlivan, dosyanın merkezindeki idari değerlendirmeye odaklandı. Beyanında, İstanbul Üniversitesi’nin (dosyaya yansıyan değerlendirmeler kapsamında) İmamoğlu’nun kusurlu olmadığını; sunulan belgelerin gerçek ve hukuka uygun olduğunu, kriterleri karşıladığını kabul ettiğini ileri sürdü. Bu yaklaşımı “itiraf” olarak nitelendiren Pehlivan, mahkemenin vereceği kararın yalnızca bugüne değil, “35 yıl önce” yapılmış “gerçek, doğru, usule uygun ve dürüst bir başvurunun akıbetine” dair bir anlam taşıyacağını söyledi. Cezaevinden gelen bu beyanın, davanın seyrinde nasıl bir etki yaratacağı ve mahkemenin dosyadaki iddialara hangi çerçevede yanıt vereceği ise merak konusu. Karar süreci yaklaşırken, gözler İstanbul 5’inci İdare Mahkemesi’nin atacağı adımlara çevrildi.

Çayırgan’ın ifadesi ortaya çıktı: “İmamoğlu’yla Taksim’de karşılaştım”! Haber

Çayırgan’ın ifadesi ortaya çıktı: “İmamoğlu’yla Taksim’de karşılaştım”!

Eski Galatasaraylı ve milli voleybolcu Derya Çayırgan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik “yolsuzluk” soruşturması kapsamında “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” iddiasıyla gözaltına alındı. Çayırgan, savcılık ifadesi sonrası hakkında ev hapsi (konutu terk etmeme) ve yurt dışına çıkış yasağı uygulanarak serbest bırakıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı kaynakları, Çayırgan’ın gözaltı sürecinin kamuoyuna yansıyan bazı iddiaların aksine uyuşturucu operasyonuyla bağlantılı olmadığını, işlemlerin İBB soruşturması kapsamında yürütüldüğünü bildirdi. Savcılık ifadesinde Çayırgan, Ekrem İmamoğlu ile pandemi döneminde 2020 ya da 2021’de Taksim’de yürürken karşılaştığını; kendisini milli voleybolcu olarak tanıtıp daha sonra randevu alarak Florya’daki İPA tesisinde ziyaret ettiğini anlattı. Çayırgan, 2023’te Bahçelievler’de kentsel dönüşüm nedeniyle evlerinin yıkılması üzerine, o dönem CHP Bahçelievler İlçe Başkanı olan arkadaşı Özgür Çelik’ten yardım istediklerini; ailesinin önce otele, ardından bir süre İBB tesislerine yerleştirildiğini söyledi. Aynı dönemde Ankara’da PTT Spor’da oynadığını, daha sonra İstanbul’a dönerek ailesiyle birlikte tesislerde yaklaşık 3,5 ay kaldığını ve bu süreçte İmamoğlu’na ulaşıp teşekkür ettiğini ifade etti. İfadesinde, bir ziyaretinde spor üzerine konuştuklarını, İmamoğlu’nun “İBB’de oynamayı” sorduğunu; kendisinin de takımın ligi nedeniyle şartların uygun olmadığını belirttiğini aktaran Çayırgan, kariyer sonrası için İBB’nin spor yapılanmasında çalışma ihtimalinin de konuşulduğunu söyledi. Ayrıca İmamoğlu’na ulaşamadığında kendisine yönlendirilen Mustafa Akın’ı aradığını, bunun dışında Akın’la bir irtibatı bulunmadığını kaydetti. MASAK kayıtlarıyla ilgili sorulara ise bankaya yatırdığı tutarların kendi birikimlerinden kaynaklandığını, 16 Haziran 2023’te hesabına yatırdığı 50 bin Euro’yu ev alımı için bankaya koyduğunu; söz konusu paranın “aile birikimi” ve bir kısmının da kulüplerden elden aldığı kazançlar olabileceğini söyledi. Çayırgan, suçlamayı kabul etmediğini vurguladı. Çayırgan’ın avukatı da müvekkilinin uzun yıllara dayanan profesyonel kariyeri bulunduğunu, Fenerbahçe ve Galatasaray gibi kulüplerde oynadığını, sorulan meblağların bir sporcu geliriyle uyumlu olduğunu savunarak adli kontrol tedbirleriyle serbest bırakılmasını değerlendirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.