Hava Durumu

#Duruşma

Söylemci - Duruşma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Duruşma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Korumalar Eşliğinde Salona Girmişti!” Silivri’de Aktaş Davasında İkinci Gün! Haber

“Korumalar Eşliğinde Salona Girmişti!” Silivri’de Aktaş Davasında İkinci Gün!

Silivri’de, kamuoyunun yakından izlediği “Aziz İhsan Aktaş” davasında ikinci gün duruşması bugün Marmara Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü’ndeki 1 No’lu duruşma salonunda devam ediyor. Dosyada aralarında CHP’li belediye başkanlarının da bulunduğu çok sayıda sanık yargılanıyor. İlk gün daha çok “usul” tartışmasıydı Davanın ilk gününde duruşma salonunda ağırlık, sanıkların kimlik tespitlerine ayrıldı. Ayrıca bazı belediye başkanlarının avukatları, mahkemenin yetkisine ilişkin itirazlar yaparak dosyaların ayrılmasını talep etti; mahkemenin ise bu talebi kabul etmediği aktarıldı. İlk günde dikkat çeken bir diğer ayrıntı da, Aziz İhsan Aktaş’ın duruşmaya yoğun güvenlik önlemleriyle katılması ve salona giriş-çıkışlarda kullanılan güzergâhın kamuoyunda tartışma yaratması oldu. Özgür Özel ve CHP heyeti Açıklama Yaptı Duruşmanın ikinci gününe CHP Genel Başkanı Özgür Özel; genel başkan yardımcıları, İstanbul İl Başkanı ve milletvekilleriyle birlikte katıldı. CHP heyetinin salondaki varlığı, günün seyrine dair merakı daha da artırdı. Bugün gündem: Tutuklu sanıkların savunmaları İkinci günün en kritik başlığı, tutuklu sanıkların savunmalarına geçilmesi. Aktarılan bilgilere göre savunmaların sırasıyla, Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan ile başlaması; ardından Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Celal Tekin ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile avukatlarının beyanda bulunması bekleniyor. Duruşmayı izlemek üzere Adana’dan otobüslerle gelen yurttaşların da Silivri’de olduğu, belediye başkanlarına destek için adliye salonu çevresinde yoğunluk oluştuğu bildirildi. Davada ne iddia ediliyor? Kamuoyuna yansıyan haberlerde dosyanın, Aktaş’ın çeşitli belediyelerde ihale süreçlerini rüşvet ilişkileriyle yönlendirdiği iddiası etrafında şekillendiği ifade ediliyor. Yargılama sürerken tarafların savunmaları ve mahkemenin değerlendirmeleri, dosyanın yönünü belirleyecek ana unsur olarak görülüyor.

Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davasında İlk Duruşma: 200 Sanık, 7 Belediye Başkanı Hakim Karşısında! Haber

Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davasında İlk Duruşma: 200 Sanık, 7 Belediye Başkanı Hakim Karşısında!

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 33’ü tutuklu 200 sanığın yargılandığı davada ilk duruşma Silivri’de başladı. İddianamede ihaleler ve rüşvet iddiaları öne çıkıyor. Duruşma Silivri’de Başladı: Gözler İlk Savunmalarda Aziz İhsan Aktaş’a yönelik “suç örgütü” soruşturması kapsamında hazırlanan iddianame doğrultusunda açılan davada ilk duruşma başladı. Yargılama, Silivri’de Marmara Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumları’nın karşısındaki duruşma salonlarında görülüyor. Duruşmaların yaklaşık 1 ay sürmesi beklendiği aktarılırken, ilk celsede yapılacak kimlik tespiti ve ardından başlayacak savunmalar, dosyanın seyrine dair ilk güçlü işaretleri verecek. Davanın kapsamı ise dikkat çekici boyutta: 33’ü tutuklu toplam 200 sanık mahkeme önüne çıktı. 7 Belediye Başkanı Dosyada: 6’sı Görevden Uzaklaştırıldı Davanın öne çıkan başlıklarından biri, sanıklar arasında 7 belediye başkanının bulunması. Bu isimlerden 6’sının görevinden uzaklaştırıldığı, belediye başkanlarının 5’inin ise tutuklu olduğu bilgisi paylaşıldı. Bu tablo, davayı yalnızca adli bir süreç olmaktan çıkarıp siyasi ve idari sonuçları olan çok katmanlı bir dosyaya dönüştürüyor. İlk duruşmayla birlikte, özellikle yerel yönetimlere uzanan iddiaların mahkeme salonunda nasıl şekilleneceği merak konusu. İddianame 5 Kasım’da Kabul Edildi: İhaleler ve Rüşvet İddiası Ön Planda Soruşturmaya ilişkin iddianamenin 5 Kasım’da kabul edildiği belirtildi. İddianamede, Aziz İhsan Aktaş’ın 2019 sonrasında İstanbul’da CHP’li belediyelerden çok sayıda ihale aldığı bilgisine yer verildi. Dosyadaki temel iddia ise şu çerçevede kuruluyor: Örgütün, belediye başkanları ve yöneticilere rüşvet vererek süreçleri etkilediği, İhalelerin bu yolla organize edildiği öne sürülüyor. Mahkeme sürecinde kilit nokta, bu iddiaları desteklediği belirtilen delillerin ve beyanların nasıl değerlendirileceği olacak. İstenen Cezalar Dikkat Çekiyor: 450 Yıla Kadar Hapis Talebi İddianamede yer alan ceza talepleri, davanın ağırlığını ortaya koyuyor. Paylaşılan bilgilere göre: Aziz İhsan Aktaş hakkında 9 ayrı suçtan 450 yıla kadar hapis isteniyor. CHP’li eski Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat için 8 farklı suçtan 337 yıla kadar hapis talep ediliyor. Görevden uzaklaştırıldığı belirtilen CHP’li eski Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara için 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Eski Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer için ise 9 yıla kadar hapis talebi bulunuyor. Bu rakamlar, davanın yalnızca sanık sayısıyla değil, isnat edilen suçlamaların kapsamıyla da Türkiye gündeminde uzun süre yer tutacağını gösteriyor. İlk Celsede Ne Olacak: Kimlik Tespiti Sonrası Savunmalar Başlıyor Mahkeme sürecinde ilk duruşma gününün en kritik aşamalarından biri kimlik tespiti. Bu işlemlerin ardından sanık savunmalarına geçilmesi bekleniyor. Savunmaların başlamasıyla birlikte: İhale süreçlerine dair iddiaların detayları, Rüşvet iddialarının dayanakları, Sanıkların rol dağılımına ilişkin değerlendirmeler daha net biçimde tartışılacak. Davanın ilk günleri, hem yargılamanın ritmini hem de kamuoyunun dosyaya bakışını belirleyecek “eşik” olarak görülüyor.

Sokak Düğünündeki Video Olay Olmuştu: Mahkemeden “Anneye Suç Yok” Kararı! Haber

Sokak Düğünündeki Video Olay Olmuştu: Mahkemeden “Anneye Suç Yok” Kararı!

Eskişehir’de geçen yıl nisan ayında çekildiği belirtilen bir sokak düğünü görüntüsü, sosyal medyada kısa sürede gündem oldu. Paylaşılan videoda, düğün eğlencesi sırasında kalabalığın arka tarafında kucakta bulunan 3 yaşındaki bir erkek çocuğun sigara içtiği öne sürüldü. Görüntülerin yayılması üzerine tepkiler büyürken, olay adli sürece taşındı. İddialar üzerine Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında çocuğun annesi S.B. hakkında “sağlık için tehlikeli madde temini” ile “aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali” suçlamalarıyla gözaltı kararı verildi. Polis ekiplerinin çalışmasıyla evinde yakalanan S.B., gözaltına alındıktan sonra emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. S.B., ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı ve süreç tutuksuz yargılama şeklinde devam etti. Savcılığın yürüttüğü soruşturmanın tamamlanmasının ardından anne S.B. hakkında, Eskişehir 20’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. İddianamede, 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Kamuoyunda tartışma yaratan görüntüler nedeniyle dosya, ilk duruşmada yakından takip edilen davalar arasında yer aldı. Davanın ilk duruşmasında sanık S.B. ile avukatlar hazır bulundu. S.B. mahkemedeki savunmasında, görüntülerde sigara içtiği iddia edilen nesnenin sigara olmadığını, çocuğun yerde bulduğu bir parçayı ağzına götürdüğünü söyledi. Anne S.B., “O gün düğüne gitmiştik. 3 yaşındaki oğlum E.C.B. yerden bulduğu plastik bir şeyi ağzına götürmüş. Ben onu o sırada fark ettim ve hemen elinden aldım. Çocuklarıma yönelik üzerime atılı suçları işlemedim, suçsuzum” diyerek suçlamaları kabul etmedi. Mahkeme heyeti, sanığın beyanı ve taraf avukatlarının savunmalarının ardından dosya üzerindeki değerlendirmesini tamamladı. Duruşma sonunda mahkeme, anne S.B. hakkında beraat kararı verdi. Böylece sosyal medyada büyük yankı uyandıran görüntülerle başlayan süreç, ilk duruşmada verilen karar ile sonuçlandı. Kararın ardından dosyanın gerekçeli kararının yazılması ve taraflara tebliğ edilmesi bekleniyor.

S SPORT’ta “bahis reklamı” iddiası: Sadettin Saran ilk kez hakim karşısında! Haber

S SPORT’ta “bahis reklamı” iddiası: Sadettin Saran ilk kez hakim karşısında!

İş insanı ve Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran, “yasa dışı bahse teşvik” iddiasıyla açılan davada bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmesi planlanan duruşma saat 11.00’de başlayacaktı; ancak dosya gündemi ve işlemler nedeniyle oturum 13.30’u buldu. Dosyanın merkezinde, Saran İnternet Televizyon Yayıncılık A.Ş. bünyesindeki S SPORT internet yayın platformunda yayımlanan futbol müsabakalarında “yasa dışı bahis sitelerine ait reklamların yer aldığı” iddiası bulunuyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamenin 4 Mart 2025 tarihini taşıdığı belirtiliyor. Sanıklar kimler, ne isteniyor? Duruşmada Sadettin Saran’ın yanı sıra; kardeşi Kenan Saran, Emre Eren ve Azade Zeynep Haksal ile avukatları hazır bulundu. İddianamede, sanıkların “kişileri reklam vermek ve benzeri yollarla spor müsabakalarına dayalı bahis/şans oyunlarını oynamaya teşvik etmek” suçlamasıyla 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 3 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılmaları talep ediliyor. Hakimin kritik sorusu: “Yayıncı olarak yayına müdahale edebilir misiniz?” Duruşmanın en dikkat çeken kısmı, mahkemenin teknik boyutu masaya yatırdığı anlar oldu. Hakim, yayıncıların maç yayınına “lokal” müdahale imkânı olup olmadığını sordu. Saran ise savunmasında, yayınların önemli bölümünün yurt dışından alındığını, saha içi pano reklamlarının içeriğine yayıncı olarak doğrudan dokunmalarının pratikte mümkün olmadığını anlattı. Bu tür bir müdahalenin sinyali bozabileceğini, yayını izlenemez hale getirebileceğini belirterek “teknik olarak mümkün değil” dedi. Hakimin bu kez gündeme getirdiği “bulanıklaştırma (blur) yapılabilir mi?” sorusu da salonda dikkatle takip edildi. Saran, sahadaki hareketli görüntü nedeniyle yapılacak bir blur işleminin sadece reklam panolarını değil, oyuncu ve oyun akışını da etkileyebileceğini, izleme kalitesini ciddi biçimde düşüreceğini savundu. “İtirazı soruşturmadan önce yaptık” vurgusu Saran, savunmasında “yasa dışı bahsi özendirme” niyetlerinin olmadığını özellikle vurgularken, sürecin geçmişine dair de bir hatırlatma yaptı: İddialara konu reklamlara karşı, soruşturma başlamadan önce “temiz yayın/clean feed” talebiyle girişimde bulunduklarını; sonuç alamayınca bazı lig yayınlarını yayından kaldırma gibi adımlar attıklarını dile getirdi. Diğer sanıklar ne dedi? Kenan Saran da yayın haklarıyla reklam haklarının farklı alanlar olduğunu, şirketin esasen “müsabakayı yayınlama” yükümlülüğü taşıdığını savunarak beraat istedi. Azade Zeynep Haksal ise yayıncı olduklarını, reklam tarafının başka bir yapı olduğunu ve reklamlara müdahalenin teknoloji açısından mümkün olmadığını öne sürdü. Davanın seyri açısından mahkemenin, “yayıncı müdahalesi” tartışmasını hangi teknik değerlendirmelerle ele alacağı merak konusu olurken; dosyada, maç yayınındaki reklamların kaynağı ve yayıncı sorumluluğunun sınırları önümüzdeki celselerde daha da netleşecek.

“Klinik” İbaresi Mahkemelik Oldu: Esra Ezmeci Karara İtiraz Etti! Haber

“Klinik” İbaresi Mahkemelik Oldu: Esra Ezmeci Karara İtiraz Etti!

Sunucu ve psikolog Esra Ezmeci, İstanbul’un Beşiktaş ilçesindeki ofisinde yer alan tabelada “klinik psikolog” ibaresinin bulunması nedeniyle “yetkisiz unvan kullanımı” iddiasıyla yargılandı. Basına yansıyan bilgilere göre süreç, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün yaptığı bir denetimde tabeladaki ifadenin tespit edilmesiyle başladı. Denetim sonrası yetkili birimler, söz konusu unvanın kullanımının hukuki dayanağı olup olmadığını araştırdı. Haberlerde yer alan değerlendirmelerde, Ezmeci’nin “klinik psikolog” unvanını kullanmasına imkan tanıyacak resmî bir yeterlilik/diploma kaydına rastlanmadığı ve bunun üzerine suç duyurusunda bulunulduğu aktarıldı. Bu gelişmenin ardından dosya İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturuldu ve iddianame düzenlenerek dava açıldı. Savcılık, tabelada yer alan ibarenin “yetki olmaksızın mesleki unvan kullanımı” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürdü. “Kullanmıyorum” savunması, tabelaya takıldı Duruşma aşamasında Ezmeci’nin, klinik psikoloji alanında dersler aldığını ve yüksek lisans yaptığını dile getirdiği; ayrıca “klinik psikolog” unvanını aktif olarak kullanmadığını savunduğu haberlerde yer aldı. Ancak mahkeme, dosyadaki tespitler ve savunmaların, tabeladaki ibarenin hukuken geçerli kullanımını sağlamaya yetmediği kanaatine vardı. Mahkemenin kararı: 10 ay hapis, ancak HAGB İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi’nin, dosyayı “Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun” kapsamında değerlendirdiği ve Esra Ezmeci hakkında 10 ay hapis cezasına hükmettiği bildirildi. Bununla birlikte mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verdi. HAGB kararı, basit anlatımla; verilen hükmün belirli koşullar altında açıklanmayıp denetim sürecine bağlanması anlamına geliyor. Bu süreçte yeni bir kasıtlı suç işlenmemesi gibi şartlar sağlanırsa hüküm sonuç doğurmadan dosya kapanabiliyor. (Bu, davanın içeriğine göre değişebilen teknik bir süreçtir. Süreç bitmedi: Dosya üst mahkemeye taşındı Kararın ardından Ezmeci’nin, mahkeme kararına karşı itiraz yoluna giderek dosyayı üst mahkemeye taşıdığı da aktarılan bilgiler arasında. Böylece dosyada hukuki sürecin henüz tamamlanmadığı, kararın itiraz/inceleme aşamasında olduğu belirtiliyor.

Trump’a Suikast Girişiminde Şok Talep: Routh’a Müebbet! Haber

Trump’a Suikast Girişiminde Şok Talep: Routh’a Müebbet!

ABD basınında yer alan haberlere göre, ABD Adalet Bakanlığı, 15 Eylül 2024’te Florida’da, o dönem başkan adayı olan Donald Trump’a yönelik suikast girişimi nedeniyle yargılanan 59 yaşındaki Ryan Wesley Routh hakkında ceza talebini mahkemeye iletti. Yargılama sonunda suçlu bulunan Routh için federal savcılar, müebbet hapis cezası istendiğini duyurdu. Savcıların mahkemeye sunduğu 21 sayfalık dosyada, Routh’un bir başkan adayını öldürmek için “somut adımlar” attığı vurgulandı. Dosyada, sanığın amacına ulaşmak uğruna “yoluna çıkan herkesi öldürme iradesi” gösterebilecek bir kararlılık sergilediği öne sürülürken, olayın ardından pişmanlık belirtisi göstermediği de kaydedildi. Duruşma sürecinde aktarılan bilgilere göre savcılık, Routh’un Trump’ı hedef almak için haftalarca plan yaptığı görüşünde. İddialara göre Routh, West Palm Beach’teki bir golf sahasını yaklaşık 12 saat boyunca gözetledi, daha sonra da tüfeğinin namlusunu çitlerden içeri uzatarak pusu kurdu. Ancak Routh’un planı, bir Gizli Servis ajanının kendisini fark etmesiyle bozuldu. Savcılık anlatımına göre, Routh ateş edemeden olay yerinde tespit edildi; ardından kaçmaya çalıştı ancak kısa süre içinde yakalanarak gözaltına alındı. Dosyada, bu sürecin “planlı ve hedef odaklı” bir girişim olarak değerlendirildiği, bu nedenle en ağır ceza talebinin gerekçelendirildiği belirtildi. Öte yandan, Routh’un geçen eylül ayında suçlu bulunduğu karar duruşmasında dikkat çeken bir olay yaşandığı da aktarıldı. Haberlere göre sanık, duruşma sırasında bir kalemle boyun bölgesinden kendine zarar vermeye çalıştı. Routh hakkında istenen ceza, 4 Şubat’ta yapılacak duruşmada kesinleşecek. Mahkemenin, savcılığın talebini ve dosyaya giren bulguları değerlendirerek nihai kararı açıklaması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.