Hava Durumu

#Denetimsizlik

Söylemci - Denetimsizlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Denetimsizlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dervişoğlu’ndan Bahçeli’ye Sert Yanıt: “İmralı Umut Değil, Hesap Vaktidir!”! Haber

Dervişoğlu’ndan Bahçeli’ye Sert Yanıt: “İmralı Umut Değil, Hesap Vaktidir!”!

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada hem deprem hazırlıklarını hem de Türkiye’de nüfus ve üretimin birkaç büyük şehirde yoğunlaşmasını eleştirdi. Dervişoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin dünkü grup konuşmasındaki ifadelerine de sert tepki gösterdi. “6 Şubat Bir Doğal Afetti Ama Sonuçları Doğal Değildi” Dervişoğlu, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin Cumhuriyet tarihinin en ağır felaketlerinden biri olduğunu hatırlatarak, resmi verilere göre 50 binden fazla yurttaşın hayatını kaybettiğini, milyonlarca kişinin evsiz kaldığını ifade etti. Yaşanan yıkımın yalnızca “yer kabuğunun hareketiyle” açıklanamayacağını belirten Dervişoğlu, ihmal, denetimsizlik ve yönetim tercihleri vurgusu yaptı. “Yeni Ulusal Deprem Stratejisi Yok: Bu Sadece Gecikme Değil” Konuşmasının dikkat çeken bölümünde Dervişoğlu, 2011’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı’nın (2012–2023) sona erdiğini, aradan geçen zamana rağmen yeni bir planın yürürlükte olmadığını savundu. “Bugün itibarıyla devletin güncel bir eylem planı yoksa bu artık ihmal sayılır” diyen Dervişoğlu, özellikle İstanbul ve Marmara için beklenen depremin bilimsel olarak öngörülen bir risk olduğuna işaret etti. “Türkiye’nin Ekonomisi Birkaç Merkezde Toplandı: Bu Tablo Sürdürülebilir Değil” Dervişoğlu, deprem riskinin yalnızca yerin altıyla değil, yerleşim ve planlama biçimiyle de ilgili olduğunu belirtti. Türkiye’de nüfusun ve ekonomik üretimin belli şehirlerde yoğunlaştığını söyleyen İYİ Parti lideri, “Nüfusumuzun üçte biri sadece dört ilde, üretim ve gelir ise daha da ağır biçimde birkaç merkezde” ifadelerini kullandı. İstanbul’un milli gelirin yaklaşık üçte birini ürettiğini hatırlatan Dervişoğlu, “Bu merkezlerde yaşanacak bir sarsıntı, kesinti ya da afetin ülkeye maliyeti gerçekten hesaplandı mı?” diyerek mevcut yapının risk yönetimi ve kalkınma açısından kırılgan olduğunu dile getirdi. “Anadolu’ya Yeniden Yerleşmek, Memlekete Dönüş Değil; Devlet Aklı Çağrısıdır” Dervişoğlu, çözüm olarak “Anadolu’ya yeniden yerleşme” vurgusu yaptı. Bunun bir “ikamet planlaması” değil; güvenlik, kalkınma ve devlet aklı çağrısı olduğunu belirten Dervişoğlu, sanayi, tarım, lojistik, eğitim ve yatırımın ülke sathına dengeli yayılması gerektiğini savundu. En az 15 şehrin cazibe merkezi haline getirilmesini öneren Dervişoğlu, “Türkiye’ye ekonomik olarak bir Türkiye daha eklemek” ifadesiyle bölgesel kalkınmanın önemine dikkat çekti. Bahçeli Polemiği: “Sözlerinize Katılmıyoruz” Konuşmasının sonunda Dervişoğlu, Devlet Bahçeli’nin bir önceki gün yaptığı grup konuşmasındaki sözlere tepki gösterdi. Bahçeli’nin “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvaya dönene kadar tavrımız nettir” şeklindeki ifadesini hatırlatan Dervişoğlu, bu söyleme karşı net bir duruş sergilediğini belirtti ve parti olarak “Cumhuriyeti sorumlulukla ayağa kaldırma” vurgusu yaptı.

Erdoğan Talimat Verdi: Çocuk Suçlarında Ceza Artışı ve Ailelere Yeni Adımlar! Haber

Erdoğan Talimat Verdi: Çocuk Suçlarında Ceza Artışı ve Ailelere Yeni Adımlar!

Kamuoyunda büyük yankı uyandıran akran şiddeti vakaları ve suç örgütlerinin çocukları hedef aldığına dair artan endişeler, Ankara’da yeni bir hazırlığı gündeme taşıdı. İddialara göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla ilgili kurumlar ve AK Parti, “suça sürüklenen çocuklar” başlığında hem cezai düzenlemeleri hem de sosyal destek mekanizmalarını kapsayan iki aşamalı bir çalışma yürütüyor. Bu süreçte hedefin, çocukların suça itilmesini önleyici adımları güçlendirmek ve tekrar suçla temas riskini azaltacak bir rehabilitasyon hattı oluşturmak olduğu belirtiliyor. Akran şiddeti ve çetelerin hedefi: Toplumsal alarm büyüyor Son dönemde çocukların karıştığı suç olaylarında artış yaşandığı, özellikle de “akran şiddeti” olarak tanımlanan vakaların toplumda derin bir kaygı oluşturduğu ifade ediliyor. Ahmet Minguzzi ve Atlas Çağlayan isimlerinin de gündeme geldiği olaylar sonrasında, çocuk güvenliği ve adli süreçler yeniden tartışma konusu oldu. Yetkililerin masasına gelen değerlendirmelerde, çocukların suç örgütleri tarafından “kolay yönlendirilebilir” bir kitle olarak görülmesinin, riski artıran faktörlerden biri olduğu vurgulanıyor. Masadaki model: Ceza düzenlemesi + rehabilitasyon Söz konusu hazırlığın “iki kulvarlı” ilerlediği aktarılıyor. Buna göre: -Birinci kulvar: Suça sürüklenen çocuklara ilişkin bazı yaptırımların yeniden ele alınması, mevcut düzenlemelerde değişiklik yapılması ve kimi maddelerin güncellenmesi. -İkinci kulvar: Rehabilitasyon, sosyal destek ve aile odaklı müdahale programlarının güçlendirilmesi. Bu yaklaşımın, yalnızca cezayı artıran bir çizginin “tek başına yeterli olmayacağı” görüşüyle şekillendiği belirtiliyor. Komisyon raporu yol haritası olabilir Çalışmalarda, TBMM’deki Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu tarafından hazırlanması beklenen raporun önemli bir referans olacağı ifade ediliyor. Raporda hem suça sürüklenmeye yol açan sebeplerin hem de kurumların sahadaki kapasitesinin ele alınması bekleniyor. Kulislerde, raporun ardından uygulanabilir ve ölçülebilir hedefler içeren bir “önleme–müdahale–rehabilitasyon” zinciri kurulabileceği konuşuluyor. Risk tablosu: Parçalanmış aile, cezaevi geçmişi, sahipsizlik hissi Paylaşılan değerlendirmelerde, suça sürüklenen çocukların önemli bir kısmında benzer sosyal kırılganlıkların öne çıktığı kaydediliyor. Özellikle: -Boşanmış aile yapısı, -Anne ya da babanın cezaevinde olması, -Yakın sosyal destek ağının zayıflığı, -Okuldan kopuş ve denetimsizlik, gibi başlıkların risk faktörü olarak öne çıktığı ifade ediliyor. Bu nedenle düzenlemenin yalnızca adli boyutta değil, eğitimden sosyal hizmetlere kadar uzanan bir çerçevede ele alınması gerektiği görüşü dile getiriliyor. “Sadece ceza değil” vurgusu: Aile ve toplumun rolü masada Çalışmaya ilişkin aktarılan görüşlerde, “cezayı artırmanın tek başına çözüm olmayacağı” fikri dikkat çekiyor. Rehabilitasyon ve ıslah süreçlerinin etkili yürütülmemesi halinde, suç döngüsünün devam edebileceği belirtiliyor. Bu noktada ailelere yönelik destek programları, psikososyal takip, okul rehberlik sistemi ve yerel düzeyde koruyucu mekanizmaların güçlendirilmesi gibi adımların öne çıkabileceği ifade ediliyor. Öte yandan, akademik çevrelerin ve uzmanların da sürece daha fazla dahil edilmesi gerektiği yönünde çağrılar olduğu aktarılıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.