Hava Durumu

#Demokrasi

Söylemci - Demokrasi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Demokrasi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

47 “Evet” Sonrası Yeni Perde: Şeyh Said Yasası İddiası Gündemde! Haber

47 “Evet” Sonrası Yeni Perde: Şeyh Said Yasası İddiası Gündemde!

TBMM’de süreç kapsamında kurulan Milli Birlik, Dayanışma ve Demokrasi Komisyonu, yasal düzenleme önerilerini de içeren nihai raporu oylamaya sundu. Komisyon, raporu 47 üyenin “evet” oyu ile oy çokluğuyla kabul etti. Raporun onaylanmasıyla birlikte, sürecin bundan sonraki aşamasında yasal adımların Meclis gündemine taşınması bekleniyor. Komisyon raporu geçti, “süreç” Meclis’e taşınıyor Komisyonda kabul edilen raporun ardından, komisyonun raporu tamamlamasıyla görev süresinin sona erdiği değerlendirmeleri de gündeme geldi. Böylece süreçte gözler, rapordaki öneriler doğrultusunda Meclis’te yapılabilecek düzenlemelere çevrildi. Erdoğan’dan “yasal boyut” vurgusu Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, raporun kabul edilmesinin ardından yaptığı ilk açıklamada, raporu “yol haritası” olarak nitelendirerek Meclis’i işaret etti. Erdoğan, “Yol haritası niteliğindeki bu raporu önemli bir kazanım olarak görüyorum. Şimdi meclisimizde sürecin yasal boyutuyla ilgili mütalaalar başlayacak” ifadelerini kullandı. Açıklamasında ayrıca, “Silah bıraktığını ilan eden terör örgütünün tamamen tasfiyesi noktasında bazı adımlar atılacak” sözlerine yer verdi. “Şeyh Said yasası” benzetmesi yeniden gündemde Raporun kabul edilmesi ve Erdoğan’ın yasal düzenlemeler için Meclis’i işaret etmesinin ardından, kamuoyunda daha önce de tartışılan “Şeyh Said yasası” başlığı yeniden gündeme geldi. İktidara yakın gazeteci Abdulkadir Selvi, geçen yılın ekim ayında da gündeme gelen bu başlıkla ilgili olarak, TCK ve CMK’da yapılabilecek düzenlemelerin yanı sıra benzer bir yaklaşımın değerlendirilebileceğini öne sürdü. Selvi: “Müstakil ve geçici bir düzenleme” önerisi Selvi, komisyon raporunda yer alan ifadeler üzerinden, sürecin yönetimi için ayrı ve geçici nitelikte bir yasal çerçeveye ihtiyaç duyulduğu görüşünün öne çıktığını aktardı. Selvi’nin aktardığına göre raporda, “cezasızlık algısının oluşmaması” vurgusu yapılırken; silah bırakma sonrasını da kapsayacak şekilde amaca dönük, müstakil ve geçici bir düzenleme ihtiyacından söz ediliyor. “Takip süresi” vurgusu: 5 yıl detayı Selvi’nin yazısında dikkat çektiği bir diğer nokta ise, geçmişte Şeyh Said İsyanı sonrasında çıkarılan düzenlemelerde yer alan “5 yıl takip süresi” yaklaşımına benzer bir modelin gündeme gelebileceği iddiası oldu. Haberde aktarılan bilgilere göre “Şeyh Said yasası” ifadesi, İstiklal Mahkemesi kararları sonrası Şeyh Said’in destekçileri hakkında uygulandığı belirtilen düzenlemelerle ilişkilendiriliyor; söz konusu çerçevede belirli bir süre suç işlememe şartı gibi unsurların kamuoyunda tartışıldığı ifade ediliyor. Süreçte sıradaki adım ne olacak? Komisyon raporunun kabul edilmesiyle birlikte, bundan sonraki aşamada Meclis’te yapılacak mütalaalar ve olası kanun teklifleri öne çıkıyor. Raporun önerileri doğrultusunda atılabilecek adımların kapsamı ve yöntemi, siyasi partilerin tutumu ve Meclis takvimiyle birlikte netleşecek. Tartışmaların odağında ise, düzenlemenin kapsamı, süresi ve toplumsal etkisi gibi başlıkların yer alması bekleniyor.

IŞİD Türkiye’yi “kâfir” ilan etti! Haber

IŞİD Türkiye’yi “kâfir” ilan etti!

Terör örgütü IŞİD’in uluslararası İngilizce propaganda yayını “Voice of Khurasan”, uzun bir aranın ardından yeni sayısını yayımladı. “Cihat ve Milliyetçilik/Vatanseverlik” başlıklı dosyada demokrasi, laiklik ve ulus devlet yapıları “fitne” ve “cahiliye” olarak nitelendirildi. Yayında Türkiye gibi ulus devlet yapısına sahip ülkeler, yönetim biçimleri ve ulusal kimlik anlayışları üzerinden hedefe kondu. Dosyada öne çıkan başlıklardan biri ise kullanılan sert “tekfirci” dil oldu. Metinde, laik ve ulus devlet yapısı nedeniyle Türkiye’nin “kâfir” ilan edildiği ifade edilirken, söylemin ideolojik tartışmayı aşarak doğrudan toplumları kutuplaştırmaya dönük bir propaganda çizgisi izlediği belirtiliyor. Uzmanlara göre bu tarz metinler, örgütün dijital alanda görünür kalma ve sempatizanlarına “bağlılık tazeleme” mesajı verme çabasının bir parçası olarak okunuyor. Suriye hattından Türkiye’ye uzanan hedefleme Örgüt bağlantılı yayınlarda, Suriye’deki gelişmeler ve HTŞ’ye yönelik eleştiriler üzerinden Türkiye’nin de sık sık metinlere dahil edildiği aktarılıyor. Bu çerçevede, Türkiye’nin “Batılı ittifakın parçası” gibi gösterilerek hedef alınması dikkat çekerken, propaganda metinlerinde kışkırtıcı ve düşmanlaştırıcı bir dilin tercih edildiği belirtiliyor. Bazı sayılarda ise Türkiye’nin kurucu değerleri üzerinden ideolojik saldırı dili kurulduğu, Atatürk’e dönük ağır ithamların da propaganda malzemesi haline getirildiği ifade ediliyor. Bu çizginin, bölgedeki güç mücadelesini “inanç” eksenine çekerek geniş kitleleri manipüle etmeyi amaçladığı yorumları yapılıyor. Yalova operasyonu sonrası dikkatler yeniden hücre yapılanmasına çevrildi Bu propaganda hamlesi, Türkiye’de yakın dönemde yaşanan güvenlik operasyonlarıyla birlikte yeniden gündem oldu. Yalova’nın Elmalık köyünde 29 Aralık 2025’te düzenlenen operasyonda 6 örgüt mensubunun etkisiz hale getirildiği, 3 polisin şehit olduğu; 8 polis ve 1 bekçinin yaralandığı açıklanmıştı. Operasyonun ardından, örgütün Türkiye’deki hücre yapılanması ve dijital propaganda kanalları da yeniden mercek altına alındı. “Neden şimdi?” sorusu büyüyor Uzun aradan sonra gelen yeni sayı, “örgüt sahada daralsa da propaganda hattını canlı tutmak mı istiyor?” sorusunu beraberinde getiriyor. Laiklik ve ulus devlet modelini doğrudan hedef alan söylemin, özellikle toplum içi gerilimleri tetiklemeyi ve radikalleşme zemini oluşturmayı amaçladığı değerlendiriliyor.

Özgür Özel’in Meydan Buluşmasının Saati Netleşti! Haber

Özgür Özel’in Meydan Buluşmasının Saati Netleşti!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in Yalova programına ilişkin merak edilen en kritik detay belli oldu. Özel’in, 24 Ocak Cumartesi günü Yalova merkezde yer alan 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenecek mitingde saat 16.00 itibarıyla vatandaşlara hitap edeceği öğrenildi. Son aylarda farklı illerde peş peşe meydan buluşmaları gerçekleştiren CHP liderinin Yalova’ya ne zaman geleceği, kentte uzun süredir gündemdeydi. Parti kurmaylarının takviminde Yalova mitinginin yer aldığı bilgisi daha önce kulislerde konuşulurken, duyurunun netleşmesinde sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar etkili oldu. Yalova mitingine ilişkin çağrının, CHP Yalova Milletvekili Tahsin Becan başta olmak üzere partiye yakın hesaplar üzerinden duyurulmasının ardından, mitingin yeri ve başlangıç saati de kesinleşti. Böylece Yalova’daki buluşmanın, kentteki en yoğun noktalardan biri olan Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşeceği ve programın 16.00'da başlayacağı bilgisi kamuoyuna yansıdı. CHP cephesi, son dönemde özellikle büyükşehirler başta olmak üzere CHP’li belediyelere yönelik yürütülen soruşturma ve yargı süreçlerine dikkat çekerken; mitinglerin, “milli irade” vurgusuyla sürdürüleceğini ifade ediyor. Yalova buluşması da bu miting zincirinin önemli duraklarından biri olarak değerlendiriliyor. Miting günü meydan ve çevresinde yoğunluk oluşması bekleniyor. Etkinlik kapsamında güvenlik ve trafik düzenlemelerine ilişkin detayların ise ilerleyen saatlerde resmi kanallar üzerinden paylaşılması öngörülüyor.

“Gece Yarısı Operasyonu: Caracas’ta Kanlı Saatler, 75 Kayıp” Haber

“Gece Yarısı Operasyonu: Caracas’ta Kanlı Saatler, 75 Kayıp”

Venezuela’nın başkenti Caracas, 3 Ocak sabahı alışılmadık seslerle sarsıldı: patlamalar ve uçak motorlarının gürültüsü, kenti uykusundan uyandırdı. Ancak kısa süre sonra ortaya çıkan tablo, sadece gürültüden ibaret değildi. Washington Post’a konuşan ABD’li yetkililere göre, bu iddia edilen askeri müdahalede yaklaşık 75 kişinin hayatını kaybettiği değerlendiriliyor. Ölüler arasında Venezuelalı ve Kübalı güvenlik güçlerinin yanı sıra siviller de bulunuyor. Yetkililer arasında görüş ayrılıkları olsa da, ölü sayısı 67 ila 80 arasında değişiyor. Bu rakamlar, operasyonun beklenenden çok daha kanlı geçtiğini gösteriyor. Fox News kaynaklarına göre ise operasyonda 7 ABD askeri yaralandı; yaralılardan 5’i göreve dönerken 2’sinin tedavisi halen sürüyor. Küba hükümeti müdahalede 32 asker ve polisinin hayatını kaybettiğini açıklarken, Venezuela tarafında en az 24 güvenlik görevlisinin yaşamını yitirdiği bildirildi. Böylece operasyon, iki ülkenin güvenlik güçleri üzerinde büyük kayıplara yol açtı. Neler Oldu? Venezuela yönetimi, 3 Ocak günü gerçekleşen patlamalar ve saldırılar sonrası ABD’yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırmakla suçladı. ABD Başkanı Donald Trump ise, Maduro’ya karşı “büyük çaplı bir operasyon” düzenlendiğini ve Maduro ile eşinin ülkeyi terk ettiğini duyurdu. ABD Adalet Bakanı Pam Bondi de Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD’de suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı; yöneltilen suçlamalar arasında “uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı ve ABD’ye karşı silah bulundurma” yer alıyor. Venezuela yönetimi, olayın ardından uluslararası toplumu kınamaya çağırırken, bazı ülkeler ABD’yi sert bir şekilde eleştirdi. Ancak açıklamalarıyla ABD’ye destek verenler de oldu. Bu gelişmeler, zaten kırılgan olan bölgesel dengeleri daha da karmaşık hale getiriyor. Uluslararası Yansımalar Olay, sadece Venezuela’yı değil, tüm bölgeyi etkileyen bir gerilime dönüştü.ABD’nin bu tür müdahalelerinin, Latin Amerika’daki siyasi istikrarı uzun vadede tehdit edebileceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan, ABD’nin operasyonu “demokrasi ve güvenliği sağlama amacıyla” gerçekleştirildiğini vurgulaması, tartışmaları daha da alevlendiriyor. Caracas’taki sessiz gecenin ardından gün doğduğunda, geriye sadece kayıplar, yaralılar ve cevapsız sorular kaldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.