Hava Durumu

#Demokrasi

Söylemci - Demokrasi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Demokrasi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yalova Barosu’ndan Net Mesaj: Şiddete Artık Yeter! Haber

Yalova Barosu’ndan Net Mesaj: Şiddete Artık Yeter!

Yalova Barosu, 5 Nisan Avukatlar Günü kapsamında 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen programla bir araya geldi. Türkiye genelinde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen etkinlikler kapsamında düzenlenen programa Yalova’daki avukatlar yoğun katılım gösterdi. Yalova Barosu Başkanı Avukat Elif Turnacı Çavuş öncülüğünde gerçekleştirilen programda, saat 12.30’da toplanan avukatlar Atatürk Anıtı’na çelenk sundu. Tören, saygı duruşu ve anma programıyla devam etti. Programda konuşan Baro Başkanı Çavuş, Yalova Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü’nde görev yaptığı sırada uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Avukat Zekeriya Polat’ı anarak sözlerine başladı. Çavuş, meslektaşlarına yönelik artan şiddet olaylarına dikkat çekerek, bu tür saldırıların sadece bireysel değil, savunma hakkına yönelik bir tehdit olduğunu vurguladı. “Savunma Hakkı Kutsaldır” Konuşmasının başında Avukatlar Günü’nden bahseden Başkan Çavuş, “Bağımsız savunmanın yegane temsilcisi, adalet, insan hakları ve hukuk devletinin yılmaz savunucuları olan tüm meslektaşlarımın Avukatlar Günü’nü kutluyorum. Aramızdan ebediyete intikal eden tüm meslektaşlarımızı saygı ve minnetle yad ediyoruz” ifadelerini kullandı. Avukatlık mesleğinin hukuk devleti ve demokratik toplum açısından taşıdığı öneme değinen Çavuş, savunma hakkının vazgeçilmez olduğunu ifade etti. Çavuş, avukatların bağımsızlığının yalnızca mesleki bir ayrıcalık olmadığını belirterek, bunun vatandaşların hak arama özgürlüğünün ve adil yargılanma hakkının teminatı olduğunu dile getirdi. “Avukata Yönelik Şiddete Karşı Harekete Geçilmeli” Avukatların uzun süredir çeşitli sorunlarla mücadele ettiğini belirten Çavuş, özellikle meslek mensuplarına yönelik şiddet olaylarının artmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Çavuş, Avukat Zekeriya Polat’ın görevi başında hayatını kaybetmesinin ardından yaşanan acının derin olduğunu vurgulayarak, avukatlara yönelik şiddete karşı etkin ve caydırıcı adımların bir an önce atılması gerektiğini söyledi. Konuşmasında avukatların ekonomik koşullarına da değinen Çavuş, CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) görevlendirme ücretlerinin düşüklüğü, KDV (Katma Değer Vergisi) oranının lüks hizmet sınıfından uygulanması ve meslek alanlarının daraltılması gibi sorunların giderek büyüdüğünü ifade etti. Genç avukatların desteklenmesi gerektiğini belirten Çavuş, mevcut teşviklerin yetersizliğinin mesleğe olan ilgiyi olumsuz etkilediğini dile getirdi. “Hukuka Güven Zedeleniyor” Yargı süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Çavuş, son dönemde hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmayan uygulamaların arttığını belirtti. Özellikle tutuklama tedbirlerinin ölçüsüz uygulanmasının kişi özgürlüğü üzerinde baskı oluşturduğunu ifade eden Çavuş, mahkemelerin yerleşik içtihatlara aykırı kararlarının toplumun hukuka olan güvenini zedelediğini söyledi. Yalova Barosu Başkanı Av. Elif Turnacı Çavuş, avukatların hukukun üstünlüğü, adil yargılanma hakkı ve savunma özgürlüğü için mücadele etmeye devam edeceğini vurguladı. Program, birlik ve dayanışma mesajları ile sona ererken, avukatlar tüm zorluklara rağmen mesleklerini “umudun ve direncin simgesi” olarak sürdürmeye devam edeceklerini ifade etti.

“Raporu Okumadan Konuşmayın!” Feti Yıldız’dan Eleştirilere Sert Çıkış! Haber

“Raporu Okumadan Konuşmayın!” Feti Yıldız’dan Eleştirilere Sert Çıkış!

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu”na yönelik kamuoyunda artan eleştirilere sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla yanıt verdi. Yıldız, rapor üzerinden yapılan yorumların bir kısmının metin okunmadan dile getirildiğini savunarak, eleştiri oklarını bu kesime çevirdi. Paylaşımında, “idealizm” ve “tutarlılık” vurgusu yapan Yıldız, kişilerin ya da grupların beklentilerine göre pozisyon değiştirmeyen bir çizgiden söz etti. Açıklamasında, “İdealist insanların çizgileri sabittir” ifadelerini kullanarak, siyaset ve kamuoyu tartışmalarında “duruşun” önemine dikkat çekti. Yıldız, bu çizginin, şartlara göre esneyen ya da karşısındakine göre şekil alan bir tutumla karıştırılmaması gerektiğini belirtti. Yıldız’ın paylaşımında asıl dikkat çeken bölüm ise raporu eleştirenlere yönelik sözleri oldu. Bazı isimlerin rapor hakkında konuşurken metni hiç okumadığının daha ilk cümlelerinden anlaşıldığını ileri süren Yıldız, eleştirenleri hedef alarak, “Kendinizi paralama yerine biraz okuyun. Çok zor değil” ifadelerini kullandı. Sözlerinin devamında ise tartışmanın dozunu artıran benzetmelere yer vererek, raporun içeriği üzerinde yorum yapanların “önce metne hâkim olması gerektiği” mesajını verdi. Yıldız, paylaşımında ayrıca “Kesirler matematikte önemlidir. Ancak üç çeyrekten bir tam olmaz” cümlesiyle, eleştirilerin “eksik bilgiyle” yapıldığını ima eden bir vurgu yaptı. Bu ifadeler, raporun tartışıldığı dönemde özellikle sosyal medya üzerinden yürüyen yorumlar ve karşılıklı açıklamalarla birlikte değerlendirildiğinde, MHP cephesinin eleştirileri “okumadan hüküm verme” olarak konumlandırdığı şeklinde yorumlandı. Rapor neden tartışılıyor? “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” tarafından hazırlanan ortak raporun, 18 Şubat’ta komisyon oylamasıyla kabul edildiği bildirildi. Raporda, yerel yönetimler, gösteri yürüyüşleri ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanması gibi başlıkların öne çıktığı ifade ediliyor. Bu kapsamın, kamuoyunda farklı yorumlara neden olduğu; bazı çevrelerin raporu desteklerken bazı çevrelerin ise eleştirel yaklaştığı görülüyor. Yıldız’ın “raporu okumadan konuşmayın” çıkışı ise tartışmayı yeni bir boyuta taşıdı. Açıklamanın ardından gözler, rapora yönelik eleştirilerin hangi noktalarda yoğunlaştığına ve komisyonun bundan sonraki adımlarına çevrildi. Rapora ilişkin değerlendirmelerin önümüzdeki günlerde de siyasi gündemde yer tutması bekleniyor.

47 “Evet” Sonrası Yeni Perde: Şeyh Said Yasası İddiası Gündemde! Haber

47 “Evet” Sonrası Yeni Perde: Şeyh Said Yasası İddiası Gündemde!

TBMM’de süreç kapsamında kurulan Milli Birlik, Dayanışma ve Demokrasi Komisyonu, yasal düzenleme önerilerini de içeren nihai raporu oylamaya sundu. Komisyon, raporu 47 üyenin “evet” oyu ile oy çokluğuyla kabul etti. Raporun onaylanmasıyla birlikte, sürecin bundan sonraki aşamasında yasal adımların Meclis gündemine taşınması bekleniyor. Komisyon raporu geçti, “süreç” Meclis’e taşınıyor Komisyonda kabul edilen raporun ardından, komisyonun raporu tamamlamasıyla görev süresinin sona erdiği değerlendirmeleri de gündeme geldi. Böylece süreçte gözler, rapordaki öneriler doğrultusunda Meclis’te yapılabilecek düzenlemelere çevrildi. Erdoğan’dan “yasal boyut” vurgusu Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, raporun kabul edilmesinin ardından yaptığı ilk açıklamada, raporu “yol haritası” olarak nitelendirerek Meclis’i işaret etti. Erdoğan, “Yol haritası niteliğindeki bu raporu önemli bir kazanım olarak görüyorum. Şimdi meclisimizde sürecin yasal boyutuyla ilgili mütalaalar başlayacak” ifadelerini kullandı. Açıklamasında ayrıca, “Silah bıraktığını ilan eden terör örgütünün tamamen tasfiyesi noktasında bazı adımlar atılacak” sözlerine yer verdi. “Şeyh Said yasası” benzetmesi yeniden gündemde Raporun kabul edilmesi ve Erdoğan’ın yasal düzenlemeler için Meclis’i işaret etmesinin ardından, kamuoyunda daha önce de tartışılan “Şeyh Said yasası” başlığı yeniden gündeme geldi. İktidara yakın gazeteci Abdulkadir Selvi, geçen yılın ekim ayında da gündeme gelen bu başlıkla ilgili olarak, TCK ve CMK’da yapılabilecek düzenlemelerin yanı sıra benzer bir yaklaşımın değerlendirilebileceğini öne sürdü. Selvi: “Müstakil ve geçici bir düzenleme” önerisi Selvi, komisyon raporunda yer alan ifadeler üzerinden, sürecin yönetimi için ayrı ve geçici nitelikte bir yasal çerçeveye ihtiyaç duyulduğu görüşünün öne çıktığını aktardı. Selvi’nin aktardığına göre raporda, “cezasızlık algısının oluşmaması” vurgusu yapılırken; silah bırakma sonrasını da kapsayacak şekilde amaca dönük, müstakil ve geçici bir düzenleme ihtiyacından söz ediliyor. “Takip süresi” vurgusu: 5 yıl detayı Selvi’nin yazısında dikkat çektiği bir diğer nokta ise, geçmişte Şeyh Said İsyanı sonrasında çıkarılan düzenlemelerde yer alan “5 yıl takip süresi” yaklaşımına benzer bir modelin gündeme gelebileceği iddiası oldu. Haberde aktarılan bilgilere göre “Şeyh Said yasası” ifadesi, İstiklal Mahkemesi kararları sonrası Şeyh Said’in destekçileri hakkında uygulandığı belirtilen düzenlemelerle ilişkilendiriliyor; söz konusu çerçevede belirli bir süre suç işlememe şartı gibi unsurların kamuoyunda tartışıldığı ifade ediliyor. Süreçte sıradaki adım ne olacak? Komisyon raporunun kabul edilmesiyle birlikte, bundan sonraki aşamada Meclis’te yapılacak mütalaalar ve olası kanun teklifleri öne çıkıyor. Raporun önerileri doğrultusunda atılabilecek adımların kapsamı ve yöntemi, siyasi partilerin tutumu ve Meclis takvimiyle birlikte netleşecek. Tartışmaların odağında ise, düzenlemenin kapsamı, süresi ve toplumsal etkisi gibi başlıkların yer alması bekleniyor.

IŞİD Türkiye’yi “kâfir” ilan etti! Haber

IŞİD Türkiye’yi “kâfir” ilan etti!

Terör örgütü IŞİD’in uluslararası İngilizce propaganda yayını “Voice of Khurasan”, uzun bir aranın ardından yeni sayısını yayımladı. “Cihat ve Milliyetçilik/Vatanseverlik” başlıklı dosyada demokrasi, laiklik ve ulus devlet yapıları “fitne” ve “cahiliye” olarak nitelendirildi. Yayında Türkiye gibi ulus devlet yapısına sahip ülkeler, yönetim biçimleri ve ulusal kimlik anlayışları üzerinden hedefe kondu. Dosyada öne çıkan başlıklardan biri ise kullanılan sert “tekfirci” dil oldu. Metinde, laik ve ulus devlet yapısı nedeniyle Türkiye’nin “kâfir” ilan edildiği ifade edilirken, söylemin ideolojik tartışmayı aşarak doğrudan toplumları kutuplaştırmaya dönük bir propaganda çizgisi izlediği belirtiliyor. Uzmanlara göre bu tarz metinler, örgütün dijital alanda görünür kalma ve sempatizanlarına “bağlılık tazeleme” mesajı verme çabasının bir parçası olarak okunuyor. Suriye hattından Türkiye’ye uzanan hedefleme Örgüt bağlantılı yayınlarda, Suriye’deki gelişmeler ve HTŞ’ye yönelik eleştiriler üzerinden Türkiye’nin de sık sık metinlere dahil edildiği aktarılıyor. Bu çerçevede, Türkiye’nin “Batılı ittifakın parçası” gibi gösterilerek hedef alınması dikkat çekerken, propaganda metinlerinde kışkırtıcı ve düşmanlaştırıcı bir dilin tercih edildiği belirtiliyor. Bazı sayılarda ise Türkiye’nin kurucu değerleri üzerinden ideolojik saldırı dili kurulduğu, Atatürk’e dönük ağır ithamların da propaganda malzemesi haline getirildiği ifade ediliyor. Bu çizginin, bölgedeki güç mücadelesini “inanç” eksenine çekerek geniş kitleleri manipüle etmeyi amaçladığı yorumları yapılıyor. Yalova operasyonu sonrası dikkatler yeniden hücre yapılanmasına çevrildi Bu propaganda hamlesi, Türkiye’de yakın dönemde yaşanan güvenlik operasyonlarıyla birlikte yeniden gündem oldu. Yalova’nın Elmalık köyünde 29 Aralık 2025’te düzenlenen operasyonda 6 örgüt mensubunun etkisiz hale getirildiği, 3 polisin şehit olduğu; 8 polis ve 1 bekçinin yaralandığı açıklanmıştı. Operasyonun ardından, örgütün Türkiye’deki hücre yapılanması ve dijital propaganda kanalları da yeniden mercek altına alındı. “Neden şimdi?” sorusu büyüyor Uzun aradan sonra gelen yeni sayı, “örgüt sahada daralsa da propaganda hattını canlı tutmak mı istiyor?” sorusunu beraberinde getiriyor. Laiklik ve ulus devlet modelini doğrudan hedef alan söylemin, özellikle toplum içi gerilimleri tetiklemeyi ve radikalleşme zemini oluşturmayı amaçladığı değerlendiriliyor.

Özgür Özel’in Meydan Buluşmasının Saati Netleşti! Haber

Özgür Özel’in Meydan Buluşmasının Saati Netleşti!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in Yalova programına ilişkin merak edilen en kritik detay belli oldu. Özel’in, 24 Ocak Cumartesi günü Yalova merkezde yer alan 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenecek mitingde saat 16.00 itibarıyla vatandaşlara hitap edeceği öğrenildi. Son aylarda farklı illerde peş peşe meydan buluşmaları gerçekleştiren CHP liderinin Yalova’ya ne zaman geleceği, kentte uzun süredir gündemdeydi. Parti kurmaylarının takviminde Yalova mitinginin yer aldığı bilgisi daha önce kulislerde konuşulurken, duyurunun netleşmesinde sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar etkili oldu. Yalova mitingine ilişkin çağrının, CHP Yalova Milletvekili Tahsin Becan başta olmak üzere partiye yakın hesaplar üzerinden duyurulmasının ardından, mitingin yeri ve başlangıç saati de kesinleşti. Böylece Yalova’daki buluşmanın, kentteki en yoğun noktalardan biri olan Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşeceği ve programın 16.00'da başlayacağı bilgisi kamuoyuna yansıdı. CHP cephesi, son dönemde özellikle büyükşehirler başta olmak üzere CHP’li belediyelere yönelik yürütülen soruşturma ve yargı süreçlerine dikkat çekerken; mitinglerin, “milli irade” vurgusuyla sürdürüleceğini ifade ediyor. Yalova buluşması da bu miting zincirinin önemli duraklarından biri olarak değerlendiriliyor. Miting günü meydan ve çevresinde yoğunluk oluşması bekleniyor. Etkinlik kapsamında güvenlik ve trafik düzenlemelerine ilişkin detayların ise ilerleyen saatlerde resmi kanallar üzerinden paylaşılması öngörülüyor.

“Gece Yarısı Operasyonu: Caracas’ta Kanlı Saatler, 75 Kayıp” Haber

“Gece Yarısı Operasyonu: Caracas’ta Kanlı Saatler, 75 Kayıp”

Venezuela’nın başkenti Caracas, 3 Ocak sabahı alışılmadık seslerle sarsıldı: patlamalar ve uçak motorlarının gürültüsü, kenti uykusundan uyandırdı. Ancak kısa süre sonra ortaya çıkan tablo, sadece gürültüden ibaret değildi. Washington Post’a konuşan ABD’li yetkililere göre, bu iddia edilen askeri müdahalede yaklaşık 75 kişinin hayatını kaybettiği değerlendiriliyor. Ölüler arasında Venezuelalı ve Kübalı güvenlik güçlerinin yanı sıra siviller de bulunuyor. Yetkililer arasında görüş ayrılıkları olsa da, ölü sayısı 67 ila 80 arasında değişiyor. Bu rakamlar, operasyonun beklenenden çok daha kanlı geçtiğini gösteriyor. Fox News kaynaklarına göre ise operasyonda 7 ABD askeri yaralandı; yaralılardan 5’i göreve dönerken 2’sinin tedavisi halen sürüyor. Küba hükümeti müdahalede 32 asker ve polisinin hayatını kaybettiğini açıklarken, Venezuela tarafında en az 24 güvenlik görevlisinin yaşamını yitirdiği bildirildi. Böylece operasyon, iki ülkenin güvenlik güçleri üzerinde büyük kayıplara yol açtı. Neler Oldu? Venezuela yönetimi, 3 Ocak günü gerçekleşen patlamalar ve saldırılar sonrası ABD’yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırmakla suçladı. ABD Başkanı Donald Trump ise, Maduro’ya karşı “büyük çaplı bir operasyon” düzenlendiğini ve Maduro ile eşinin ülkeyi terk ettiğini duyurdu. ABD Adalet Bakanı Pam Bondi de Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD’de suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı; yöneltilen suçlamalar arasında “uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı ve ABD’ye karşı silah bulundurma” yer alıyor. Venezuela yönetimi, olayın ardından uluslararası toplumu kınamaya çağırırken, bazı ülkeler ABD’yi sert bir şekilde eleştirdi. Ancak açıklamalarıyla ABD’ye destek verenler de oldu. Bu gelişmeler, zaten kırılgan olan bölgesel dengeleri daha da karmaşık hale getiriyor. Uluslararası Yansımalar Olay, sadece Venezuela’yı değil, tüm bölgeyi etkileyen bir gerilime dönüştü.ABD’nin bu tür müdahalelerinin, Latin Amerika’daki siyasi istikrarı uzun vadede tehdit edebileceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan, ABD’nin operasyonu “demokrasi ve güvenliği sağlama amacıyla” gerçekleştirildiğini vurgulaması, tartışmaları daha da alevlendiriyor. Caracas’taki sessiz gecenin ardından gün doğduğunda, geriye sadece kayıplar, yaralılar ve cevapsız sorular kaldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.