Hava Durumu

#Delil

Söylemci - Delil haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Delil haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Casperlar” Soruşturmasında Kritik İddia: Kamu Görevlilerine Gözaltı Kararı! Haber

“Casperlar” Soruşturmasında Kritik İddia: Kamu Görevlilerine Gözaltı Kararı!

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, 9 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi sonucu yeni tespitlere ulaşıldı. Başsavcılık açıklamasında, incelemeler neticesinde örgüt üyelerinin bazı kamu görevlileriyle irtibat kurduğu ve menfaat ilişkisine girdiği yönünde bulgular elde edildiği belirtildi. Açıklamada, adli mercilerce yürütülen bazı soruşturmalarda örgütün idareci ve üyelerinin; suç kaydı, aranma kaydı, araç kaydı ve yakalama kaydı gibi bilgilere, “görev ve yetki tanımına aykırı hareket eden” kamu görevlileri üzerinden yapılan sorgulamalar aracılığıyla ulaştığının değerlendirildiği aktarıldı. 17 şüpheli için gözaltı kararı: 9’u polis memuru Başsavcılık, elde edilen tespitler doğrultusunda 19 Şubat 2026 tarihinde düğmeye basıldığını duyurdu. Soruşturma kapsamında, örgüt hiyerarşisi içinde hareket ettiği değerlendirilen şüpheliler hakkında gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi. Gözaltı kararı verilen 17 şüpheli arasında; 9 polis memuru, 1 zabıt katibi, 1 gümrük muhafaza memuru, 1 müstafi (emniyetten ayrılmış) polis memuru bulunduğu ifade edildi. Diğer şüphelilerin kimlik ve görev bilgilerine ilişkin ayrıntılar ise paylaşılmadı. Operasyon 6 ilde yürütüldü: Arama ve el koyma talimatı Başsavcılığın açıklamasına göre operasyon çalışmaları İstanbul merkezli olmak üzere Muğla, Bursa, Giresun, Mersin ve Şırnak illerinde belirlenen adreslerde gerçekleştirildi. Adreslerde arama yapılması ve delil niteliği taşıyabilecek materyallere el koyma işlemleri için talimat verildiği kaydedildi. Soruşturma dosyasında, örgüt üyelerinin özellikle kolluk ve adli süreçlere ilişkin kayıtlara erişim sağlayarak olası operasyonlardan haberdar olma, takipten kaçınma veya yakalama süreçlerini etkisizleştirme amacı taşıyabileceği değerlendirmesine yer verildi. Yetkililer, incelemelerin sürdüğünü ve elde edilecek yeni deliller doğrultusunda soruşturmanın genişleyebileceğini belirtti.

Adliyede 1,5 Kilo Altın Kayboldu… İz Kuyumcuda Çıktı! Haber

Adliyede 1,5 Kilo Altın Kayboldu… İz Kuyumcuda Çıktı!

Kocaeli Adliyesi’nde adli emanet bürosunda bulunan ziynet eşyalarının kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bilgilere ulaşıldı. Adli emanet bürosunda yardımcı personel olarak görev yapan B.B.’nin, 1,5 kilogramı aşkın altın ve çeşitli kıymetli eşyayı zimmetine geçirdiği gerekçesiyle tutuklandığı süreçte, çalınan altınların kuyumcuda bozdurulduğunun tespit edildiği bildirildi. Edinilen bilgilere göre olay, 11 Kasım tarihinde B.B.’nin işe gelmemesi üzerine ortaya çıktı. Durumdan şüphelenen adliye personeli, adli emanet bürosunda bulunan ziynet ve kıymetli eşyalara yönelik sayım gerçekleştirdi. Yapılan sayımda, bazı ziynet eşyaları ile bir miktar paranın yerinde olmadığı belirlendi. Bunun üzerine Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında B.B., bir gün sonra Sakarya’nın Ferizli ilçesinde yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan başsavcılık, olayın ardından emanet deposunda görevli bazı personel hakkında da adli ve idari inceleme başlattı. Bu kapsamda emanet memuru Ç.E., zabıt kâtipleri H.H.Y. ile Y.A. ve yazı işleri müdürü F.Ş. hakkında soruşturma yürütüldüğü, emanet memuru Ç.E. hakkında ayrıca görevden uzaklaştırma kararı verildiği kaydedildi. Altınlar “tek seferde değil”, aylar içinde parça parça alınmış Soruşturmada ulaşılan yeni bulgulara göre B.B.’nin, dikkat çekmemek amacıyla 3-4 aylık süre içerisinde soruşturma dosyalarında yer alan delil poşetlerinden emanet altınları parça parça aldığı öne sürüldü. Dosyaya yansıyan tespitlerde, emanet deposundan toplamda 1156 gram 22 ayar, 726 gram 14 ayar, 80 gram 18 ayar ve 3 gram 24 ayar altın ile ayrıca 5 Cumhuriyet altını ve 6 bin 400 doların kayıp olduğu belirtildi. Kamera kayıtları kuyumcuya işaret etti Soruşturma kapsamında güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen ekiplerin, şüphelinin delil poşetlerinden aldığı altınları bir kuyumcuda bozdurduğunu tespit ettiği ifade edildi. Yetkililer, soruşturmanın tüm yönleriyle sürdüğünü, delil incelemeleri ve ifade süreçlerine göre dosyaya yeni bilgilerin eklenebileceğini bildirdi. Soruşturmaya ilişkin yargı süreci devam ederken, adli emanet bürolarında teslim-tesellüm, kayıt ve denetim uygulamalarının da inceleme konusu olduğu öğrenildi.

Kamera Kaydı Ortaya Çıktı: Müdür Gözaltında! Haber

Kamera Kaydı Ortaya Çıktı: Müdür Gözaltında!

Üsküdar’da bir iş yerinde 16 yaşındaki çalışana şiddet uygulandığı iddiasıyla gündeme gelen olayla ilgili adli süreç başlatıldı. Görüntülerin sosyal medyada yayılması ve “kasten yaralama” ihbarı üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Üsküdar Murat Reis Mahallesi’nde faaliyet gösteren işletmeye yönelik çalışma yaptı. Edinilen bilgilere göre, ekipler ihbarın ardından iş yerinde incelemelerde bulunurken, olay anına ilişkin güvenlik kamerası kayıtları da değerlendirildi. Yapılan incelemede, işletme müdürü olduğu belirtilen 39 yaşındaki G.T.’nin, 16 yaşındaki çalışan E.D.’ye yönelik fiziksel şiddet uyguladığı iddiası üzerine kimlik tespiti yapıldı ve şüpheli hakkında işlem başlatıldı. Güvenlik kamerası kayıtları incelendi Soruşturma kapsamında incelenen güvenlik kamerası görüntülerinin, olayın seyrine ilişkin önemli bulgular sunduğu belirtildi. Görüntülerde şüphelinin genç çalışana yönelik fiziksel müdahalede bulunduğu anların yer aldığı, kayıtların dosyaya delil olarak eklendiği öğrenildi. Emniyet birimleri, görüntüler ve alınan bilgiler doğrultusunda şüpheliyi gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk Gözaltına alınan G.T.’nin emniyetteki işlemleri tamamlandıktan sonra “kasten yaralama” suçlaması kapsamında adliyeye sevk edildiği bildirildi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü, kamera kayıtları ve tarafların beyanlarının değerlendirilerek adli sürecin devam edeceği ifade edildi.

Berlin’de 5 Gün Süren “Karanlık” İçin 1 Milyon Euro: İpucu Avı Başladı! Haber

Berlin’de 5 Gün Süren “Karanlık” İçin 1 Milyon Euro: İpucu Avı Başladı!

Berlin’de yaklaşık 100 bin kişiyi etkileyen ve günlerce süren elektrik kesintisine yol açan sabotajla ilgili soruşturmada dikkat çeken bir adım atıldı. Alman basınına yansıyan bilgilere göre, olayı aydınlatacak somut bilgi sağlayanlara 1 milyon euro ödül verileceği bildirildi. Yetkililer, sıra dışı büyüklükteki bu ödülle faillerin kimliğine ulaşmayı hedefliyor. “Bu büyüklükte bir ödül hatırlamıyorum” Berlin Eyaleti İçişleri Bakanı Iris Spranger, Berlin Eyalet Meclisi İçişleri Komisyonu’nda yaptığı bilgilendirmede, Federal Savcılığın ödül kararını doğruladı. Spranger, ödül miktarının olağan dışı olduğuna dikkat çekerek bunun istisnai ve tek seferlik bir uygulama olduğunu ifade etti. Spranger’e göre federal hükümet, olayın niteliği ve oluşturduğu risk nedeniyle bu rakamı “uygun” buldu. 3 Ocak saldırısı: Kablolara sabotaj, şehir günlerce toparlanamadı Kesinti, 3 Ocak’ta Berlin’in güneybatısında elektrik kablolarına yönelik bir saldırı sonrası başladı. Kentte özellikle kış şartlarında yaşanan bu kesinti, yalnızca aydınlatmayı değil ısınmayı da vurdu. İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki dönemde “en uzun elektrik kesintilerinden biri” olarak anılan olayda, yaklaşık 50 bin hane günler boyunca elektriksiz ve ısıtmasız kaldı. “Terör” şüphesiyle soruşturma derinleşti Yetkililer, olayın sıradan bir sabotaj değil, daha geniş bir güvenlik riskine işaret edebileceği ihtimali üzerinde duruyor. Spranger, saldırıyı “terör eylemi” olarak nitelendirirken; Federal Savcılık da dosyaya “terör şüphesi” kapsamında yaklaştığını ve bu çerçevede soruşturma başlatıldığını duyurdu. “Volkan Grubu” iddiası ve hedefteki kritik altyapı Saldırı sonrası dikkat çeken bir başka başlık ise eylemi aşırı solcu Volkan Grubu’nun üstlendiği yönündeki bilgi oldu. Bu iddia, soruşturmanın neden bu kadar ciddiye alındığını da güçlendirdi. Zira hedef alınan nokta, bir şehir için hayati öneme sahip kritik altyapı: elektrik şebekesi. Elektrik ancak 5. gün tamamen geri gelebildi Berlin’in elektrik dağıtım şirketi Stromnetz Berlin, çalışmaların ardından beşinci günün sonunda tüm abonelere yeniden elektrik verilebildiğini açıkladı. Ancak kesintinin yarattığı etki—özellikle soğuk günlerde—uzun süre tartışma konusu oldu. Şimdi gözler, 1 milyon euroluk ödülün de devreye girmesiyle, “kilit” bilgiyi ortaya çıkaracak yeni tanık ya da delil hattına çevrildi.

Şişli’de Hurdacı “Sıcaklık Hissettim” Dedi, Ekipler Harekete Geçti! Haber

Şişli’de Hurdacı “Sıcaklık Hissettim” Dedi, Ekipler Harekete Geçti!

İstanbul’un Şişli ilçesinde bir çöp konteynerinde bulunan Özbekistan uyruklu Durdona Khokimova’nın ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada yeni ayrıntılar ortaya çıkarken, cesedi fark eden hurdacı Okan Çetinbaşlar yaşadıklarını anlattı. Çetinbaşlar, torbayı açmaya çalıştığı sırada şüphelendiğini, kan izlerini gördükten sonra panikle polis merkezine gittiğini söyledi. Olayın, Duatepe Mahallesi Kuyulubağ Sokak’ta akşam saatlerinde yaşandığı bildirildi. İddiaya göre kağıt ve hurda toplamak için konteynerleri karıştıran Çetinbaşlar, siyah bir poşetin içinde çarşafa sarılı bir yük fark etti. Çarşafın düğümlü olması nedeniyle açamadığını belirten Çetinbaşlar, önce kıyafet ya da ev eşyası olabileceğini düşündüğünü ifade etti. Çetinbaşlar, yükü kaldırmak istediğinde ağırlığın normal olmadığını fark ettiğini, poşeti aşağıdan yırtınca kan izlerini gördüğünü ve kısa süreli bir panik yaşadığını anlattı. Ne olduğunu anlamak için poşete dokunduğunu, sıcaklık hissedince durumun ciddiyetini daha da şüpheli bulduğunu belirten Çetinbaşlar, “Kaldıramayınca ‘burada kötü bir şey var’ diye düşündüm ve hiç oyalanmadan karakola gittim” dedi. “Karakolda ‘torbada ceset olabilir’ dedim” Çetinbaşlar’ın anlatımına göre polis merkezine gittiğinde kapıdaki görevliye, poşette bir ceset olabileceğini söyledi. Görevlinin önce bunun bir hayvan olma ihtimalini sorduğunu, ardından ekiplerle birlikte tekrar konteynerin bulunduğu noktaya gidildiğini aktardı. Çetinbaşlar, ekiplerin poşeti çıkarmasına yardım ettiğini, yapılan kontrolde bir kadına ait cansız bedenle karşılaşıldığını dile getirdi. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen Cinayet Büro Amirliği ve Olay Yeri İnceleme ekipleri çevrede güvenlik önlemi alarak detaylı çalışma başlattı. Kapsamlı incelemede konteyner ve çevresinde delil araştırması yapıldığı, elde edilen bulguların soruşturma dosyasına eklendiği öğrenildi. Güvenlik kameraları tek tek incelendi Soruşturma kapsamında çevredeki güvenlik kameralarının kayıtlarının incelendiği, görüntülerde konteynerlere valizle gelen iki kişinin şüpheli hareketler sergilediğinin tespit edildiği bildirildi. Bu çalışma sonrası iki şüphelinin kimliği belirlendi ve yakalama süreci başlatıldı. Edinilen bilgilere göre şüpheliler, Gürcistan’a kaçma hazırlığı yaptıkları sırada İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alındı. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, olayla bağlantısı olabileceği değerlendirilen bir kişinin daha gözaltına alınmasıyla dosyada gözaltı sayısının üçe yükseldiği kaydedildi. “İlişki ve tartışma” iddiası Sorgu sürecinde şüphelilerden birinin, Khokimova ile aralarında gönül ilişkisi bulunduğunu ve tartışma sonrası olayı gerçekleştirdiğini söylediği öne sürüldü. Soruşturmanın çok yönlü sürdüğü, delillerin ve şüpheli ifadelerinin çapraz kontrol edildiği belirtildi. Öte yandan iddialara göre olayın Ümraniye’de işlendiği, ardından delilleri gizlemek amacıyla cansız bedenin valizle Şişli’ye taşındığı ihtimali üzerinde duruluyor. Bu çerçevede Ümraniye’de bir adreste inceleme yapıldığı, ekiplerin olay yeri çalışmasını genişlettiği bildirildi. Mahallede tedirginlik: “Kavga sesleri duyduk” Khokimova’nın yaşadığı binada oturduğu belirtilen bazı komşular da polis ekiplerine bilgi verdi. Komşulardan biri, birkaç gün önce daireden tartışma sesleri geldiğini, uyarı sonrası seslerin kesildiğini anlattı. Mahallede ise olayın ardından tedirginlik yaşandığı, özellikle akşam saatlerinde bölgedeki hareketliliğin arttığı gözlendi. Yetkililer, soruşturmanın sürdüğünü, kamera kayıtları, adli tıp süreçleri ve elde edilen deliller ışığında olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasının hedeflendiğini bildirdi.

Valiz İzi Cinayeti Çözdü Konteyner Cinayetinde İtiraf! Haber

Valiz İzi Cinayeti Çözdü Konteyner Cinayetinde İtiraf!

İstanbul’un Şişli ilçesinde bir çöp konteynerinde bulunan kadın cesedi, kentte büyük yankı uyandırdı. Olayın ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde başlatılan soruşturmada güvenlik kamera görüntülerinin tek tek incelenmesiyle kritik bir iz yakalandı. Çalışmalar sonucunda, cesetle bağlantılı oldukları değerlendirilen iki şüpheli, yurt dışına kaçmak üzereyken İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alındı. Edinilen bilgilere göre olay, Şişli Duatepe Mahallesi’nde akşam saatlerinde ortaya çıktı. Çöp konteynerinde şüpheli bir poşet fark eden bir vatandaşın ihbarı üzerine bölgeye polis ve olay yeri inceleme ekipleri sevk edildi. Ekipler, geniş güvenlik önlemleri altında çevrede detaylı çalışma yürüttü. Yapılan ilk incelemelerin ardından kimlik tespiti için parmak izi ve diğer kriminal veriler üzerinden araştırma başlatıldı. Kimlik parmak iziyle netleşti Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, hayatını kaybeden kişinin Özbekistan uyruklu 36 yaşındaki Durdona Khakımova olduğu belirlendi. Olay yerinin çevresi güvenlik çemberine alınırken, ekipler hem konteyner çevresinde hem de bölgedeki sokaklarda delil aramasını sürdürdü. Çalışmaların ilerleyen aşamalarında, cesedin bulunduğu noktaya yakın bir bölgede valizler ve çeşitli materyallerin dikkat çektiği, bunların da incelemeye alındığı öğrenildi. Kameralar “valizli iki kişiyi” işaret etti Soruşturmanın seyrini değiştiren detay ise çevredeki güvenlik kameraları oldu. İddiaya göre görüntülerde, iki erkek şüphelinin bir valizle konteynerlerin bulunduğu noktaya geldiği ve bir süre bölgede şüpheli hareketlerde bulunduğu tespit edildi. Bunun üzerine İstihbarat Şube ve Asayiş Şube ekipleri koordineli şekilde şüphelilerin kimliklerini belirlemek için çalışma başlattı. Yapılan araştırmada şüphelilerin Dılshod Akhrol Uglı Turdımurotov (31) ve Gofurjon Akmalkhonovıch Kamalkhodaev (29) olduğu bildirildi. Şüphelilerin Gürcistan’a çıkış yapmaya hazırlandığı bilgisine ulaşan ekipler, İstanbul Havalimanı’nda operasyon düzenleyerek iki ismi gözaltına aldı. “Gönül ilişkisi vardı” iddiası: Emniyette dikkat çeken ifade Gözaltına alınan şüphelilerle ilgili sorgu sürecinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. İddiaya göre Turdımurotov, emniyette verdiği ifadede hayatını kaybeden kadınla aralarında bir ilişki bulunduğunu, yaşanan tartışmanın ardından olayın gerçekleştiğini öne sürdü. Yetkililer, ifade içeriklerinin soruşturma kapsamında değerlendirildiğini ve kriminal incelemelerin sürdüğünü belirtti. Gözaltı sayısı 3’e çıktı Öte yandan soruşturma derinleştikçe yeni bir gözaltı daha yapıldı. Olayla bağlantılı olabileceği değerlendirilen Ekrem K. (58) isimli bir kişinin de gözaltına alınmasıyla birlikte yakalanan şüpheli sayısının 3’e yükseldiği bildirildi. Soruşturma kapsamında elde edilen delillerin kriminal incelemeye gönderildiği, kamera kayıtlarının kapsamının genişletildiği ve şüphelilerin olaydaki rollerinin netleştirilmesi için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Güllü Soruşturmasında Yeni Gelişme: Bir Gözaltı Daha! Haber

Güllü Soruşturmasında Yeni Gelişme: Bir Gözaltı Daha!

Arabesk müziğin unutulmaz isimlerinden Güllü’nün (asıl adıyla Gül Tut) şüpheli ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada yeni ve dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülen soruşturma kapsamında, daha önce annesini öldürmek suçlamasıyla tutuklanan Tuğyan Ülkem Gülter’in eski nişanlısı Kervan Eminoğlu, cinayeti azmettirmek iddiasıyla gözaltına alındı. Sanat dünyasında ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran olayla ilgili soruşturmanın seyrini değiştirebilecek nitelikte yeni bilgilere ulaşıldığı öğrenildi. Savcılık kaynaklarından edinilen bilgilere göre, gözaltı işlemi Yalova’da gerçekleştirildi ve Eminoğlu’nun emniyetteki işlemleri sürüyor. Tartışmaların gizlice kaydedilmesi dikkat çekti Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre, Tuğyan Ülkem Gülter’in annesiyle yaşadığı tartışmaları gizlice ses kaydına aldığı ve bu kayıtları eski sevgilisi Kervan Eminoğlu’na gönderdiği ortaya çıkmıştı. Daha önce kamuoyuna da yansıyan bu kayıtların, savcılık tarafından delil niteliği taşıyıp taşımadığı yönünde ayrıntılı olarak incelendiği belirtildi. Söz konusu kayıtların, soruşturmanın genişletilmesinde etkili olduğu ifade ediliyor. Yüksekten düşme olayı sonrası başlatılan soruşturma derinleşti Hatırlanacağı üzere, Gül Tut (52), 26 Eylül tarihinde Yalova’nın Çınarcık ilçesine bağlı Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi’nde bulunan 6. kattaki evinin üzeri kapalı teras bölümünden düşerek hayatını kaybetmişti. Olayın ardından şüpheli ölüm şüphesiyle başlatılan soruşturma kapsamında geniş çaplı inceleme yapılmış, sanatçının cenazesi daha sonra İstanbul’da toprağa verilmişti. Soruşturmanın ilk aşamasında, olay günü aynı evde bulundukları belirlenen Tuğyan Ülkem Gülter, arkadaşı Sultan Nur Ulu, Ulu’nun babası Arif Ulu ve iki kişi daha gözaltına alınmıştı. Yapılan adli işlemler sonucunda Gülter tutuklanarak cezaevine gönderilmiş, Sultan Nur Ulu hakkında ise ev hapsi kararı verilmişti. Diğer şüpheliler savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı. Soruşturma çok yönlü sürdürülüyor Son olarak Kervan Eminoğlu’nun gözaltına alınmasıyla birlikte dosyanın kapsamının genişletildiği, olayın azmettirme, yardım etme ve delil ilişkileri yönünden yeniden ele alındığı öğrenildi. Savcılık ve emniyet birimleri, soruşturmanın selameti açısından sürecin titizlikle yürütüldüğünü ve yeni gözaltıların gündeme gelebileceğini belirtiyor. Yetkililer, soruşturmanın devam ettiğini ve adli sürecin sonunda kamuoyunun bilgilendirileceğini ifade etti.

8 yıldır konuşulan dosyada sürpriz gelişme: Amca için hangi karar verildi? Haber

8 yıldır konuşulan dosyada sürpriz gelişme: Amca için hangi karar verildi?

Ağrı’da 2018 yılında kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in ölümüne ilişkin davada önemli bir gelişme yaşandı. Daha önce haklarındaki beraat kararları Yargıtay tarafından bozulan 7 sanık, yeniden yargılama kapsamında bugün tekrar hâkim karşısına çıktı. Duruşmanın sonunda Leyla Aydemir’in amcası Yusuf Aydemir hakkında tutuklama kararı verildi. Duruşma, tanık beyanlarının alınmasıyla başladı. Mahkeme heyeti, tanıkları dinledikten sonra öğle arasına çıktı; aranın ardından sanıklar bir kez daha savunma yaptı. Sanıklar, suçlamaları kabul etmediklerini belirterek beraat talebinde bulundu. Anne Şükran Aydemir’in avukatı Erdoğan Tunç ise dosyanın geldiği aşamada delil ve beyanların daha da netleştiğini savunarak tutuklama talebinde bulundu. Avukat Tunç, sanıkların yurt dışı bağlantılarının kaçma şüphesini artırdığını, ayrıca dosyadaki diğer şüpheliler üzerinde etki oluşturma ihtimalinin bulunduğunu dile getirdi. Şükran Aydemir’in Kanada’da yaşadığı için duruşmaya katılamadığını belirten Tunç, sonraki celselerden birinin Kanada Konsolosluğu aracılığıyla yapılmasını da talep etti. Sanık Ayşe Artam ve Yıldırım Artam, önceki savunmalarını tekrarlayarak beraat istediklerini ifade etti. Diğer sanıklar da benzer şekilde olayla ilgilerinin bulunmadığını belirtti. Savunmalar sırasında bazı sanıklar, uzun süredir yargılandıklarını ve mağdur edildiklerini ileri sürerken, haklarında aleyhe beyanda bulunan kişilerden şikâyetçi olacaklarını söyledi. Mahkeme başkanı, Yusuf Aydemir’in ifadesinde özellikle bazı ayrıntılar üzerinde durdu. Heyet, Leyla’nın kaybolduğu gün ile bulunduğu tarih arasındaki süreçte telefon kullanımına dair sorular yöneltti. Yusuf Aydemir’e, “internetin kapalı olması”, “tuşlu telefon kullandığını söylemesi” ancak “akıllı telefonla çekilmiş fotoğrafların dosyada yer alması” gibi noktalar hatırlatıldı. Ayrıca abisi Nihat Aydemir ile aralarında husumet olup olmadığı soruldu; dosyada bazı beyanların aralarında sorun olduğunu iddia ettiği aktarıldı. Yusuf Aydemir ise suçlamaları reddederek beraat talep etti. İnternetin kapalı olmasının, paketinin bitmiş olmasından kaynaklanmış olabileceğini savundu. Olay gününe ilişkin hareketlerini de açıklayan Yusuf Aydemir, jandarmayla birlikte Ağrı merkeze geldiklerini, traktörle bir noktaya gitmesinin nedeninin Leyla’nın başka bir yerde bulunduğuna dair duyum alması olduğunu söyledi. Abisiyle husumet bulunmadığını belirten Aydemir, şüphelendiği kimse olmadığını da ifade etti. Günün sonunda mahkeme, Yusuf Aydemir hakkında “öldürme” suçuna ilişkin kuvvetli şüphe bulunduğu ve kaçma ihtimalinin varlığı gerekçesiyle tutuklanmasına hükmetti. Mahkeme, dosyanın 12 Şubat 2026 ve 10 Mart 2026 tarihlerinde değerlendirileceğini, yargılamanın ise 10 Nisan 2026 tarihine ertelendiğini açıkladı. Duruşmada ayrıca tanıklardan Ahmer Erdoğan’ın gelecek celsede yeniden dinlenmesine karar verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.