Hava Durumu

#Cinsel Istismar

Söylemci - Cinsel Istismar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cinsel Istismar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Epstein Tel Aviv’de Mi? Haber

Epstein Tel Aviv’de Mi?

Sosyal medya platformu X’te kısa sürede viral olan bir paylaşım, Jeffrey Epstein’in Tel Aviv’de görüldüğü iddiasını yeniden alevlendirdi. Paylaşılan görüntüler, binlerce kullanıcı tarafından alıntılanıp hızla yayılırken, “Epstein hayatta mı?” sorusu tekrar gündemin üst sıralarına taşındı. Ancak iddiaların merkezindeki fotoğraflara ilişkin yapılan kontroller, tartışmaya net bir yanıt verdi: Görseller gerçek değil, yapay zekâ ürünü. “Detay” diye görülen şey, iz bıraktı Paylaşılan fotoğraflarda dikkat çeken ilk unsur, görüntünün sağ alt köşesinde yer aldığı belirtilen Google Gemini işaretleri oldu. Doğrulama incelemelerinde, görselin tam boyutlu hâlinde Gemini filigranının görülebildiği; ayrıca analizde “SynthID” adı verilen dijital filigran izine rastlandığı aktarıldı. Bu tür işaretler, içeriğin Google’ın üretken yapay zekâ araçlarıyla oluşturulduğuna dair güçlü bir gösterge olarak değerlendiriliyor. SynthID, yapay zekâ ile üretilen içeriklerin tespit edilebilmesi için geliştirilen bir “gizli filigran” sistemi olarak biliniyor. Amaç, özellikle sosyal medyada hızla yayılan sahte görsel ve videoların ayırt edilmesini kolaylaştırmak. Tartışmalar neden bu kadar hızlı büyüyor? Jeffrey Epstein, reşit olmayanlara yönelik cinsel istismar ve insan ticareti suçlamalarıyla yargılanırken, 10 Ağustos 2019’da New York’taki Metropolitan Correctional Center’da hücresinde ölü bulunmuştu. Resmî kayıtlarda ölüm nedeni intihar olarak yer alsa da, olayın ardından kamuoyunda uzun süre “ihmal” ve “güvenlik zafiyeti” tartışmaları dinmedi. Bu tartışmaları besleyen başlıklardan biri de kamera kayıtlarına ilişkin soru işaretleri oldu. CBS News’in daha önce gündeme taşıdığı haberlerde, Epstein’in ölümünün yaşandığı geceye ait görüntülerdeki “eksik bir dakika” detayı ve kayıtların nasıl değerlendirildiği kamuoyunda yeniden konuşulmuştu. Tam da bu nedenle, “Tel Aviv’de görüldü” gibi iddialar sosyal medyada çok daha kolay karşılık buluyor. Çünkü geçmişteki belirsizlikler, yeni paylaşımların gerçekliğini test etmeden inanmayı kolaylaştırabiliyor.

Musk’tan Epstein bombası: “Dava açarlarsa ben öderim! Haber

Musk’tan Epstein bombası: “Dava açarlarsa ben öderim!

ABD’li milyarder iş insanı Elon Musk, Jeffrey Epstein dosyasıyla ilgili dikkat çeken bir açıklama yaptı. Musk, Epstein’e ilişkin “gerçeği açıkladığı için hakkında dava açılan” kişilerin savunma masraflarını karşılayacağını belirtti. Tartışma, Amerikan Futbol Ligi’nin (NFL) en büyük organizasyonu olan Super Bowl karşılaşmasının devre arasında yayımlanan bir reklamla yeniden alevlendi. Reklamda, Epstein mağdurlarının yer aldığı ve “gerçeğin” ortaya çıkarılması çağrısının yapıldığı aktarıldı. Aynı reklamda, Epstein’e ilişkin belgelerin tamamının kamuoyuyla paylaşılmamasına ve bazı isimlerin gizli tutulduğu iddialarına tepki gösterildi. Söz konusu reklamın sosyal medyada paylaşılmasının ardından, X platformundaki bir kullanıcı, Epstein mağdurlarının “gizlenen isimleri” açıklayabileceklerini öne sürdü. Paylaşımda ayrıca, dava edilmekten çekinen kişilerin Kongre’deki destekçileri aracılığıyla bu isimleri kamuoyuna duyurabileceği iddia edildi. Elon Musk ise bu paylaşıma yanıt vererek, “Bu konuda gerçeği açıklayan ve bu yüzden hakkında dava açılan herkesin savunma masraflarını karşılayacağım” ifadelerini kullandı. Musk’ın açıklaması kısa sürede geniş yankı bulurken, bazı kullanıcılar bunun ifade özgürlüğüne destek anlamı taşıdığını savundu; bazıları ise konunun hukuki ve siyasi boyutları nedeniyle daha fazla tartışma yaratacağını dile getirdi. Epstein dosyası neden gündemden düşmüyor? Jeffrey Epstein, reşit olmayanlara yönelik cinsel istismar ve insan ticareti iddialarıyla yargılandığı süreçte, 10 Ağustos 2019’da New York’taki Manhattan Metropolitan Center Hapishanesi’ndeki hücresinde ölü bulunmuştu. Olay, yıllardır kamuoyunda tartışmalara ve komplo iddialarına konu olurken, ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ile ABD Adalet Bakanlığı’nın incelemeleri sonucunda Epstein’in ölümünün intihar olduğu sonucuna varıldığı açıklanmıştı.

Epstein’in Kardeşinden Şok İddia: “Trump Öldürttü” Haber

Epstein’in Kardeşinden Şok İddia: “Trump Öldürttü”

ABD’de reşit olmayanlara yönelik cinsel istismar ve seks ticareti suçlamalarıyla yargılanırken 2019’da New York’ta federal cezaevinde ölü bulunan Jeffrey Epstein hakkındaki tartışmalar, Adalet Bakanlığı’nın (DOJ) yeni belge yayımları sonrası yeniden alevlendi. DOJ, Epstein Files Transparency Act kapsamında 3 milyonun üzerinde ek sayfayı kamuya açtığını; ayrıca binlerce video ve yüz binlerce görselin de bu paket içinde yer aldığını duyurdu. “İntihar mı, cinayet mi?” sorusu yeniden masada Yayımlanan belgelerde öne çıkan başlıklardan biri, Epstein’in kardeşi Mark Epstein’in Federal Soruşturma Bürosu’na (FBI) ilettiği iddialar oldu. Dosyalara yansıyan bilgiye göre Mark Epstein, kardeşinin cezaevinde öldürüldüğünü düşündüğünü ve bunun “isim vermeye hazırlanmasıyla” bağlantılı olabileceğini ileri sürüyor. Belgelere geçen ihbarda Mark Epstein’in, iddiasını daha da ileri taşıyarak bu ölümün Donald Trump tarafından “yetkilendirildiği” kanaatini dile getirdiği aktarılıyor. Bu bölüm, özellikle kamuoyunda “dosyalar kimi işaret ediyor?” sorusunu yeniden büyütürken, uzmanlar ve resmi makamların değerlendirmelerinde iddiaların kanıtlandığına dair bir bulgu bulunmadığı vurgulanıyor. DOJ: “Trump’a yönelik iddialar temelsiz” DOJ cephesi ise yayımlara eşlik eden açıklamalarında, dosyaların bir kısmında Trump’a yönelik “gerçek dışı ve sansasyonel” ifadelerin yer aldığını, bunların doğrulanmadığını ve içeriklerin güvenilir kabul edilemeyeceğini belirtiyor. Trump da geçmişte Epstein’le bağlantısı olduğuna ilişkin iddiaları reddederken, ölümle ilişkilendirilen suçlamaları da kabul etmedi. Dosyalar neden şimdi gündemde? Süreç, tek bir yayımla sınırlı değil. ABD basınında yer alan bilgilere göre DOJ, Aralık 2025’te 11 bini aşkın dosyalık bir paketi kamuoyuna sunmuş; bu pakette de Mark Epstein’in FBI’a yaptığı bildirim dikkat çekmişti. Daha sonra Ocak 2026 sonunda yeni bir büyük yayımla milyonlarca sayfa daha erişime açıldı. Öte yandan Adalet Bakanlığı, mağdur gizliliğiyle ilgili endişeler nedeniyle yaklaşık 9.500 belgenin geçici olarak yayından kaldırıldığını ve ek düzeltme/redaksiyon çalışmalarının sürdüğünü de açıkladı. “Redaksiyonsuz erişim” adımı En güncel gelişmelerden biri de, DOJ’nin bazı redaksiyonsuz (karartılmamış) belgelere Kongre üyelerinin kontrollü şekilde erişebilmesine imkân tanıyacağını duyurması oldu. Bu adımın, hem şeffaflık çağrılarını hem de mağdur mahremiyeti tartışmalarını aynı anda artırdığı değerlendiriliyor. Epstein’in ölümüyle ilgili resmi kayıtlarda “intihar” sonucuna işaret edilirken, yeni dosyalarla birlikte kamuoyunda “soru işaretleri” tekrar büyüyor. Ancak şu aşamada, Mark Epstein’in Trump’u işaret eden sözleri de dahil olmak üzere, belgelere yansıyan birçok iddianın kanıtlanmış bir hüküm niteliği taşımadığı ve resmi makamların bu tür ifadeleri doğrulanmamış olarak sınıflandırdığı belirtiliyor.

“Gizli Görüntü Detayı Ortaya Çıktı: Epstein’in Hücresine Kim Gitti?” Haber

“Gizli Görüntü Detayı Ortaya Çıktı: Epstein’in Hücresine Kim Gitti?”

ABD’de reşit olmayanlara yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı suçlamalarıyla yargılanırken 2019 yılında New York’taki Metropolitan Correctional Center’da (MCC) ölü bulunan Jeffrey Epstein’e ilişkin dosya yeniden gündeme geldi. Amerikan medyasında yer alan yeni değerlendirmelerde, Epstein’in ölümünden bir gece önce kaydedilen güvenlik kamerası görüntülerinde “turuncu renkli” bir figürün, Epstein’in hücresinin bulunduğu izole kat yönüne ilerlediğinin tespit edildiği iddia edildi. İncelemelerde, 9 Ağustos 2019 gecesi saat 22.39 civarında kaydedilen görüntüde merdivenlerden yukarı çıkan turuncu bir nesne ya da kişinin seçildiği ileri sürüldü. Aynı görüntünün resmi kurumlar tarafından farklı şekillerde yorumlandığı belirtildi. Buna göre, FBI değerlendirmelerinde figürün “başka bir mahkûm olabileceği” ihtimali yer alırken, ABD Adalet Bakanlığı belgelerinde bunun “turuncu çarşaf veya yatak takımı taşıyan kimliği belirsiz bir görevli olabileceği” değerlendirmesine de dikkat çekildi. Personel ifadesinde doğrudan soru yer almadı Yayımlanan belgelere göre, olay gecesi nöbetçi olan cezaevi personeline söz konusu “turuncu figür” hakkında doğrudan bir soru yöneltilmediği öne sürüldü. Bu durum, Epstein’in ölümüne ilişkin yürütülen resmi soruşturmaların kapsamı ve delillerin değerlendirilme biçimine yönelik eleştirileri yeniden artırdı. Dosyada daha önce yer alan bulgulara göre, o gece görevli memurlardan birinin tuttuğu kayıtlarda mahkûm sayımına ilişkin tutarsızlıklar bulunduğu, kısa süre içinde bir kişilik eksik sayım yapıldığı iddiaları da kamuoyuna yansımıştı. Kamera sistemi ve güvenlik zafiyetleri tartışılıyor Epstein’in tutulduğu kata giden merdivenleri izleyen kameranın görüş açısının sınırlı olduğu, diğer bir kameranın ise o gece kayıt yapmadığı daha önce açıklanan unsurlar arasında bulunuyor. Bu teknik aksaklıklar, federal cezaevi güvenliği ve gözetim sistemlerine ilişkin zafiyet tartışmalarını da yeniden gündeme taşıdı. Resmi makamlar Epstein’in ölümünü “intihar” olarak kayda geçirmişti. Ancak kamuoyunda kuşkular sürerken, Epstein’in kardeşi Mark Epstein de uzun süredir ölümün “cinayet olabileceği” yönündeki şüphelerini dile getiriyor. Yeni görüntü analizleriyle birlikte dosyadaki soru işaretlerinin yeniden tartışma konusu olduğu değerlendiriliyor.

Epstein dosyası yeniden alevlendi: Belgelerde “çocuk getireyim” iddiası! Haber

Epstein dosyası yeniden alevlendi: Belgelerde “çocuk getireyim” iddiası!

ABD’de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamalarıyla yargılanırken cezaevinde ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein hakkında yayımlanan yeni belgeler, dosyada tartışma yaratacak ayrıntıları yeniden gündeme taşıdı. Açıklanan evrakların, United States Department of Justice bünyesinde yürütülen süreç kapsamında kamuoyuna açılan ek dosyalar arasında yer aldığı bildirildi. Paylaşımı duyuran isim olarak Todd Blanche öne çıkarken, “milyonlarca yeni dosyanın daha erişime açıldığı” bilgisi dosyaya yönelik ilgiyi artırdı. Fotoğraf:AA Yeni yayımlanan belgelerde, tanıtım dünyasında tanınan isimlerden Peggy Siegal’ın Epstein’e gönderdiği belirtilen bir e-posta da yer alıyor. Yazışmada Siegal’ın, Kenya’ya yapacağı seyahatten söz ettiği ve dönüşünde Epstein’e “çok küçük yaştaki çocukları getirme” imasında bulunduğu öne sürülüyor. Belgelerdeki bu ifade, sosyal medyada ve basında en çok konuşulan detaylardan biri haline geldi. Dosyada dikkat çeken bir diğer unsur ise, Brett Ratner’ın Epstein ile birlikte görüntülendiği belirtilen fotoğraflar oldu. Belgelerde yer aldığı aktarılan karelerde Ratner’ın, Epstein ve kimliği paylaşılmayan iki kadınla aynı koltukta samimi bir poz verdiği ifade ediliyor. Görüntülerin hangi tarihte çekildiğine dair net bir bilgi paylaşılmadığı da kaydedildi. Öte yandan Ratner’ın, Melania Trump hakkında çekilen bir belgeselle ilişkilendirildiği bilgisi de belgelerle birlikte yeniden gündeme geldi. Belgelerde geçen bu ayrıntı, dosyanın sadece Epstein çevresiyle sınırlı kalmadığı yönünde yorumlara yol açtı. İddialara konu olan isimlerin, belgelerde yer alan detaylarla ilgili kamuoyuna açık bir değerlendirme yapmadığı belirtiliyor. Yeni dosyaların ardından, Epstein soruşturmasının arka planına ilişkin tartışmaların önümüzdeki günlerde daha da büyümesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.