Hava Durumu

#Batı Şeria

Söylemci - Batı Şeria haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Batı Şeria haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erdoğan’dan Bayram Mesajı: Türkiye Güvende, Adımlar Kararlı! Haber

Erdoğan’dan Bayram Mesajı: Türkiye Güvende, Adımlar Kararlı!

Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı video mesajda hem iç hem de dış gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin “emin ellerde” olduğunu vurgulayan Erdoğan, güvenlikten ekonomiye, bölgesel gelişmelerden terörle mücadeleye kadar birçok başlıkta dikkat çeken ifadeler kullandı. Bayram tebriği ve birlik mesajı Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajına vatandaşların bayramını kutlayarak başladı. Ramazan ayının ardından bayrama ulaşmanın huzurunu dile getiren Erdoğan, bayramın Türkiye, İslam âlemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni etti. Toplumsal birlik ve dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Bölgesel gerilimlere dikkat çekti Orta Doğu’daki gelişmelere değinen Erdoğan, özellikle Gazze’de yaşanan insani krize dikkat çekti. İsrail’in saldırıları ve yardım girişlerini engellemesinin bölgede acıyı artırdığını belirten Erdoğan, Doğu Kudüs, Batı Şeria ve Lübnan’ın güneyindeki çatışmaların sürdüğünü ifade etti. Ayrıca İran ile yaşanan gerilimlerin bölgedeki tansiyonu yükselttiğini söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin bu süreçte temkinli ve kararlı bir politika izlediğini belirtti. “Terörsüz Türkiye” sürecinde kritik eşikler aşıldı Erdoğan, yaklaşık 17 ay önce başlatılan “Terörsüz Türkiye” sürecinde önemli mesafe kat edildiğini söyledi. Güvenlik birimlerinin süreci hassasiyetle yürüttüğünü ifade eden Erdoğan, Suriye’nin kuzeyinde sağlanan uzlaşıyla güvenlik risklerinin azaldığını dile getirdi. Sürecin yasal boyutunun Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında değerlendirileceğini belirten Erdoğan, terör örgütünün tasfiyesine yönelik adımların da gecikmeden atılacağını vurguladı. Ekonomide büyüme ve rezerv vurgusu Ekonomiye ilişkin verileri de paylaşan Erdoğan, Türkiye’nin 2025 yılında yüzde 3,6 büyüdüğünü ve bu oranla OECD ülkeleri arasında öne çıktığını ifade etti. Merkez Bankası rezervlerinin 200 milyar dolar seviyesine ulaştığını belirten Erdoğan, enflasyonla mücadelede kararlı adımların sürdüğünü söyledi. Deprem bölgesine yönelik çalışmalara da değinen Erdoğan, yüz binlerce konutun tamamlandığını belirterek verilen sözlerin tutulduğunu ifade etti. “Türkiye’nin önünü kestirmeyiz” mesajı Vatandaşların ekonomik zorluklarını bildiklerini ve bu süreci en az hasarla atlatmak için çalıştıklarını söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin güçlü yönetim kadrosuyla hedeflerine ilerlediğini vurguladı. “Gerekirse 24 saat çalışırız” diyen Erdoğan, Türkiye’nin önünün kesilmesine izin vermeyeceklerini belirtti. Bayramda trafik uyarısı Mesajının sonunda bayram tatiline çıkacak vatandaşlara da seslenen Erdoğan, trafik kurallarına uyulması çağrısında bulundu ve herkesin sevdikleriyle huzurlu bir bayram geçirmesini temenni etti.

Bahçeli’den “Püskevit” Çıkışı: Derinliği Fark Edemediler! Haber

Bahçeli’den “Püskevit” Çıkışı: Derinliği Fark Edemediler!

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’de düzenlenen partisinin Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli’nin konuşmasında Ramazan ayına yönelik mesajları, bölgesel gelişmelere dair vurguları ve daha önce kamuoyunda gündem olan “püskevit” ifadesine yönelik açıklamaları öne çıktı. “Ramazan, nefis terbiyesi ve vicdan tefekkürü için fırsattır” Bahçeli, önümüzdeki günlerde Ramazan ayının başlayacağını hatırlatarak, bu dönemin toplumsal ve bireysel açıdan taşıdığı anlamı vurguladı. Ramazan’ın, manevi iklimi güçlendiren bir ay olduğunu ifade eden Bahçeli; hasta olanların şifa bulması, dertlilerin feraha kavuşması ve borçluların yükünün hafiflemesi yönünde temennilerini dile getirdi. Konuşmasında, dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan çatışmalara ve insanlık krizlerine dikkat çeken Bahçeli, bu süreçte “kalp temizliği, vicdan muhasebesi ve huzur arayışı” ihtiyacının daha da arttığını söyledi. Küresel ölçekte istikrarsızlıkların, ekonomik zorlukların ve adaletsizliklerin yaygınlaştığına işaret eden Bahçeli, Ramazan ayının sabır, şefkat, merhamet ve paylaşma gibi değerleri hatırlattığını belirtti. Gazze ve Batı Şeria vurgusu: “Uluslararası hukuk” hatırlatması Bahçeli’nin konuşmasındaki bir diğer başlık ise Orta Doğu’daki gelişmeler oldu. Gazze’de yaşanan insani tablonun ağır sonuçlar doğurduğunu söyleyen Bahçeli, sivil kayıplara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İsrail hükümetine yönelik sert ifadeler kullanan Bahçeli, yaşananların dünya kamuoyunda yeterince duyarlılıkla karşılanmadığını savundu. Bahçeli ayrıca Batı Şeria’ya ilişkin son kararlar üzerinden “uluslararası hukuk” vurgusu yaptı. Bölgedeki adımların hukuki boyutuna dikkat çeken Bahçeli, bu gelişmelerin çatışma ve kriz ortamını derinleştirdiğini ifade etti. Ramazan ayının anlamı üzerinden birlik, dayanışma ve insani yardım çağrısında bulunan Bahçeli, özellikle mağdur ve mazlumların yaşadığı zorlukların görmezden gelinmemesi gerektiğini dile getirdi. “Püskevit” açıklaması: “Gavurdağ söyleyişiyle söyledim” Toplantının en çok konuşulan bölümlerinden biri ise Bahçeli’nin “püskevit” ifadesine dair yaptığı değerlendirme oldu. Bahçeli, memleketiyle ilişkilendirdiği bir ağızla daha önce kullandığı “Hani benim püskevitim, çukulatam” sözlerinin sonradan farklı şekillerde yorumlandığını söyledi. Bu ifadeyi anlamayan kişilerin kelimeyi haftalar boyunca alaycı biçimde gündemde tuttuklarını belirten Bahçeli, asıl dikkat çekmek istediği noktaya yeterince odaklanılmadığını savundu. Bahçeli, “Ne üzücüdür ki arkadaşlarımız da bu seslenişimizin hak ettiği derinliği fark edememişlerdi” diyerek, hem kamuoyundaki yorumlara hem de yakın çevresindeki yaklaşımlara dönük bir sitemini dile getirdi. Gündem mesajları: “Hassas bir dönem” Grup toplantısında iç ve dış gündemin yanı sıra toplumsal hassasiyetlere de değinen Bahçeli’nin konuşması, Ramazan ayı öncesinde birlik ve dayanışma çağrısı ile dikkat çekti. Bahçeli’nin “püskevit” ifadesine dair yaptığı vurgu ise, önceki tartışmalara yeni bir çerçeve kazandırarak kamuoyunda yeniden merak uyandırdı.

Aksa’da 280 Baskın, El Halil’de 769 Ezan Engeli: 2025 Raporunda Hangi Ayrıntılar Var? Haber

Aksa’da 280 Baskın, El Halil’de 769 Ezan Engeli: 2025 Raporunda Hangi Ayrıntılar Var?

Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı’nın 2025 yıllık raporu; Mescid-i Aksa ve Harem-i İbrahim başta olmak üzere Kudüs, Batı Şeria ve El Halil’de kutsal mekânlara yönelik ihlallerin arttığını, güvenlik uygulamaları ve kısıtlamalarla “fiili” bir düzenin yerleştiğini öne sürüyor. Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı, 2025 yılına ilişkin yayımladığı yıllık raporda, Kudüs ve işgal altındaki Batı Şeria’da İslami ve Hristiyan kutsal mekânlara yönelik ihlallerde belirgin bir artış yaşandığını bildirdi. Rapora göre, İsrailli yerleşimciler Mescid-i Aksa’ya yıl boyunca 280 kez baskın düzenledi; El Halil’deki Harem-i İbrahim Camisi’nde ise ezanın okunması 769 defa engellendi. Aksa’da “ritüel” vurgusu ve güvenlik eşliği iddiası Rapor, Mescid-i Aksa’daki baskınların yalnızca ziyaret boyutunda kalmadığını; içeride “Talmudik ritüeller” olarak tanımlanan bazı uygulamaların açık biçimde gerçekleştirildiğini ileri sürüyor. Bakanlık, bu kapsamda secde, şofar (boru) üfleme, özel ibadet kıyafetleriyle toplu dua ve belirli zamanlarda yapılan ibadetlerin öne çıktığını belirtiyor. Raporda, bu görüntülerin “zaman-mekân bölünmesi” şeklinde fiili bir dayatmaya dönüştüğü savunuluyor. Bakanlık, baskınların İsrail polisi gözetimi ve koruması altında gerçekleştiği iddiasını da rapora ekledi. Ayrıca Kudüs İslami Vakıflar İdaresi’ne bağlı Aksa muhafızlarının görevlerini yerine getirmesinin “sistematik biçimde” engellendiği vurgulanıyor. Rapor, özellikle Yahudi bayramları ve ramazan ayı dönemlerinde baskınların daha yoğun ve daha provokatif bir nitelik kazandığını öne sürüyor. “Kudüs Günü” detayı: Resmî düzeyde emsal tartışması Raporda yer verilen dikkat çekici başlıklardan biri de İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ile ilgili. Bakanlığın aktarımına göre, Ben-Gvir’in bazı milletvekilleriyle birlikte “Kudüs Günü” olarak anılan tarihte Mescid-i Aksa’ya baskın düzenlediği ve içeride “kahinlerin bereketi” ritüelini icra ettiği hatırlatıldı. Rapor, bu adımın “resmî düzeyde tehlikeli bir emsal” oluşturduğunu savunuyor. Harem-i İbrahim’de 769 kez ezan engeli, 23 gün kapalı kalma iddiası Bakanlığın raporu, El Halil’deki Harem-i İbrahim Camisi’nin kutsiyetinin “günlük uygulamalarla” ihlal edildiğini ileri sürüyor. Buna göre 2025 boyunca camide ezan 769 kez engellendi; Müslümanların girişinin kısıtlandığı, bazı tarihlerde caminin kapatıldığı bilgisi paylaşıldı. Raporda ayrıca cami içinde İsrail bayraklarının asıldığı, şamdanların yerleştirildiği ve “gasbedilen bölümde” gürültülü etkinlikler ile Talmudik dualar yapıldığı öne sürülüyor. Bakanlık, İsrail makamlarının yıl içinde İslami bayramlarda camiyi Vakıflar İdaresi’ne teslim etmeyi reddettiğini; kapılara kilit takıldığını ve 15 Eylül 2025 tarihinde avluya ilişkin bir “istimlak” kararı alındığını hatırlattı. Raporda, İran-İsrail gerilimi ve Yahudi bayramları gerekçe gösterilerek caminin toplam 23 gün kapalı tutulduğu; doğu kapısının ise yılbaşından bu yana hiç açılmadığı iddiasına yer verildi. El Halil’in eski şehri: 400 yerleşimciye 1500 asker bilgisi Rapor, İsrail’in tam kontrolündeki El Halil eski şehir bölgesinde yaklaşık 400 yerleşimciyi korumak üzere 1500 askerin konuşlu bulunduğunu da not ediyor. Aynı bölümde, 1994’te bir Yahudi fanatiğin saldırısında 29 Filistinli Müslümanın yaşamını yitirmesinin ardından caminin yüzde 63’ünün Yahudilere, yüzde 37’sinin Müslümanlara tahsis edildiği; ezan odasının ise “gasbedilen bölümde” kaldığı bilgisi anımsatılıyor. Batı Şeria ve Kudüs’te camilere baskınlar, Hristiyanlara kısıtlama iddiası Bakanlığın raporuna göre Batı Şeria ve Kudüs’te 45 cami kısmen tahrip edildi ya da baskına uğradı. Hristiyanlara yönelik olarak da Kudüs’teki Kutsal Kabir Kilisesi’nde “Kutsal Cumartesi” döneminde kısıtlamalar getirildiği ve hacıların engellendiği öne sürüldü. Rapor, Filistinlilerin İsrail’in Doğu Kudüs’ü “Yahudileştirme” politikaları kapsamında kentin Arap ve İslami kimliğini hedef alan uygulamaların arttığı görüşünü sürdürdüğünü; Doğu Kudüs’ün başkent olduğu bağımsız bir Filistin devleti talebinin de uluslararası meşruiyet kararlarına dayandırıldığını vurguluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.