Hava Durumu

#Artış

Söylemci - Artış haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Artış haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yalova İhracatta Rekor Artış: 3 Ayda 317 Milyon Doları Aştı! Haber

Yalova İhracatta Rekor Artış: 3 Ayda 317 Milyon Doları Aştı!

Yalova'nın, Türkiye’de 2026 yılının ilk üç ayında ihracat performansı dikkat çekici bir yükseliş gösterdi. Kentte yapılan ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 127 artarak 317 milyon 730 bin dolara ulaştı. 2025 yılının aynı döneminde bu rakam 139 milyon 666 bin dolar seviyesindeydi. Ocak ayında 95 milyon 363 bin dolar, şubat ayında 109 milyon 435 bin dolar ve mart ayında 112 milyon 931 bin dolar ihracat gerçekleştirildi. Böylece yılın ilk çeyreğinde ihracatın düzenli bir şekilde artış gösterdiği görüldü. Yalova’da ihracatın lokomotifi yine gemi, ve yat hizmetleri sektörü oldu. Bu alanda 3 ayda toplam 288 milyon 845 bin dolar ihracat yapıldı. Bu rakam, kentin toplam ihracatının büyük bölümünü oluşturdu. Fotoğraf:İHA Gemi ve yat sektörünü 11 milyon 689 bin dolarlık ihracatla çelik sektörü takip ederken, üçüncü sırada 5 milyon 128 bin dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü yer aldı. Diğer sektörlerde de dikkat çeken ihracat rakamları kaydedildi. hazır konfeksiyon 2 milyon 662 bin dolar, madencilik ürünleri 2 milyon 650 bin dolar, kağıt ve orman ürünleri 2 milyon 57 bin dolar, makine ve aksamları 1 milyon 383 bin dolar, süs bitkileri 1 milyon 322 bin dolar ve demir ile demir dışı metaller 1 milyon 135 bin dolar ihracat gerçekleştirdi. Kentte ihracatın özellikle sanayi ve üretim odaklı sektörlerde artış göstermesi dikkat çekerken, bu yükselişin Yalova ekonomisine de olumlu yansıması bekleniyor.

İnce’den Benzin Zammı Uyarısı:Acil Eylem Planı Şart! Haber

İnce’den Benzin Zammı Uyarısı:Acil Eylem Planı Şart!

Muharrem İnce, petrol fiyatlarındaki artış sonrası benzin ve mazot zamlarının gıda enflasyonunu tetikleyebileceğini belirterek hükümete acil eylem planı çağrısında bulundu. Yalova eski Milletvekili Muharrem İnce, küresel petrol piyasalarında yaşanan dalgalanmaların Türkiye ekonomisine etkilerine ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. İnce, özellikle akaryakıt fiyatlarındaki hızlı yükselişin sadece ulaşımı değil, doğrudan gıda fiyatlarını da etkileyeceğini vurguladı. İnce, son gelişmelerin ardından artan maliyetlerin üretim zincirini zorladığını belirterek, iktidara “acil eylem planı” hazırlanması çağrısında bulundu. Petrol Fiyatlarındaki Sert Yükseliş Türkiye’yi Etkiledi Uluslararası piyasalarda yaşanan gerilimlerin ardından petrol fiyatlarında sert yükseliş görüldü. Bu artışın Türkiye’ye de yansıdığı, benzin ve mazot fiyatlarının rekor seviyelere yaklaştığı ifade ediliyor. Akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin yalnızca araç kullanıcılarını değil, üretim ve lojistik maliyetleri üzerinden tüm sektörleri etkilediği belirtiliyor. Özellikle taşımacılık ve tarım alanında maliyet baskısının arttığına dikkat çekiliyor. “Çiftçi Üretemez Hale Gelebilir” Uyarısı Açıklamasında üreticilere özel vurgu yapan İnce, mazot ve gübre maliyetlerindeki artışın çiftçiyi doğrudan üretimden uzaklaştırabileceğini söyledi. Bu durumun zincirleme şekilde gıda fiyatlarına yansıyacağına işaret etti. İnce, “Gıda enflasyonu artacaktır. Hem üreticiyi hem tüketiciyi korumak için derhal önlem alınmalıdır” ifadelerini kullanarak mevcut ekonomik tablonun sürdürülebilir olmadığını dile getirdi. Acil Eylem Planı Çağrısı Muharrem İnce, hükümete yönelik çağrısında şu önerilere dikkat çekti: Çiftçilere yönelik mazot ve gübre desteğinin artırılması Geçmiş dönemlere ait tarımsal destek ödemelerinin hızla yapılması Artan maliyetlere karşı kapsamlı bir ekonomik acil eylem planı hazırlanması İnce, alınacak önlemlerin gecikmesi halinde hem üretici hem de tüketicinin ciddi bir ekonomik baskı altında kalacağını ifade etti.

Yalova’da Araç Sayısı 101 Bine Dayandı! Haber

Yalova’da Araç Sayısı 101 Bine Dayandı!

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan 2026 yılı Şubat ayı motorlu kara taşıtları istatistikleri, Yalova’daki araç sayısındaki artışı bir kez daha gözler önüne serdi. Verilere göre şehirde trafiğe kayıtlı araç sayısı 100 bin 593’e yükselerek dikkat çekici bir seviyeye ulaştı. Araç Dağılımında Otomobil ve Motosiklet Öne Çıkıyor Yalova’daki araçların türlerine bakıldığında en büyük payı otomobiller aldı. Kentte 49 bin 569 otomobil bulunurken, motosiklet sayısının da 24 bin 865’e ulaşması dikkat çekti. Kamyonet sayısı 15 bin 935 olarak kayıtlara geçerken, traktör sayısı 3 bin 666 oldu. Ayrıca 2 bin 623 minibüs, bin 102 otobüs, 2 bin 350 kamyon ve 483 özel amaçlı taşıt trafikte yer aldı. Bu veriler, şehirde bireysel ulaşım araçlarının ağırlıkta olduğunu ortaya koyarken, özellikle motosiklet kullanımındaki yüksek oran dikkat çekiyor. Doğu Marmara’da Son Sırada Yer Aldı Yalova, araç sayısı bakımından Doğu Marmara Bölgesi’ndeki diğer illerin gerisinde kaldı. Aynı dönemde Kocaeli’de 643 bin 598, Sakarya’da 437 bin 067, Düzce’de 162 bin 957, Bolu’da ise 157 bin 776 araç bulunuyor. Bu tabloyla birlikte Yalova, bölgedeki en düşük araç sayısına sahip il olarak son sırada yer aldı. Trafiğe Katılan Araçlarda Dikkat Çeken Değişim Şubat ayında Türkiye genelinde trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 51,9’unu otomobiller oluştururken, motosikletler yüzde 30,3 ile ikinci sırada yer aldı. Ancak bir önceki aya göre otomobil, kamyonet ve minibüs gibi birçok araç türünde düşüş yaşanırken, motosiklet ve traktörde artış görüldü. Geçen yılın aynı ayı ile kıyaslandığında ise yalnızca kamyonet sayısında artış yaşanması, diğer araç türlerinde ise gerileme olması dikkat çekti. Trafikte Net Artış Devam Ediyor 2026 yılının Ocak-Şubat döneminde trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,9 azalarak 266 bin 411’e geriledi. Buna karşın trafikten kaydı silinen araç sayısı yüzde 15,2 artarak 8 bin 186’ya yükseldi. Tüm bu verilere rağmen toplam taşıt sayısında 258 bin 225 adetlik net artış gerçekleşti. Yalova’da araç sayısındaki artış sürerken, şehrin bölgedeki sıralamadaki yeri ve araç türlerindeki değişim dikkat çekiyor. Özellikle motosiklet kullanımındaki yükseliş, kent içi ulaşım alışkanlıklarının değiştiğine işaret ediyor.

Sigara Alarmı: “Her Gün İçenler” 2025’te Yükseldi! Haber

Sigara Alarmı: “Her Gün İçenler” 2025’te Yükseldi!

TÜİK verileri 2022-2025 döneminde tütün kullanımında kritik değişimi işaret ediyor: “Her gün” tüketim artarken, “hiç kullanmayanların” oranı geriledi. TÜİK’in Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması kapsamında yayımlanan “Tütün mamülleri ve alkollü içki kullanma durumu” verileri, 2022 ile 2025 yılları arasında tütün ve alkol tüketim alışkanlıklarında dikkat çekici değişimler olduğunu ortaya koydu. Veriler; kullanım sıklığını “her gün, her hafta, ayda birkaç kere, yılda en az bir kere ve hiç” başlıkları altında ölçerken, ayrıca yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olma durumuna göre kırılım da sunuyor. Genel tabloya bakıldığında, tütün kullanımında “her gün” kategorisinin yükselmesi öne çıkarken, alkolde “hiç içmeyenler” hâlâ çok büyük bir çoğunluğu oluşturuyor. Ancak alkollü içkide “ayda birkaç kere” tüketim oranındaki artış da dikkat çekiyor. Tütün: “Hiç Kullanmayanlar” Azaldı, Günlük Kullanım Arttı Verilere göre toplam nüfusta her gün tütün kullananların oranı 2022’de %27,7 iken 2025’te %29,1’e yükseldi. Bu, yaklaşık 1,3 puanlık bir artış anlamına geliyor. Aynı dönemde tütünü hiç kullanmayanların oranı ise %70,0’ten %68,1’e gerileyerek yaklaşık 1,9 puan düştü. Diğer sıklıklarda da sınırlı artışlar gözleniyor: “her hafta” ve “ayda birkaç kere” gibi kategorilerde küçük yükselişler olsa da asıl yönü belirleyen iki başlık günlük kullanımın artması ve hiç kullanmayanların azalması oldu. Risk Kırılımı: Günlük Tütün Kullanımı Risk Altında Olmayanlarda Daha Yüksek Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski kırılımı, tütün kullanımında net bir fark gösteriyor: Risk altında olanlar: Günlük tütün kullanımı 2022’de %26,0, 2025’te %27,1 Risk altında olmayanlar: Günlük tütün kullanımı 2022’de %28,4, 2025’te %29,7 Her iki grupta da artış var; ancak risk altında olmayanların günlük tütün kullanımı hem 2022’de hem 2025’te daha yüksek seyrediyor. Öte yandan “hiç kullanmayanlar” oranı, risk altında olanlarda daha yüksek kaldığı için, tütün kullanımının toplumun farklı kesimlerinde farklılaştığı görülüyor. Alkol: “Hiç İçmeyenler” Çoğunlukta, “Ayda Birkaç Kere” Artışta Alkol verilerinde en çarpıcı sonuç, “hiç içmeyenlerin” oranının hâlâ çok yüksek olması. Toplam nüfusta: Hiç alkol kullanmayanlar: 2022’de %90,0, 2025’te %89,2 (yaklaşık 0,8 puan düşüş) Ayda birkaç kere içenler: 2022’de %4,0, 2025’te %4,5 (yaklaşık 0,6 puan artış) Her gün alkol kullananlar: 2022’de %0,55, 2025’te %0,48 (çok düşük seviyede, hafif düşüş) Bu tablo, alkol tüketiminde günlük kullanımın çok sınırlı kaldığını; buna karşın “arada-sırada / ayda birkaç kez” tüketimin payının yükseldiğini gösteriyor. Risk Kırılımı: Risk Altında Olanlarda “Hiç İçmeyenler” Daha Yüksek Alkolde AROPE kırılımı daha da belirgin: Risk altında olanlar: “Hiç” oranı 2022’de %95,0, 2025’te %95,1 Risk altında olmayanlar: “Hiç” oranı 2022’de %87,9, 2025’te %87,1 Yani risk altında olanlarda alkol tüketimine katılım çok daha düşük; risk altında olmayanlarda ise “hiç içmeyenlerin” oranı daha aşağıda ve 2025’te bir miktar daha gerilemiş durumda. Ayrıca “ayda birkaç kere” içenler risk altında olmayanlarda artarken, risk altında olanlarda hafif düşüş görülüyor. Genel Değerlendirme: Tütünde Artış Sinyali, Alkollü İçkide Sıklık Kayması 2022-2025 karşılaştırması, tütün kullanımında günlük tüketimin yükseldiğine işaret ederken; alkol tarafında “hiç içmeyen çoğunluk” korunmakla birlikte ayda birkaç kez tüketenlerin oranında artış olduğunu gösteriyor. Özellikle yoksulluk veya sosyal dışlanma riski kırılımı, iki üründe de tüketim davranışlarının sosyoekonomik koşullara göre farklılaştığını ortaya koyuyor. Samet ÖZTÜRK

Ramazan Geldi, Hurma Patladı: 5 Yılda 279 Bin Ton! Haber

Ramazan Geldi, Hurma Patladı: 5 Yılda 279 Bin Ton!

Ramazan ayı sofralarının vazgeçilmezi hurma, market raflarında ve pazarlarda yeniden baş köşeye çıktı. Medine’den Acve’ye, Sukkari’den Kudüs ve İran hurmasına kadar pek çok çeşidi bulunan ürün, özellikle ramazanda tüketimin artmasıyla her yıl daha fazla gündeme geliyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden derlenen bilgilere göre Türkiye, 2021-2025 döneminde toplam 278 bin 691 ton hurma ithal etti. İthalat miktarı yıllar içinde kademeli artış gösterdi: 2021’de 49 bin ton seviyesinde olan alım, sonraki yıllarda yükselerek 2024’te 63 bin tona, 2025’te ise 67 bin tonun üzerine çıktı. Bu tablo, ramazan döneminde hurmaya olan talebin her geçen yıl büyüdüğünü ortaya koydu. İthalattaki artış, ödenen tutarlara da yansıdı. Hurma için 2021’de 52,7 milyon dolar ödenirken, bu rakam 2024’te 103 milyon doları geçti. 2025’te ise 133,6 milyon dolar ile son 5 yılın en yüksek seviyesine ulaşıldı. Böylece Türkiye’nin son 5 yılda hurma ithalatına ödediği toplam tutar 414,4 milyon dolar oldu. İhracatta da hareket var: Rekor 2025’te Türkiye yalnızca ithalat yapmadı; aynı dönemde hurma ihracatında da dikkat çeken bir ivme yakaladı. 2021-2025 arasında 48 bin 847 ton hurma ihraç edilirken, bu satışların toplam karşılığı 125,1 milyon dolar olarak kaydedildi. En yüksek ihracat geliri ise 2025’te 31,9 milyon dolar ile gerçekleşti. Geçen yıl Türkiye’nin hurma satışında öne çıkan ülkeler arasında ABD, Birleşik Krallık ve Avustralya yer aldı. Hurmaya talebin ramazanla birlikte zirveye çıktığı bu günlerde hem ithalat rakamları hem de fiyatların nasıl şekilleneceği merakla takip ediliyor.

Fransa’da İslamofobi Patladı! Haber

Fransa’da İslamofobi Patladı!

Fransa’da 2025 yılına ilişkin din karşıtı vakalara dair İçişleri Bakanlığı verileri açıklandı. Paylaşılan bilgilere göre ülkede yaklaşık 2 bin 500 din karşıtı vaka kayıtlara geçti. Toplam sayı önceki yıla benzer seviyede kalırken, vakaların dağılımında belirgin değişimler yaşandığı bildirildi. Verilere göre Müslüman karşıtı (İslamofobi içeren) vakalar 2025’te dikkat çekici biçimde arttı. 2024 yılında 173 olarak kaydedilen olay sayısı, 2025’te 326’ya yükseldi. Bu artış, bir önceki yıla göre %88’lik yükseliş anlamına geliyor. Açıklanan tabloda Hristiyan karşıtı vakalarda da artış görüldü. 2025’te 843 Hristiyan karşıtı vaka kayda geçti ve bu rakamın %9 artış olduğu ifade edildi. Yahudi karşıtı vakalarda ise düşüş dikkat çekti: 2025’te 1320 Yahudi karşıtı vaka kayıtlara geçerken, bu alanda %16 azalma olduğu belirtildi. Bakanlık değerlendirmesinde, olayların niteliğine dair detaylar da yer aldı. Buna göre Müslüman karşıtı vakaların %64’ünü, Yahudi karşıtı vakaların ise %67’sini; fiziksel ve sözlü saldırılar ile çevrim içi nefret söylemi gibi unsurlar oluşturdu. Hristiyan karşıtı vakalarda ise ağırlıklı tablo farklı: Olayların %87’si, Hristiyanlara ait mülklere ve ibadet yerlerine zarar verilmesi şeklinde kaydedildi. Öte yandan geçen yıl yaşanan bazı saldırılarda Aboubakar Cisse ve Hichem Miraoui isimli iki Müslümanın hayatını kaybettiği bilgisi de verilerde yer aldı. Yetkililer, din karşıtı eylemlerle ilgili kayıtların takip edildiğini ve olayların soruşturma süreçleri kapsamında değerlendirildiğini belirtiyor. 2025 verileri, toplam din karşıtı vaka sayısı büyük ölçüde aynı kalsa da, Müslüman karşıtlığı içeren olaylardaki hızlı yükselişin kamuoyunda ve güvenlik birimlerinde daha yakından izlenen başlıklardan biri haline geldiğine işaret ediyor.

Emekli Aylıkları İçin Gözler 5 Ocak'a Çevrildi! Haber

Emekli Aylıkları İçin Gözler 5 Ocak'a Çevrildi!

Milyonlarca emeklinin gözü, ocak ayında açıklanacak enflasyon verilerine çevrildi. En düşük emekli aylığının ne kadar olacağı, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 5 Ocak’ta açıklanacak aralık ayı enflasyon rakamlarıyla birlikte büyük ölçüde netleşecek. Bu veriyle, yılın ikinci yarısına ilişkin kesin enflasyon oranı ortaya çıkmış olacak. Aynı gün, ekonomi yönetiminin önemli başlıkları değerlendirmek üzere **Ekonomi Koordinasyon Kurulu**nun da Beştepe’de toplanması bekleniyor. Toplantının, Cevdet Yılmaz başkanlığında yapılacağı ve gündemin en önemli maddelerinden birinin en düşük emekli aylığına yapılacak artış olacağı ifade ediliyor. En Düşük Emekli Aylığında Olası Senaryolar Geçtiğimiz temmuz ayında, 6 aylık enflasyon farkı doğrultusunda yapılan artışla en düşük emekli aylığı 14 bin 469 liradan 16 bin 881 liraya yükselmişti. Ekonomi yönetiminin önceki dönemlerde izlediği uygulamalar dikkate alındığında, bu yıl da benzer bir yöntemin izlenmesi güçlü bir ihtimal olarak değerlendiriliyor. Yılın ikinci yarısına ait enflasyon oranının kesinleşmesiyle birlikte, en düşük emekli aylığına yapılacak artış oranı da netlik kazanacak. Nihai rakam, TÜİK’in 5 Ocak’ta açıklayacağı veriler sonrasında belirlenecek. Enflasyon Yüzde 31 Olursa Aylıklar Ne Kadar Artacak? Piyasa beklentilerine göre, yıl sonu enflasyonunun yüzde 31 seviyesinde gerçekleşmesi durumunda, 6 aylık enflasyon farkının yaklaşık yüzde 12,28 olacağı hesaplanıyor. Bu oranın en düşük emekli aylığına yansıtılması halinde, mevcut 16 bin 881 liralık aylığın yaklaşık 18 bin 800–19 bin lira bandına yükselmesi öngörülüyor. Bu hesaplama, mevcut mevzuat ve önceki dönem uygulamaları esas alınarak yapılan bir tahmin niteliği taşıyor. Kesin tutar, resmi kararlar ve yasal düzenleme sonrasında açıklanacak. Artış İçin Yasal Düzenleme Gerekecek En düşük emekli aylığının artırılabilmesi için yasal düzenleme yapılması gerekiyor. Bu kapsamda, Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından hazırlanması beklenen mali kanun teklifinde, en düşük emekli aylığına ilişkin düzenlemenin yer alacağı belirtiliyor. Söz konusu teklifin, ocak ayı içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulması planlanıyor. 14–15 maddeden oluşması beklenen kanun teklifinde, yalnızca emekli aylıkları değil, çalışma hayatına dair farklı başlıkların da yer alacağı ifade ediliyor. Teklifte ayrıca, asgari ücrette işverene sağlanan desteğin artırılmasına yönelik düzenlemelerin bulunabileceği de konuşuluyor. Resmi Gazete Sonrası Uygulama Başlayacak Kanun teklifinin Meclis’te kabul edilmesinin ardından Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte düzenleme yürürlüğe girecek. Bu süreç tamamlandığında, emekliler ocak ayı içerisinde yeni aylık tutarlarını net olarak öğrenmiş olacak. Ekonomi yönetimi ve Meclis takvimi doğrultusunda önümüzdeki günler, milyonlarca emekli için belirleyici olacak. Gözler hem TÜİK’in açıklayacağı enflasyon verilerinde hem de Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantısından çıkacak kararlarda olacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.