Hava Durumu

#Aile

Söylemci - Aile haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aile haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Daha Mutlu: 2025’te Mutluluk Oranı Yüzde 53,3’e Yükseldi Haber

Türkiye Daha Mutlu: 2025’te Mutluluk Oranı Yüzde 53,3’e Yükseldi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçları, Türkiye’de mutluluk oranının yeniden yükselişe geçtiğini ortaya koydu. 2024 yılında yüzde 49,6 olan mutlu birey oranı, 2025’te 3,7 puan artarak yüzde 53,3’e çıktı. Buna karşılık mutsuz olduğunu beyan edenlerin oranı yüzde 14,5’ten yüzde 13,0’a geriledi. Böylece her iki kişiden biri kendini mutlu olarak tanımlarken, mutsuzluk oranında da dikkat çekici bir düşüş yaşandı. Genel mutluluk düzeyi (%), 2020-2025 Kadınlar Daha Mutlu Araştırma sonuçları, kadınların erkeklere kıyasla daha yüksek mutluluk oranına sahip olduğunu gösterdi. 2025 yılında mutlu olduğunu belirten erkeklerin oranı yüzde 51,4 olurken, kadınlarda bu oran yüzde 55,1’e ulaştı. Bir önceki yıla göre hem erkeklerde hem kadınlarda artış kaydedildi. Ancak kadınların mutluluk düzeyi erkeklerin üzerinde seyretmeye devam etti. Cinsiyete göre mutlu olduğunu beyan edenlerin oranı (%), 2020-2025 En Büyük Sıçrama 55-64 Yaş Grubunda Yaş gruplarına göre incelendiğinde mutluluk oranının tüm gruplarda arttığı görüldü. En dikkat çekici artış ise 55-64 yaş grubunda gerçekleşti. Bu yaş aralığında mutluluk oranı yüzde 47,5’ten yüzde 54,6’ya çıkarak 7,1 puanlık artış gösterdi. Diğer yaş gruplarında da yükseliş dikkat çekti: 18-24 yaş grubunda yüzde 54,4 25-34 yaş grubunda yüzde 53,6 35-44 yaş grubunda yüzde 52,9 45-54 yaş grubunda yüzde 50,8 65 yaş ve üzerindekilerde yüzde 54,3 Veriler, özellikle orta yaş ve üzeri gruplarda mutluluk algısının belirgin şekilde güçlendiğini ortaya koydu. Evli Bireyler Daha Mutlu Araştırma sonuçlarına göre evli bireylerin mutluluk oranı, evli olmayanlara göre daha yüksek. 2025 yılında evli bireylerin yüzde 56,9’u mutlu olduğunu belirtirken, evli olmayanlarda bu oran yüzde 46,6’da kaldı. Evli erkeklerin yüzde 54,2’si, evli kadınların ise yüzde 59,6’sı mutlu olduğunu ifade etti. Bu tablo, evlilik kurumunun bireylerin mutluluk algısında önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Mutluluğun Kaynağı: Aile ve Sağlık Bireylere mutluluk kaynağı olan kişiler sorulduğunda, açık ara farkla “aile” ilk sırada yer aldı. Katılımcıların yüzde 69’u en çok ailelerinin kendilerini mutlu ettiğini belirtti. Bunu sırasıyla: Yüzde 15,6 ile çocuklar Yüzde 4,8 ile kişinin kendisi Yüzde 3,9 ile eşi Yüzde 3,3 ile anne/baba Yüzde 1,9 ile torunlar izledi. Mutluluğun kaynağı olan değerler incelendiğinde ise ilk sırada “sağlıklı olmak” yer aldı. Katılımcıların yüzde 64,9’u sağlığın kendilerini en çok mutlu eden unsur olduğunu söyledi. Sağlığı; sevgi (yüzde 14,7), başarı (yüzde 9,8), para (yüzde 7,7) ve iş (yüzde 2,7) takip etti. Bu sonuçlar, maddi unsurlardan ziyade manevi ve temel yaşam değerlerinin ön planda olduğunu gösterdi. Her 100 Kişiden 67’si Geleceğinden Umutlu Araştırmaya göre toplumun büyük bölümü geleceğe umutla bakıyor. 2025 yılında bireylerin yüzde 67,1’i kendi geleceğinden umutlu olduğunu ifade etti. Bu oran erkeklerde yüzde 67,1, kadınlarda ise yüzde 67,2 olarak neredeyse eşit seviyede gerçekleşti. Umut düzeyindeki bu denge, toplumsal beklentiler açısından dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Ortalama Yaşam Memnuniyeti 5,7 Seviyesinde Katılımcılardan hayatlarını bir bütün olarak 0 ile 10 arasında değerlendirmeleri istendiğinde, Türkiye genelinde ortalama yaşam memnuniyeti puanı 5,7 olarak hesaplandı. Bu oran 2024 yılında da aynı seviyedeydi. Hem erkeklerde hem kadınlarda ortalama memnuniyet düzeyinin değişmemesi, genel algının istikrarlı seyrettiğini gösteriyor. Yaşam memnuniyet düzeyi, 2020-2025 En Yüksek Memnuniyet Asayiş Hizmetlerinde Kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeyi incelendiğinde, 2025 yılında en yüksek oran yüzde 74,1 ile asayiş hizmetlerinde görüldü. Bunu sırasıyla: Ulaştırma hizmetleri (yüzde 71,3) Sağlık hizmetleri (yüzde 69,4) Sosyal Güvenlik Kurumu hizmetleri (yüzde 64,5) Adli hizmetler (yüzde 60,5) Eğitim hizmetleri (yüzde 58,7) izledi. Kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeyi (%), 2025 En Büyük Sorun: Hayat Pahalılığı Araştırmada bireylere ülkenin en önemli sorunu da soruldu. 2025 yılında hayat pahalılığı yüzde 31,3 ile ilk sırada yer aldı. Yoksulluk yüzde 16,5 ile ikinci sırada, eğitim ise yüzde 16,1 ile üçüncü sırada yer aldı. Bu sonuç, ekonomik kaygıların toplumun öncelikli gündem maddesi olmaya devam ettiğini gösterdi. Ülkenin en önemli sorunu (%), 2024-2025 Genel Tablo: Ilımlı İyileşme, Ekonomik Hassasiyet 2025 Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçları, Türkiye’de mutluluk oranında artış ve mutsuzlukta azalış olduğunu ortaya koyuyor. Aile, sağlık ve umut duygusu toplumun temel dayanakları olmaya devam ederken; ekonomik koşullar ise en önemli sorun olarak öne çıkıyor. Veriler, toplumsal psikolojide temkinli bir iyimserliğe işaret ederken, ekonomik beklentilerin önümüzdeki dönemde mutluluk düzeyi üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini gösteriyor. SAMET ÖZTÜRK

120 Metre Derinde Sahur: Baret Işığında İlk Ramazan Haber

120 Metre Derinde Sahur: Baret Işığında İlk Ramazan

Zonguldak’ta yerin metrelerce altında çalışan maden işçileri, Ramazan ayının ilk sahurunu ocak içinde kurdukları mütevazı sofrada yaptı. Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde özel bir şirketin işlettiği maden ocağında vardiyada olan işçiler, sahur vakti yaklaşınca kömür üretiminde kullanılan ağaç direk ve kalaslardan küçük bir masa hazırladı. Fotoğraf:AA Baret lambalarının aydınlattığı yer altında, yanlarında getirdikleri domates, salatalık, soğan, biber, peynir, zeytin, konserve ve ekmekle sahurlarını yapan işçiler, kömür karası elleriyle lokmalarını paylaştı. Ailelerinden uzakta, 120 metre derinlikte yapılan duanın ardından oruç için niyet eden madenciler, sahur sonrası yeniden iş başı yaptı. Fotoğraf:AA Yaklaşık 15 yıldır maden işçiliği yapan Şener Zurnalı, şartların ağır olduğunu ve gurbette sahur yapmanın kendilerini duygulandırdığını söyledi. Zurnalı, “Yer altı zor ama ekmek parası… Evden ne getirdiysek burada arkadaşlarla paylaşıp birlikte yiyoruz. Sahurdan sonra işimize devam ediyoruz” dedi. 12 yıllık maden işçisi Selahattin Ordu da yer altına inildiğinde dış dünyayla bağın koptuğunu belirterek, “120 metre aşağıda şartlar ağır. Kısa süreliğine her şeyi unutuyoruz. Aile evde başka ama burada da arkadaşlarımız bir aile gibi; birbirimize destek oluyoruz. Geçim için bu şartları kabul ediyoruz” ifadelerini kullandı. Fotoğraf:AA

Yalova'da Çocukların Hayal Gücü Sergilendi: Ödüller Verildi! Haber

Yalova'da Çocukların Hayal Gücü Sergilendi: Ödüller Verildi!

Yalova’da öğrencilerin hayal gücünü ve sanatsal ifade becerilerini desteklemek amacıyla düzenlenen “Rüyalar Ülkesi: Ailemle Farklı Dünyalar” temalı resim yarışmasının ödül töreni gerçekleştirildi. Atatürk Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen yarışmanın final programında, öğrencilerin aile kavramını resim sanatıyla yorumladığı eserler büyük beğeni topladı. Protokol, eğitimciler ve aileler törende buluştu Ödül töreni; Yalova Vali Yardımcısı Osman Sarı, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Osman Şeliman, İl Milli Eğitim Müdürlüğü şube müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve velilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Geniş katılımlı program, öğrencilerin sanatsal çalışmalarını görünür kılmasının yanı sıra okul-aile iş birliğini güçlendiren bir buluşma niteliği taşıdı. Törende, yarışmanın amacı ve kapsamına ilişkin değerlendirmeler yapılırken, öğrencilerin eserleri üzerinden aile bağları, paylaşım, birlikte vakit geçirme, farklı dünyaları keşfetme ve hayal gücü gibi temaların öne çıktığı ifade edildi. Katılımcılar, çocukların duygu dünyalarını sanat aracılığıyla anlatabilmesinin önemine dikkat çekti. Öğrencilerin hayal dünyası resimlere yansıdı “Rüyalar Ülkesi: Ailemle Farklı Dünyalar” temasıyla hazırlanan resimlerde öğrenciler, aile kavramını sadece gündelik yaşamla sınırlı tutmayıp hayal ettikleri dünyalarla birleştirerek özgün anlatımlar ortaya koydu. Çalışmalarda renk kullanımı, kompozisyon, konu bütünlüğü ve yaratıcı fikirler dikkat çekerken; aile olgusunun çocukların gözünden nasıl şekillendiğine dair güçlü bir perspektif sunuldu. Atatürk BİLSEM’in yürüttüğü yarışmanın, öğrencileri sanata teşvik etmesinin yanında özgüven ve ifade becerilerini geliştirmeye katkı sağladığı belirtildi. Yarışma sürecinde öğretmenlerin rehberliği ve velilerin desteğinin de öğrencilerin üretim motivasyonunu artırdığı vurgulandı. Dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi Jüri değerlendirmesi sonucunda dereceye giren öğrencilere ödülleri protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Törende öğrencilerin mutluluğu ve heyecanı gözlerden kaçmazken, aileler de çocuklarının emeklerinin karşılık bulmasından dolayı gurur yaşadı. Program, ödül takdiminin ardından hatıra fotoğraflarının çekilmesi ile sona erdi.

Bir Uygulama, Onlarca Hizmet: e-Diyanet 882 Bin İndirmeyi Aştı! Haber

Bir Uygulama, Onlarca Hizmet: e-Diyanet 882 Bin İndirmeyi Aştı!

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bugüne kadar farklı kanallarda sunduğu dijital içerik ve hizmetleri aynı noktada birleştiren e-Diyanet uygulaması, kısa sürede dikkat çeken bir eşiği geride bıraktı. Başkanlığın açıklamasına göre uygulama, şimdiye kadar 882 bin kullanıcı tarafından indirildi. Peki bu uygulamada tam olarak neler var; kullanıcıların ilgisini çeken detaylar hangileri? Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde Strateji Geliştirme Başkanlığı Bilgi İşlem Daire Başkanlığı tarafından geliştirilen e-Diyanet, 27 Ağustos 2025’te düzenlenen tanıtım programıyla resmen kullanıcıların hizmetine sunuldu. Uygulamanın temel hedefi; dini bilgiyi daha erişilebilir kılmak, günlük ibadet pratiklerini kolaylaştırmak ve Diyanet’in sunduğu dijital hizmetlere tek noktadan erişim sağlamak olarak öne çıkıyor. Tek uygulamada geniş içerik: Hangi başlıklar var? Uygulamanın içeriği, yalnızca tek bir alana odaklanmak yerine geniş bir yelpazeye yayılıyor. Kullanıcıların karşılaştığı ana kategoriler arasında Kur’an-ı Kerim, hadis, namaz vakitleri, fetva, ibadet, radyo, yayınlar, aile ve kurumsal başlıkları yer alıyor. Bu çeşitlilik, e-Diyanet’i sadece “bilgi okuma” uygulaması olmaktan çıkarıp günlük kullanımda pratik bir asistana dönüştürmeyi hedefliyor. Diyanet’in verdiği bilgilere göre uygulama; farklı yaş gruplarına hitap edecek şekilde tasarlanırken, kullanıcı deneyimini artırmaya dönük özelliklerle de destekleniyor. Özellikle kişiselleştirme imkânı ve bütünleşik hizmet sunumu vurgusu, uygulamanın “tek çatı” iddiasını güçlendiren unsurlar arasında gösteriliyor. 6 dil desteği, 8 ana modül ve onlarca fonksiyon Açıklamalarda öne çıkan bir diğer detay ise e-Diyanet’in teknik ve içerik altyapısı. Uygulama; 6 dil desteği, 8 ana modül ve çok sayıda alt fonksiyon ile Diyanet’in dijital hizmetlerini mobil ortamda bir araya getiriyor. Bu yaklaşım, farklı kullanıcı profillerinin kendi ihtiyaçlarına göre uygulamayı kullanabilmesini amaçlıyor. Ayrıca uygulamanın “sabit” bir ürün olarak bırakılmadığı; kullanıcı geri bildirimleri doğrultusunda sürekli geliştirildiği ve güncellendiği belirtiliyor. Bu da indirme sayısının artmasında etkili olan unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor. BTK’dan ödül: Dikkat çeken başarı Uygulamanın yalnızca kullanıcı sayısıyla değil, aldığı ödülle de gündeme geldiği ifade ediliyor. e-Diyanet, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından ödüle layık görüldü. Bu ödül, uygulamanın dijital kamu hizmetleri alanında ulaştığı etkiyi ve görünürlüğü artıran önemli bir gelişme olarak kayda geçti. Nereden indiriliyor? Diyanet’in e-Diyanet uygulaması, Google Play Store ve App Store üzerinden indirilebiliyor. Tek uygulama üzerinden çok sayıda hizmete erişim vaadiyle yola çıkan e-Diyanet’in, önümüzdeki dönemde yapılacak güncellemelerle hangi yeni özellikleri kullanıcılarla buluşturacağı ise merak konusu.

Erdoğan’dan “En Az 3 Çocuk” Vurgusu: “Neslimizi Çoğaltmamız Lazım”! Haber

Erdoğan’dan “En Az 3 Çocuk” Vurgusu: “Neslimizi Çoğaltmamız Lazım”!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, nüfus artış hızında istenen seviyeye ulaşılamadığını belirterek “En az üç çocuk” çağrısını yineledi. İstanbul’daki Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen “Hane” İslam Sanatları Sergisi açılışına katılan Erdoğan, program sonrası sanatçı ve katılımcıların sorularını yanıtladı. Konuşmasında hem geleneksel İslam sanatlarının korunmasına hem de aile ve nüfus konusuna dikkat çekti. Erdoğan, güçlü ailenin önemine vurgu yaparak, “Devamlı söylediğim bir söz var; ‘en az üç çocuk’ diyorum. Bu tabii güçlü bir ailenin olmazsa olmazı. Neslimizi çoğaltmamız lazım. Bu neslin artması lazım” ifadelerini kullandı. “Geleneksel İslam sanatları medeniyetin derinliğini yansıtıyor” Açılışta sergideki eserleri tek tek incelediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, minyatür, ebru, çini, hüsnühat ve tezhip gibi alanların inanç ve medeniyetin estetik birikimini taşıdığını dile getirdi. Bu sanatların “yüksek estetik şuurun” somutlaşmış hali olduğunu belirten Erdoğan, eserlerin titiz emek ve seçkin üslubun ürünü olduğunu söyledi. Erdoğan, İstanbul’un fetihten sonra İslam sanatlarının dünya merkezlerinden biri haline geldiğini hatırlatarak, 15. yüzyıldan itibaren Ali bin Yahya Sufi, Şeyh Hamdullah ve Hafız Osman gibi ustaların burada önemli eserler verdiğini ifade etti. Ayrıca İstanbul’daki vatandaşları ve imkânı olan herkesi “Hane” sergisini ziyaret etmeye davet etti; serginin küratörü ve sanatçılarını tebrik etti. Hasan Çelebi’yi andı: “Kabri nur, mekânı cennet olsun” Konuşmasında, geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden ve “hattatların reisi” olarak anılan merhum Hasan Çelebi’yi de yad eden Erdoğan, Çelebi’nin ömrünün 60 yılını hat sanatına adadığını söyledi. Erdoğan, Türkiye’de ve yurt dışında çok sayıda caminin hat eserleriyle tezyin edildiğini belirterek, İslam sanatlarına katkı veren tüm isimlere rahmet diledi. “Teknoloji ve dijital kültür geleneksel sanatları tehdit edebiliyor” Hat ve tezhibin sabır, emek ve süreklilik gerektirdiğini vurgulayan Erdoğan, bu sanatların yaşatılmasının özellikle dijital kültürün etkisinin arttığı günümüzde daha da önemli olduğunu söyledi. Sanatçıların yalnızca eser üretmediğini, aynı zamanda sanatın beslendiği tarih, kültür ve medeniyetle bağ kurduğunu belirten Erdoğan, geleneksel sanatları öğrenen ve öğreten herkesi tebrik etti. “Kültürel miras yeni nesillerin ekleriyle zenginleşir” Cumhurbaşkanı Erdoğan, kültürel mirasın ancak yeni nesillerin katkılarıyla kökleşip süreklilik kazanacağını ifade etti. Sergideki eserlerin, geçmişle gelecek arasında bir köprü kurduğunu dile getiren Erdoğan, serginin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür etti. “Aile Yılı” hatırlatması ve nüfus mesajı Nüfus konusuna ayrıca parantez açan Erdoğan, kendisinin dede olduğunu ve 9 torunu bulunduğunu belirtti. “En az üç çocuk” çağrısını bu çerçevede yeniden gündeme getiren Erdoğan, nüfus artışı konusunda hâlâ netice alınamadığını söyledi. Yakın çevresinde dahi nüfus artışına mesafeli yaklaşımlar gördüğünü ifade eden Erdoğan, bunun kendisini üzdüğünü kaydetti. Tophane-i Amire’deki buluşmanın, nüfus artışı noktasında “yeni bir adıma vesile olmasını” temenni etti. “Bu eserler asla ihmal edilmemeli” Konuşmasının devamında Erdoğan, Tophane-i Amire gibi tarihî mekânların kültür-sanat hayatı için değer taşıdığını vurguladı. Tarihî yapıların korunması ve gelecek nesillere aktarılması için yatırımların sürmesi gerektiğini belirten Erdoğan, özellikle restorasyon ve renovasyon çalışmalarının önemine işaret etti. Ayrıca kendisine hediye edilen eserlerin sergileneceği bir müze projesinden de söz ederek, bu koleksiyonun halkın istifadesine açılacağını söyledi.

SGK Avukatı Zekeriya Polat’a Veda: Cenaze Kahramanmaraş’ta Defnedildi! Haber

SGK Avukatı Zekeriya Polat’a Veda: Cenaze Kahramanmaraş’ta Defnedildi!

Yalova’da SGK İl Müdürlüğü binasında uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitiren avukat Zekeriya Polat, memleketi Kahramanmaraş’ın Ekinözü ilçesinde son yolculuğuna uğurlandı. Aile, olayın “tartışma sonrası” gerçekleştiği yönündeki iddialara itiraz ederek, sürecin çarpıtılmamasını ve adaletin eksiksiz işletilmesini istedi. SGK Binasında Silahlı Saldırı Edinilen bilgilere göre olay, Yalova’daki Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürlüğü binasında yaşandı. Şüpheli H.H.’nin, emeklilik sürecine ilişkin mahkemelik olduğu dosya kapsamında yargılama giderleri için başlatılan icra takibi nedeniyle kuruma geldiği, burada SGK avukatı Zekeriya Polat ile görüşmek istediği belirtildi. Görüşme sırasında yanında bulunan tabancayla Polat’a ateş eden şüpheli, olayın ardından kaçmaya çalışsa da kısa sürede yakalandı. Ağır yaralanan Polat ise kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Baba Ocağında Helallik Alındı Hayatını kaybeden avukat Zekeriya Polat’ın cenazesi, Yalova’dan alınarak Kahramanmaraş’ın Ekinözü ilçesine bağlı Ataköy Mahallesi’ndeki baba evine götürüldü. Burada yakınları ve mahalle sakinlerinin katılımıyla helallik alındı, ardından cenaze namazı kılındı. Polat’ın naaşı, mahalle mezarlığında toprağa verildi. Aileden “Olay Çarpıtılmasın” Tepkisi Cenaze töreninin ardından konuşan Polat’ın ailesi, kamuoyuna yansıyan bazı anlatımlara itiraz etti. Polat’ın ağabeyi Hulusi Polat, olayın “odada tartışma çıktığı ve tartışmanın ardından vurulduğu” şeklinde aktarılmasını kabul etmediklerini belirterek, bu bilginin gerçeği yansıtmadığını öne sürdü. Ağabey Polat’ın anlatımına göre, şüpheli H.H.’nin bir gün öncesinde kuruma geldiği, kurum yöneticileriyle görüştüğü ve dosyaya ilişkin yönlendirme yapıldığı ifade edildi. Aile, Zekeriya Polat’ın dosyanın kendilerine ulaştığını belirttiğini, görüşmenin telefonla da çözülebileceğini söylediğini; ancak ertesi gün şüphelinin randevu ile kuruma gelerek avukatın odasına silahla birlikte ulaştığını iddia etti. Bu noktada güvenlik tedbirlerine ilişkin soru işaretlerinin bulunduğunu dile getiren aile, olayın “kasten ve doğrudan öldürme amacıyla” gerçekleştiğini savundu. “Yetkililerden Destek Bekliyoruz” Ailenin bir diğer ferdi Recep Polat da Zekeriya Polat’ın geride eşini ve iki buçuk yaşındaki çocuğunu bıraktığını hatırlatarak, yetkililerden destek ve hassasiyet beklediklerini söyledi. Aile, hem soruşturma sürecinin titizlikle yürütülmesini hem de kamuoyuna yansıyan bilgilerin doğru şekilde düzeltilmesini talep etti. Soruşturma Süreci Yakından İzleniyor Olayla ilgili adli sürecin devam ettiği, şüphelinin yakalanmasının ardından soruşturma kapsamında işlemlerin sürdürüldüğü öğrenildi. Ailenin açıklamalarının ardından, saldırının nasıl gerçekleştiği, kurum binasına silahla giriş iddiaları ve güvenlik zafiyeti olup olmadığı gibi başlıkların da soruşturma sürecinde netleşmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.