
Yeniden Refah Partisi İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, kamuoyunda yeniden tartışma yaratan Jeffrey Epstein dosyalarına ilişkin iki ayrı soru önergesini TBMM Başkanlığı’na sundu. Bekin, iddiaların “Türkiye bağlantısı” olduğu yönündeki tartışmaların ciddiyetle ele alınması gerektiğini vurgulayarak, hem çocukların korunması hem de olası temasların ortaya çıkarılması için kapsamlı yanıt talep etti.
Önergelerden ilki, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nı ilgilendiren başlıklara odaklandı. Bekin, dosyada yer aldığı ileri sürülen “Türkiye’den çocukların kaçırıldığı” iddialarının açıklığa kavuşturulmasını isterken; kayıp çocuk sayıları, bu çocuklara ulaşılma oranı ve korunmaya muhtaç çocukların bulunduğu alanlarda denetim yapılıp yapılmadığına dair detaylı sorular yöneltti.
Bekin’in metninde, Jeffrey Epstein’in 10 Ağustos 2019’da New York’ta, Manhattan’daki bir federal gözaltı merkezinde ölü bulunduğu hatırlatıldı. Ayrıca, yıllar içinde ortaya çıkan belgelerin Epstein’in “küresel ölçekte” geniş bir çevreyle temaslarını gündeme taşıdığı; son dönemde ise ABD Adalet Bakanlığı tarafından “milyonlarca yeni belgenin” kamuoyuyla paylaşıldığı iddialarının tartışmayı büyüttüğü ifade edildi. Bu kapsamda, belgelerde Türkiye’ye dair izler bulunduğu yönündeki haber ve paylaşımların “acil ve şeffaf biçimde incelenmesi gerektiği” savunuldu.
Kayıp çocuklar ve denetimler: “Ne kadar çocuk kayboldu, kaçı bulundu?”
Bekin’in Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması istemiyle yönelttiği soruların merkezinde şu başlıklar yer aldı:
“Epstein davasının Türkiye bağlantıları bulunduğu” iddialarına yönelik bakanlıkça soruşturma başlatılıp başlatılmadığı 2020–2025 yılları arasında Türkiye’de kaç çocuğun kaybolduğu ve kaçına ulaşıldığı TÜİK Adli İstatistik verilerine atıfla gündeme gelen geçmiş dönem kayıp çocuk sayıları sonrası, ilgili yıllarda kaybolan çocukların akıbetine dair güncel tablo “Bu suç ağı nedeniyle mağdur olan çocuklar var mı?” sorusu ve varsa tespit süreci Okullar ve yetiştirme yurtları gibi alanlarda denetimlerin yapılıp yapılmadığı?
Bekin, özellikle “çocukların korunmasına dönük erken uyarı ve izleme mekanizmaları”nın bu tür iddialarda hayati önem taşıdığını belirterek, iddialar doğru olsun ya da olmasın, kamuoyunun güvenini sağlayacak net bilgilerin paylaşılmasının kritik olduğunu dile getirdi.
Sınır kayıtları, temaslar, bağışlar: “Türkiye’ye giriş-çıkış oldu mu?”
İkinci önerge ise İçişleri Bakanlığı ve Bakan Ali Yerlikaya’ın yanıtlaması istemiyle hazırlandı. Bu önergede daha çok güvenlik, sınır hareketleri ve olası bağlantılar sorgulandı. Bekin, iddialara konu kişi ya da bağlantılı isimlerin Türkiye’ye giriş-çıkış yapıp yapmadığını, yaptıysa kimlerle veya hangi kurumlarla temas kurduklarının tespit edilip edilmediğini sordu.
Önergede ayrıca şu başlıklara yanıt istendi:
Epstein’in Türkiye’de herhangi bir siyasetçi, yönetici veya üst düzey kamu görevlisi ile iletişime geçip geçmediği Epstein’le ilişkilendirilen fonlar üzerinden Türkiye’de herhangi bir kuruma bağış yapılıp yapılmadığı ve varsa buna yönelik bir inceleme yürütülüp yürütülmediği “Ağ kurarak istihbarat topladığı” iddiaları bağlamında Türkiye’den herhangi bir bilgi sızıntısı olup olmadığı?
Bekin’in önergeleri, “Türkiye ayağı” iddialarının yalnızca sosyal medya tartışmalarıyla sınırlı kalmaması; somut veriler, resmi kayıtlar ve denetim raporları üzerinden değerlendirilmesi gerektiği çağrısıyla Meclis gündemine taşınmış oldu.