
2025 yılı itibarıyla “Hayatım bir yıl sonra daha iyi olacak” diyenlerin oranı yüzde 25,2 olarak ölçüldü. Bu oran, uzun yıllar ortalamasının altında kalırken, iyimser beklentilerin geçmişe kıyasla zayıfladığını gösterdi.
2003’ten 2025’e: İyimserlikte Gerileme
2003 yılında geleceğe dair iyimser olanların oranı yüzde 44,6 seviyesindeydi. Ancak sonraki yıllarda bu oran kademeli olarak geriledi.
2009’da yüzde 23,5 ile dikkat çekici bir düşüş yaşanırken, 2015 ve 2016 yıllarında yeniden yükseliş görüldü. 2016’da yüzde 42,2’ye ulaşan “daha iyi olacak” beklentisi, sonraki dönemde tekrar düşüş eğilimine girdi.
Özellikle 2021 yılında yüzde 20,9 ile serinin en düşük seviyelerinden biri kaydedildi. 2025’teki yüzde 25,2’lik oran ise sınırlı bir toparlanmaya işaret ediyor.
Çoğunluk “Aynı Kalacak” Diyor
2025 verilerine göre en yüksek oran, yüzde 42,0 ile “hayatım aynı kalacak” diyenlerde görüldü.
Bu kategori, 2003’ten bu yana genellikle yüzde 40-45 bandında seyrediyor. 2009 yılında yüzde 48,5 ile zirve yapan “aynı olacak” beklentisi, toplumda temkinli bir bakış açısının yaygın olduğunu gösteriyor.
Son yıllarda iyimserlik ve kötümserlik arasında sıkışan beklentiler, 2025 itibarıyla daha çok “değişmeyecek” yönünde şekillenmiş durumda.
Kötümserlik 2021’de Zirve Yaptı
“Daha kötü olacak” diyenlerin oranı 2003’te yüzde 9,2 seviyesindeydi. Ancak yıllar içinde dalgalı bir artış eğilimi gözlendi.
2021 yılında yüzde 33,8 ile serinin en yüksek seviyesine ulaşıldı. Bu dönem, toplumsal ve ekonomik belirsizliklerin beklentilere güçlü biçimde yansıdığı bir yıl olarak kayıtlara geçti.
2025’te ise kötümser oran yüzde 25,3 olarak ölçüldü. Bu oran, 2021’e göre gerileme gösterse de geçmiş yılların ortalamasının üzerinde seyrediyor.
Kararsızların Oranı Geriledi
“Fikrim yok” diyenlerin oranı 2003 yılında yüzde 12,1 iken, 2025’te yüzde 7,6’ya düştü.
Bu azalma, bireylerin gelecek konusunda daha net bir beklentiye sahip olduğunu gösteriyor. Toplumda kararsızlık azalırken, iyimserlik ve kötümserlik daha belirgin hale gelmiş durumda.
Genel Tablo: Temkinli Bekleyiş
2003-2025 dönemine bakıldığında Türkiye’de gelecek beklentilerinin ekonomik ve sosyal gelişmelere paralel olarak dalgalandığı görülüyor.
2000’li yılların başında güçlü iyimserlik, 2008-2009 döneminde belirgin düşüş, 2015-2016’da toparlanma, 2021’de zirve yapan kötümserlik, 2025’te ise temkinli bir denge…
2025 itibarıyla toplumun büyük bölümü hayatının aynı kalacağını düşünüyor. İyimserler ile kötümserler arasındaki fark ise oldukça daralmış durumda.
Veriler, Türkiye’de gelecek beklentilerinin net bir iyimserlikten ziyade “ihtiyatlı bir bekleyiş” noktasında dengelendiğini ortaya koyuyor.
SAMET ÖZTÜRK